My Beautiful Revenge

My Beautiful Revenge (Ben Leman)

تنزيل الترجمة Turkish

الموسم 1

معلومات الإصدار

Ben Leman - 8 Bölüm
تعليق من elbird

الوسوم

other
نشرت في: 2026-01-31
تنزيلات: 16
ضعاف السمع: No

معاينة ترجمة Turkish

أول 200 سطر.

Seher'e ulaşamıyorum iki gündür. Evinde de yok.

-Okul? -(Sinem) İşi de bırakmış.

İstifasını verip gitti dediler ama.

-Ne zaman istifa etmiş? -Okulun vakıf gecesinden sonra işte.

Kaçtı. Beni attı bu çukura, kendi kaçtı.

Nasıl yani? Bu ne demek oluyor?

Aradın mı? Yani kapalı mı? Açmıyor mu? Nedir?

Açmıyor.

Çıkarın beni diyorum! Bu yaptığınız suç!

Beni burada böyle alıkoyamazsınız!

Kadın bana saldırdı. Ses kaydımı alan da o.

Anneme sorun, sorun anneme.

Kırmızı kartları da o gönderdi bana, biliyorum.

Neyi biliyorsun Şahika Allah aşkına?

Sen iyice delirdin! Sal şu kızı, vallahi başımız belaya girecek.

Vallahi bak kimse kurtaramaz seni artık Şahika!

-Bizi de peşinde sürükleyeceksin! -Bağırma Mine.

Bağırma, bağırınca haklı olmuyorsun, anla artık şunu.

Bağırınca haklı olmuyorum, evet, haklı olduğum için bağırıyorum aksine.

Kızım, sen daha yeni çıkmadın mı içeriden?

Daha insanlar anlayamadı, belediye başkanı mı yaptı bunu...

...kocası mı yaptı bu kazayı, kim yaptı diye.

Üstüne bir de yeni bir suçla karşımıza çıkıyorsun.

-İnsan kaçırmak. -Farkındayım.

Farkındayım ama iki dakika sus!

Anlamaya, düşünmeye çalışıyorum, sus!

Evet, düşünmeye çalış sen Şahikacığım. Düşünmeye çalış.

Bak, TCK 109. madde...

...bir insanı hukuka aykırı olarak...

...hürriyetinden yoksun bırakmanın cezası...

...bir yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bazen beni çok şaşırtıyorsun Mine.

Ne oldu Vahide teyzeciğim?

Sizden iyi düşününce şaşırdınız mı? Aptal Mine.

Ya sabır, ya sabır!

Bakın, bakın şöyle yapıyoruz.

İçeri gidiyoruz, güzelce diyoruz ki "Seherciğim, kusura bakma...

...bir yanlış anlaşılma olmuş, özür dileriz." falan diyoruz...

...kızı salıyoruz, bitti gitti.

Bravo, bravo, bravo! Ne stratejik bir plan.

Seher de hemen affeder, "Olur canım böyle şeyler." der.

Öpüşürüz, dağılırız.

Tamam, girelim içeri birkaç yıl yatalım.

İyi hâlden çıkarız ama siz çıkamazsınız.

Yeter, yeter artık! Bir susun!

Sen de dönüp durma artık Suzi.

Dönüp durma, başımı döndürdün.

Size bir soru soracağım. Bir defa soracağım.

O ihbarı ikinizden biri mi yaptı?

-Hayda! -Şahika, sen hâlâ ne soruyorsun?

Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?

Sen kendini akladın, tamamsın. Çünkü biz güveniyoruz sana.

Ama bizim kendimizi ispatlamamız mı gerekiyor?

Yeter artık, yeter!

Birbirinizi yemeyi bırakın da artık bir çözüm bulun, çözüm!

Bizim bir çözüm bulmamıza gerek yok.

Siz ana kız muhteşem bir çözüm bulmuşsunuz.

Sen ne saçmalıyorsun?

Aç şu telefonu. Seher, aç şunu.

Sinyal sesinden sonra mesajınızı bırakabilirsiniz.

Bana bak, aç kulağını beni iyi dinle.

Hiçbir yere kaçamazsın.

