Deadwind

Deadwind (Karppi)

تنزيل الترجمة Turkish

الموسم 2

معلومات الإصدار

Deadwind S02 720p WEB tur
تعليق من myloc
(CRYPTIC) ION10 | S02 Eps 1~8

الوسوم

web
720p
720
نشرت في: 2020-07-01
تنزيلات: 10
ضعاف السمع: No

معاينة ترجمة Turkish

أول 189 سطر.

NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ

-Yıldızların fısıltısı. -Ne?

Aşırı düşük sıcaklıklarda

aldığımız nefes, buz kristallerine dönüşür.

Buna, "yıldızların fısıltısı" deniyor.

Peki.

Dondurucuda hava o kadar soğukmuş ki

maktulün solunum hücreleri parçalanmış ve boğularak ölmüş.

Donmuş mu yani?

Gözlerine müdahale var mı?

Hayır. Künt bir nesneyle saldırıya uğradığına dair emareler var.

Bu iz, tabanca namlusu izi olabilir mi?

Evet, olabilir.

Muhtemelen kablo bağıyla bağlanmış.

Bulunduğunda bağlı değildi.

Başka bir şey var mıydı?

Fin bayrağı dövmesi.

Altında bir haç daha var. Fin bayrağı değil, gemi bandırası.

Estonya gemilerinde kullanılıyor.

Estonyalı bir denizci mi?

Mümkün.

Teşekkürler.

Rica ederim.

Sofia Karppi.

Sakari Nurmi.

Her şey yolunda mı?

Doktorlar öyle diyor.

Olgunlaşmışsın.

Tabii. Acıyla yoğruldum.

Belli olmuyor mu?

İşe dönmeye hazır mısın?

Öyle düşünüyorum.

Vaka nedir?

Sabah, donmuş bir ceset bulduk.

-Donmuş mu? -Evet.

Dondurucuya kilitlenmiş.

Gözleri bağlıydı. Muhtemelen Estonyalı.

Anladım.

Karppi.

Yanımda.

Tallinn'de bir ceset daha bulmuşlar.

Aynı şekilde gözleri bağlıymış.

Bir uğrayalım.

Merhaba. Tahminî uçuş süresi ne?

Yaklaşık 20 dakika.

Bu ne?

İKİZ ŞEHİRLER

Helsinki-Tallinn Tünel Projesi.

Ne?

-Duymadın mı? -Hayır.

Dünyanın en uzun su altı raylı tünel projesi.

Fin haberlerini pek takip etmedim.

Değişim Hareketi, seçilmesi hâlinde

politika değişikliğine gidip tüneli inşa etmeyi vadetti.

Tamam. Bir şey değiştirebildiler mi bari?

En azından tüneli yapıyorlar gibi.

Denizin altında olmayı sevenler için iyi.

Nükleer atığa balıklama dalan adam mı diyor bunu?

-Anto Ots. -Sofia Karppi.

-Merhaba. Sakari Nurmi. -Anto Ots. Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Kimliği belli mi?

Henüz değil.

Estonya bandırası, değil mi?

-Evet. -Finceniz var mı?

Biraz.

Bir maktul Tallinn'de, diğeri Helsinki'de.

Gözleri bağlı, giyimleri benzer.

İnsan niye bu zahmete girer?

Şu tarafa bak.

Kör kız, gel buraya.

Bağırma ulan artık.

Siktir!

Üzerinde bile duramıyor.

Kafası hiç basmıyor ya.

Onun adına utandım.

-Ne yapıyorsun lan? -Alo!

Yuh ama.

Geri zekâlı!

Bas git.

Sara.

Şuna bak.

Ha siktir.

-Duyuruldu mu? -Henüz değil.

Sabah basın açıklaması yaparım.

Proje devam ediyor.

Üstümü değiştireyim.

Selam.

Kusura bakma, bilgisayarıma giremedim de.

Konuşman hazır, okumamı ister misin?

Gerek yok.

AB'den 200 milyon avro aldık.

-Ben niye bilmiyorum? -Henüz duyurulmadı.

Sabah Meclis toplantısında duyuracağım.

-Bence iyi bir fikir değil. -Bence öyle.

Henri'ye danıştın mı?

Hayır.

İşin bitince çıkış yapmayı unutma.

Tüneliniz yeni masraf çıkarmış, okudun mu?

Tıpkı tahmin ettiğim gibi.

Yapma böyle.

