أول 200 سطر.
Ne dersin? Klasik kola mı yoksa
-Kristal Pepsi mi? -Kristal Pepsi.
İşçi Bayramı’ndan sonra Kristal Pepsi olmaz.
Her gün bir İşçi Bayramı sonrası.
TAKIM ELBİSE ÖZELLİKLERİ
KARİZMA, KALIP, STİL, TAKTİK HAZIRLA
Ayarlarla bu kadar oynadığınızı hiç görmemiştim.
Eski karımın töreni bu, kötü adamın ini değil.
Şık olmalıyım.
Yani bunu bir randevu gibi mi görüyorsunuz?
Ne? Ergen değilim Banks. Boşandık biz.
O artık vali, bana zeytin dalı uzatıyor. Karşılıksız bırakmak istemem.
Devamı gelsin diye ilham vermeli.
Hayır ya!
Efendim, Ulusal Güvenlik başkanı, tam bir mızmız ihtiyar.
-Kendisi burada. -İçeri al Janice.
Ajan O'Doyle, yine kırmızı kart gördün. Yine!
Bir milletvekilinin kolunu beş yerinden kırmışsın.
Başkana kesici aletle saldırdı.
Adam İç Savaş kılıcı replikası olduğunu ve siyasi bir gösteri yaptığını söylüyor.
Sahne acılıdır.
Yine de, West Wing World’de yeniden değerlendirmeye alınacaksın.
Ne? Hayır! O benim adamım!
Vekilin olayı gizli tutacağını sanıyordum.
Pek gizli olmadı. Beş ayrı ve unutulmaz çatırtı sesi geldi.
Konuşan vekil değil.
Rho Banks, sen de aynı değerlendirmeye alınacaksın.
-O'Doyle'ı gammazladığın için. -Ne?
-Şaşırmadım. -Gammazlamak mı?
Resmî bir soruşturmaya yardımcı oldum! Ne olduğunu siz sordunuz.
Evet. Bana yalan söylemen gerekirdi ahmak.
Bak, beni ilgilendirmez ama burada bir tür aidiyet duygusuyla
ekip olmaya çalıştığınızı sanıyordum
-Güven meselesi bu. -Kalsın.
Bu süreçte O’Doyle’ın yerine Özel Ajan Chomps bakacak.
Sizi tekrar görmek güzel efendim.
Hayır dostum, hayır. Chomps olmaz.
Bunun tek havalı yanı ismi
-Chomps en yüksek rütbeli ajanımız. -Sıradan ve boş kafalı!
Doğru kullandım mı?
Ekibime ihtiyacım var. Bu akşam eski karımı göreceğim.
Bunu bir randevu gibi görmüyorsunuz, değil mi?
Canın cehenneme, ispiyonladığın için senin de öyle.
Chomps, o sıkılı yumruklar ne? Sert adam pozları mı?
Şeker getirdim.
Of ama Chomps ya!
BAŞKAN CURTIS
Vay, eski karınız ciddi kariyer yapmış efendim.
Candyman'i ıslah edebilen tek Chicago belediye başkanı.
Ben dâhil herkes fikri için ona çok yüklendi. Ama fikirleri işe yarıyor.
Efendim, çiçekler konusunda emin misiniz? Vali bunu bir hamle olarak görebilir.
Chomps, yardımını istediğimde kurşunun önüne atlarım.
-Anlaşıldı. -Andre!
Tebrikler Seçilmiş Vali. Çok şıksın Beverly.
Sen de her zamanki gibi yakışıklısın.
Çiçeklere bayıldım ama bunları bana veremezsin.
-Neden? -Çünkü bir seçim kazandım,
-güzellik yarışması değil. -Aynı şey sayılır ama anladım.
Bu sarılma fazla uzadı sanki.
Komik bir şey söylemişim gibi yap, sonra çekilip gül.
-Genelde komik şeyleri ben söylerim. -Bak bu cidden komik.
Dünyanın sana yetiştiğini görmek güzel Bev.
Beni davet ettiğinde çok heyecanlandım. Mecbur değildin sonuçta yani.
-Tanrı aşkına, tabii ki mecburum. -Pardon?
