Prvních 200 řádků.
SON GÜN DOĞUMU
Bedenim düşmanım oldu.
Yine de buradayım, dünyanın bir parçasıyım.
Okyanusun umurunda değil, ne hastalık ne yaşam ne de ölüm.
Ne mücadelemizi umursar ne acımızı.
Ne de böyle son bir yaz için
her şeyi feda edebileceğimi.
Onunla son bir
gün doğumu.
3 AY ÖNCE HOUSTON, TEXAS
Ry.
Ry!
Çekilin! Tuttum. Tamam.
Geçti. Nefes al Ry. Nefes al tatlım.
Bak Oriah, bu raddede ameliyat şart.
Hâlâ yumruları çıkarıp
nöbetleri azaltabiliriz.
Hafıza kaybı riskim de aynı.
Yüzler, mekânlar, yürümek, dans etmek, yaşamak…
Beni ben yapan her şey.
Söz konusu olan senin hayatın.
Aynen anne. Benim hayatım.
Tamam, ilacın dozunu artırabiliriz
ama yan etkiler de artacaktır.
Dozu kaçırmamak için alarm kur, yoksa ilaçlar işe yaramaz.
Bunu yapabilir misin?
Ry.
Biliyorum, berbat hissettiriyorlar.
Düzelteyim, onlar yüzünden hiçbir şey hissetmiyorum.
Lena, bir şoför ayarla.
-İstediği yere götürsün. -Tabii.
Otelin iki sokak ötesinde bir eczane de var.
Reçetesini yazdırırsın.
Diğer hepsi dikkat etmen gereken epilepsi önlemleri.
Yanıp sönen ışıklar, düzenli uyku, stres ve alkolden uzak durmak.
Harika. Rahibelerle günümüzü gün edeceğiz desene.
İlk dört gün, mekân sorumlusu ve avukat işleriyle çok yoğun geçecek.
-Biraz boş vakit yaratmaya çalışsam da… -Hani birlikte vakit geçirecektik?
Anne, bana büyüdüğün yeri gösterecektin.
Tatlım, birlikte bolca vakit geçireceğiz.
Dolu dolu altı haftamız var.
Eğleneceğiz. Mallorca'ya gidiyoruz.
Sözünü tuttuğun sürece.
ANNA TODD'UN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR
Teşekkürler.
Şu programa bir daha bakayım. Evet.
-Hola. -Hoş geldiniz.
-Hoş geldiniz Bayan Pera. -Isolde diyebilirsin.
Hoş geldiniz.
Teşekkürler. Bu kızım Oriah. Tatlım?
-Selam. -Biraz yol yorgunu.
-Selam. -Sen yerleş, odada buluşuruz.
Kısa bir konferans görüşmem var.
Karşılama ekibi sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.
Selamlar, otelimize hoş geldin.
-Selam. -Uçuş nasıldı?
-Fena değil. -Güzel.
Pardon, şuranda bir şey…
TikTok'ta gördüm. 20 dakikamı aldı.
Söylesene, diğer göz için zaman ayırmaya değer mi?
Mesaidesin sonuçta, bence değer.
Seni sevdim. Benimle gel.
Seni odana götüreyim. Buradan.
-Bu arada ben Amara. -Ben Ry.
Tamam. Burası lobi.
İstediğinde gel, buradayım.
İspanyol cennetimize sizi hangi rüzgâr attı?
Annem bir emlak işini bağlıyor.
Evet, şirketi yeni bir otel yapacak.
Başka bir otel daha mı? Ne güzel. Yerli halk buna bayılacak.
-Adayı hiç biliyor musun? -Hayır, ilk gelişim.
Texas'ın dışına pek çıkmadım.
Vay, Texaslı. Ne kadar egzotik.
E, Ry? Boş vakitlerinde neler yaparsın?
Bilmem. Plaja giderim, havuzda güneşlenirim herhâlde.
Tabii ki yaparsın ama başka çok seçenek var.
-Mağaraları sever misin? -Mağara mı?
Bekâr mısın?
-Evet. -Burada yerli halk çok yakışıklıdır.
Kartacalı, Romalı, Fransız ve İspanyol Katalanları derken
ortaya acayip bir karışım çıkmış.
Ne ararsan var, burası tam bir flört deryası.
Ağaçlarda keçi görürsen de şaşırma hiç.
-Ağaçlarda keçi mi? -Evet, keçi.
Neyse, sadede gelirsek unutamayacağın bir yaz olacak.
Annenin odası koridorun hemen karşısında,
burası da senin.
Annenin şirketi harika bir yer inşa etti.
Evet.
Pardon.
18.00 İLAÇLARINI AL
Sen yerleş o zaman.
