Informace o verzi

Fight Zatoichi Fight 1964 480p BluRay x264-mSD
Komentář od hymaster

Tagy

BluRay
x264
480p
480
Zveřejněno: 2022-03-12
Stažení: 40
Pro sluchově postižené: No

Náhled titulků v jazyce Turkish

Prvních 200 řádků.

BİR DAİEİ LTD. ŞTİ. YAPIMI

~ ZATOİCHİ'NİN KANLI YOLCULUĞU ~

Yapım: TOMİO TAKAMORİ, SADAO ZAİZEN

Hikâye: KAN SHİMOZAWA Senaryo: SEİJİ HOSHİKAWA

TETSURO YOSHİDA MASAATSU MATSUMURA

Sinematograf: CHİKASHİ MAKİURA

Sanat Yönetmeni: AKİRA NAİTO

Müzik: AKİRA İFUKUBE

Editör: KANJİ SUGANUMA

Oyuncular:

SHİNTARO KATSU

HİZURU TAKACHİHO NOBUO KANEKO

YOSHİ KATO TATSUYA İSHİGURO

JUTARO HOJO KOJİ FUJİYAMA

TORANOSUKE TENNOJİ

İKUKO MORİ NOBU KAWAGUCHİ

TERUKO OOMİ

Yönetmen: KENJİ MİSUMİ

Körlerin kutsal yolculuğu.

Körlerin kutsal yolculuğu.

Çeviri: hymaster

Körlerin kutsal yolculuğu.

Aranızda "İchi" adında bir kör var mı?

"İchi" diye bir körü mü arıyorsunuz?

Baksana İchi!

Sen değilsin.

Ben körüm. Adım İchi Matsu bayım.

Pardon bayım.

Benim adım da İchi Sugi.

Ben de İchi Yo.

Ben de İchi He.

Bu durumda hepimiz Zato (=kör) İchi oluyoruz.

Kesin şamatayı!

Kesin şunu!

Kör aramıyoruz.

Şu duvarda sıraya dizilin.

Çabuk olun!

İtip kakmanıza gerek yok.

Yüzünü göster!

Sen, yüzünü göster!

Burada değil.

Hangi cehenneme gitti bu baş belası?

Kör biri çok uzağa gidemez.

İyi niyetli yardımınız için herkese teşekkür ederim.

Postumu kurtardınız, size çok minnettarım.

Körler olarak birbirimize arka çıkmalıyız.

Görenlerle alay etmek çok eğlenceliydi.

Evet, kesinlikle, günümüze neşe kattık.

Bir süre sessizliğin ardından yaşadığımız en keyifli andı.

Güzel, artık yola çıkmalıyım.

Lütfen kendine dikkat et, çünkü görenler

körlere karşı son derece zalim olabiliyor.

Teşekkür ederim.

Belki bir gün yine karşılaşırız.

Güle güle.

Lütfen kendine dikkat et.

Görebilen düzenbazların sana zarar vermelerine izin verme.

Baksana masör!

Seyahat ederken ayaklarını dinlendirmek ister misin?

Sağ ol, gerek yok.

Geri dönüş tarifesi, binmez misin?

Hayır, sağ olun.

Fiyatımız çok uygun; 30 mon, yarı fiyatına.

Yarı fiyatına mı?

Kör olduğunu fark ettiğimiz için sana böyle bir teklifte bulunuyoruz.

– Öyle, sudan ucuz. – Sudan ucuz.

Peki, öyle olsun.

Yeniden düşündüm de, olmaz.

Neden?

Gözüm görmüyor benim, ayaklarımda sorun yok ki.

Öyleyse 20 mon yapalım.

20 mon bedava. Gel, bin.

15 mon?

Bakın, Zatoichi işte bu!

Pekâlâ, kestirmeden gidip önünü keselim!

İyi misiniz hanımefendi? Ne oldu?

Aniden kramp girdi.

– Kramp mı? – Dikkat edin!

Durumu iyi değil galiba.

– Teşekkürler. – Pardon hanımefendi...

Lütfen tahtırevanıma siz binin.

Kabul edemem.

Siz de olsanız aynısını yapardınız.

Lütfen siz binin.

Onu hakladık!

Serseri, geberdi sonunda!

Dur, taşıdığımız adam bu!

Bize saldırdılar!

İşte tam burada bayım.

İyi misiniz hanımefendi?

İyi mi?..

Muhtar yetiş, çabuk!

Korkarım tamamen benim hatamdı!

Kadın kimdir, hiç bilmem ki... O sabinin annesi olsa gerek.

İçinizde onu tanıyan biri var mıydı?

Yolculuk belgesine göre kadın,

İna'ya bağlı Miyagi Köyü'nde yaşayan kocasının evine gidiyormuş.

Miyagi Köyü demek.

Kocası Unosuke adında biri, eskiden ipek böceği kozası simsarlığı yapmış.

Demek ki emektar biriymiş!

Taahhütlü bir de belge var.

Kadın yolculuk ettiği sırada Unosuke'nin parası bitmiş olmalı ki

Nirazakizai'de 5 ryo kredi teminatı olarak karısını göstermiş.

