Holiday Secrets

Holiday Secrets (Zeit der Geheimnisse)

Stáhnout Turkish titulky

Série 1

Informace o verzi

Holiday Secrets S01E02 720p NF WEB-DL DDP5 1 H 264-MyS
Komentář od subhebsub

Tagy

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
720p
720
TS
Zveřejněno: 2019-11-22
Stažení: 35
Pro sluchově postižené: No

Náhled titulků v jazyce Turkish

Prvních 200 řádků.

NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ

Sırlar canlıdır. Yok olmazlar.

Yıllar içinde büyür, büyür, kocaman olurlar,

ta ki herkes onları görene kadar.

Günaydın.

-Kahve. -Sen de kimsin?

Ben Ljubi, Ljubica.

Burada çalışıyorum.

Yani, gerçekten kimsin?

Doğu bloğundan gelen fakir kız mı? İnanmıyorum.

Her şeyi bilmesem de olur.

Muhtaç durumdaki halk için 32 ton

yiyecek ve ilaç taşıyan ilk özel uçak kalktı.

Berlin. Eylül ayında Amerikan Büyükelçisi Richard Lancaster'in

suikastının ardından,

federal polis, Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun beş üyesi için

başlattığı aramaya

Federal Almanya Cumhuriyeti ve komşu ülkeleri de dahil etti.

Saldırıların arkasında Peter Weiland'ın olduğu düşünülüyor...

Bu o.

Evet.

Bu o.

Federal Kriminal Polis, konuyla ilgili bilgi...

Dün şu masada konuştuklarınız...

Sen ciddi miydin?

İhtilal olması gerektiği mi? Elbette ciddiyim.

Burada o kadar kötü olan ne?

Tüketicilikle, kapitalizmle, Noel'le

bizi uyuşturup susturuyorlar anne.

Noel mi?

-Sonja, artık seni tanıyamıyorum. -Anne, nihayet

bir şeye tutkuyla bağlandım.

Günaydın.

Sıcak su akmıyor.

-Ah, evet. -Gidip bakayım.

Alma odasında değil.

Bahçede de yok.

Gidip onu bulayım.

-Kapı çalmayı unuttun mu? -Çok çişim geldi.

Bütün gece rüyamda bir tenis kortunda çırılçıplak durduğumu gördüm.

Bu senin suçun.

-Ne içtin sen? -Hiçbir şey.

"Diazepam, yatıştırıcı."

Büyükannemin ilacı mı?

Hafif bir yatıştırıcı.

-Yine panik atak mı? -Panik atak değil.

-Fikrimi söyleyeyim mi? -Hayır.

Moritz'le evlenmek istemediğin için panik atak yaşıyorsun.

-Panik atak yaşamıyorum. -Çok iyi anlıyorum.

Hayatımı bir tenis kortunda geçirmek zorunda kalsam ben de paniklerdim.

-Hep bunu yapıyorsun. -Neyi?

Ne zaman hayatım yolunda gitse içine ediyorsun.

Lara, ben sadece fikrimi söylüyorum.

Bence Moritz yatakta aynı korttaki gibi sesler çıkarıyor.

-Artık bunları dinlemeyeceğim. -Şakaydı.

-Günaydın. -Sana da.

Neyin var canım? Her şey yolunda mı?

Evet, yolunda.

Günaydın.

Hemen geliyorum.

Pedikürüm için mi geldin?

Lara, canım,

yaklaş.

Yaklaşsana.

Büyükanne.

Büyükanne.

Her yerde seni aradım.

Bunun tadı çöp gibi.

Evde daha iyisi var. Atalım bunu.

Hayır, atma.

Ah, büyükanne.

Hadi.

Huzur evini aradım.

Yılbaşından sonra onu almaya gelecekler.

Neden alıyorlar?

Onu sen götürebilirsin.

Tabii ya. Olmaz. Senin ehliyetin yok.

Bana öyle bakma.

Burada olmayı istemiyor.

Artık dayanamıyorum.

O benim annem.

Evet, biliyorum.

Alfred'i en son gördüğüm yere gitmek istiyorum.

Sınır dışı edilmeden önce.

Pencereden kaçtı.

Ben Eva'yla üst kattaydım.

Son bir kez arkasına döndü.

"Küçük kızımıza iyi bak."

"Sensiz bunu nasıl yaparım?" diye sordum.

"Yapabilirsin."

Buraya bir Noel arifesinde geldik...

aç ve susuz.

Eva'ya, bir daha gitmeyeceğimize söz verdim. Artık kaçmak zorunda değildi.