Karşıma çıkacaksın, benimle yüzleşeceksin.

Yok öyle bir dünya.

Duydun mu? Hiçbir yere kaçamazsın Seher.

Leman.

Mesajımı alınca beni ararsın hemen.

-Bir sorun mu var? -Yok, ben de Sinem'i yolcu ediyordum.

Zahmet oldu, buraya kadar geldin. Teşekkürler.

Ne demek Leman Hoca'm, bana ihtiyacınız olursa...

Tamam.

-Geçmiş olsun. -(Leman) Görüşürüz.

Bir sorun olmadığına emin misin?

Eminim.

Seher de iyi?

Seher dedin değil mi, yanlış duymadım?

Evet, okuldan ayrılmış. İşi bırakmış.

Kendi isteğiyle mi bıraktı, zorla mı çıkartıldı, onu merak ettim.

Anladım, anladım. Şaşırdım da.

Yani belli ki değer veriyorsun.

Ben bu kadar yakın olduğunuzu bilmiyordum.

Gerçi o gün okulda kötü olduğunda o vardı yanında, doğru.

İyiyiz yani.

İyiyiz. Bunu niye bu kadar merak ettin?

Sen niye takıldın Seher'e? Bu bir sorun mu?

Bana da sen fazla takılmışsın gibi geldi.

Nasıl?

Ben Meryem Hanım'ın çıkış onayını vereyim.

Çok sıkıldı, eve gitmek istiyor.

-Görüşürüz. -Görüşürüz.

-Mine, ne oluyor? -Ne ne oluyor, ne ne oluyor?

Şahika'nın kafası uçtu gitti kızım. Bak, senin bir an önce kaçman lazım.

Durum çok ciddi, kötüye gidecek. Söyleyeyim ben sana.

Kime diyorum, kime diyorum ben!

-Kavga mı ediyorlar? -Sana ne Seher, sana ne?

Dedikoducu kadınlar gibi, Allah Allah! Senin de kafan uçtu herhâlde!

Burada herkesin oksijensizlikten beyni mi gitti?

Bir ortamda en makul insanın ben olması şu an beni çok şaşırtıyor.

Mine bir sus, bir sus, bir dakika.

Bütün bu saçmalıkları başlattın.

Üzerine Seher'i burada alıkoyuyorsun...

...ve bizden şüphelenip bizi suçluyorsun, öyle mi?

Suzi, Şahika'ya böyle sert çıktığına göre o yapmadı.

Şahika o zaman, o yaptı.

Aferin kız. Evet, bravo. Vallahi büyük sırrı çözdün.

-Hadi diyorum, kaçman lazım diyorum! -Sus, hişt!

Bravo Şahika, hepimizi bir suça daha alet ettin.

Mecburdum, mecburdum! Neden anlamak istemiyorsun?

Anlamıyorum Şahika, neye mecburdun?

Şu an başımıza geleceklerin farkında mısın?

O ihbarı ikinizden biri yaptıysa onu korumam gerekiyordu.

Bak hâlâ ikinizden biri diyorsun.

Şahika, o ihbarı yapan sendin!

Ben olsam sizi buraya niye sürükleyeyim?

Hiç anlamadım, hiç anlamıyorum ama bildiğim bir şey var, bizi korumazdın.

Seher, yeter artık dinlediğin! Gel yardım et bana!

-Hadi güzelim, hadi pencereden! -(Şahika) Ailemi korumadım...

...sizi koruduğum kadar! Ne saçmalıyorsun!

Anlatayım.

Seher'i kaç gündür burada alıkoyuyorsun?

-Ne? -Çok basit bir soru sordum.

-Seher kaç gündür burada? -İki.

İki gündür burada. Bunun konumuzla ilgisi var Suzi?

Çok ilgisi var. İki gün önce bizim aramız nasıldı?

Kanlı bıçaklı, oğluma kadar sattın ya beni!

O yüzden kusura bakma, yani bizi korumayı bırak...

...imkânın olsa suçu bizim üstümüze atardın.

-Tam olarak böyle düşünüyorum. -Yeter artık ya!

Yeter artık ya, yeter! Bıktım artık sizin bu saçmalıklarınızdan da...

