Prvních 200 řádků.
NETFLIX SUNAR
-Yine geciktin. -Üzgünüm, alarm yüzünden.
Bu son, ciddiyim. Katie!
Komilik yapmak istiyorsan vaktinde gelmelisin. Tamam mı?
Al bakalım.
Hey.
Uyuyan Güzel.
Üzgünüm.
Sorun değil.
Zor bir gün müydü?
Evet.
Ne okuyorsun?
Hiçbir şey. Sadece çağdaş sosyolojik teori ve deneysel şirket analizi.
Eğlenceli görünüyor.
Konu deneysel şirket analizi olunca espriler kendiliğinden beliriyor.
İnsan öyle sanıyor.
Başka bir şey ister misin?
Adam.
Tatlım.
-Hayır. -Mola sürem bitti.
-Hayır. -Evet.
-Hayır. -Hadi ama.
-Hayır! -Dwight beni aramaya başlayacak.
-Gece çalışmayı bırakmalısın. -Evet.
Başka iş veremiyorlar.
Sen okulu bitirene kadar borca girmemeliyiz.
Evlenirken böyle olacağını düşünmedim.
Buraya kadar geldik. Değil mi?
Sonuna kadar dayanmalıyız.
Sen okuldan mezun olup iyi bir iş bulunca ben de lisansüstüne dönerim.
Ben de seni hak ettiğin gibi destekleyebilirim.
İyi olur.
Nasıl böyle şanslıyım?
-Seni seviyorum. -Ben de seni seviyorum.
Gidelim, Dwight'ın tepesi atacak.
-Tamam. -Çık.
Gidiyorum.
Hadi.
-Geri kalanı nerede? -Başka para yok.
-Tüm para sende. -Ver şu parayı be!
Kapa çeneni! Kapa çeneni yoksa ölürsünüz!
-Benimle oynama, kıçına sıkarım ihtiyar! -Başka param yok!
-Başkasını vurma! -Sırada o var!
-Lütfen, sorun istemiyoruz. -Vurayım mı?
Şimdi hepinizi vuracağım!
-Başkası yaralanmasın. -O zaman parayı ver!
Başkasını vurma, parayı al!
-Sana susmanı söyledim! -Başka para yok!
Kapa çeneni!
-İkinizden de bıktım, duyuyor musunuz? -Sana yalvarıyorum!
-Dua et ihtiyar! -Ona tüm parayı ver!
Şimdi vururum! Duyuyor musun? Benimle oynama ihtiyar!
Cumartesi gecesi Güney Şikago'daki Smile Restoranda bir soygunu durduran
bir müşteri kahraman ilan edildi. Bu yardımsever yaralanmamış olsa da
komi Charles Sturley olay mahallinde vurulup can verdi.
Raymond Gaskin'e dava açıldı ve şu an Şikago Memorial Hastanesinde
kavgada oluşan yaraları için tedavi görüyor.
Smile Restoran şu an kapalı.
Sıradaki haberimiz, elmas hırsızlarının...
DÖRT AY SONRA
Günaydın Leonard.
Yeni mesajınız yok.
Teşekkürler Katie.
Babam o ağacı doğduğum gün dikmiş.
88 yıl önce.
Çok güzel.
Ben çocukken annemin bitkilerden anladığını söylerlerdi.
Bahçemiz çok güzeldi. Bir de şimdiki hâline bak.
Derleyip toplasın diye birini tuttum.
Birkaç sene önceydi.
İyi bir gençti.
Adı Ethan'dı sanırım.
Ona ne oldu?
Bilmiyorum.
Birkaç hafta çalıştı, sonra gelmeyi bıraktı.
Bir daha görmedim.
Hâlime bak!
-Aptal bir ihtiyar gibi konuşuyorum. -Hayır!
Ve bugün bizim ay dönümümüz.
-Ne? -Dört ay önce iş kurumu seni bana yolladı.
Yeni bakıcım, refakatçim ve arkadaşım olarak.
Arkadaş olarak.
Hadi.
İlaç saatin geldi.
Birkaç haftaya son görüşmeyi ayarlayacaklar.
Birkaç hafta mı?
Şirket büyük. Bir sürü engeli aşmak gerekiyor.
Ama böyle işlerde belli yöntemleri oluyor.
-Onları zorlayamam. -Biliyorum, ben...
Şu an biraz stresliyim.
-Yine öğrenci kredisinden aradılar. -Tanrım, hiç pes etmiyorlar.
Dersleri almayı bıraktın, bu yüzden kredileri ödemeye başlamalıyız.
Yoksa borç tahsilat şirketine verirler.
-Biliyorum, yarın arayacağım. -İyi, başlamışken kredi kartı için de ara.
