Prvních 200 řádků.
Selam Josh.
Nasıl gidiyor?
Genelde müzik dinlerim.
Arabada giderken bunu yaparım.
Müzik zevkim çok çeşitlidir.
Ruh hâlime bağlı. İlham almak isteyebilirim
veya sadece
ritim tutmak.
Çal bakalım!
Çünkü bazen bir şey yapmadan önce canlanman gerekir.
NETFLIX ORİJİNAL BELGESELİ
ABD BAŞKANLIK MÜHRÜ
Selam.
-Vay. -Kitaptan bir pastamız oldu.
Kitap pastamızın fotoğrafını çekelim.
Aman Tanrım!
Vay canına.
-Böyle şeyleri nasıl yapıyorlar? -Kim yaptı acaba?
Vay be.
Dokunma sakın!
Dokunma dedim kadın!
MARIAN SHIELDS ROBINSON ANNE
İlla dokunacak. Git otur.
TEBRİKLER MICHELLE!
-Anne. -...bu merdivenler.
-Evet. -Görebiliyorum.
Ben de tuttum.
Peki, biraz daha hızlı yürüyebiliriz.
Tabii, emrin olur.
Vay be.
BEYAZ SARAY'DAN AYRILDIKTAN İKİ YIL SONRA
ESKİ FIRST LADY MICHELLE OBAMA BENİM HİKÂYEM ADLI KİTABI İÇİN
TURNEYE ÇIKIYOR.
Dolu. Hem de tıklım tıklım yani.
MELISSA WINTER ÖZEL KALEM
Az önce ailemi gördüm
ve biraz...
...duygulandın.
Tanrım, bu an için minnettarız.
Bizi buralara getirdiğin için minnettarız.
Bu bizim için bir ayrıcalık
ve daha büyük amaçlarının olduğunu biliyoruz.
-Senin adınla dua ediyoruz. -Âmin.
İyi misin Mel?
Mel ağlıyor.
Pekâlâ. Kıyafetine dokunmayacağım.
-Seni seviyorum. -Ben de seni.
Sen bir tanesin.
Kendini tutmana gerek yok.
Hiç gerek yok. Hüngür hüngür ağlayabilirsin.
-Ama ben şu an yapamam. -Hayır. Tamam.
Merhaba Chicago!
Amerika'nın 44. First Lady'si olarak
ülkemize hizmet etti.
Beyaz Saray'ı her zaman bizim kendi evimiz gibi,
halkın evi gibi hissettirdi.
O Chicago'nun Güney Yakası'ndan,
sizin hemşehriniz.
Hoş geldin Michelle Obama!
Pekâlâ millet.
-Evimizdeyiz. -Evimizdeyiz.
Evet, çok iyi geldi.
Şunu söylemeliyim...
Beyaz Saray'dan çıkışını konuşabilir miyiz?
Helikoptere bindiğinde "Sonunda özgürüm." dedin mi?
"Sonunda özgürüm."
-Evet. -Yoksa acı tatlı bir an mıydı? Nasıldı?
Oldukça olaylı bir gündü öncelikle.
Birçok sebepten dolayı yani.
Son günümüzde
Sasha ve Malia'nın
Beyaz Saray'da büyüyen arkadaşları
o gece bana gelip şey dedi, "Yatıya kalmak istiyoruz."
Ben de "Ne?" dedim.
"Yatıya mı kalacaksınız?"
"Evet, biz...
Burayı çok özleyeceğiz.
Son bir kez kahvaltı yapmak istiyoruz."
Çünkü Beyaz Saray'da ne istersen yersin,
bu kızlar da şey derdi,
"Ben kızarmış tavuk alayım."
"Ben bir waffle istiyorum."
Biz taşınma telaşındayken
uyandılar ve hemen göndermem gerekiyordu.
Dedim ki, "Hadi, kalkın. Trumplar geliyor.
Kalkmanız lazım.
Çıkın."
Anlarsınız ya.
Vay be.
Herkesin gözyaşları sel, çalışanlar da ağlıyor.
Ben kendimi tutuyorum.
Düşündüm ki, "Dışarı ağlayarak çıkarsam
kesin başka bir sebep ararlar."
Evet, kesin.
"Kendimize gelmeliyiz." dedim.
Çok duygusal bir gündü yani.
Sonra Air Force One'a bindik
ve uçağa bindiğimde
hıçkıra hıçkıra ağladım.
Öyle mi?
30 dakika boyunca hem de.
Ve sanırım o sekiz yıl her şeyi mükemmel yapmaya çalıştıktan sonra
gelen rahatlamaydı sadece.