Bir düşünsene. Görevdeki başkanın eski eşi vali seçiliyor.
Burada olmazsan haber başlığı şu olur:
"Başkan Curtis, Kocaayak'la dövüşmek için eski karısının törenini ekti.” falan.
Kocaayak'la zaten dövüştüm.
-Şimdi daha da zorlu bir görevim var. -Neymiş o?
Hiçbir şey yapma. Sadece yanımda ol. Benim için.
Ama altımda, üstümde, önümde veya arkamda değil. Tamam mı?
Peki, nerede durayım?
Her yerde masalar var, sonra fotoğraf çekilecek.
Fotoğrafta çok uzak veya çok yakın durursan,
20 yıllık emeğim seks hayatımızla ilgili bir magazin haberine dönüşür.
Yani nüanslar.
Beverly! Onu biraz çalabilir miyim Sayın Başkan?
Artık dünyaya ait arkadaşım. Sonra görüşürüz Beverly.
"Nüans" da ne be?
5. SEKTÖR İZİNSİZ GİRİLMEZ
Los Silencios, 5. Sektör’e giriyoruz. Gelecek durak: West Wing World.
Seni ispiyonlamadığımı anlamışsındır, değil mi?
Açıklamıştın. Biri ne yaptığımı sordu, sen de cevapladın.
Çok doğru! Senin olayın hiç yalan söylememek değil miydi?
Ben sessiz kalırdım.
Tamam. Birini öldürsem ve sen görsen, polis de soracak olsaydı,
hiçbir şey söylemez miydin?
Bu senaryo ötmenden sonra mı yaşanıyor?
Hey, sen şu vekilin kolunu kıran koruma değil misin?
Bak, ne kadar kolay.
evet.
West Wing World’e varıldı.
Burası da ne yahu?
Pozisyonun için gereken tüm becerileri test eden robotlarla dolu
simülasyon bir kasaba.
Sanırım sonuçlar önemli değil yoksa çoktan kovulurdun.
Sadece bu işte iyiyim Banks.
Beni sahte bir sokağa koyup bebek vurdurmaya çalışıyorlar.
Ezberledim. Silah, bebek, silah,
silah, bebek, bebek, bebek, silah, bebek, silah, silah. Sonda da silahlı bebek.
-Ne? -Silahlı bebek.
Kazanılamayan senaryo. Ama bu kez bir planım var.
Selam Müsteşar Banks ve Özel Ajan O’Doyle.
Personelimizle tüm etkileşimleriniz buradan takip edilir.
Yüzde yetmiş alamazsanız kovulursunuz.
Sorun değil
Tehdit karşısında sakinlik.
-Aferin Ajan O'Doyle. -Aynen öyle.
Ama Beverly Mills bir korku değil, umut hikâyesi gördü.
Candyman ve şehir bilimciler ile çalışarak C-PEP'i kurdular.
Candyman sürekli enerji projesi.
Cinayet enerjisini aynalar, kancalar ve kinetik emicilerle toplayan bir sistem.
Candyman.
Candyman.
On yıl sonra, C-PEP Chicago’nun %20'sinden fazlasına enerji sağlıyor.
Candyman, canavar suçunun yeniden doğuşunun sembolü.
C-PEP’ten asgari ücret artışına ve Babadook kitap kampanyalarına kadar
Vali Mills geleceği planlayarak Illinois'ye güç veriyor.
Yine de şu Babadook'a hâlâ güvenmiyorum.
-Gitmek ister misiniz efendim? -Gidemem ki! Çok kızar!
Beni burada süs gibi istiyorsa ben de öyle yaparım.
Olması gereken bu efendim.
Bu akşam, yetenekli kanatlarının altındaki hafif bir rüzgârsınız.
Karım Nina hep der ki...
Dur. Şu garson tekinsiz görünüyor.
Chicago Kurt Adam Sendikası’nın dövmesini taşıyor.
Biliyorsunuz ki Beverly kurt adam reformu yapıyor.
Şu "Ay-Hakkı" girişimi çok revaçta.
Chomps, bana bir Chi-Town Mule daha getirir misin?
İşim değil ama hizmetten mutluluk duyarım.
-Merhaba dostum. -Sayın Başkan.
