Prvních 200 řádků.
Müşterilerimizin dikkatine.
Havuzumuz kapanmıştır.
Lütfen çıkışa yöneliniz.
Burada ne işin var?
Tamam.
Dur. Lan. Yapma.
Yapma.
Yuh be. Sakin ol lan.
Sence oraya çıkabilir miyim?
Ne?
Hem yılan hem yükseklik korkun var ha...
Aynen.
Vay anasını.
Bunu kaldırabileceğini nereden çıkardın?
Ben kaldırırım.
Hassiktir.
Omzunda huni ağlı örümcek var.
Sakın kıpırdama, tamam mı?
- Siktir git, amcık. - Ne?
O da neydi lan?
Bir daha yap bakayım.
Sikeyim.
N'apıyorsun amına koyayım?!
Korkmadığın bir şey var mı?
Artık gitmeliyiz.
Tamam.
- Bunun anlamı ne? - Bilmem, iyi bir şey mi kötü bir şey mi ki?
- Bir anlamı yok ki. - Tamam da, yani, hadi ama...
Ne “hadi ama”sı?
Okulda görmezden gelip, sonra aniden benimle takılmak istiyorsun?
Yani, hiç mantıklı gelmiyor.
- Seni görmezden gelmiyorum. - Geliyorsun.
Okuldayken tamamen farklı birisin.
- Sonra da sadece benimle takılıyorsun. - Nasıl farklı olduğuma dair bir örnek ver.
- Davranışların... - Aklıma bir tane bile gelmiyor.
- ...konuşman, yürüyüşün... Her şeyin. - Her zamanki gibi aynı pisliğim, dostum.
Değilsin.
Yat. Yat.
- Çekil üstümden. - Tamam.
Oraya daha önce gitmiş miydin?
Fabrikaya?
Hayır. İlk kez gittim.
- Ya sen? - Ben de öyle.
Harika.
Kimseye söyleme sakın.
- Fabrikayı diyorum. - He, tabii, söylemem.
- Sonra görüşürüz o zaman? - Tamam.
Hayatına sevgiyi kabul edecek mi?
Ve Tanrı'nın sevgisini kabul ederek, özgür seçimler yapmaya hazır olacak.
Onu buraya getirecek olan özgür seçimler.
Günahlarını itiraf etmek için.
Çünkü ebeveynliğin hem fiziksel...
...hem de manevi sorumluluğunun farkındayız.
Artık hepinizin sesimden bıktığına eminim.
Ben bıkmış durumdayım.
O yüzden şimdi hep bir ağızdan bu minik için dua edersek çok sevinirim.
- Sence o anne kaç yaşındaydı? - Naim!
12 falandır.
Ama biliyorsun, burada daha büyük çocuklar da var.
Anne.
Sally Frankston da dinlediğin o psikedelik trans şeylerine meraklı.
Aslında, psytrance deniyor ve buraya taşındığımızdan beri hiç dinlemedim.
- Hiç arkadaş da edinmedin. - Anne, yapma.
Psytrance mı?
- Ne zamandır ona “psych” diyorum? - Yaklaşık üç yıldır.
- Eminim bunu komik bulmuşsundur. - Hâlâ da buluyorum.
Arlene.
Sen de Naim olmalısın.
Ben, Rod.
- Şey... oğlum Hunter’ı okuldan tanıyorsun. - Selam, kanka.
Arlene, bunu, şey, biraz daha düşündün mü?
Hikâyeni diyorum? Yani, gerçekten çok uzun olması gerekmiyor.
Ve, şey, geç olmuştu...
...ve gökyüzünde turuncu bir şerit gibi bir şey vardı.
Sonra...
Şu çan sesleri vardı, hani şu sahte, tiz çan sesleri...
...ve o da şöyle dedi: “Tanrı seni çağırıyor, Naim. Dinle.”
Ben de direkt, “Anne, bu saçmalıklarından bıktım artık...
O sadece lanet bir dondurma kamyonu.” dedim.
O da bana...
“Günün birinde, Naim...
...göremediğin şeylere inanacaksın.”
Sonra biraz daha güldü.
Eskiden çok gülerdi.
Bunu sana anlatmamalıydım. Özür dilerim.
Sıkıntı yok.
- Burayı seviyor musun? - Ne?
Bu yerin nesini seviyorsun?
Yok, buraya taşınmak isteyen annemdi.
Buraya aitmiş...
Neye aitmiş?
İnanan insanlara.
Bilmiyorum. Saçma sapan şeyler işte...
Şimdi de... bu bok çukurunda sıkışıp kaldım.
Yani... hiçbir şey yok mu o zaman?
