أول 200 سطر.
Arabayla bir bütün olmanız gerek.
Arabaya tam olarak ne kadar baskı uygulayabileceğinizi bilmelisiniz.
Çünkü bir sınırı var hep
ve hayatta sevdiğiniz her şeyde olduğu gibi dikkatli olmalısınız.
Ne aşırıya kaçmalısınız ne de hakkını vermemezlik yapmalısınız.
Bunu yaparak ikimiz de tatmin oluruz.
Araba da ben de.
Yüzde yüz mükemmellik.
Benim hedefim, yüzde yüze ulaşmak.
Ben böyle biriyim.
Daha aşağısını kaldıramam.
Kalitemden pek bahsetmek istemiyorum
çünkü küstah görünebilirim.
Hatalarımı konuşmayı da sevmem çünkü onları bulmak sizin işiniz.
SPA BELÇİKA 24 AĞUSTOS 1991
SCHUMACHER'İN İLK FORMULA 1 GRAND PRIX'Sİ
Padoğa tam bir bir heyecan havası hâkimdi.
ESKİ TV MUHABİRİ
Nasıl birinin yetişip geldiğinin herkes farkındaydı.
Karşımızda çok umut vadeden biri olduğunu hissediyorduk.
Michael, Formula 1'e girdiğinde…
ESKİ F1 GAZETECİSİ
…büyük isimlerin olduğu bir dönemdi.
Senna, McLaren'la Dünya Şampiyonu oldu.
Mansell, Williams'ın pilotuydu
ve Prost da Ferrari'deydi.
Gerçekten büyük isimlerdi bunlar.
Tüm pilotlar 27, 28 yaşın üstünde ve çok tecrübeliydi.
Michael gençti daha.
Michael geldiğinde tüm pilotlar ona şöyle der gibi bakıyordu:
"Çok genç, çok erken, vakitsiz."
Çoğu Formula 1 pilotu, Formula 3'te kart sürmüştür önce.
O ise destek görmüştü.
Mercedes adına spor arabalarda yarışarak Formula 1'e geçişi sağlanmıştı.
Formula 1'e şans eseri girdi.
BABASI
Bir pilot ayrılınca yenisini arıyorlardı.
Michael, Formula 1'e gerçekten şans eseri girdi.
Sezon devam ederken
Eddie Jordan'ın aniden bir pilota ihtiyacı oldu.
Öğrendikten sonra hemen telefona sarılıp Eddie Jordan'ı aradım.
MENAJERİ
"Eddie, bana bu şansı tanımalısın" dedim.
"Michael Schumacher de kim be?" dedi.
"Formula 3'ten hatırlarsın. Macau'da ve Fuji'de birinci gelmişti" dedim.
"Tamam, şimdi hatırladım."
Onu Formula 3'te gördüm.
JORDAN'IN SAHİBİ
Ben ve takım, gençlere şans verme taraftarıyız.
Ekibimiz de bu şekilde oluştu zaten.
Bizi gelecekte bekleyen şeyler olsun,
onun tüm yeteneğini gösterebilme ihtimali olsun,
bizim için inanılmaz şeylerdi ama yaşanacakları da bilmiyorduk.
O akşam bir meydanda oturup kimse bizi rahatsız etmeden pizza yedik.
Çok kalabalıktı. Sanırım 400-500 kişi vardı.
Ama yanımıza gelen olmadı.
Rahatsız edilmeden oturabildiğimiz son an olacaktı bu.
İnsanların, sıralama turunda olanları konuştuğunu hoparlörden duyabiliyorduk.
Michael Schumacher ismi zikredilip duruyordu.
Büyük heyecan yaratmıştı.
Michael turu yedinci bitirdiğinde "Vay, yeni bir yıldız doğdu" falan olduk.
Herkes, bir anda dikkatleri üzerine çeken bu yeni pilot için çok heyecanlanmıştı.
Çok mutluyum.
Açıkçası bu araç varken
sıralama turundaki başarım da çok normal aslında.
Sürüşü çok keyifli hâle getiriyor.
Ayrıca sıralamamdan da çok memnunum.
