Intersection

Intersection (Kördüğüm)

Stáhnout Turkish titulky

Série 3

Informace o verzi

Kördügüm Season 3 Complete WEBRip Netflix
Komentář od saaaaa
Netflix Original Subtitles!

Tagy

webrip
web
BRip
Zveřejněno: 2020-09-30
Stažení: 34
Pro sluchově postižené: No

Náhled titulků v jazyce Turkish

Prvních 200 řádků.

Oğlumuz bir cinayete kurban gitti.

Hayatta inandığım her şeyi, herkesi kaybettim.

Bu kaza senin suçun değildi.

Oğlumun öldüğü o kazayı planladığını biliyorum.

Küçücük bir çocuktan kim, ne istemiş olabilir Feyza?

Seni öldürmek için o kadar çok nedenim var ki.

Oğlumun öldüğü kazayı sen planladın, biliyorum.

Sen evlat acısı ne demektir biliyor musun baba?

Bilmiyorsun ama şimdi öğreneceksin.

Feyza!

KÖRDÜĞÜM

[derinden gelen polis telsizi sesleri ve konuşmalar]

Kaç diyar geçtim, kaç zaman gezdim?

Hep çile çektim, hep sebat ettim

Kaç gece oldu, kaç güneş doğdu?

Neler oldu rüzgâr?

Ah rüzgâr al beni

Savur rüzgâr

Kördüğümü sen çöz rüzgâr

Ah rüzgâr

Bir başka dünya aradım

Bir başka rüya kovaladım

Ben bu düzene uyamadım

Savur beni

Savur rüzgâr

Ver bana.

Tamam, sağ ol.

-Hadi hayırlı işler. -Hadi güle güle evlat.

-Hadi hayırlı işler baba. -Hayırlı yolculuk.

-Sağ ol. -Kaan'ı öp benim için.

Eyvallah ellerinden öper.

Rüzgâr

Ah rüzgâr al beni

Sana bir sürprizim var, beğeneceksin ama.

İnanmıyorum sevgilim bu çok güzel.

Bana bir söz vereceksin.

Beni sevdiğin sürece bu kolyeyi hep boynunda takacaksın.

-Söz mü? -Söz.

Bir başka dünya aradım

- Ben artık yokum. - Ne demek şimdi bu?

Sen tercihini yaptın Ali Nejat.

Savur beni

Korkarım senin sadece kafan değil, kalbin de karışmış.

Bir başka dünya aradım

Bir başka rüya kovaladım

Ben bu düzene uyamadım

Savur beni

Savur rüzgâr

Birader bir yardım edin de eşyaları bir çıkarın.

Hadi kardeşim.

-Ne yapıyorsun İbo? -Saksıları yerleştiriyorum abi.

-Boş ver. Uğraşma. -Niye abi?

Geldin mi? Bir şey soracağım, Nejat Bey'in nesi var?

-Bir şeyi yok. -Yok yok, ben anlarım.

Gördüm içeri girdiğinde böyle suratı asık gibiydi.

Yok bir şey ya. Düğün telaşı, ev hazırlığı falan derken yoruldu adam.

Buyur abi.

Babamın bir kere başımı okşamışlığı vardır.

Güldüğünü de görmedim hiç.

Gerçi yalan olmasın, bir kere gördüm gibi sanki.

Benden dört, beş yaş büyük Erdal vardı, muhtarın oğlu.

Ufak tefek olduğum için ona kafa tutup kendimi ezdirmediğimden...

...böyle yarım ağızla bir şey yaptı sanki.

Güldü gibi.

Ben de ondan sonra habire o çocuğa dalaşmaya başladım.

Hatta babam gülsün diye köy meydanında dövmüşlüğüm bile vardır garibanı.

Ben dövmekten usandım, babam somurtmaktan usanmadı.

Hep mutsuzdu.

Evde, sokakta, kahvede. Mutsuzdu adam.

Görsen böyle, utanırsın mutsuzluğundan.

Ölsün bu adam, yaşamasın, yeter artık çektikleri dersin.

Ama yaşadı işte. Hem de uzun yaşadı.

Ne kendi güldü ne de bizi güldürdü.

Hiç merak edip sordun mu neden mutsuz olduğunu?

Bilmiyorum ki abi. Bi tevatür vardı köyde.

Babam birini sevmiş ama evlenememişler.

Dedem de zorla anamla evlendirmiş.

İşte ondan sonra anam mutsuz, o mutsuz, biz mutsuz, yaşadık gittik işte.

Bu iş olmayacak galiba.

Sırf Kaan mutlu olsun diye bu işi yapamayacağım.

Abi zaten sen bu evde mutsuz olursan Kaan mutlu olamaz ki.

Ben içeri geçiyorum, bir şey istiyor musun?

-Efendim Naz? -Ali Nejat neredesin?

Sabahtan beri sana ulaşmaya çalışıyorum.

Ne oldu, bir şey mi oldu?

Bir şey yok da Kaan seninle konuşmak istemişti.

Anladım, tamam, akşam geliyorum zaten.

Seninle de konuşmak istediğim şeyler var.

Hayırdır, kötü bir şey yok, değil mi?

-Gelince konuşalım mı Naz? -Tamam, bye bye.

Küçükken de böyleydin.

Ne zaman ortadan kaybolsan seni burada bulurdum.

Eski, güzel günler...

Keşke geri dönebilsek.