-Sağlık sigortası temsilcisini de. -Anladım Katie, halledeceğim, tamam mı?
Endişelenme.
Bulaşığa başlayayım.
-Katie. -Bana endişelenme deme.
Özür dilerim.
Başımız gerçekten belada Adam.
-Acilen para bulmalıyız. -Ben bir şeyler bulurum.
Aylardır böyle diyorsun.
Asgari ücretli bir işe girmemin faydası yok.
İyi parası olan bir şey bulabileyim diye okulu bıraktım.
Borcu peyderpey öderiz ama biraz vakte ihtiyacım var.
Vaktimiz kalmadı Adam.
-Yardım edeyim. -Sorun değil, hallederim Adam. Adam!
Ben temizlerim.
Neden beni hiç dinlemiyorsun?
Neden oraya gittin?
Sana yalvardım Adam.
Seni öldürebilirdi.
Seni kaybedebilirdim. O hissi düşünebiliyor musun?
Sana bir daha sarılamamak, sesini duyamamak...
Artık her şey bozuldu.
Bebeğim, dört ay oldu.
Hayır.
Hayır, üzgünüm. Hayır.
Nereye gidiyorsun?
Dışarı.
Kim var orada?
Leonard.
Sensin.
-Katie. Burada ne işin var? -Uyuyorsun sanıyordum.
Sadece düşünmeye geldim.
O ne öyle?
-Evde birini duyduğumu sandım. -Yine mi?
Adımını duyuyorum, aşağı inene dek gidiyor.
Evde kimse yok.
Alayım.
Sen iyi misin?
Neden bana para sıkıntın olduğunu söylemedin?
Bu seni ilgilendirmez ki.
-Ne kadar lazım? -Leonard, hayır.
Biz arkadaşız, değil mi?
Öyleyiz.
İzin ver, yardım edeyim.
-Kenarda biraz param var. -Bunu asla yapamam.
Genç bir çift, hayata başlıyor.
Dünya yeterince karmaşık, bir de para sıkıntısı çekmeyin.
Hayat böyle.
Ama âşık olmak, bir gün bir aile kurmak, birlikte yaşlanmak...
Bunlar harika şeyler.
Gençken istediğim şeyler.
Ve ufak da olsa birileri için bir fark yaratabildiğimi düşünmek
güzel olurdu.
Belki sen ve senin delikanlı için.
Bir işe ihtiyacı var.
Leonard'a geldiğini söyleyeyim.
İyi olacak.
Sadece konuş onunla.
Pekâlâ.
Lorazepam, 0,5 miligram.
Evet.
Muhtemelen saat beşten sonra alabilirim...
Onu yapan yerel iş adamları...
Sağ olun, görüşürüz.
Ailelerini ahır kokularından uzaklaştırdılar.
Ama çocukları büyüdü ve...
-Selam, nasılsınız? -Selam.
Rahatsız ettiğim için üzgünüm. Adım Mickey Hayden.
Emlakçı.
Nasıl göründüğünü biliyorum
ama iş için şehre taşınan yeni bir müşterim var.
Büyük bir ailesi, birkaç köpeği, her şeyi var.
Çok güzel. Her neyse, doğru evi arıyor.
Dün bu mahalleden geçerken bu muhteşem evi görmüş ve...
Bu ev satılık değil.
Sahibi siz misiniz?
Hayır ama inanın, zaman kaybı olur.
Sahibi hayatı boyunca burada yaşamış, hiçbir yere taşınmaz.
Müşterim ciddi alıcı.
Ne diyebilirim ki? Üzgünüm.
-Ama bol şans. -Bir saniye.
Bir iyilik yapar mısınız Bayan...
Katie.
Katie.
Şans eseri fikrini değiştirirse beni aramasını söyler misiniz?
Öyle bir şey olmayacak ama tabii.
Teşekkür ederim.
Evet.
-İyi günler. -Size de.
-Teklif vermek mi istiyorlar? -Galiba.
Bahçenin hâline bile bakmıyorlar mı?
Yarın bakıma başlayınca daha iyi görünür.
Orası çok değerli olmalı.
İyi olmalı.
Leonard.
İşte buradasın. Kahvaltını getirdim.
-Teşekkürler Katie. -Ne demek.
Ailem bunu çalardı.
Çok güzel.
Bir dakika benimle otur.
Tabii.
Arkası kilitli mi?
-Evet. -Güzel.
Diğer tarafı görme seyahatine ne zaman çıkıyorum?
Onun da zamanı gelecek.
Peki ya o Buick? Uzun süredir orada duruyormuş gibi.
-Leonard hiç sürüyor mu? -Tanıştığımızdan beri görmedim.
No comments yet. Be the first to leave one.