Prvních 200 řádků.
OCTOPUS
Sicilya'daki bir kasabada...
...Başkomiser öldürüldü.
Tipik bir mafya cinayeti gibi görünüyor.
Aynı gün başka bir ölüm haberi daha geldi.
Markize Pecci Scialoia kendini öldürdü.
Öldürülen Başkomiser'in yerine...
...karısı ve kızıyla birlikte Sicilya'ya taşınan...
...yetenekli bir polis olan Corrado Cattani getirildi.
Corrado, yardımcısı Leo De Maria'yla birlikte...
...cinayeti soruşturmaya başladı...
...ve ölen soylu kadının keş kızı Titti ile tanıştı.
Çok geçmeden selefinin cinayetiyle Markize'nin ölümü arasında...
...bir bağlantı buldu.
Bir mahkûmdan bilgi alan Leo De Maria...
...genç bir katil tarafından soğukkanlılıkla vurulduğunda...
...gerçek ortaya çıkmak üzereydi.
Kapa çeneni!
OCTOPUS
Kasabamıza ne oldu?
Burada, bir sürü iyi insan yaşıyor.
Zorlukları sabır ve güvenle karşılayan çalışkan insanlar.
Başkalarında kendilerini gördükçe...
...birbirlerini gülümseyerek selamlayan insanlar.
Bir süredir, sanki şeytani bir güç aramıza girmiş gibi.
Güneş parlıyor ama ışık saçmıyor.
Sokaklar korkuyla kararıyor.
Sokaklar kana bulanıyor.
Genç bir adamın mihraba geliniyle girmesini bekliyorduk.
Onun yerine, bu kiliseye bir tabutun içinde...
...hareketsiz ve sessiz bir şekilde girdi.
Dürüstçe yaşayarak huzurlu bir hayat sürmeyi umuyordu.
Ama birisi, Tanrı'yı hiçe sayarak...
İkinci Bölüm
...onun yaşamına son verilmesine karar verdi.
Katiller...
Tetiği çeken de sizsiniz, katile para veren de.
Kötülüğün yanında yer aldınız...
...ve bu seçimi yapanların artık Hristiyanlar arasında yeri yoktur.
Bu kadar gözyaşı...
...tören ve taziye yeter.
Yeter artık!
Bunu, hepimizin ait olduğu kilise adına söylüyorum.
Mafya, artık eski ve yıpranmış bir sözcük.
Artık, küçük balıklarla büyük balıklar arasındaki...
...bağlantılardan bahsetmenin zamanı geldi.
Para için adam öldüren zavallılarla...
...emirleri veren güçlüler arasındaki bağlantılardan.
Bu nedenle, bu katliam ve keder gününde umut...
...bugün burada bu kadar çok genç insan tarafından temsil ediliyor.
Kadınlar ve Leo De Maria gibi gençler...
...bugün yasını tuttuğumuzki gibi...
...görünür ve görünmez katliamlara bir son verilmesini istiyorlar...
...çünkü artık bu gözyaşlarını dökmek istemiyoruz.
Bu Don Manfredi, hararetli konuşuyor.
İyi görünüyor, bir futbolcu olarak tanınmış biri...
...ama bir rahip olarak fazla risk almıyor.
Sonumuzun zavallı Leo gibi olmasına gelince...
...muhtemel adaylar senle benim, o değil.
- Yakında emekli oluyorsunuz. - Olabilirsem tabii!
Sana gelince, neden tayinini istemiyorsun?
Samanlıkta iğne arıyorsun ama bulamıyorsun.
Gerçi, bunda senin suçun yok.
- Kimin suçu var peki? - Samanlığın.
- Onu kim öldürdü, baba? - Bilmiyoruz.
Belki de cinayetten hemen önce seni kim aradıysa, o öldürmüştür.
- Olamaz mı? - Olabilir.
Bu konuyu kapatalım.
Neden içine atıyorsun? Neden bizimle konuşmuyorsun?
