Mythic Quest

Mythic Quest

Stáhnout Turkish titulky

Série 1

Informace o verzi

Mythic Quest Ravens Banquet S01E06 1080p WEBRip x265-RARBG
Komentář od altyazide
Net-Rip

Tagy

webrip
web
BRip
1080
x265
Zveřejněno: 2022-11-15
Stažení: 25
Pro sluchově postižené: No

Náhled titulků v jazyce Turkish

Prvních 200 řádků.

Hayır!

Havlıyor muydun sen?

Hayır.

Ne kadardır...

Ne kadardır uyuyorum?

Bilmiyorum.

İşe odaklanmıştın, ben de çıktım.

İçimizden biri iyi bir uyku çekmeli dedim.

Kahvaltı getirmişsin en azından.

Bu benim. Reçeteli.

Simit mi reçeteli?

Yasal açıdan bana bunu sormazsın.

Neyse. Beyaz parazit sorununu çözdüm.

Eve gidip bir duş alacağım.

Bugün öğle yemeğim var, böyle katılamam.

Öğle yemeğin mi var?

Evet, Michelle. Öğle yemeğim olabilir.

Hey, Poppy?

Evet, ne oldu? Sen...

Zachariah.

- Zachariah. - Adım Paul.

Ne oldu Paul?

Bir sorunumuz var galiba.

- Önemli mi? - Evet, aslında Maskeli Adam.

Her dakika binlerce dolarlık ganimeti bedavaya dağıtıyor.

Şu ana kadar yaklaşık 300 bin dolar kaybettik.

Bu kötü bir şey mi?

Evet, kötü bir şey Zach.

Özür dilerim ama Paul.

Umurumda değil.

Yani...

bu kötü mü?

Evet, kötü. Kimse kötü olduğunu nasıl bilmez?

Bu kötü. Bozuk bankamatik gibi ganimet dağıtıyor.

Bir at verdi. Atlar pahalı şeyler.

Tamam. Bu kötü.

Ian'a söyleyeyim.

Hayır, Ian'a söylemene gerek yok.

Paniğe kapılacak ve sonsuza dek başıma kakacak.

- Peki. Brad'e söylerim. - Hayır! Ona da söyleme.

Bu kapalı bir devre. Toplantı düzenleyip

her kararına tüm şirketi dâhil etmene gerek yok.

Ama şirketi komiteyle yönetirim. Gücümü buradan alırım.

Hayır, David. Bu senin zaafın.

Hayır. Zaafım omuzlarım. Bunu biliyorsun.

Kollarımı bırakır mısın? Ellerinden kurtulamıyorum.

Güçlü bir lider ne yapar?

Küçük yangınları kimsenin haberi olmadan söndürür.

Çöp kutusu yanıyor diye itfaiyeyi çağırmaz.

Çöp kutusu yanıyorsa itfaiyeyi ararsın çünkü...

Basitleştirelim. Ben kodu düzelteceğim,

sen Maskeli Adam'ın ganimet dağıtmasını engelleyeceksin.

Ben mi? Nasıl yapacağım?

Ona vurdukları zaman ganimet dağıtamıyor o yüzden buraya otur,

peşine düş ve ben sorunu düzeltene kadar ona vur.

Bu tuşla. Güven bana, çözeceğiz. Önemli bir şey değil.

Önemli değilse neden boynunda döküntüler var?

Bunlar mı? Hep varlar. Her şey neden olmuş olabilir.

Hayır, stres yüzünden. Biliyorum.

Boşanma sürecinde her yerimde çıkmıştı. Benim suçum değildi.

- Karım... - David.

Peki, bunu duyurmayacağım ama öğrenecek.

Bilgisayarının başına oturduğu an.

Onu kafaya takma. Bir planım var.

- Günaydın beyler. - Günaydın Ian.

- Selam. Nasıl gidiyor? - Günaydın.

Sizi görmek güzel millet.

Pekâlâ.

- Maria! - Ian.

- Merhaba. - Merhaba. Nasılsın?

Çok iyi. Ya sen?

- Çok iyiyim, teşekkürler. Ne haber? - Kahve aldım.

- Tamam. Güzel. Sevindim. - Tamam.

- Tamam. Güle güle. - Tamam.

Selam Ian.

- Selam Pop. Maria'yla konuşuyordum. - Güzel.

Evet, İspanyolca. Fark ettin mi, bilmiyorum.

- Neyi? - İspanyolca konuşuyorum.

- Harika. Ben... - İ'günler.

Tamam.

Avustralya aksanı.

Tabii. Tanışmanı istediğim biri var, hemen şurada.

Bu Paul, yeni oynanabilirlik programcımız.

- Paul, bu Ian. - Merhaba Paul. Ekibe hoş geldin.

Merhaba. Burada olmak büyük zevk.

Evet.

Güzel. Harika.

Memnun oldum. Hoş geldin...

Hoş geldin. Oturabilirsin. Herkes işinin başına millet.

Sana bir sürprizim var Paul. Belin kötüymüş diye duydum ve

- sana ayakta çalışılan bir masa aldım. - Vay.

Teşekkürler. Bu harika. Burada olmak heyecan verici.

İşinin büyük hayranıyım Ian.

Eskiden sürekli sayfanı ziyaret ederdim.

