Prvních 200 řádků.
Bir tanem?
Joanne? Yapma ama canım.
Bir tanem?
Bir şey yok.
Korkma. Bu sadece...
Öylesineydi sadece.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Lahitte üç gün geçirdikten sonra İsa yaşama döndü.
Vücudunun hayata dönmesi, ruhun sonsuz yaşamı.
Haç bize bu mesajı veriyor.
Yaşamın ölüme karşı aldığı zaferin mesajını.
Tek evladını çarmıha veren ve onun yeniden doğumuyla
bizi ölümün gücünden kurtaran yüce Tanrı'mız.
Yücelik, ululuk, güç ve yetki şimdi
ve sonsuza kadar Tanrı'nın olsun!
Âmin.
Onlarla oynamak ister misin Brian? Ceketini bana ver.
Hadi. Eğlenirsin.
İşte böyle.
- Amerikan Futbolu oynatıyor musun? - Daha çok ebe olanı pataklamaca.
Yaşça büyükleri Brian'a iyi davranıyor. Bunu görmek güzel.
- Öyle büyük olmaları beni endişelendirdi. - Bir şey olmaz.
Bugün Rod ile Harriet geliyor.
Rod'ı hatırlarsın.
First Credit'te çalışıyor. Araba kredisi veren.
- Evet. - Çiftliklerini satmak istiyorlar.
Hayatım, mangal yapacağız.
Evet, insanlar kaynaşacak. Emlak işi ağızdan ağza yayılır.
Biraz çaba göster.
Sosyalleş.
Onlar iyi insanlar.
- Bu hafta 65 saat çalıştım. - Bira dolu iki soğutucum var.
Sevgi pıtırcığı olacağım.
- Sağ ol Harriet. - Ne demek.
- Görüşürüz. - Tamam.
İşte geldi.
Anne, Amerikan futbolu oynadım.
Brian.
Gömleğinin hâline bak.
Şampiyon gibi duruyor. Oyunu oynamış gibi.
Arabaya atla Broadway Joe.
Canım?
- İnsanlarla kaynaşacak mısın? - Şunlar bitsin.
Peki.
Bill?
- Bill, değil mi? - Bill Tench.
- Rod, gelebilmene çok sevindim. - Selam.
Yarım saattir zorla frizbili ebelemece oynuyorum.
Bill de mangal arkadaşı arıyordu. Yani burada saklanabilirsin.
Teşekkürler.
- Evin çok hoş. Ne zaman satın aldın? - Beş yıl kadar önce.
Vaktim olsa burayı elden geçirmek iyi olur.
Dale'i tanıyor musun? Köşedeki Tudor stili evin sahibi. Bir tanıdığı var.
Dale. Gelsene.
Bill Tench.
Peyzajı birine yaptırdığını anlatıyordum.
Dale müteahhit. Ve Nancy, Quantico falan demişti ama...
FBI'da çalışıyorum. Psikoloji Bölümünde.
Özel projelerde çalışırız.
Çok gizli mi?
Hayır. Öyle bir şey değil. Tekrar tekrar suç işleyenleri inceliyoruz.
Mesela ne gibi?
Özel alanımız dürtüsel suçlar işleyen insanlar.
Tam olarak o ne demek?
- Sam'in Oğlu, Boston Gırtlaklayıcısı gibi. - Onlar üzerinde nasıl çalışıyorsunuz?
- Onlarla görüşüyoruz. - Hapishanede mi? Konuşuyorlar mı?
Kimileri susmak bilmiyor.
- Kiminle konuştun? Örnek ver. - Ne diyorlar?
Mangalda konuşulacak bir konu değil.
Niye yaptıklarını söylüyorlar mı?
Tuhaftır ama bazıları o konudan konuşmaya bayılıyor.
Öğrenci Katili diye bir adam var,
masada, 60 santimetre karşımıza oturup
altı öğrenciyi nasıl öldürdüğünü tüm detaylarıyla anlattı.
Delilik bu.
Kurbanları öldürüp Noel hindisi gibi deşmiş.
Hepsi çok soğukkanlı mı?
Orası değişiyor.
- Richard Speck'le görüşmemizde... - Richard Speck'le aynı odada mı bulundun?
Bunu bana hiç anlatmamıştın.
Ondan sonra bir ay gözüme uyku girmedi. Senin girdi mi Harriet?
Böyle şeyleri dinlemek istemiyorum.
Rod'a haberleri kapattırıyorum yoksa hiç uyuyamazdım.
Canım.
Harriet dedi ki Rod, üç günlük tatillerde tekne gezisine çıkarmış.
- Balık tutmaya bayıldığını söyledim. - İstediğin zaman gel.
Kimi öldürdü? Yedi, sekiz hemşireyi mi?
- Dokuz. - Niye öldürmüş? Ne dedi?