5 ryo mu?

Demek ki özgürlüğüne kavuşmak için çalışıp borcu kapatmak zorunda kalmış.

Acaba bu Miyagi Köyü ne kadar uzak, biliyor musunuz?

– Yaklaşık 100 km. – Hayır, daha uzaktır.

Yoksa sen bebeği babasına teslim etmeyi mi düşünüyorsun?

Unosuke'ye ne kadar üzgün olduğumu bizzat anlatmak istiyorum.

Tsuchihei ile Umasuke, size zahmet olacak,

bu adama Miyagi Köyü'ne kadar eşlik edin.

– Ama efendim!.. – Hayır, anlayışlı olun!

Aferin bebeğe. Gel, bezini değiştirelim.

Bitti, bitti, bitti... Aferin sana bebek.

Uslu bebek.

Bu amcan seni babana götürecek, artık korkacak bir şey kalmadı.

Ben çok üzgün...

Erkek miymiş?

Demek ki sağlığı yerinde.

Maktulün bir tutam saçını da yanında götür.

– İcabına bakalım mı? – Şimdi olmaz.

Hâlâ tetikte, bizi bekliyordur.

– Avcumuzun içinde. – Merak etme, izini kaybetmeyiz.

Baksana yanında bebek de var. Tedbiri elden bırakmaya mahkûm.

Zamanı geldiğinde ben söylerim.

Omuzlarım öyle ağrıyor ki.

Umasuke şunlara bak!

5 kişiler.

Zavallı bebeğin annesini öldüren de sizsiniz.

Bırak onu-bunu şimdi! Derdimiz seninle, kelleni omuzlarından ayıracağız.

Adımızı temizlemek için seni öldürmemiz gerekiyor.

Bence para içindir.

Beni öldürmek için sizi tutmuşlardır.

Paranızı da peşin ödemişlerdir.

Biz hayatımızı böyle kazanırız.

Öyleyse sizi uyarmamın hiçbir anlamı yok sanırım.

Ama bir sorunumuz var.

Bebeği Miyagi'deki babasına teslim etmek zorundayım.

Hesaplaşmayı teslimattan sonra yapalım.

Olur mu?

Teslimattan sonra ne zaman isterseniz çarpışırız.

Teklifim oldukça makul.

Peki, geçmeme izin verecek kadar anlayışlı mısınız?

Siz kendinizi insan mı sanıyorsunuz?

Kesenize para girsin yeter ki,

kime ne olduğu umurunuzda bile olmaz.

Masum yavrucak olsa bile!

İyi bildin İchi!

Başkaları umurumuzda olmaz.

Bizde töre böyle.

Biz Monju Beyliği olarak, bu sayede, hedefimizdeki kimseyi ıskalamadık.

Emin ol, vakti geldiğinde seni de huzura erdireceğiz!

Bir kenara yaz.

Tsuchihei?

Umasuke?

Arkadaşların az önce panikleyip kaçtı.

Ufaklıkla yolculuk hayli zor geçiyordur.

– Zenkoji Tapınağı'na doğru mu gidiyordunuz? – Evet.

Ne sevimli şeymiş bu böyle.

Waheiji'ye bakın hele!

Hangoro?

Seni buralarda gördüğüme şaşırdım.

Hayırdır, ne oldu?

Dur bakayım.

Çişinin geldiğini bana haber vermen lazım.

Oldu, oldu. Bitti, bitti.

Sana temiz bez bağlıyorum. Şimdi rahatlarsın.

Şimdi oldu, tamam. İşte bu kadar.

Ağlamayı kesti.

Bebekler ne istediğini biliyormuş.

Şimdi daha iyisin, değil mi?

– Gülecek bir şey yok. – Bence var.

Belki haberin vardır,

Zatoichi'nin başına ödül koymayı ben de düşünmüştüm.

Sana bile zor anlar yaşattığına göre

bence en doğrusu elini arı kovanına sokmamak.

Olur mu hiç; sonuçta Zatoichi de bizim gibi insan.

Ona şüphem yok.

Görme özürlü birinin koskoca para babasını sorguya çekmesi

itibarını feci bir şekilde zedelemiş olmuyor mu?

Öyle değil mi Hangoro?

Madem bu kadar akıllısın

niye gelip istemedin?

Neyi istememişim?

Yardım istemiyor musun?

Tam üstüne bastın.

Ödülü yarı yarıya bölüşürüz.

Öyle düşünme.

İchi yavşağının koskoca para babasının itibarını

feci şekilde zedelemesi beni ikna etmeye yeter de artar bile.

– Yani yardım edecek misin? – Oldu bil.

Ayağıma gelmiş bu eşsiz fırsatı tepmenin âlemi var mı?

Kararımızı verdik.

Artık yola çıkalım.

Er giden, işine; geç giden, boşuna.

Hesabı getir babalık.

Sen dur Hangoro! Ben öderim.

Bakar mısınız?

Buralarda hiç korkuluk var mı acaba?

Korkuluk mu?

Komentáře

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left