Bu ev, Alfred'in teyzesinindi.

Suyu, elektriği, hiçbir şeyi yoktu.

Ve teyzesi...

Teyzesi küvette ölmüştü.

Sonra onlardan birini vurdum.

Kimi vurdun?

Ruslardan birini.

Küçük Eva'ya saldırmak istedi.

Diğeri bir hayli sarhoştu,

tabancasını çaldım.

Yere yığılmadan önce bana aptal ve boş gözlerle baktı.

Ah, büyükanne.

Bak...

Onu sakladım.

Dışın. Dışın.

-Büyükanne, lütfen onu bana ver. -Olmaz.

-Lütfen. -Hayır.

Bana o kulak tıkaçlı aleti verirsen olur.

Onu.

-Bunu. -Evet.

Artık, babanın annene bağırmasını duymak zorunda değilim.

Nerede şu aptal fırın kağıdı?

Ne yapıyorsun?

Hamur işi.

Dün akşam Eva, bize bir şey söyleyeceğini söyledi.

Ne olabilir ki?

Aman Vivi, rüya görmüştür kesin.

Bana öyle gelmedi.

Günaydın.

Selam tatlım. Nasılsın?

Eva'nın yanındaydım. Bize bir şey söyleyecekmiş.

-Çok önemli gibi. -Gördün mü?

Dün, büyük büyükanneniz yaşıyor sanıyordu.

-Yok bir şey. -Merhaba.

Selam Walter.

Ölü bir kuş.

Besdorf'taki içki dükkanının sahibi Frese kendini asmış.

Onu bugün bulmuşlar.

Kimilerine bayram çok zor geliyor.

Yapayalnız,

ufacık bir Noel ağacının yanında...

kimsesiz oturuyorlar.

Kendini asan adamı tanımıyorum.

Öyle mi?

Kahve alır mısın?

Hayır.

Teşekkür ederim ama sizi daha fazla tutmayayım.

Hanımlar...

Ljubi.

-İyi Noeller. -İyi Noeller.

Tabii. İyi Noeller.

Aman aman. Ljubi, zavallı adam.

Neden ona bir kere şans vermiyorsun?

Bu çok aceleci bir davranış olurdu.

Birbirlerini sadece 30 yıldır tanıyorlar.

Neden bahsettiğinizi bilmiyorum.

Ondan hoşlanıyorsun Ljubi.

1989'dan beri.

Peki, dinleyin beni. Onu istemiyorum.

Hepimizin ödün verdiği durumlar var.

Değil mi Lara?

İlişkilerden çok anlarsın ya...

Benim de ilişkilerim oluyor.

Evet, ama senin ilişkilerinin ömrü bu yoğurt kadar.

Bir yıldır sevgilim var.

Öbürü gibi arabasında mı yaşıyor?

Bu koku da ne?

Hay aksi. Tamamen unuttum.

-Anne, önemli değil. -Hayır, önemli. Hay aksi.

-Yavaş. -Çok güzel oldu.

-Tut. -Bekle. Tamam, tuttum.

Nasıl karışmış böyle?

Bekle.

Oldu.

Hayır.

Lara, tıkınmayı bırak. Sana ihtiyacım var.

Geliyorum.

Anlamıyorum.

Özür dilerim.

-Tamamen unuttum. -Selam Walter.

Merhaba Sonja. Merhaba Lara.

Geç kaldın. Bu yıl kaz yok.

Özür dilerim,

ama köpeğim veterinerde.

Karaciğer kanseri oldu.

Hayvanlar ölür, her canlı ölür.

Çok üzüldük Walter. Kaz için bir şey düşünürüz.

Noel'e canlarım.

-Noel'e. -Büyükanneme.

Tamam. Nabzını da ölçelim...

-Merhaba Sonja. -Merhaba Anton.

-Mutlu Noeller. -Size de.

Başsağlığı dilemek istedik.

Başsağlığı mı?

Evet, Eva için.

Vefat ettiğini duyduk.

Ah, evet. O dündü. Hayır, bir şeyi yok, o iyi.

-Girsenize. -Anne, mumumuz var mı?

Ben Jenny.

Tabii ya, bu Jenny.

Merhaba Jenny. Ben Sonja.

Dokuzuncu sınıfta Fransızca dersi almıştık. Belki hatırlarsın.

Hatırladım.

İçeri gelin, ceketinizi çıkarın. Diğerleri şimdi gelir.

Burada olmanız çok güzel.

Eva'ya.

Noel'den önceki öğleni çok sever.

More Turkish subtitles for Holiday Secrets

Komentáře

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left