Ev ayrı iş ayrı.
- Evde rahat olmak istiyorum. - Ama değilsin.
İçini dökersen rahatlarsın.
- Yalnız olmayı seviyorsun. - Arada bir sessizlik istemek çok mu fazla?
- Nereye gidiyorsun? - Yalnız kalmak istiyormuşsun ya...
Otur.
Özür dilerim.
Bitirdiysen gidebilirsin.
Senin için endişeleniyoruz. Bunu anlayabiliyor musun?
Ben, senin için yokum!
Bana bakıyor ama beni görmüyorsun.
Senin için tüm hayatımı değiştirdim.
Bir polisle evleneceğimi söyleselerdi...
...katıla katıla gülerdim; ama işte buradayım.
Dünyamı, arkadaşlarımı ve hedeflerimi bir kenara bıraktım.
- Sence buna değmedi mi? - Hayır, ama benim için zor oldu.
Bir erkeğin kölesi olmak hoşuma gider sanmıştım.
Sen mi benim kölem oldun?
Yaşamam için gereken bir şeyden beni mahrum bıraktığın hiç aklına geldi mi?
Yani, tamamen güvenebileceğin o özel bağdan.
Bir arkadaş, karın...
...ama sen o güveni yerle bir ettin.
Evlendikten hemen sonra beni aldattın ve ben hâlâ bunu niye yaptığını bilmiyorum!
Senin gibi bir adamla yaşamak beni korkutuyordu.
Kaçıp kurtulmak istedim.
13 yıl sonra mı bu soruları soruyorsun?
O zaman bu konuyu kapatalım.
Hayır, sadece benim hakkımda...
...gerçekten ne bilmek istediğini anlamak istiyorum.
Sen mi onu terk ettin yoksa o mu seni terk etti?
Seni sevdiğimi anladığımda onu terk ettim.
- O zamandan beri beni aldattın mı? - Hayır.
Aldatsaydım sana söylerdim.
Bu sözlerim incinmiş bir erkeklik gururundan kaynaklanmıyor.
Bir zamanlar aramızda bir bağ vardı. Ama şimdi...
Susuz bırakılmış bir çiçek gibi, soldu gitti o bağ.
Bu ne benim ne de senin suçun.
Kimsenin suçu değil.
Marineo'nun ölümü bir mafya hesaplaşması gibi görünüyordu...
...ama Leo De Maria'nın öldürülmesi olaylara yeni bir bakış açısı getirdi.
Burada korkuyla hareket eden...
...ve her yola başvurabilecek insanlar var.
Bu yüzden o çocuğu katlettiler, ama ben onun intikamını alacağım!
İntikamını alacağım! Bekle.
Elinde sağlam bir kanıt olana kadar, gereksiz risklere girme.
Belli ki birinin tekerine çomak soktun.
Orada öfkeli bir aslan gibi değil...
...sinsi bir yılan gibi davran, anladın mı?
Aklını kullan ve tedbirli ol.
Hapiste olabilirim, Komiser, ama hâlâ Anna'nın kardeşiyim.
Kardeşim yalnız ve yetim bir kadın...
...bu yüzden ona kur yapan genç adama niyetini sormam gerektiğini hissettim...
Palavra!
Palavra, çünkü Leo'ya...
...bana söylemeye vakti olmayacak bir şey söyledin.
- Ne söyledin? - Bir yanlış anlaşılma olmalı, amirim.
Başka biri Leo'ya bir şey söylemiş olmalı.
Onunla sadece yaklaşan düğünü konuştuk.
Zavallı.
Katillerini yakalayın ve cezalandırın.
Kendini akıllı sanıyorsun.
- Ne dedi eleman? - Sen katille ilgilen.
Neden bana böyle davranıyorsun? Benden memnun değil misin?
O zaman bir ihbarda bulun. Ne biçim bir insansın sen?
