Blue Sun Palace

Blue Sun Palace

Stáhnout Turkish titulky

Informace o verzi

Blue Sun Palace 2024 VOSTFR 1080p WEB-DL H264-Slay3R
Komentář od dikistutmaz
24 fps

Tagy

webdl
Zveřejněno: 2025-06-19
Stažení: 59
Pro sluchově postižené: No
FPS: 24

Náhled titulků v jazyce Turkish

Prvních 200 řádků.

2024 Cannes Film Festivali - French Touch Eleştirmenler Haftası Jüri Ödülü

Bir şey söylesene.

Dudaklarında bir şey var. Ben temizlerim.

N'oldu?

Çok güzel.

Küçük bir restoran; ama yemekleri çok lezzetli.

Buraya sık gelir misin?

Pek sık gelmem.

Dışarıda yemek yemek pahalı olduğu için sadece ara sıra geliyorum.

Seninle birlikte olduğumda mutlu oluyorum.

Her gün, ter kokan adamlarla çalışıyorum.

İşten sonra, yatakhanede kart oynayarak vakit geçiriyorlar.

Ben oynamayı bilmiyorum.

Bu yüzden seninle akşam yemeğine çıkmayı seviyorum.

Buraya gel.

Tat bakalım.

Yesene, ziyan etme.

Patates ister misin?

Ben de seninle birlikte olduğumda mutlu oluyorum.

Acıymış.

Hunanlısın, değil mi? Acılı yemeklere alışkın değil misin?

Gözlerimi yaşartıyor.

Patatesler çok lezzetli.

Yemekten sonra nereye gitmek istersin?

Sen karar ver.

- Sen karar ver. - Karaokeye gidelim mi?

Şarkı söylemekte pek iyi değilimdir.

O zaman beni dinle, yeter.

Ben de iyi değilim.

İyi vakit geçireceğiz, ne önemi var ki.

Her gün seninle yemek yemek istiyorum.

- Gerçekten mi? - Evet.

Haftaya başka bir restorana gidelim.

Başka bir şey deneyelim.

Bu çok güzel olur.

Söz mü?

- Çocuk gibisin. - Anlaştık.

Saçımı tutabilir misin?

Beni öpeceğini biliyordum.

Saçların ıslak

Bu yüzden yanıyorum

Ceketimi çıkarmalıyım.

- Aa, yandın mı? - Yandım.

Yorgunsun

Bu yüzden uykuya dalıyorum

Yalnızca Tanrı bilir Derler ki...

Sen mutlusun, o yüzden ben de mutluyum

Güller açıyor

Daha ne isteyebilirim ki?

Çok istiyorum, ama sahip olamıyorum

Mükemmel uyumu bulmak zor

Haz ve öfke, keder ve neşe

Senin hatalarını tekrarlayacağım

Çok geç.

Önce seni evine bırakayım, sonra rahat rahat kendi evime dönerim.

- Olur mu? - Eve dönmene gerek yok.

- Emin misin? - Eminim.

- Geç. - Tamam.

Biraz bekleyebilir misin?

Alçak sesle konuş, uyuyorlar.

Vakit geldi.

Burası çok aydınlık.

Bugün hava güzel.

Uyumaya devam et.

Orası New York'a benzemiyor. Neresi orası?

Haklısın, New York değil.

Orası, Baltimore.

Amy'le birlikte orada bir restoran açmak istiyoruz.

Restoran mı? Bana niye söylemedin?

Sana niye söyleyeyim? Aramızda ne var ki?

Dün gece benim erkek arkadaşın olduğumu söylemiştin.

Şimdi de fikrini mi değiştirdin?

Bir gün deniz kenarında bir evimiz olsa ne güzel olurdu.

Büyük bir ev istemiyorum, küçük bir ev yeter.

Rahat bir ev.

Şu anda olduğu gibi güneşin ışığıyla dolan bir ev.

Çok güzel.

Köpeğimiz de olsun.

- Olur mu? - Köpekleri sever misin?

Severim tabii.

- Ne tür köpekleri seversin? - Büyük köpekleri.

Ben de. Ben de severim... ne deniyordu onlara?

Labrador, sanırım.

Küçük bir evde büyük bir köpek besleyebilir miyiz?

- Sadece küçük besleyebiliriz sanırım. - Bahçede besleriz.

Onunla sahilde yürüyüşe çıkarız...

...koşarız, spor yaparız.

Ben balık tutmaya giderim, sen de yemek yaparsın.

Balık tutmaya mı gidersin? Başka bir şey yapamaz mısın?

Neden yemek yapmak zorundayım? Sen yapabilirsin.

Ama restoran açmak istiyordun.

