Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance)

Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance)

Descargar subtítols en Turkish

Información d'a versión

Birdman 2014 1080p CEE Blu-ray AVC DTS-HD MA 5 1-HDMaN
Un comentario de 1seeone
BluRay

Etiquetas

Blu-ray
blu-ray
1080
TS
HD
Blu-Ray
Publicau o: 2023-07-22
Descargas: 79
Ta personas con problemas auditivos: No

Anvista previa d'os subtitulos en Turkish

As primeras 200 linias.

ALDIN MI HAYATTAN İSTEDİĞİNİ, BU HALDE BİLE?

ALDIM.

PEKİ, NE İSTEMİŞTİN?

SEVİLMİŞTİ DEMEK KENDİME, SEVİLMİŞ HİSSETMEK KENDİMİ YERYÜZÜNDE.

Nasıl düştük buraya?

Burası berbat bir yer.

Leş gibi kokuyor.

Bu çöplüğe ait değiliz.

Kahretsin.

Selam Sam.

Baba, hangi... Kes sesini!

Hangi çiçeklerden istemiştin?

Aslanpençesi. Veya güzel kokan bir şey.

- Yatıştırıcı bir şey. - Bunların hepsi Kore yemeği gibi kokuyor.

Güzel görünen bir şey... Gül dışında ne olursa.

Bu işten nefret ediyorum.

Riggan, herkes 1-4 için hazır. Seni bekliyorlar.

Riggan, seni bekliyorlar.

- Bay Thomson. - Steve.

- Adım Daniel. - Peki.

Selam dostum. Nasılsın?

İyidir. Aslında çok daha iyi olurdum...

Ralph'ın oyunculuğu bırakmasını sağlayabilseydim.

Sen onu merak etme.

"Seni seviyorum, seni seviyorum kaltak!" diye bağırıyordu. Böyle bir aşkı ne yaparsın?

Bu aşk değil, biliyorsun. Neden aşk deyip duruyorsun?

İstediğini söyle, ama ben ne olduğunu biliyorum.

Ya sen Nick? Sence bu aşka benziyor mu?

Geciktiğim için özür dilerim. Aşka benziyor mu...

Yanlış kişiye soruyorsun. Adamın adını şöyle bir duydum sadece.

Ben bilemem. Teferruatı bilmek lazım.

Ama sanırım sen aşkın mutlak olduğunu söylüyorsun.

Evet. Benim söz ettiğim türden aşk...

Sözünü ettiğim türden aşkla kimseyi öldürmeye çalışmazsın.

Aşktı Mel. Eddie için öyleydi. Başkalarının ne dediği umurumda değil.

Onun için ölmeye hazırdı.

Terri onu terk ettiğinde ne yaptığını sor.

Ağzının içine kurşunu sıktı, ama onu da eline yüzüne bulaştırdı. Zavallı Ed.

Zavallı Ed'miş, külahıma anlat! Adam tehlikeliydi!

Ağzına kurşun sıkmayı nasıl eline yüzüne bulaştırdı ki?

Yanında .22'lik tabancası olurdu. O zamanlar kaçaklar gibi yaşardık.

Ralph, Ralph, Ralph.

Kaçaklar korkar, tamam mı? Kaçaklar kaçıyordur.

Biraz daha verebilir misin? Korkuyu yani.

Harika bir fikir.

O zamanlar kaçaklar gibi yaşardık.

Her an bir çalılığın veya arabanın arkasından çıkıp

ateş etmeye başlayabilirdi.

Adam deliydi! Her şeyi yapacak haldeydi!

Tanrım, tam bir kabus.

Beni hastaneden arayıp şöyle derdi:

"O.ospu çocuğu, günlerin sayılı!"

Fazla mı oldu? Biraz fazla.

Anladım, çünkü sen... Sana oyunculuğumu göstermek istiyorum.

Ambulans çağırın!

Nefes alıyor mu?

Kulağından kan mı çıkıyor?

Nereye gidiyorsun?

- Ambulansı arayan oldu mu? - Onu kıpırdatmayın! Ambulansı bekleyin!

Dava kokusu alıyorum.

Nereye gidiyorsun? Yedek oyuncu gelecek.