Bir şey gerekirse aşağıyı araman yeterli.
Hoşça kal. Görüşürüz.
Sağ ol Amara.
E, yarınki programda ne var?
Toplantılardan başımı kaldıramayacağım, bir de davet telaşı var.
Ne daveti?
Bağış etkinliği.
Evet. Otel yapmamıza izin vermelerinin yanı sıra,
jest olsun diye çocuklara sanat merkezi kuruyoruz.
Ne güzel.
Her şey yolunda mı?
Dans ekibi. Güz döneminde dönüp dönmeyeceğimi soruyorlar.
Döneceksin ama, değil mi?
Bu yaz dinlensen yeter,
yine eski formuna kavuşursun.
Evet.
Bu akşam dışarıda sezonun bitişini kutlayacağız.
Keşke burada olsan.
Nasılsın? Yeni ilaçlar işe yarıyor mu?
Alışmaya çalışıyorum işte.
Senin için çok endişelendik.
Birincisi, endişelenmeyin.
İkincisi, ben iyiyim.
Annemle yarın planımız var.
-Bana doğup büyüdüğü yerleri gezdirecek. -Annen tam bir kraliçe.
Dediklerimi unut. Keşke hepimiz orada, sizinle olsak.
Yakışıklı İspanyollar görürsen söyle.
-Tamam mı? -Olur.
-Tabii. -Seni seviyoruz bebeğim. Ara beni.
Seni seviyoruz Ry!
Ben de sizi. Görüşürüz.
23.00 İLAÇLARINI AL
Tamam, yaklaşık 150 davetlimiz var.
Bu çok güzelmiş.
Ry, yumurta beyazı mı olsun yoksa yulaf rengi mi?
Neden hepsinin adı yiyeceklerden geliyor ki?
Bilmem ki.
Tatlım, sen git keyfine bak, sonra buluşuruz.
-Sahile gideyim diyordum. -Çok iyi yaparsın.
Şoförü de al.
Fazladan ilaç da al.
Bir de su. Güneş kremini de sür tatlım.
-Bir de Ry… -Dikkat mi edeyim?
Tadını çıkar.
Cevizli krema kazanır.
Umurunda değilmiş gibi yapıyor ama umurunda.
-Selam. -Selam.
Sakin bir sabah mı?
-Niye? -Gözlerin.
-Göz kalemine bayıldım. -Sağ ol.
E, nereye böyle?
Tam da senden plaj tavsiyesi isteyecektim.
Sanırım aradığın yeri biliyorum.
Tam bir gizli cevherdir.
-Sağ ol. -Tadını çıkar.
Harika.
MALLORCA'YI SEVİYORUM
Yardımcı olayım?
Yo, hayır.
-Dik dik bakılmaz señorita. -Hiç de…
Bakmıyordum. Sadece…
Senin arkana bakıyordum.
Vay be. Güzel manzara.
-Peki, gideyim ben. -Evet, gitsen iyi olur.
-Efendim? -"Gitsen iyi olur." dedim.
-Pot mu kırdım? Mevzu ne? -Mevzu büyük.
Burası yerel halkın plajı.
Güneşlenirken turistlerin dik dik bakmasından pek hazzetmeyiz.
Pardon, buranın yerel halka özel olduğunu bilmiyordum.
Sadece yüzecektim.
Mares & Mar Oteli'nin havuzunda daha rahat edersin bence.
Nereden…
Niye? Dikkatini mi dağıtıyorum?
Hayır.
Ben gideyim.
Selam. Hola. Acaba…
Peki.
Hola. Affedersiniz.
İngilizceniz var mı?
Çeşit çeşit tablolarım var.
Şey… Şarj aletiniz var mı?
Belki sağdan? Ya da yokuş yukarı?
Sizde…
Pardon.
Pardon. İyi günler. Gracias.
-Eyvah. -Cabrón.
Çok özür dilerim.
Çok özür dilerim.
Lütfen ama señorita.
Bakabilirsin ama dokunmak yok.
İlla ihbar mı edeyim?
Saçmalama. Dönüyorum zaten.
Müsaade eder misin lütfen?
Oradan değil.
Oradan da değil.
Kayboldun herhâlde Amerika Güzeli?
Kaybolmadım.
Dolambaçlı sokakların tadını çıkarıyorum.
İster inkâr et
ister itiraf edip yardımımı iste.
Gerek yok.
Gerek yok, sağ ol.
Hayırdır? Beni mi takip ediyorsun?
Tabii. Sahilde beni öyle bir süzdün ki
etkisinden çıkamadım.
-Hep böyle tuhaf mısındır? -Tuhaf mı?
Aslında senin için endişelenmiştim
ama o kadar çok işim var ki
No comments yet. Be the first to leave one.