أول 200 سطر.
Lütfen park fişinizi alın.
İçerideki tabelaları takip edip…
-Teslimat. -Teşekkürler.
Buyur.
Kono!
Affedersin, tren durdu da.
-Konuk daha gelmedi mi? -Çoktan geldi.
Bu taraftan.
-Makyajını hemen yap. -Böyle iyi.
Asla olmaz.
Ben muhabirim, sorun olmaz.
Röportaj süresi kısalınca ne yapacağımı şaşırdım.
Dikkat etsene!
Reklamlardan sonra Kono'nun cuma programı başlıyor.
KYOKO KONO'YLA GÜNÜMÜZ
Son bir dakika.
-Günaydın. -Size de.
-Burada yapalım. -Onu alayım.
Vaziyet kötü.
Vaziyet çok kötü, lanet olsun.
-On saniyeye yayındayız! -Teslimat.
Sekiz, yedi, altı.
Son beş saniye.
Dört, üç…
HEMEN AÇ
Şimdi muhabirimiz Kyoko Kono eşliğinde
alanında uzman birini dinleyeceğiz.
"Kyoko Kono'yla Günümüz."
Günaydın, ben Kyoko Kono.
-Bölüm başladı. -Sanırım son zamanlarda herkes
haberlerde biyokütlesel güç üretiminden bahsedildiğini duymuştur.
Peki bu tam olarak nedir?
Bugün biyokütlesel güç üretiminin…
Tamam, isim.
…yeni bir metodunu keşfeden isimle konuşacağız.
Teito Üniversitesi'nden Fahri Profesör Kyugo Sano.
-Hoş geldiniz. -Tamam, kontrol.
Hoş bulduk.
Çevresel nedenlerden ötürü bu bir süredir gündemde.
Peki biyokütlesel güç üretimi nedir?
Biyokütle terimi
biyolojik kaynakları ifade eden "biyo"
ve miktar belirten "kütle" kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Bitki ve hayvanlardan elde edilen organik kaynaklardır.
Evlerdeki gıda artıkları
ve kanalizasyondaki atıklar doğrudan yakıt olarak kullanılabilir
ya da güç üretimi için biyokütleye çevrilebilir.
Yani şehir atıklarıyla güç üretmek için bir yöntem.
Evet, doğru.
Şimdiye kadar şehir atıklarını imha etmek çok maliyetliydi.
Ama atıkları yakıt olarak kullanırsak
her tesis yıllık 300 milyon yen
tasarruf edecek.
Ama bu işi düzgün yapmak istiyorsak
gıda artıkları ve çöpler için
yerel yönetimler düzeyinde bir atık toplama sistemi kurmalıyız.
Bana sorarsanız bu çok büyük bir iş.
Ülkenin tüm gücüyle bu konuya eğilmesi gerekiyor.
Gerçekleşmesi biraz zaman alacak gibi.
Somut bir planınız var mı?
Sonuçta 300 milyon yenden bahsediyoruz…
-Profesör? -Neler oluyor?
-Neler oluyor? -Ne oluyor lan?
-Ne yapıyorsunuz? Yayını kesin! -Uçuyor.
HUMAN VAPOR
Günaydın!
Selam.
-Kabuk çıktı. -İzinsiz bir hafta işe gelmedin.
Burayı ne hâle soktuğunun farkında mısın?
Motosiklet kazası geçirdim.
Arayıp haber verdim.
-Tüm gün hareket edemedim. -Bana ne!
-Bu ay maaş almayacaksın. -Ne, sen ne diyorsun?
Japonca konuş.
Japonca konuş!
Seni kovarım.
Kaçak çalıştığın için ülkene geri gönderilirsin.
Affedersiniz!
Ne oldu?
-Yemeğinde sorun mu var? -Hiç de bile, leziz olmuş.
Sağ ol.
Ama
parasını veremem.
Ne?
Sen ona maaşını vermiyorsan
ben niye hesap ödeyim ki?
Palm?
Palm.
Palm!
Buyurun efendim?
O adamı tanıyor musun?
O adamı tanımıyorum.
Bu seni ilgilendirmez.
İşime burnunu sokma.