Yedek oyuncuyu unut. İlk ön gösterimi iptal et.

- Ama biletler tükendi! Paralarını iade... - Dediğimi yap.

- Ralph nasıl? - İyi olacak.

Dur. Durur musun biraz?

Jake, bu bir felaket olurdu. O adam gördüğüm en kötü oyuncu.

Şimdiye dek yaptığı en inandırıcı oyunculuk kan kaybetmek oldu.

O kadar da kötü değil!

Tamam, gerçekten berbat.

Birkaç saat sonra basın soyunma odanda olacak.

Bir şeyler uydururum. Bir mazeret bulurum. Dur biraz.

Bu bir kaza değildi.

Ne demek istiyorsun?

Olmasını ben sağladım.

Ha, tabii.

Sarhoş musun sen?

Bana bir aktör bul, iyi bir aktör. Woody Harrelson!

Yeni Açlık Oyunları filminde oynayacak.

Michael Fassbender.

X-Men serisinin başını anlatan filmden öncesini anlatan filmde.

- Ya Jeremy Renner? - Kim?

Jeremy Renner! Oscar adayıydı. Ölümcül Tuzak'taki adam.

O bir Yenilmez.

S.ktir! Ona da mı pelerin giydirdiler? Beni ilgilendirmez.

Birini bul işte.

Ralph bize dava açar. Dava açar ve kazanır.

Bir şekilde ondan kurtul.

Bak, sen benim avukatımsın. Yapımcımsın. En iyi dostumsun.

Şimdi git ve yapmak için doğduğun işi yap.

Bunu nasıl yapacağım peki? Nasıl...

Sırada, Robert Downey, Jr. ile röportajımız var.

Kendisi milyar dolarlık Iron Man serisinin ardından

aynı şekilde başarılı olan Yenilmezler serisiyle yoluna devam ediyor.

O soytarıda senin yeteneğinin yarısı yok,

ama Teneke Adam kostümüyle malı götürüyor.

Esas olay bizdik Riggan.

Her şeyimiz vardı.

Elimizin tersiyle ittik.

Nefes alıyorum.

Bu aktör bozuntularına gümüş tepsiyle sunduk.

Nefes veriyorum.

Beni dinliyor musun sen?

Nefes alıyorum, öfkemi kucaklıyorum.

Evet, kucakla bakalım.

Ama ben bir yere gitmiyorum. Haklı olduğumu biliyorsun.

"BİR ŞEY NEYSE ODUR, HAKKINDA SÖYLENENLER DEĞİLDİR."

Senin istediğinden onlarda yoktu - SAM

Şuna bak.

Senin neler yapabileceğinden haberleri yok bunların.

İnsan bir çizgi roman serisinin sinema uyarlamasında başrol oynarken

neden bir Raymond Carver oyunu sahnelemeye kalkar ki?

Herhalde biliyorsunuzdur, Barthes şöyle demişti:

"Geçmişte tanrıların ve kahramanlık destanlarının kültürel anlamda yaptığı işi

"şimdi çamaşır deterjanı reklamları

"ve çizgi roman kahramanları yapıyor."

Bu çok büyük bir sıçrama.

Evet, öyle. Kesinlikle. Kesinlikle.

Dediğiniz gibi,

Barthes'a göre,

Birdman, tıpkı İkarus gibi...

Durun bir dakika. Şu Barthes da kim? Hangi Birdman'de oynamıştı?

Roland Barthes bir Fransız felsefeciydi, eğer biraz tarih biliyorsanız...

Kendinize domuz yavrusu menisi iğnesi yaptığınız doğru mu?

- Pardon, anlayamadım? - Yüz gençleştirme yöntemi olarak.

Bunu nerede okudunuz?

(Oprostatfisiltilari adresinden tweet'lenmiş.

- Bu doğru değil. - Biliyorum, ama yaptınız mı?

- Hayır, yapmadım. - Peki, inkar ettiğinizi yazarım.

Bir şey yazmayın. Neden bir şey yazasınız ki?

Onun dediği şeyi yazmayın. Ben domuz yavrusu falan...

Bu oyunu, modası geçmiş bir çizgi roman karakteri olduğunuz izlenimini

yıkmak için sahneleyeceğinizi düşünmelerinden mi korkuyorsunuz?

