新座頭市物語・笠間の血祭り
Prvních 200 řádků.
BİR TOHO LTD. ŞTİ. YAPIMI
KASAMA ŞEHRİ'NİN KATKILARIYLA
BİR KATSU YAPIMCILIK FİLMİDİR
KASAMA
Uzun zaman oldu.
Memlekete uğrasam mı acaba?
Yazı gelmiş.
O hâlde uğrayacağım.
~ ZATOİCHİ: KOMPLO ~
Yapım: SHİNTARO KATSU HİROYOSHİ NİSHİOKA
Hikâye: KAN SHİMOZAWA
Senaryo: YOSHİKO HATTORİ
Sinematograf: CHİKASHİ MAKİURA
Sanat Yönetmeni: SEİİCHİ OTA
Müzik: AKİRA İFUKUBE
Editör: YOSHİHARU HAYASHİ
Oyuncular:
SHİNTARO KATSU
YUKİYO TOAKE
TAKASHİ SHİMURA, KEİ SATO
YOSHİO TSUCHİYA, TATSUO ENDO SHİRO KİSHİBE
RİE YOKOYAMA, GEN TAKAMORİ
NAOYUKİ ASAHİNA, OSAMU SAKAİ
EİJİ OKADA
Yönetmen: KİMİYOSHİ YASUDA
Çeviri: hymaster
Seni gidi velet!
Para kesemi ver!
O veletle yatmak isteyen kimdi?
Yaşından başından utan!
Kesemi çalmak için beni ayarttın, haylaz velet!
Beni isteyen sendin, yaşlı sapık!
Ama neden?
İhtiyar pislik!
Ver!
Beyinsiz!
Bak ihtiyar, azıcık eğlenmek isterken başına bela aldın.
Siz de kimsiniz?
Biz onun şeyiyiz... Neyiydik ulan?
– Kocalarıyız. – Salaklar!
Anladın mı?
Anlamadıysan anlatalım.
Tutun şunu!
Yakalayın!
Para kesem!
Yapmayın!
Para kesemi bana verin!
Ne istiyorsun?
Şakanın tadını kaçırmadınız mı?
Ne şakası?
Kızından daha genç olduğumu söylediği hâlde benimle yatmak istedi.
Ben de kesesini aldım.
Ben de bunu eşek şakanızı görmezden gelmek için alıyorum.
Görmezden gelmek mi?
Sen zaten kör değil misin?
Ne oldu Yuri?
Ne olacak, köre sadaka verdik!
Köre mi?
Aha, biri geliyor!
Kesin bu odur.
Geldi.
– Geldi, geldi! – Geri döndü!
Yaşasın! Geri döndü!
Umduğumuzdan daha erken gelmesi çok iyi oldu.
Çabuk olun, onu karşılayalım.
Bu kesin odur.
Kendine yer ayarlamışsındır ama lütfen bizim handa kal.
Kusura bakmayın, ben Kagata yolcusuyum.
Anlıyorum ama lütfen geceyi bizde geçir.
– Banyo da hazır. – Ama Kagata'ya gitmem lazım...
Galiba bir yanlışlık oldu.
Çekilin yoldan!
Yol açın!
Durmayın, yol açın!
Geldik.
Sakın bir yanlışlık olmasın?
Yanlışlık yok, seni karşılamamız istendi.
Fakat ben...
Onu getirdik!
Su getirin, çabuk, ayaklarını yıkayın!
Pardon ama önce yüzümdeki tozu temizlemem lazım.
Banyo yapmak istersen hazır.
Banyoya gerek yok, suyunuz varsa, kâfi.
– Onu kuyuya götür. – Olur.
– Başka ne ihtiyacı varsa ilgilen. – Olur.
– Teşekkürler. – Bu taraftan.
Peki, teşekkür ederim.
– Bacım? – Evet?
Kafamı karıştıran bir durum var.
İnsanlar buraya geleceğimi nereden biliyorlardı?
Yoksa patronlar toplantısı falan mı var?
Yok, aslında muhtarların başkanı Shobei muhtarlar toplantısı düzenliyor.
Muhtarlar mı toplanıyor?
Evet.
Yine de tam olarak anlayamadım.
Buraya en son ne zaman gelmiştiniz?
20 yıldan fazla olmuştur.
Belki de 23 yıl olmuştur.
Yani ben doğmadan önce.
Ama yine de... Sağ ol.
Çok uzun zaman olmuş.
Burası.
Teşekkür ederim.
Izgarada çipura.
Hepsi de ızgarada çipura.
Toplantı gerçekten de büyükmüş.
Beni bu kadar hoş şekilde karşılamalarının sebebi neydi acaba?
