The Good Place

The Good Place

Stáhnout Turkish titulky

Série 4

Informace o verzi

The Good Place - S04E07 - NF WEB-DL - AJP69 / AMRAP / ION10
Komentář od bontoutou

Tagy

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
Zveřejněno: 2022-03-12
Stažení: 34
Pro sluchově postižené: No

Náhled titulků v jazyce Turkish

Prvních 200 řádků.

NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ

Ahiret hayatınızın ilk senesi geride kaldığında

en çok neyi hatırlıyorsunuz?

Kurduğunuz ebedî dostlukları mı?

Birlikte aştığınız zorlukları mı?

Her şeyin çikolatadan yapıldığı günü mü?

O müthiş bir gündü.

Fıstık ezmeli çikolata yedim. Çikolatadan yapılmıştı.

İlk senenizin bitmesine birkaç saat kalmışken

gece yarısından önce başkalarına mümkün olduğu kadar çok

iyilik yapmaya ne dersiniz? Ne olur ne olmaz diye.

Biliyorum. O kısmı çıkaracağım.

Biraz yoruldum. Üstüme gelmeyin.

Bu video, Eleanor'un tüm deneyi ifşa ettiği kısım hariç,

akşamki partiden önce gösterilecek.

Bu arada partinin teması, Bir Sene Bitti, Sonsuz Sene Kaldı.

Londra tarzı resmî giyinilecek.

Knightsbridge tarzı, Kensington değil.

Batı Brompton'dan uzak olsun da.

Hayal edebiliyor musun?

Hayır.

Gece yarısından hemen sonra işlem gücümü tazelemek için

Janet bebeklerimi vahşi biçimde yiyeceğim.

Benimle göz teması kurmayın.

Anlaşıldı. Bu akşamki partide son kez puan toplamaya çalışacağız.

Birbirlerinin şerefine kadeh kaldırmalarını önereceğim,

konuşma yapıp yaşadıklarından ve gelişimlerinden bahsederler...

...insanlık kurtulur!

Son gün çocuklar. Final muhteşem olsun.

Tam da bu yüzden bir süredir sihirbazlık öğreniyorum.

Kıyak.

Düşünüyordum da...

Hayır, Muhteşem Dr. Presto gösteri yapmayacak.

- Hadi ama... - Dostum, sihir saçma bir şey,

özellikle de burada, gerçek sihrin bulunduğu yerde.

Karşı tezimi sunuyorum... cebine bak!

Öbür cebine.

Hay aksi, pardon. Benim cebimde.

Kıyak.

Peki, gösteri yapabilirsin.

- Sahi mi? - Evet, o cep numarasıyla

fikrimi değiştirdin.

Oley!

- Dalga geçiyorsun. - Evet.

BÖLÜM 46

Bu akşam için çok heyecanlıyım.

Ayrıca hepiniz Met galasında

vestiyer görevlisi olabilecek kadar şıksınız.

Met galası demişken, Solange ile Jay-Z'nin

asansörde tartıştıkları görüntüleri hatırlar mısınız?

Dudak okumayı öğrendim, meğer "Haksızlık!

Düğmeye ben basacaktım!" diye bağırıyormuş.

Yani sanıldığı kadar ağır bir mevzu değilmiş.

Selam çete. Bugün formdaydım.

Kapıyı kapatayım. Gözünden vurduğum turnalar içeri girmesin.

Neden?

Brent, giyin de partiye yetişelim.

Tamam, bir dakika.

Janet şunu verdi...

Kutuda smokin.

Janet'ı kovmama ramak kalmıştı ama kendini çok geliştirdi.

Tamam. Henüz çıkamayız. Bir şey göstereceğim.

Bunu, aylar süren gözlem sonucunda elde ettim.

Delirdiğimi sanacaksınız ama...

Yok canım, neden öyle sanalım?

Bu mahallede bir terslik var.

Bu odada bulunanlar da bu işe dâhil.

Sona gelmiş olmamıza rağmen

başarıp başaramadığımızı bilmiyoruz.

Janet, o dikili taşın içini görme ihtimalin var mı?

Sihirli puan tablosunu görmüş oluruz.

Bir ihtimal var, evet.

970 trilyonda bir.

Bir deneyelim.

İşe yaramadı.

Hemen dönerim.

Büyük ölçüde içim rahat ama keşke Brent'in geliştiğine dair

tek bir kanıtımız olsaydı.

Yolda biriyle çarpışıp

"Pardon, benim hatam." dediği samimi bir an.

Bunu duymak için adam bile öldürürüm.

"Pardon, benim hatam." demesi için kiminle yatmalıyım?

Kritik anlarda deneyle ilgili paniğe kapılmak

bana özgü bir davranış.

- Umutsuzluğa kapılma. - Tamam.

Sadece... Beni biliyorsun.

Dünya'da, kazanmamın kesin olmadığı veya şike yapması için

hakeme rüşvet vermediğim tek bir maç oynamadım,

kaybedersek çok kızacağım.

Bir gün daha sabret.

Plana uyacak, köklü bir değişiklik yapmayacağız.

Ama sihirli bir şey yapabiliriz.

Unut o işi.

Haklı.

İlk günden beri buradan şüpheleniyorum.

Son birkaç aydır veri topluyorum

ve artık eminim.

Bir şeyler borka sarmış.