Herkes bunu fark etti. Diğer takımlardaki herkes bunu fark etti.
Birdenbire gözde birine dönüştü çünkü.
Spa'daki yarıştan sonra Willi Weber'i aradım.
BENETTON TAKIMI BAŞKANI
Sanırım pazartesi de Michael'la buluştuk.
Pazartesi veya salı, Londra'da.
O sırada takımımız podyuma çıkmak için savaşıyordu zaten.
Şampiyonluk için mücadele etmiyorduk
ama zaman zaman podyumu zorluyorduk.
Bir anlaşma imzaladık.
Çok ani gerçekleşti ve çok şaşırmıştım.
Daha ilk yarışımdan sonra
dünyanın en iyi dördüncü takımı bana bir teklifte bulundu.
Hayretler içindeydim.
Bu kadar hızlı gerçekleştiği için şaşkına döndüm
ve sözleşme yaptığımız için de çok mutluydum.
Kesinlikle mükemmel bir durumdu.
Onda bir canlılık vardı hep.
Cildi her zaman çok gergin dururdu ve hep sinek kaydı tıraş olurdu.
Bu güvenini etrafa da yayardı.
Michael bir delikanlı olarak koca adamlarla yarışıyordu.
SPA, BELÇİKA 30 AĞUSTOS 1992
Ve Schumacher, Benetton'da dördüncü sırada.
Schumacher'in Ayrton Senna'yı zorladığı su götürmez bir gerçek.
Michael Schumacher, Belçika Grand Prix'sinde ilk sırada şimdi.
Michael Schumacher ilk Grand Prix'sini
ilk kez Grand Prix'ye çıktığı pistte mi kazanacak?
23 yaşında.
Çok uzun zamandır en genç Grand Prix kazanan isim.
Michael Schumacher'in ilk galibiyeti.
Ve kolunu uzatıyor. Doğal olarak da çok mutlu.
"Evet! Başardım" diyor.
Gerçekten tarif edemiyorum. Çok acayip bir şey.
Sanırım Alman taraftarlar
uzun süredir Formula 1 Grand Prix zaferini bekliyordu.
Ve bu zaferi Alman taraftarlara armağan ediyorum.
Memleketine başka sözün var mı?
Aileme olacak.
Onlara da selamımı iletiyorum.
Her şey dört yaşımda başladı.
Babam hep motosikletlerle
veya ufak aletlerle ilgilenip dururdu.
Uğraşları sayesinde de
saatte 40 km yapan eski bir mopedimiz daha olmuştu.
Onu, çocuk go-kartına götürdü.
Başından beri bundan çok keyif alırdım.
Her zaman çok sevdim bunu.
Altı, yedi yaşımdayken babamın o zamanlar kulübe
go-kart kiralamaya başladığını hatırlıyorum.
Ben de onunla gidip go-kartlar üstünde çalışırdım.
Go-kartların testine yardım ederdim.
Bir go-kartı bitirince, sağlam mı diye o go-kartı test ederdim.
Yani onunla birlikte go-kartta olurdum hep.
Her şeyi birlikte yaptık ve çok büyük bir keyifti bu.
Daha sekiz veya dokuz yaşındayken gerektiğinde erkek kardeşine bakardı.
Her yer kilitli mi diye kontrol etmesini isterdim
ve aynen yapardı.
Michael her zaman sorumlu biriydi.
Schumacher ailesinin başta bir yemek kamyonu vardı.
Sonra bir restoran açtılar.
Mali açıdan Schumacher ailesi…
Rolf çalışma hayatına baca yapan bir duvarcı olarak başladı
ama sonrasında go-kart pistinin başına geçti.
Elizabeth de hep kapanışa kadar kalmak zorundaydı.
Tüm müşteriler gidene kadar.
Annemle babam bize normal bir hayat vermek için çok çalıştılar.
Ama birçok zengin çocuk da fakirdir çünkü ebeveynleri onlara zaman ayırmaz.
Ebeveynlerimiz, büyük bir oyun alanı olan pistte hep bizimle birlikteydi.