Kesinlikle hayır. Bu yüzden

20 yıl önce Birdman 4'ü geri çevirdim.

Birdman 4 mü? Birdman 4'ü mü çekiyorsunuz?

Geldiğiniz için sağ olun. Teşekkürler. Harika yazılar bekliyoruz.

Reklamcı tayfası

Times'ta bir yazı çıksın istiyor, şu anda berbat bir fikir.

- Ne yapıyorsun? - Artık buna bakmak istemiyorum.

Ekibin hediyesiydi o. Onları gücendireyim deme, sendikaları var.

Umurumda değil.

- Nasıl gitti? - İyi.

Ralph'tan söz ettiler mi? Yaptı yapacağını rezil herif.

Bizi dava açmakla tehdit etti.

- Sen ne dedin? - Ben mi?

"Beni tehdit mi ediyorsun aşağılık herif?" Bir avukattan mektup falan gelecek olursa

"bilgisayarındaki fotoğraflar basının eline geçer" dedim.

Ne fotoğrafı?

Alt bezi bağlamış rahibelere zaafı var.

İ Sana ne canım? Önemli olan ondan kurtulmuş olmam.

Bu harika.

Evet, müthiş, ama bir sorun var.

Oyuncumuz yok. Ön gösterimi iptal edersek basın kan kokusu alır.

Daha fazla para kaybetmeyi göze alamayız.

Ne yapmalıyım sence?

- Yedek oyuncu ayarlamıştık. Onu kullan. - Olmaz.

Riggan, dinle beni. Lütfen, Tanrı aşkına dinle.

Rüyalarımızın aktörü kapıyı çalıp

"Selam millet, ne zaman başlıyorum?" demeyecek.

- Konuşabilir miyiz? - Ne oldu?

- Başka bir oyuncu buldun mu? - Hayır.

- Mike müsait. - Hangi Mike?

- Hani şu şeyde oynuyordu... - Ayrılmış. Veya kovulmuş.

Hangi Mike?

- Ayrılmış mı kovulmuş mu? - Mike bu, ikisi de doğrudur.

- Hangi Mike yahu? - Shiner.

-İşte bul -Jake.

- Mike Shiner'ı nereden tanıyorsun ki? - Vajinamı paylaşıyoruz.

Sence rolü kabul eder mi?

- Ne biliyorsun? - Bana söyledi.

- Jake. - Evet. Gişe yapar mı diye sorsana.

- Gişe yapar mı? - Acayip. Eleştirmenler onu sever mi diye sor.

- -Eleştirmenler onu sever mi? - Uzerine boşalmak isteyecek kadar.

- Hem de yüzüne. - Boş yere değil.

- Bu akşam gelir mi dersin? - Arayıp öğrenirim.

Menajerini arayayım.

Müthiş, müthiş.

Annie? Tiyatroyu boşalt, herkesi yemeğe gönder, sahneye ışık ver.

- Bu akşam yeni oyuncumuzla provamız var. - Kimle?

Birazdan öğreneceksin.

Ürkütücü, değil mi?

Senden önce bu sahneye kimler ayak bastı, biliyor musun?

Geraldine Page. Helen Hayes.

Jason Robards. Marlon Brando. Şimdi de Riggan Thomson.

Bu kadar kısa sürede geldiğin için sağ ol Mike.

İşim bu. Bu uyarlamayı sen mi yazdın?

Ben yazdım, evet.

Hem yönetiyor hem oynuyorsun. Epey iddialı.

Şey, teşekkürler.

Güzel bir salon.

Oyunun için bir şey diyemem, ama... Hadi bir parçasını prova edelim.

Hemen atlamanı beklemiyordum.

İlk ön gösterim yarın gece. İşe koyulalım.

Alışana kadar senaryoyu eline alabilirsin.

Hayır, bir kısmını oynayalım hadi.

20. sayfaya bir bak.

Yapabilirim. Ona ihtiyacım yok.

- Senaryo lazım değil. Bana bir replik ver. - Ne?

Bir cümle söyle.

- Bir cümle söyle. - Peki.

Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance) subtitles in other languages

Comentarios

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left