-Yemeklerle ilgili sorularım var. -Ne gibi?
Bende reflü var da, mide meselesi.
Menü dışı sürprizler planlanmadığına emin olmak istiyorum.
-Hayır efendim. -Acı bir şey yok mu?
-Servis edeceğimiz şeyi seversiniz bence. -Biraz muallak gibi.
Tabakları anlatır mısın? Reflüm için.
Lanet olsun!
Yakaladım seni pislik. Lanet olsun!
-Acı sos! -Kurt adamlara özgü mü bu?
Herkeste olan bir şey. Kimse gözüne acı sos gelmesini sevmez.
Chomps, lanet olsun!
-Gümüş mermilerini kullan. -Gümüş mermim yok!
Ne? O’Doyle’ın sarımsak, tuz, ayrıca gümüş mermileri var.
Yanıma gümüş mermi almadım çünkü bir kurt adamla dövüşmenizi istemiyorum.
Senden nefret ediyorum Chomps!
Gerçek gümüş takımlar. Kaliteli bir etkinlik.
Bu herifin bir iş çevirdiğini biliyordum. Hadi, gidip Bev'e söylemeliyiz.
Partisini mi mahvedelim?
Bu Beverly ile son şansınız olabilir.
Gerçekten bunu harcamak ister misiniz?
-Ne yapıyorsun? -Kokuyu hapsediyorum.
Bir kurt adam öldüğünde, yakındaki diğer kurt adamların dönüşmesini sağlayan
bir uyarı feromonu yayar.
Savunma Bakanlığı’nı arayıp kod gümüş vereceğim, bizi çatıdan alsınlar.
Bu işlerle ilgilenmediğini sanıyordum.
Emekliliğime iki ay kaldı ve hiçbir görev brifingini kaçırmadım.
Hadi gidelim. Pençelere dikkat edin.
Günaydın Ajan O’Doyle, ben Frank.
Ateşli silahlar ve güvenlik benim tutkumdur.
-Bugün nasılsınız? -İyiyim efendim.
Bu blokta bazı çürük yumurtalar olduğu haberini aldım.
-Sadece tehditleri belirleyebilir misin? -Evet efendim.
Görelim bakalım.
Silah! Bebek! Silah
Bebek!
Silah! Bebek! Silah! Silah! Silah! Bebek!
-Vay be evlat. Silah-bebek'i çözdün. -Hiç şüphen olmasın.
Herkese teşekkür ederim.
Bu ülkeyi harika kılanlar sizin gibi insanlardır.
Harikaydınız efendim Halk toplantısı uzadı.
Ben de Miipos Başkanı ile saat beşteki görüşmenizi erteledim.
Olamaz, şu moderatör kadın sinir bozucu.
-Hallediyorum efendim. -Merhaba.
Başkan gecikti ama numaramı vereyim, senkronize olalım.
-Muazzam bir moderatörlük gerçekten. -Tamam.
Şahaneydin Banks.
Müsteşarlığın hakkını verdin.
-Ben bir kenefe gidiyorum. -İçine düşerseniz seslenin efendim.
Merhaba. Banks, değil mi? Ben Tom, trendeydim.
Gizli servis arkadaşın biraz altıma kaçırttı.
Evet, O'Doyle öyledir. Kolları çıra gibi kırar
ve yalan söylemezsem benim hatam olur.
Ne? Dalga mı geçiyorsun? Hayır.
TARANIYOR
Benimle alay mı ediyorsun?
Merhaba O'Doyle. Testin nasıl geçti.
HAYIR
Ben harika gidiyordum ama trendeki adam senin hakkında ötmeye zorladı ve
meğer lanet bir robotmuş.
İşte bu yüzden sessiz kalıyorum.
-Ne kadar uyuzsun! Bunu kendim hallederim. -Hiç sanmam.
O'Doyle cesetlerini hep kendi taşır. Bazen beni de taşırdı. Sırtında.
Tam zamanında.
Hadi içeri tıkalım şunu.
YAK
Aman Tanrım! Kokuyu önlemeliydim.
Evet, havaya feromon karışmadı efendim.
-Parti artık temiz. -Neyse.
Her ihtimale karşı biraz nüans getiriyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.