The Asset

The Asset (Legenden)

تنزيل الترجمة Turkish

الموسم 1

معلومات الإصدار

The Asset S01E03 1080p WEB h264-EDITH
تعليق من desprite
Alt yazı çevirmeni: Begüm Hanağasıoğlu

الوسوم

webdl
نشرت في: 2025-11-03
تنزيلات: 23
ضعاف السمع: No
FPS: 24

معاينة ترجمة Turkish

أول 200 سطر.

GİTMEM GEREKTİ SENİ GÖRMEK GÜZELDİ

UMARIM İYİ GEÇMİŞTİR YAKINDA GÖRÜŞÜR MÜYÜZ?

LÜTFEN BİR DAHA MESAJ ATMA ÜZGÜNÜM

İyi misin?

-Evet, iyiyim. -Emin misin?

İyiyim.

Ona cevap vermeli miyim?

Hayır, üstüne gitme. Seninle konuşması yasaklandı.

Gereksiz yere onu kışkırtır.

Kız seni sevdi ama kontrol adamda.

Arkadaşı olacaksan adam seni kabullenmeli.

Bir sonraki adım bu.

Onunla iletişime geçmeyeceğimi sanıyordum.

Ben de kaçınırsın sanmıştım ama plan değişti.

Mağazanın sitesini ziyaret etti.

Sara'nın Instagram hesabına baktı ve adını internette arattı.

Belli ki dikkatini çekmişsin.

Ne yapmamı istiyorsun?

Egosunu okşa.

Kendini güvende, önemli ve yetkin hissetsin.

Biz erkeklerin düşük öz saygısını hiçbir zaman hafife alma.

Hafife almıyorum.

Akşamdan kalmalara iyi gelir.

GİZLİ KİMLİK

-Selam. -Merhaba.

Ibi'den elbise ödünç almıştım,

onu Ashley'ye geri vermek istedim.

Burada.

Sana uzak durmanı söyledim ama sen evime geldin.

Aynı zamanda özür dilemek için geldim.

Yanlış bir şey yaptıysam özür dilerim.

Ashley'yle görüşmemden hoşlanmadın.

Canınızı sıkmak istedim.

Adresimizi nereden buldun?

Her müşterimin adresini kaydederim.

Tabii.

Evet, Ashley zaten biliyor ama sana da söylemek isterim…

Bir şey almak istersen elbette sana da indirim yaparım.

Kapıdan kapıya satış mı?

Sadece nezaket.

-Lütfen ona selamımı ilet. -Buraya nasıl geldin?

Taksiyle geldim.

Taksiyle geldin.

Taksin gitti mi?

Evet.

Bana bir saniye ver.

Gel.

Nereye gidiyoruz?

Gezeceğiz.

Gel.

Terliyorsun.

Söyle. Ondan ne istiyorsun?

Nasıl yani?

Adını hiç duymamıştım, birden hayatımıza girdin.

Neyin peşindesin?

Manikürcüde tanıştık ve sohbet ettik.

Hepsi bu.

Kopenhag'a yeni taşındım. Kimseyi tanımıyorum.

Hadi!

Lanet yolun ortasında.

-Daha önce neredeydin? -Dubai.

Arapça biliyor musun?

Sadece İngilizce ve Danca biliyorum.

Mücevherlerin güzelmiş.

Şunları görebilir miyim?

-Küpeleri mi? -Evet.

Tabii.

-İşte. -Teşekkürler.

Müsaade var mı?

Bunları alıyorum.

Dün geceki tavrım için özür dilerim.

Önemli değil.

Ashley'nin aklına parlak fikirler geliyor, sonra kendini kaptırıyor.

Suistimal ediliyor.

Onu korumaya çalışıyorum.

Anlıyorum.

Sofia'ya verdiğin bilezik…

-Evet. -Stokta bir tane daha var mı?

Tabii.

Paketlemene gerek yok. Olduğu gibi alayım.

Tabii.

Borcum ne kadar?

Arkadaş indirimiyle 45.

Nakit olur mu?

Evet ama en fazla 15 bin.

Satışı bölebilir misin?

-Unut gitsin. Kartla ödeyeceğim. -Tamam.

Teşekkürler.

Onu arayabilir miyim?