Aşçı olan Amy, ben değilim. Ben yemek yapmayı bilmiyorum.

Ben, para işlerini hâllederim.

Ben çalışırım, sen parayı toplarsın.

Şanssızım.

- Benim yaptığım yemeği yer misin? - Yerim tabii.

- Ciddi misin? - Hangi konuda?

Sadece bana ait olacağına söz verir misin?

- Beni istiyor musun? - Elbette.

O zaman işe git. Geç kalırsan, daha az kazanırsın.

Tamam.

Şunu takabilir misin?

- Bu senin için. - Benim için mi?

Peki.

Evine asabilirsin.

Belki bir gün oraya gidebiliriz.

Cinsel hizmet verilmez

Ne izliyorsun?

Ver şunu bana. Açlıktan ölüyorum.

Güzelmiş.

- Çamaşırları yıkadığın için sağ ol. - Rica ederim.

Bugün erkencisin.

Erken kalktım.

Niye?

Dün gece biri, geç saatlere kadar ayaktaydı.

Sabah onu gördüm.

Umarım seni rahatsız etmemişizdir.

Sadece birlikte uyuduk, hepsi bu.

Ne ya? Doğruyu söylüyorum.

Dikkatli ol.

Ziyaret kurallarını biliyorsun.

Dikkatliyim.

Dün gece otobüsünü kaçırdı. O yüzden buraya geldi.

Gerçekten, yalan söylemiyorum.

Bir misafir ağırlamak ister misin?

Bunu asla yapmayacağımı biliyorsun.

Bence...

...biraz eğlenmelisin.

Sıkılmadın mı?

Hep eğleniyorum zaten.

Yemek yapmak beni eğlendiriyor.

En çok neyden zevk aldığımı biliyor musun? Seninle birlikte olmaktan.

Kes şunu. Abartıyorsun.

Neden bir erkeğe ihtiyacım olduğunu düşünüyorsun?

Öyle demedim ki.

Evli, değil mi?

Karısını pek umursamıyor gibi görünüyor.

Valizlerini hazırladın mı?

Hayır.

Henüz hazırlanmadıysan, bunu sana versem mi?

- Versem mi? - Nedir bu?

Mutlu Yıllar!

Cam kenarı koltuk.

Sakın bana aşık olayım deme.

Gitmeden önce, Vivi'ye bir hediye almalıyım.

Boş ver, paranı harcama.

- Merhaba. - Merhaba, kızlar.

Geçiş ücretini alayım?

Geçiş ücreti mi? Sana birçok kez yardım ettim.

- Atla. - Ödeme yapmanız gerekiyor.

- Atladım. - Ödeme yapmanız gerekiyor.

Kolların çıplak, üşümüyor musun?

Merdivenler buz gibi.

Amy! 12:00'den14:00'e kadar 2 müşterin var.

- Josie, 17:00'de 1 müşterin var. - Tamam.

Fei, 18:00'de müşterin var.

Battaniyeni hiç kaldırmıyorsun.

Biliyorum. Dırdırı kes.

Ben hâllederim.

- Pencereleri siliyorum şu an. - Güzelce sil.

- Dün bir leke gördüm. - Yalan söylüyorsun. Bu doğru değil.

Rastgele atıvermişler.

Fei, artık daha düzenli olabilir misin?

Darmadağın buralar.

Zenginliğinle bizi bereketlendir.

Şimdi üç reverans.

Sana kurabiye getireceğim.

Tamam. Dön.

- İyi günler dilerim. - Teşekkürler.

- Çok teşekkürler. - Teşekkürler.

Güle güle.

Bak!

Güzeller, değil mi?

Vivi'ye bir tane vermek istiyorum. Ona hangisi yakışır, bana hangisi yakışır?

Bu sana çok yakışır. Senin kadar sevimli.

Aptal gibi görünüyorum.

- Ne kadar? - 100.

Tamam.

Ver, ben hâlledeyim.

Merhaba.

- 100, lütfen. - 100 mü?

Evet, 100.

Teşekkürler.

100 demiştik.

Eksik bu.

Amy, dur.

Değmez.

Böyle devam edersen, sonu kötü olacak.

Ben hâllederim.

Onun yerine bunu hâllet.

- Paranı istemiyorum. - Para paradır.

Al şunu.

Kendine iyi bak, tamam mı?

- 2.80 bacaklar... - Omuzların.

- Acele et. - Şuna bak.

Fotoğrafımı çek. Acele et.

Didi gibi poz ver. Bak.

Fazla orospu gibi mi oldum?

Götünü çıkar biraz.

- Tekrar. - Tekrar. Hadi.

Blue Sun Palace subtitles in other languages

Komentáře

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left