Bu tarafa geleceğimden kimsenin haberi yoktu ki.
Çok ilginç.
Konuşma hazırlasam iyi olacak.
Yeşil soğan salatası olsa gerek.
Tadına bakayım.
Bu kim?
Ne işin var orada masör?
Çabuk, kalk oradan, seni görmesinler!
Orası Bay Shinbei Hitachiya'nın yeri.
Özür dilerim.
Gel benimle, seni bu odadan çıkarayım.
Siz kusurumuza bakmayın.
Lütfen buyurun, oturun.
Çabuk, çık buradan.
Bu da ne böyle?
Senin ne işin ulan var burada?
Çık dışarı!
Lütfen eski günlerdeki gibi, önceki adımla bana "Shinsuke" deyin.
Olmaz, artık sen büyük iş adamısın.
Bizi çoktan unutmuşsundur diye düşünmüştük.
Büyük adamların yeri başkadır.
Pek değil.
Hiç kimse memleketini unutmaz.
Kasama beni yetiştirip bu günlere kadar getirmiş olmasaydı
bugün "Shinbei Hitachiya" diye biri olmazdı.
Shobei.
Bu yılki kötü hasat yüzünden muhtarların başı dara düşmüş olsa gerek.
Maalesef zayıflığımıza rağmen zorluklara karşı göğüs germeye çabalıyoruz.
Keşke daha önce gelip size yardım etseydim.
Hediyemizi getirin.
Afiyet olsun.
Bay Shinbei bir balya pirinç getirmiş.
Bay Shinbei mi?
Evet, toplantı konuğumuz.
Yarın sana en irisinden pirinç yumakları hazırlayacağım.
Teşekkür ederim.
Bir de kutuyla altın para, yani 1.000 ryo hediye getirmiş.
1.000 ryo mu? Daha neler!
Yakışıklı adam, hani!
Bakar mısınız?
Ne oldu masör?
Siz hangi adamdan bahsediyorsunuz?
Edo'da pirinç tüccarlığı yapan
Shinbei Hitachiya'dan bahsediyoruz.
Henüz genç yaşlarındayken
Monzen'de perişan bir dükkânı vardı.
– Şimdi 35'ine basmış mıdır? – Basmıştır.
– Artık o yükseklerde biri. – Sahiden öyle.
Demek Monzenli Shinsuke, öyle mi?
– Sana turşu getirdim. – Teşekkür ederim.
Bay Shinbei'yi tanıyor muydun?
Hayır, ben garibanın tekiyim.
Öyle tanıdıklarım olmaz.
Ne oyalanıyorsunuz? Çabuk olun, yemekleri hazırlayın.
O kadar parayı kendi gözlerinizle mi gördünüz bayım?
Bu yaşıma kadar o kadar parayı bir arada hiç görmemiştim.
Pardon efendim.
Aferin masör, beklemen gereken yer burası.
Size sormak istediğim bir soru var.
Beni neden buraya getirdiniz?
Bay Shinbei tahtırevanla gelirken yolda seni görmüş.
Beni mi görmüş?
Tam yol yorgunluğundan bahsederken seni görmüş.
Banyodan çıktığı zaman seni ona göndereceğim.
Peki.
Shinsuke beni çoktan unutmuştur.
Yanlış bir durum mu var?
Ne? Yok, hayır.
– Müsaadenizle. – Ne vardı?
Masörü getirdim efendim.
– Peki, gelsin. – Olur.
– Teşekkürler. – Önemli değil.
Müsaadenizle bayım.
– Teşekkürler. – Önemli değil.
Özellikle gelmesini istediğiniz masör bu muydu?
Özellikle istemedim ki.
Geçerken yolda denk geldim.
Yerli masörler meraklı olur.
Kimsenin işlerime burnunu sokmasını istemiyorum.
Güzel, ince düşünmüşsünüz.
Muhtarlarla görüştükten sonra omuzlarım tutuldu.
– Gel masör, omuzlarıma bak. – Olur.
Bana müsaade.
Kendi mekânımdan getirdiğim birkaç kız diğer odada sizi bekliyor.
– Masajın ardından ister misiniz? – Sağ ol, istemez.
Aman Kasama'nın yerlisiyle beni muhatap etme.
Doğru ya, düşünemedim, kusura bakmayın.
Ama ayarlayabilirsen bir bakireye itiraz etmem.
Peki, oldu. Sizin için bir bakarım.
Ha, bu arada efendim,
bugün buraya geldiğinizi yargıca haber verdim.
Pardon!
Bölgenin çeteci patronu bu mu?
No comments yet. Be the first to leave one.