Senin için sorun olur mu?

Sorun olmaz.

Sorduğun için sağ ol.

SARA ARIYOR

Yine mi peynirli cips?

Evet.

Haftaya bovling var. Çok eğlenceli olacak.

-Anne? -Merhaba!

Merhaba tatlım. Seni görmek ne güzel!

-Bak, babam ne buldu. -Vay canına. Nereden buldun?

Arabada kalmış.

Mısır gevreği yiyebilir miyim?

-Evet, tabii. -Teşekkür ederim.

Merhaba bebeğim.

-Teşekkürler anne. -Çok leziz.

Sana bir şey aldım.

Küçük bir hediye.

Beğendin mi?

Denemek ister misin?

Tabii.

Baba, tabletimi gördün mü?

Evet, gördüm. Yatak odasında.

Ondan özür diledim.

Öyle mi?

Evet.

Bana inanmıyorsan onu ara.

Aşırı tepki verdim, özür dilerim.

Sana öyle davranmayı sevmiyorum.

Dün gece söylediklerimde ciddi değildim.

Biliyorum.

Önemli değil.

Öp beni.

Ne oldu?

Onu bir yere davet et.

Sara'yı mı?

Evet. Keyfinize bakın, kız kıza eğlenin.

Yerine sen karar ver.

Benim hediyem.

Emin misin?

Evet.

Onu bir yere davet et.

Yemeğe gidin. Keyfinize bakın,

kız kıza eğlenin.

Benim hediyem.

Emin misin?

Evet.

Senin çıkarın ne?

Hiçbir şey.

Seni tanıyorum.

Yatırım konusunda bize yardım etmesini iste.

-Yatırım mı? -Evet.

Öyle bir tip olduğunu sanmıyorum.

Olup olmadığını öğren.

O işlerden anlamadığımı biliyorsun.

Onu bir yere davet etmeni söyledim.

Onun çıkarı ne?

Elinde yüklü miktarda nakit para var.

Değerli taşlarla kolayca sermaye aktarılabilir.

Seninle bir anlaşma yapabilirse

taşları yasal yoldan ülkeden çıkarır ve onları başkasına satar.

O zaman istediği kadar kokain alabilir.

-Ona yardım mı edeceğiz? -Evet.

Bir dereceye kadar.

Peki yasal yönü?

Hukuk Departmanının tutumu belli.

Yapabiliriz ama bunu önermiyorlar.

Sen ne düşünüyorsun?

Bence bu onun için mükemmel bir fırsat.

Değerli taşları takip edersek hem Miran'a hem de tedarikçisine ulaşırız.

Harika.

Şu anda en önemli şey olabildiğince pasif olman.

Bırak o sana gelsin.

Bırak o konuşsun.

Ağzına laf verme ve hiçbir şeyi zorlamaya çalışma.

Bana sorunca ne diyeceğim?

Ona yardım edebileceğini söyle ama büyük sözler verme.

Seninle konuştuktan sonra Miran'a gitsin ve umut olduğunu söylesin.

Anladın mı?

Evet. Anladım.

Merhaba.

-Merhaba. -Merhaba.

Seni tekrar görmek güzel. Çok eğlendim.

Seni de.

İyi ki yazdın. Buna ihtiyacım vardı.

-Harika. Daha önce geldin mi? -Hayır ama muhteşem bir yermiş.

Küpe için teşekkürler.

-Küpe mi? -Evet.

-Harika bir seçim. -Onu ben seçmedim.

Öyle olsun.

Bu arada Miran selam söyledi.

Davranışlarından ötürü çok utanıyor.

Genelde böyle aptallık etmez.

Olur öyle şeyler.

Hepimiz biraz fazla içmiştik.

-Özellikle Bambi. -Evet, özellikle de o.

Ondan hoşlandın mı?

Kes şunu!

Anlaşıldı.

Miran mağazandan çok etkilenmiş.

Teşekkürler.

Tekrar alışveriş yapsın.

Sorun ne?

Hiçbir şey.

Bir şey söyleyecektin.

Önemli değil.

Yara izini fark etmemiştim.

Ne oldu?

Uzun hikâye.

Onu aldırabilirsin. Tabii istersen.

Evet.

Arkadaşım bu işin ustası.

التعليقات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left