Her zaman elimize geçen en ucuz ekipmanı kullandık.
Çöpe atılmış lastikleri topladıktan sonra go-kartıma takıp onunla yarış kazanırdım.
En iyi değil, en kötü ekipmanla kazandığım için mutlu olurdum.
Bu şekilde mücadele etmek zorunda kalmak motivasyonumu arttırıyordu.
İyi günler. Kerpen'den selamlar.
Dünya Genç Karting Şampiyonası'na hoş geldiniz.
Toplamda 18 ülke burada yaklaşık 80 pilotla yarışıyor.
Alman olmasına rağmen Almanya için yarışmayan pilot
ve hatta buradaki tek favori gösterilen isim Michael Schumacher.
-Lüksemburg için yarışıyorsun, neden? -Çünkü Almanya'daki elemeler pahalı.
Ve elenirsek Dünya Şampiyonası'na katılma hakkımız yok.
Ama Lüksemburg'daki tek yarışçılarız.
Hiçbir ücret olmadan finale çıkabiliyoruz.
Daha çocukken bile dünya şampiyonu gibi hareket ediyordu.
Daha çocukken ne istediğini belirlemişti bile.
Zirve için her şeyi yapması gerekiyordu.
Ve bence çok küçük yaşlardan kalma katı bir profesyonelliği vardı.
Çünkü serüveni sırasındaki tek bir yanlış adım her şeyin sonu olurdu.
1983, Kerpen-Manheim'da.
İlk kez birlikte yarıştığımız zamandı bu.
Yarış kariyerimde aklımda kalan
çok güçlü anılardan biridir bu.
Tabii o yarış pisti, Michael'ın avucunun içi gibi bildiği bir pistti.
Her köşesini ezbere biliyordu yani.
Bu yüzden o pistte ona karşı yarışmak zordu.
Sürüş tarzı ciddi anlamda inanılmazdı.
Padoğun önüne denk gelen yarış pistinde bir yer vardı.
Orada yüksek hızla girilen bir şikan vardı
ve Michael'ı o şikandan geçerken görmek büyüleyici bir şeydi.
Diğer pilotlardan tamamen farklı bir sürüş tarzı vardı.
Çok kontrollüydü.
Sürüş tarzı çok doğaldı.
O şikandan her geçişinde
yaptığı hatalar çok ufak tefek şeylerdi.
Diğer pilotlar bir tur iyiyken
ikinci turda biraz yanlış geçerlerdi.
Ama Michael her zaman tutarlı ve çok kontrollüydü.
Onu izlerken anında anlamıştım.
Bu çocuk çok iyiydi.
13, 14 yaşlarında falandık.
Çok öz güvenliydik.
Birinci Michael Schumacher.
Bugün zaten 460 mark kazanmıştı
ve şimdi de 236 mark daha alacak!
O yıllardan sonra her zaman go-kart pilotu olacağımdan emindim.
Çünkü sadece maddi sebeplerden ötürü bile
Formula kulvarına girmeyi başaracağımı düşünmüyordum.
1988'de genç bir adam dikkatimi çekip duruyordu.
Adı Michael Schumacher'di.
Kazandığı galibiyetlerden ötürü değil, arabayı kullanma şeklinden.
Sonra ona benim takımımda pilot olmasını teklif ettim.
Para sorunu vardı tabii.
Michael Schumacher'in o sıra hiçbir şeyi yoktu.
Bir sezonu finanse etmek için 500 markı bile yoktu.
Ki o zamanlar 6-7 bin mark arası tutuyordu.
Willi Weber bize "Bu akşam bana gelin" dedi.
"Onunla 5 yıllık sözleşme yapacağım.
Bir araba ve ayda 2 bin mark maaş vereceğim."
Acayip bir şeydi bu tabii!
Motor yarışlarıyla ilgileniyorsanız
bence herkes bir gün Formula 1 yarışlarında yarışmayı hayal eder.
Benim de hayalim buydu.
Öncelikle,
Michael'la tanıştığım için çok şanslıyım bence.
Tanıdığım en cana yakın insandır o.
No comments yet. Be the first to leave one.