Hadi dönelim.

Nereden başlayacağız?

Nereden başlayalım, nereden başlayalım?

Mesela, mesela, mesela...

Senin, babamın köstekli saatini kırdığın,

benim de üstüme aldığım günden başlayabiliriz.

Evet.

Benim yerime sen ceza çekmiştin.

Gerçi tüm geceyi banyoda geçirmek zorunda kalmıştın.

O yüzden senin için o kadar da güzel bir gün değildi Enver Eren.

Senin acı çekmediğin her gün benim için çok güzeldir Eylül Eren.

Hep öyle olmuştur.

O gün de çok mutlu olduğum günlerden biriydi.

Ayrıca bizim küvet de sandığından daha rahattı.

Ben hiç bilmiyorum.

Sayende hiç banyo cezası almak zorunda kalmadım çünkü.

O kadar torpilim olsun.

Abiyim ben, rahat yerde önce ben yatarım.

Annem haklıymış aslında.

-Ne konuda? -"Bizim kızın gülüşü ilah...

...hüznü silah." derdi rahmetli.

Ne zaman yüzünü assan...

...canlı, aydınlık, güzel ne varsa öldürüyorsun, en başta da kendini.

Biliyorsun, değil mi?

Elimde değil.

Özür dilerim.

İnsan kendi hayatı söz konusu olunca...

...işte böyle çaresiz kalabiliyor.

Gerçi bunu sen, benden çok daha iyi bilirsin.

Haklısın.

Uğruna güçlü olmak istediğim kim varsa...

...yanında hep çaresiz kaldım.

Güçlendikçe yalnızlaştım.

Bütün sevdiklerimi tek tek kaybettim.

Tam tersini düşünmüştüm oysa.

Ben aslında öyle demek istemedim.

Bir tek sen kaldın işte, sadece sen kaldın.

Sadece sen.

Bir gün yeniden kaçıp gitmezsen.

Kaçtığım sen değildin ki.

Biliyorsun işte.

Bir gün yeniden kaçıp gidebilirim diyorsun yani, öyle mi?

Bak Eylül, nereye gidersen git...

...seni kendinden saklayacak bir yer bulamazsın.

O yüzden barışmayı dene.

Geçmişinle, yaşadıklarınla, kendinle.

Böyle çok daha mutlu, huzurlu olacaksın, inan bana.

Yoruldunuz mu? Çıkalım mı yukarı?

Tamam. Hadi bakalım.

Hadi bakalım hazırlan.

Uçağı kaçıracağız.

Feyza?

İyi misin?

İyiyim.

Şöyle biraz uzanayım dedim ama içim geçmiş. Kusura bakma.

Hemen hazırlanıyorum.

Benim de hastane ile ilgili yapmam gereken ufak tefek işler var, onları çözeyim.

Gelirim, tamam mı?

Tamam, hadi bir an önce hallet. Çok sıkıldım.

Tamam, çok az kaldı. Gidiyoruz.

Sen evlat acısı ne demektir biliyor musun baba?

Bilmiyorsun. Ama şimdi öğreneceksin.

Feyza!

- Nasıl hissediyorsun kendini? - İyiyim, iyi.

İstanbul'a gidince daha iyi olacağım.

Bir de Kaan'ı görünce tabii, burnumda tütüyor.

Değil mi?

Ali Nejat'la konuştuk bu sabah.

Akyaka'ya taşınma konusunda ısrarcılar.

Hep o Naz'ın başının altından çıkıyor bunlar.

O kadın Ali Nejat'a hiçbir zaman iyi gelmedi.

Bir an evvel ondan kurtulsak da hepimiz rahat etsek.

Maalesef artık çok geç.

Ali Nejat ne yaşarsa yaşasın bizi bırakmazdı.

Ama işte, uzaklaştırdı onu bizden.

Hepimiz çok kötü günler yaşadık. Yani onların da biraz...

...bu meselelerden uzaklaşmaları hepimize iyi gelecek.

Ben sadece Kaan'ın geleceğini düşünüyorum.

Çocuk oradan oraya sürükleniyor. Olabilir mi böyle bir şey?

Bu yıl okula başlayacak falan, bir sürü şey var.

Feyza.

Sakin olur musun?

Artık sadece ikimiz varız.

Biraz kendimizi düşünsek.

Ben geldim anneciğim.

Sana menekşe getirdim, en sevdiğin.

Ben gidiyorum anneciğim.

Ama yine geleceğim söz veriyorum.

Seni yalnız bırakmayacağım.

Deniz kenarında bir yer.

-Neresiydi dede? -Akyaka.

Ben gitmek istemiyordum aslında ama...

...babam hep birlikte gideceğiz dedi.

Naz ablayı hatırlıyor musun?

Hani beni çok seviyordu.

Bize çok yardım etmişti.

Onunla artık her gün birlikteyiz.

Bana çok iyi davranıyor, oyunlar oynuyoruz.

Babamla evleniyorlar.

Akyaka'da hep bizimle olacakmış.

Ama bana söz verdi.

Anneni ne zaman özlersen birlikte ziyarete gideriz dedi.

Ben seni hep özleyeceğim için hep geleceğim.

Bir şey daha diyeceğim ama kızma.

Anneciğim ben...

...Naz ablama da anne desem olur mu?

Intersection subtitles in other languages

More Turkish subtitles for Intersection

Komentáře

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left