Kendimi savunmaya ihtiyacım yok, hele sana hiç yok!
Sadece sana yardım etmek istiyorum.
Sadece bana dürüstçe neler olduğunu, ne düşündüğünü söyle.
Dürüstlükten bahsetmişken, bana her şeyi anlattın mı?
- Ne demek istiyorsun? - Belki de biliyorsundur.
Sebeplerden, şüphelerden ve teorilerden bahsediyorum.
Kısacası, ben buraya gelmeden önce ne olduysa. Ee?
Neyi anlatayım sana?
Ben daima bana gelen her şeyi rapor ettim.
Seninle açık konuşmak istiyorum.
Sana hiç güvenmiyorum.
Ne olacağını sen hesap et artık.
Hesap ettim, kalıyorum ve işimi yapıyorum.
Bu seni rahatsız eder mi?
O zaman işe koyul.
Buraya son çare olarak geliyorlar.
Bazıları bunu kaldıramıyor ve gidiyor. Onları kalmaları için zorlamıyorum.
Ama çoğu geri geliyor ve sonunda kalıyor.
Hadi, Tommaso. Kalk.
Kaldır onu.
Kalk, hadi!
- Anna Caruso nerede? - Ofisinizde.
Sağ ol. Gelin, Komiser.
Anna, Komiser Cattani seninle konuşmak istiyor.
- Görüşürüz, komiser. - Görüşürüz.
Anna... Neden büroya gelmedin?
Olanlar hakkında konuşmak istemiyorum.
Kardeşin Leo De Maria'yı görmek istedi. Neden?
Doğal olarak kardeşim Leo'yu müstakbel eniştesi olarak görmek istedi.
Leo...
Kardeşin, Leo'ya soruşturmamızla ilgili önemli bir şey söylemiş.
Bildiğim kadarıyla söylememiş.
Nişanlının katillerini koruyorsun.
Bilgi saklamakla suçlanabilirsin.
Suçla o zaman.
- Artık işime dönebilir miyim? - Dön.
- Evraklar, markize. - Avukata gönderin.
Sizinle tanışmak bir onurdu.
Tekneyi yarı fiyatına kapatmaya onur mu diyorsun?
İyi bir fiyata aldığını söyleyebilirim.
Ne kadar çabuk alırsan o kadar iyi.
Beni mi arıyorsun?
Leo De Maria seninle hiç temasa geçti mi?
- Leo kim? - Buraya ilk geldiğimde onunla tanışmıştın.
Ha, evet. Neden bugün onu getirmedin?
- Gazete okumaz mısın? - Hayır.
- Televizyon da mı izlemiyorsun? - Hayır. - Yani, o öldü.
- Öldürüldü mü? - Evet.
Evet... Onu hatırlıyorum. Uzun boylu ve yakışıklıydı.
Gerçekten çok üzgünüm.
Bazı insanlara ilk görüşte kanın ısınır.
Gerçek şu ki, ölüm beni korkuyla dolduruyor.
Artık hep aniden gelecekmiş gibi hissediyorum.
Genellikle bütün gece ışığı açık tutarım ve şafaktan önce asla uyumam.
Boşboğazlık ediyorum, değil mi?
Başka bir ölüm haberi duymak istemediğimi söylemek istiyorum.
Bu senin hatan değil; ama buraya gelmemeliydin.
- Bana yardım edebileceğini düşünmüştüm. - Sana nasıl yardım edebilirim ki?
Leo'nun sana bir şey söylemiş olabileceğini düşündüm.
Neyse, boş ver. Seni üzdüğüm için özür dilerim.
Önemli değil, artık buradasın.
- Belki sana yardım edebilirim. - Yardıma ihtiyacım yok.
Ben tam tersini düşünmüştüm.
Geçen akşam kulüpte...
...arkadaşlarınla dans etmeye çalıştın...
...ama belli bir noktada...
...korkmuş ve kederli görünüyordun.
No comments yet. Be the first to leave one.