...kavgalarınızdan da bıktım artık, yeter! Susun!

-Mine? Mine nerede? -Mine nerede?

Hayır ya, hayır, hayır!

Leman'la konuş. Bu ara görüşmeyin. Şahika bu işin peşini bırakmayacak.

Bak, kızın başını da yakacaksın. Hadi, hadi, hadi.

Mine, Mine ne yaptın?

Açıklayabilirim.

Suzi, Suzi koş yakala şu kadını!

-Bana niye kaldı şimdi? -(Vahide) Suzi, koş!

Sen niye böyle bir insansın ya!

Neden Mine, niye böyle birisin sen?

Ben doğru olanı yaptım. Başka kurtuluş yolumuz yoktu.

Kurtuluş yolumuz yoktu diyor ya!

Sen aptal mısın? Polise gidecek şimdi!

Yeter ya, aman! Aptal aptal, benim canımı sıkmayın Şahika!

Zaten gidecekti polise!

Kaçırmışsın kadını! Ne yapacaktı, nereye gidecekti?

Bak şimdi bak, biz Seher falan görmedik. Tamam mı?

Biz üçümüz de yan yanaydık, haberimiz yoktu.

Seher yalan söylüyor.

Bakalım onun lafına karşılık bizim lafımız, tamam mı?

Beğendin mi yaptığını o küçücük beyninle?

Yetti be! Senin beynin büyüktüyse eğer...

...kızını düşünecektin Vahide Hanım!

Saldırmış zaten Şahika'ya! Götürecektin hastaneye...

...polis sorarsa da nefsi müdafaa, Allah Allah!

-Bana bak... -Sus!

Ben doğru olanı yaptım! Şimdi hep beraber...

...düşünür taşınırız ne yapacağız diye! Bu kadar!

Suzi nerede? Ay, dur! Suzi, Suzi gel buraya!

Umurumda değil, benim annem yok!

Ben bu kasabaya bir kurban daha vermeyeceğim!

Annem nerede?

1 Kasım, Leman'ın doğum günü.

Geçiş sesi) Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Senin derdin ne?

İnsan insana bunu neden yapar? Amacın ne senin?

Seni kendine getirmem gerekiyordu.

Yıllar önce oturduğumuz mahallede bir düğün vardı.

Havaya ateş açtılar, kurşunlardan biri de anneme denk geldi.

Leman.

Bunu benden nasıl saklarsın?

Nasıl?

Vallahi hayat sana güzel, oh.

Mis gibi yuvayı da buldun. Beleş sevgi de var.

Ye, iç, yat, ne güzel.

Kıymetini bil bunların kızım, kıymetini. Bak geldiler, gel. Gel.

-(Leman) Yavaş anneciğim. -Tamam.

-(Ekin) Anne, bekle. -Ekin.

Geldim, geldim.

-Karan, Karan. -Hocam.

-Geçmiş olsun Meryem teyze. -Yavaş sarıl.

-İyi misin? -İyiyim, iyiyim. Çok iyiyim.

Yalnız Meryem teyze bak, kanım işe yaramış.

En az on yaş gençleşmişsin.

Ben zaten gencim. Değil miyim?

-Limon. Beni özlemiş midir? -Özlemiştir anne.

Sen beni özledin mi? Oo, sevemiyorum da.

Eğilme, eğilme.

Karan, onca yaptığın şeyden sonra bir de Limon'la ilgilendin.

-Çok teşekkürler. -Ne demek hocam.

Neyse, ben görevimi yerine getirdiğime göre...

...şöyle Limon'u Ekin abi, teslim edeyim Limon'u.

-Ver bana. -Sağ ol kardeşim.

Siz tanıştınız zaten hastanede, değil mi?

-(Ekin) Tabii tabii, çoktan. -İyi, süper.

O zaman bana müsaade hocam.

İstiyorsan içeri gel ama bir yerlere tekme atmayacaksan tabii.

Hocam, ben o tecrübeyi bir kere yaşadım.

Şimdi bir daha hiç gerek yok. Ben gideyim.

Bir dakika, bir dakika. Hani biz seninle...

More Turkish subtitles for My Beautiful Revenge

التعليقات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left