Ne?
Bu yerde sevdiğin hiçbir şey yok mu?
Yok.
Hiçbir şey yok.
Ne yaptığını biliyordum. Sadece yürüyüş yapıyordu.
Çünkü dışarıda yürüyor olsaydı, bunun hakkında konuşmak zorunda kalmazdık.
Tom’un başına bu korkunç şeyin geleceğini biliyordum...
...daha doğrusu ikimizin de başına...
Ve ben evde, bu dehşet verici sessizlik içinde oturup duruyordum.
Ama o sessizlikte başka birini buldum.
Beni dinleyecek birini.
Ölüm hakkında konuşan, ama...
...her şeyden önce hayat hakkında konuşan birini.
İsa o sessizliğin içinde.
Ve artık o sessizliği seviyorum.
Kendimi... güvende hissettiriyor.
“Ölme, zavallı Ölüm.
“Beni öldürmeye de gücün yetmez.
“Huzur ve uykudan...
“...ki bunlar senin sadece silik suretlerin...
“...onlar böylesine huzur veriyorsa...
“...aslı olan senden çok daha büyük bir mutluluk doğmalı.
“Ve bu yüzden en iyilerimiz en erken seninle buluşur.”
Gerçekten mi?
Yok.
Naim, bir şey içmek istemediğinden emin misin?
Çay, su, meyve suyu?
Bir biraya ne dersin?
- Kendini komik sanıyor. - Komiğim.
Biz içki içmeyiz.
Izzie?
Teşekkürler.
Peki...
O zaman...
Neler olduğunu anlatır mısın?
Annen iyi mi?
İkinizin de zor günler geçirdiğini biliyorum.
Hunter’a uğradığımı söylemezsiniz, değil mi?
Lütfen, ikisine de söylemeyin.
- Daha önce böyle bir şeye katılmış mıydın? - Evet.
Bu da annemle babamın o enayiler için düzenlediği gösterilerden biri işte.
He, aynen.
Babam da o enayi sikiklerden biri.
- Sence o herif bunu durdurabilir mi? - Neyi durdurabilir mi?
- Hissediyor musun? - Almayayım, teşekkürler.
Bize ne hissettiğini anlat.
Şey...
Biraz soğuk gibi sanki...
Bu iyi. Soğuk iyidir.
Her sıcaklıkta bir yücelik vardır.
Tüm acılar...
İşte böyle.
Bu sizin şifanız.
Hissediyor musunuz?
Yani, pek sayılmaz... Yok...
Sadece öncekinden daha soğuk hissediyorum.
Bu, Tanrı'nın gücünün üzerinize çökmesi.
Tüm şehvetiniz...
...tüm edepsizliğiniz...
...tüm arzularınız...
...artık gitmek zorunda.
Yarın değil, şimdi.
Tam şu an.
Şimdi bakın...
Ateşe bakın...
Kutsal ateşinin gücüyle, kirletilmiş olanı yeniden yarat.
İki ateş, ya Rab.
Biri kirletmek, biri yeniden şekillendirmek için.
Harun'un oğulları kendilerini memnun etmek için ateş getirdiler.
Diledikleri gibi ibadet ettiler.
- Rod, neler oluyor? - Ve bunun üzerine yargı ateşi indi.
- Ryan! - Hunter?
Neler oluyor? Hunter?
Hunter? Hunter? Neler oluyor?
Rod, n'oldu? Neler oluyor?
Biri nefes almasına yardım etsin! Lütfen!
Harun'un oğulları kendilerini memnun etmek için ateş getirdiler.
Diledikleri gibi ibadet ettiler.
Ve bunun üzerine yargı ateşi indi.
- Hunter! - Başını tut.
Hunter! Benim. Bana bak.
Ryan, lütfen!
Tüketen ateş adına, yargıyı çağırıyorum.
Ateş şimdi düşsün!
Derhal sonlandır şunu!
Biri bir şey yapsın!
Biri bir şey yapsın! Çok korkuyorum.
Oha!
İşte bu!
Hayırdır, amcık?
Soktuğumun eziği.
Yavaş! Yola çıkma, dostum.
Bekle. Bekle. Bekle.
Ryan?
Annen bizi görecek. Senin durumunu da öğrenecekler.
İyi misin?
Hadi.
- Bunu kesmelisin. - Neyi kesmeliyim?
- Yapamam. - Naim?
Dostum. Hadi yola çıkalım, dostum.
Sana burada olmaz demiştim.
Yakalanacağız.
Burada kimse olmadığına emin misin?
Emin misin?
Hadi o zaman.
No comments yet. Be the first to leave one.