Tünele karşı çıkmak için meşru bir sebebin yok.

Yok mu?

Yok tabii. Derdin, iktidar mücadelesi.

Bence bu gayet meşru bir sebep. Hatta olabilecek en iyi sebep.

Halk, sandığından daha zeki.

Farklı halklardan bahsediyoruz herhâlde.

Dünya dilediğin kadar hızlı değişmeyecek.

Ama değişiyor işte.

Seçmenleri karar sürecine dâhil etme fikrin hoş

ama başarısızlığa mahkûm.

Tünel projen, bütçe sorunları yüzünden iki haftaya batacak.

Battığında da Değişim Hareketi'nizi yanında götürecek.

AB bu sabah projemize 200 milyon avro tahsis etti.

BELEDİYE MECLİS SALONU

MESAJ BİLİNMEYEN NUMARA

EKTE, TULISUO'YU MAHVEDECEK MALZEMELER VAR.

Belediye Başkanı Sara Tulisuo geldiler, lütfen saati kayda geçelim.

Üçüncü madde. Ärende nummer tre.

Merhaba. Tapio Koskimäki'yi nerede bulabilirim?

-Adınız soyadınız? -Kerttu Rütel.

-Tapio'nun haberi var. -Evet.

-Koskimäki'yi mi arıyorsunuz? -Evet.

-Ben de o tarafa gidiyorum. -Tamam.

Bir dakika!

Sen Tapio'nun kızısın. Tallinn'deydin, değil mi?

-Evet. -Güzel şehirdir.

Carl Sten.

-Babanı çok iyi tanırım. -Kerttu. Memnun oldum.

Kartınız.

Hep boynunda kalsın.

-Bu taraftan. -Tamam.

Ben feribota alışkınım

ama kusanlar vardı,

topuklu giyenler de düşüp duruyordu.

Doğrudur.

Onun dışında nasılsın? Yeterince iş bulabildin mi?

Pek sayılmaz ama sorun değil.

Tamam. Maddi yardımda bulunabilirim.

Paraya ihtiyacım yok, sağ ol.

-Kusura bakmayın. -Buyur, gel.

Tanışmış mıydınız? Bu Kerttu, bu da Sofia Karppi.

Kerttu. Merhaba.

Ben artık gideyim.

-Tamam. -Görüşürüz.

Kızım birkaç günlüğüne ziyarete geldi.

Cinayet Büro'da kalmak istemiyor muydun?

Kalamazmışım, öyle dediler. Lanet herifler.

Seninle konuşmak istediğim bir şey var.

Şahsi projem diyebiliriz. Gençlerle alakalı ve...

Önce Estonyalı maktulleri konuşalım.

Peki.

Gözlerini bağlamakta kullanılan kumaşı düşünüyorum da,

bence fail bir şey demeye çalışıyor.

Tamam, JP ve Nurmi devamıyla ilgilenir.

Bir hafta sensiz ayakta kalabiliriz.

Sofia.

Sten'e, yerime senin geçmeni önerdim.

-Ne? -Sadece bir tavsiyeydi.

Karar bana ait değil.

-Başvuru bile yapmadım. -Biliyorum.

Ama hâlâ vaktin var.

-İşi istemiyorum. -Bence iyi becerirsin.

Olabilir ama ilgilenmiyorum.

Daha üzerine düşünmedin bile.

Karar mercilerinde kadınlara ihtiyacımız var.

Evet, ama ben istemiyorum.

Nereye saklandı bu? Koskimäki!

Burada tek başına içemezsin.

Hadi gidelim.

Tut şunu.

Peki.

Zilzurna sarhoş olacağız Tapio.

Teşkilatımız adına,

alt kattaki değerli emeklerin için teşekkür ediyor

ve üst kata hoş geldin, diyorum.

-Şerefe. Skål. -Skål.

Hadi pasta yiyelim.

Donan maktulün kimliği belil olmuş.

-Öyle mi? -Jaan Laanest. Bekâr.

Çocuğu da yok.

Estonya Donanması'nda askermiş, sonra da gemi elektrikçisi.

Son çalıştığı gemiyi öğrenemedik. Tallinn'de bir adresi var.

Tamam.

JP dedi ki Estonyalı mevsimlik işçilerin yaşadığı bir kamp biliyormuşsun.

Evet, biliyorum.

Tamam. Sonuç?

Beni eve bırak, yerini göstereyim.

-Arabam yok ki. -Var.

التعليقات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left