Biraz ilham almak için ve büyük hayranınım...

Ne?

- Büyük bir hayran. - Evet.

Ekipte olman güzel.

"Büyük hayran." Peki, harika.

İş başına.

- Herkes iş başına millet. Evet. - Tamam.

- Harikasın Paul. - Teşekkürler.

Harika.

Harika, harika, harika.

Harika, harika, harika.

Harika.

Aman Tanrım!

Vahşi_D.

VAHŞİ_D

Selam, n'aber?

Ben Vahşi_Dayvan, size sesleniyorum.

DANA EKRAN TESTİ

İnternet yayını konusunda çaylağım ama kıdemli bir oyuncuyum,

o yüzden tüm sıkı MQ aksiyonları için siteye üye olun.

YD'NİN SOHBET AKIŞI SOHBET SUNUCUSU TESPİT EDİLEMEDİ

C.W. kayıtta.

Kamera nerede, bilmiyorum.

Nasıl görmezsin? Burada işte.

- Bunu çekiyor mu? - Tanrım.

Ve kestik.

Teşekkürler C.W.

Bu konuyu konuşmuştuk dostum. Ağzını açmayacaksın.

Sen biraz daha açabilirsin Dana.

İnsanlar kanalın için heyecanlanmalı

o yüzden Kabil'de bir bodrumdaymış gibi davranma.

Kıkırda bakayım.

- Ben kıkırdamam. - Dene.

C.W. Başlayalım. Çeneni kapa.

Dijital pisliğinizi satacak başka yer bulun.

Bu operasyonu saklı tutmalıyız.

Bu ofis iade edilene kadar tek kelime yazmayı reddediyorum.

Yazık oldu çünkü yayın ekibine katılmanı isteyecektim.

Dana için bir arka plan yazarsın belki.

"Arka plan" mı?

- Devam et. - Evet.

Harika olurdu. Ara sahnelerine bayılıyorum.

Hayır.

Dalkavukluğun beni cezbedip sonra kayalıklara çarpmak için yaptığın...

bir siren şarkısından başka bir şey değil.

Güzel, zehirli diline kapılmamak için seni dinlememeliyim.

Dilimden bahsetmesi hiç hoşuma gitmiyor.

Evet, hoş değil.

Kapıyı kapat. Ekran parlıyor, göremiyorum.

Pardon ama sen kimsin?

Ben Lou. Üçünçü kattaki testçi havuzundan gönderdiler.

Bir piliç işi mi bırakmış, ölmüş mü, ne, onun yerine.

Onun adı Dana ve yerine geçemezsin.

Bir azizdi kesin, Tanrı huzur içinde yatırsın.

Neyse, neticede artık buradayım.

Peki...

Günün geri kalanında konuşmayalım bence.

Şu yeni haritaların testi yüzünden içim içime sığmıyor.

O yüzden...

Aslında "sığamamak."

Anlamadım, ne?

"İçim içime sığmıyor." dedin.

Aslında "içim içime sığamıyor."

Takma kafaya. Çok sık yapılan bir hata.

Teşekkürler Lou.

Bilinsin ki,

ofisimi ele geçirirseniz ben de sizinkine aynı şeyi yaparım.

'70'lerde oturma eylemlerinde payıma düşeni yaptım.

Jane Fonda'nın evinden zorla çıkarıldım.

Özür dilerim, ne?

Bak, C.W. Brad burada değil ve sadece beni rahatsız ediyorsun.

İşimi yapmaya çalışıyorum, bırak da odaklanayım.

Tanımlanmasına yardım ettiğim bu yaradılışa neden zarar veriyorsun?

Zarar vermiyorum. Maskeli Adam bir OK.

Otomatik bir karakter.

Programladığımız şeyi yapar.

O yüzden bırak da işimi yapayım.

Koltuğuma oturdun demek.

Ne? Sen benim ofisimi aldın Brad.

Misilleme olarak ben de seninkini aldım.

Güç gösterisi. Sevdim. Tebrikler.

Darılmaca yok. Yeni bir yazar buldum.

Ha?

Hı-hı.

Bu şey de ne?

Bu mu?

Bir yapay zekâ sunucusu, Dana için yepyeni bir arka plan yazacak.

Saçmalık. Bir bilgisayar bir hikâye yazamaz evladım.

Yazabilir. Hatta yazdı bile.

Gördün mü? Yaklaşık üç saniyesini aldı. Okumak ister misin?

Yapma lütfen,

bu hilkat garibesi Nebula Ödülü kazanmış

bir yazarın duygusal salınımına sahip bir hikâye oluşturamaz.

David bu konuyla hemen ilgilenmelisin.

Ne? Yapmayın çocuklar.

Çalışıyorum. Aranızda halledin.

Bir itfaiyeci bazen hortumu kapıp yangını yalnız söndürmelidir.

Tamam, David hortumuyla oynarken bu arka planı Dana'ya vereceğim.

Seninle alay ediyor.

Burada bulunuşu seni tüm personelin gözünde zayıflatıyor.

Ona nasıl baktıklarını görüyor musun?

O benim için bir tehdit değil Jo.

Evet, iri biri ama...

iriler her zaman aptal olur.

Güven bana. Şimdi, şunu bir izle.

Baksana Paul, en son hangi kitabı okudun?

Komentáře

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left