Bir gün önce sıradan bir ailesindir.
Sonra seçimler olur
ve hayatın birden değişir.
Topundan yeni fırlamış mermi gibiydik.
Kendimizi alıştırmaya vaktimiz olmadı.
First Lady olmak, hayatımdaki en büyük şerefti.
Toplamda kaç insan tüm dikkatlerin
üstünde olduğu o pozisyona gelmiştir ki?
Yaptığın her el kol hareketi,
her göz kırpışın analiz ediliyor.
Tüm dünya attığın her adımı izliyor.
Hayat, senin hayatın değil artık.
Turneye çıkmanın arkasındaki fikir,
kendi yaşadıklarımı hem başkalarına aktarmak...
...hem de anlamak üzerineydi.
Bir tür panik anı oluyor.
"Evet, ben buyum.
Uzun zamandır ilk defa görevde değilim." diyorsun.
Hazırız.
Ve artık çıkabilirim.
Bak, bu normal değil.
Artık kapımdan çıkabilirim.
Günaydın.
Günaydın. Teşekkürler.
Hepinize çok teşekkürler. Günaydın.
Kitaba bayıldım.
Çok teşekkürler.
Seni geri istiyoruz!
Turneyle ilgili konuşmaya başladığımızda
gözümde canlandırıp "Peki, nasıl olacak?
İnsanlara, çocuklara nasıl ulaşacağız?" dedim.
Ve fark etmeden olay büyüdü.
Üç günlük program var, Tacoma, Portland ve Phoenix'te.
-Zor olan... -Yer bulmak, hazırlanmak,
seyahati planlamak ve tüm bunları 21 farklı moderatörle yapmak
inanılmaz bir iş yükü demek.
Yani bu noktada, duruma çok hâkim değilim.
Ama hem sayıca fazla hem de farklı insanlarla olmak ilginç olabilir.
-Daha iyi bir şov olur. -Daha fazla söze gerek yok.
Sana göre öne çıkan bir isim var mı?
Mesela Seth, James, Conan...
Justin Bieber?
Ben izlerdim, yalan yok.
Ne?
Düşündüğümde merak ettiğim ve heyecanlandığım birini diyorsanız
ve bir tür...
Gayle mesela?
Gittikçe...
...daha rahat hayır diyorum.
Daha emin evet diyorum
ve aklımdan geçeni söylerken
daha istekli oluyorum.
...daha istekli.
Bana ilk erkek moderatör olduğumu söylediler.
Henüz deneme aşamasındayız Conan.
Nasıl röportaj yapacağını bilmek...
-Beceri ister. -Beceri ister.
-Colbert en iyisi bence. -Evet.
Tehlikeli bölgelere girecektir.
Saray'dan önce Anneler Günü'nde kahveni hiç yatağa getirdi mi?
Hayır.
Bir kitaptan konuşmak için buradayız.
Bir kitap. Önemli bir şey, değil mi?
Buradaki herkes kitabın için...
Kimse twerk yapmayacak.
Hayır, twerk yok.
-Okuyacağız millet. -Aynen öyle.
Bu büyük sahnelerde
bir araya gelmenin gücünü keşfettim.
Bir dizi tecrübe paylaşmanın gücünü de.
Aman Tanrım.
Çok heyecanlıyım.
Yani, baksanıza ona.
Aman Tanrım.
Evet, çok heyecanlı.
Nasılsınız millet?
-Doğum ne zaman? -Dört haftaya.
Aman Tanrım.
-Cinsiyeti belli mi? -Evet, kız.
-İlk çocuğum. -Güçlü kızlar.
-Evet. -Tebrikler.
-Nasılsın? -Benim kızımın adı da Sasha.
-Sende de bir Sasha var. -Evet.
Benimki gibi şımarık mı?
Tartıştığımız oluyor.
-Sizi görmek çok güzel! -Ne şıksın! Benim için mi hazırlandın?
-Tabii ki! Sizin için giydim. -Harika.
-Nasılsınız? -İyiyim.
-Memnun oldum. -Çok mutlu oldum.
-Zaman ayırdığınız için teşekkürler. -Tabii ki.
Merhaba güzel gözlü kız!
-Nasılsın? -İyiyim.
-Üniversitede grafik tasarımı okuyorum. -Mükemmel. Özverili ol, tamam mı?
-Sağ olun. -Gurur duydum.
-Sağ olun. -Peki.
Bu, insanlarla duygu dolu, sosyolojik bir dans gibi.
Gelen herkesle iletişim kurmak benim için önemli.
No comments yet. Be the first to leave one.