Buranın ayakta kalmasına şaşıyorum.
Ne?
Şöyle bir bakınca iş kanunlarını ihlal ettiğin belli.
Yerde duran malzemeler gıda güvenliği mevzuatına aykırı.
Dışarıda da masan var. Kamu yolunu kullanma iznin var mı?
Seni küçük…
Bana bak!
Hemen defol.
Canımı yakıyorsun şerefsiz.
Pardon.
Pardon, adın neydi?
Palm'dı, değil mi?
Palm?
Okamoto.
Ne oldu amirim?
-Şu an neredesin? -Dışarıda yemek yiyorum.
Hemen olay yerine git.
Ne? Açığa alındığımı biliyorsun, değil mi?
Bugün itibarıyla
Birinci Soruşturma Birimi'ndeki görevine iade edildin.
Hemen JNT'ye git.
JNT mi?
Teşekkürler.
Maaşımı vereceğini söyledi.
Daha iyi bir yerde çalışmalısın.
Kimse benim gibi birini işe almaz.
Öyle düşünme.
Bunu sen söylersen hayatında hiçbir şey değişmez.
İyi şanslar.
Geri çekilin. Sen, geri çekil!
JNT merkezinin önünde, olay yerindeyim.
Girmek yasak. Lütfen geri çekilin.
-Üzgünüm, girmek yasak. -Sorun yok.
Okamoto.
Geciktin.
Kusura bakma.
Üç ay oldu.
Göreve dönmene sevindim.
Sağ ol.
Cinayet mi?
Şey…
Orası biraz karışık.
Bu da ne böyle.
Ne olmuş?
Kyugo Sano çevresel enerji mühendisliği profesörü.
Sabah programındayken durduk yere olmuş.
O duman da ne?
Hepsi yayınlanmadı, değil mi?
Canlı yayındı, o yüzden…
Sen ciddi misin?
Kyoko mu?
Maalesef Profesör Sano'yla röportaj yapan Kyoko Kono'ydu.
Şimdi nerede?
Olay yeri inceleme delilleri topladı, şu an kafeteryada.
Anladım.
-Onunla konuşmak ister misin? -Gereksiz bir şey söyleme.
O muhabirle artık muhatap olmasan iyi olur.
Merhaba amirim.
Affedersiniz.
Tokyo Emniyeti'nden Okamoto.
Bayan Kono'yla biraz konuşabilir miyim?
İyi misin?
Kenji.
Göreve dönmüşsün.
Evet.
Soruşturma sana mı verildi?
Öyle de denebilir.
Bu büyük bir soruşturma, bir sürü dedektif ilgileniyor.
Anladım.
Olaydan önce
Profesör Sano'da bir tuhaflık var mıydı?
Belirgin bir şey yoktu. Yayında ne gördüysen o.
Kyoko!
Direktör baş muhabirlerle acil bir toplantı yapıyor.
Tamamdır.
Her şeyi anlattım, gidebilir miyim?
Tabii.
Duydun mu?
Kono baş muhabir olmuş.
Terfi almış. Sense görevden uzaklaştırıldın.
Hırslı biri.
Soruşturmaya nereden başlasak ki?
Son dakika.
Bugün 10.00 civarı JNT stüdyosunda
Teito Üniversitesi'nden Fahri Profesör Sano
bir anda havaya yükselip patlayarak öldü.
Direktörüm!
Merhaba.
Evet, tamam
Bu paket bu sabah haber departmanına gelmiş.
-Açmayacak mısın? -Bilmiyorum.
Şüpheli görünüyor.
-Dur! -Yapma Kyoko!
-Dikkat et. -Tehlikeli değil mi?
-Boş. -Ne?
Bir karekod var.
Okutalım mı?
Bekle.
Saldırıyı yapan kişi gönderdiyse
önce polisle iş birliği yapmamız gerekmez mi?
Ya özel haber niteliği taşıyorsa?
Polise ver ya da haber olarak sun.
Ne olduğunu bilmeden karar veremeyiz, değil mi?
Geldi.
Ekrana yansıtacağım.
Merhaba.
No comments yet. Be the first to leave one.