Bunlardan hiç bahsetmemiştin balım.

Ona "balım" mı diyorsun?

Bomba haberler bunlar.

Delil topluyordum.

Veri toplama sürecini tehlikeye atmak istemedim.

Ne romantik.

Bildiklerim şunlar...

Eleanor ile Michael bizimle ilgili bir iş çeviriyor.

Mahallede 300 kişi var ve nedense tüm vakitlerini

bu odadaki altı kişiyle konuşmaya ayırıyorlar.

Başka kiminle konuşacaklar?

Aptal Şort Cathy'yle mi?

Onunla ne alıp veremediğin var?

Şort giyiyor. İsmi "Cathy". Daha ne olsun?

Jianyu, iyi misin? Terliyorsun.

Hayır, bir şeyi yok.

Meditasyon sırasında hep terler.

Hatta buna "ter-itasyon" der.

Yok, yani aslında, konuşmadığı için ben öyle diyorum.

Sting arkadaşım olur.

Daha fazla katlanamayacağım.

Bildiğim şey "bomba dedikodu"dan "kritik bilgi" seviyesine terfi etti.

Evet, söyleyeceğim.

O Jianyu değil. Adı Jason ve buraya yanlışlıkla gelmiş.

Chidi saklanmasına ve daha iyi biri olmasına yardım ediyor.

Ben de biliyordum.

İstersen itiraf et hayatım.

Merhaba Simone. Florida, Jacksonville'den Jason Mendoza.

Sıkı Jaguars taraftarıyım.

Başka ne söyleyeyim...

Yüzme havuzunda doğmuşum...

Bundan hiç bahsetmemiştin ördeğim!

"Ördeğim" mi? Oturmalıyım. Bu kadarı fazla.

Söylemeyeceğime yemin ettim

ve sözünü tutmak ahlak biliminin temel prensibidir.

Ne romantik.

Buradaki bazı şeylerin tuhaf olduğunu varsayalım. Teorin nedir?

Bilmiyorum.

Belki burası İyi Yer değildir.

Belki bir sınavdır.

Tahminime göre bu bir deney.

Kapalı bir ortamda gözlem altındayız.

Simone, mantık çerçevesinde kalalım.

Cennetteyiz.

Temiz hava, dağlar, Janet!

Doğru, bazılarımızın boyu 1,80'in altında

ama onun dışında burası kusursuz.

Hayır, değil.

Jason bunun delili.

İyi Yer'de olmadığımıza dair daha kanıt istersen

buraya ait görünmeyen tek kişinin o olmadığı aşikâr.

Aslında haklı. Hatta bu kesin bir bilgi.

İlk kez konuşmanın devamını iple çekiyorum.

En başta Mike ve Eleanor'la konuştum,

"Sakın kimseye söyleme

ama buradan daha iyi bir yer var, adı En İyi Yer

ve oraya gidiyorsun amigo." dediler.

"Amigo" dediklerini sanmıyorum.

Bir sene boyunca sanırım beni sınamak istediler,

ki başardığım kesin.

Gece yarısı, ilk Escalade'le buradan gideceğim.

- Brent? - Evet?

- Bir düşün. - Peki.

En İyi Yer'e seni neden alsınlar?

Evrendeki en muhteşem insanlardan biri olman gerekir.

Bana mantıklı geldi. Ne diyebilirim ki?

Ibiza'ya yaptığımız alışveriş gezisi dönüşünde

Prenses Kate'in dediği gibi,

"Çok fazla yükümüz var."

Belki de endişelerimizi bir kenara bırakıp keyfimize bakmalıyız.

Hayatta olmaz.

Burada tam olarak neler döndüğünü öğrenmeliyiz.

Partiye gidelim ve gözümüzü dört açalım.

İkimiz için özel bir görevim var.

- Ben... - Güzel.

Bal ile Ördek iş başında.

05:32:09 İLK YILIN BİTİMİNE KALAN SÜRE!

- Nasıl gidiyor? - Harika.

- Hayır, değil. - Evet, berbat.

Simone, mahallenin göründüğü gibi olmadığını anlamış.

Aylardır delil topluyormuş.

Yani Brent'le takılması ve grup faaliyetlerine katılması...

Yalandanmış.

Onu gözlemliyormuş. Her şeyi gözlemliyormuş.

Çocuklar, bir kart seçin.

- Oley! - Vakit yok.

Denekler foyamızı anlamış.

Bir tuhaflık olduğunu sezmişler, deney rayından çıkabilir!

Olamaz.

Pardon, istemeden oldu.

Ne?

Burada hiçbir şey yok. Sen bir şey buldun mu?

Michael'ın yazdığı şarkı sözleri.

"İşte size küçük bir mâni, anlatır Kıyak Şehri'ne giden treni.

Açın kristal zihninizi, geçirelim keyifle kozmik vaktimizi."

Kesin cehennemdeyiz.

Teorini kanıtlamaya çalıştık ama elimiz boş dönüyoruz.

Chidi, yalan söylediklerine dair bunca kanıtı nasıl görmezsin?

Eleanor bunun ilk mahallesi olduğunu söyledi.

Belki de bunlar kusurdan ibarettir.

Ayrıca doğru olduğunu umduğum başka şeyler de söyledi.

Ne tür şeyler?

More Turkish subtitles for The Good Place

Komentáře

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left