- Yemek hazır! - Bana inan, bilmek istemezsin.
İsteriz tabii.
Kes şunu. Bu insanlarla bunları konuşma. Anladın mı? Sağ ol.
- Doktor, yine başladı. - Ajan Ford, lütfen.
- Ben tutarım. - Lütfen.
Ajan Ford, sakin olun.
Bana bakın.
Yavaşça nefes alın.
İşte böyle.
Sakin kalacağınızı söylerseniz sizi çözerim.
Tamam mı?
Shepard aradı.
Kaset ve metinlerin kopyasını istedi.
Göndermek üzereyim.
Başka sürpriz istemiyor galiba.
Onu suçlayamam.
Öğleden sonra seni görmek istiyor.
Dört buçukta.
Mesai bitiminde.
Holden'ı istedi mi?
Sadece seni.
Buyurun.
Hey.
Don. Buraya seni hangi rüzgâr attı?
Kileri yeniden dekore ettiğini duydum.
Poligona gelmeyi bıraktığımızdan beri buraya inmedim.
- Kaç yıl oldu, 15 mi? - Pek güzel olmasa da
buraya bodrum demeyi tercih ediyoruz.
Lafı açılmışken, sana ev hediyesi getirdim.
- Üç yıldır masamda duruyor. - Hani arkadaştık Don?
Dönüp dolaşıp senin eline gelecek.
BİÖ mü?
Bağla. İşkence et. Öldür.
Wichita Polis Departmanı ara sıra danışman çağırırdı.
- Uzun süredir faili meçhul hâlde. - Son cinayetini 1977'de işledi.
Ama kısa süre önce neredeyse yakalanıyordu.
Wichita, katilin o olduğunu teyit edince aradılar.
İşten elimi çektiğimi ama bakacak birini tanıdığımı söyledim.
- Kaç kurbanı var? - Yedi olduğunu düşünüyoruz.
Ayrıca bir de teşebbüsü var.
Anna Williams, 63 yaşında.
Danstan eve geliyor, eşyalarının kayıp, telefon hattının kesik olduğunu görüyor.
Hırsızlık muamelesi yapmışlar.
Sonra kadına postayla bu şiir ve kendi ehliyeti gelmiş.
Bölgenin TV istasyonuna da bir kopyasını göndermiş.
"Kusursuz bir sapkın haz planıydı,
o bahar gecesinde çok cesurcaydı.
Ah be A... Neden gelmedin?"
- Tanrım. - Kötü bir suç dehası ve kötü bir şair.
Yedi cinayet epey başarılı.
İlkine bakmalıyız.
O kadar baştan savma ki yakalanmaması bir mucize.
Otero ailesi, 1974.
Dört kişi. Güpegündüz.
Baba, iki çocuk ve köpekleri evdeymiş.
Bunca şeyi biz...
Yok, planlanmış olamaz.
Karmaşık düğümler.
Kafasındaki ne?
Plastik poşet ve iki tişört.
Birkaç ay sonra polis ilk mektubu aldı.
Sadece katilin bileceği detaylar verdi. O zaman aradılar.
Onlara ne söyledin?
İşin ciddi olduğunu, yine cinayet işleyeceğini.
O günleri biliyorsun. Yatak ıslatmaktan bahsediyorduk.
- Mektubu kamuyla paylaştılar mı? - Paylaşmamalarını önerdik.
Adı duyulursa cesaretlenir diye korktular.
Peşinden üç cinayet işledi.
Nisan 1974'te muhtemelen Kathryn Bright'ı öldürdü.
Mart 1977'de kesinlikle Shirley Vian'ı öldürdü.
Aralık 1977'de Nancy Fox'ı.
Son cinayetten sonra birinin avlandığını açıklamayı düşündüler.
Biri için muhtemelen dedin.
Kathryn Bright.
Cinayetini üstlenmedi ama bir tanık bıraktı, kardeşini.
Son mektubu 1978'de KAKE TV'ye postaladığını destekliyor.
Yedi kurbanın altısını biliyor. Beşinciye bak.
"Beş numara. Cinayet sebebini ve kurbanı siz tahmin edin."
Bright benzer düğümlerle bağlansa da bıçaklanmıştı.
Yani kesin olarak bilemedik. Davaya Teğmen Drowatzky'yi getirdiler.
Tuttuğunu koparan biri. Enerji dolu.
- Onunla başla. - Seni gördüğüme sevindim.
Neler bulduğunu görmeyi çok isterim.
Kesinlikle.
Bill.
Ofisime geçelim.
Uzun süredir tanışıyoruz, bu yüzden bizzat görüşmek istedim.
Ve başka yerden duymanı istemedim.
Eşyalarımı toplayayım mı?
Hayır, tabii hayır.
Bill, nihayet yapıyorum.
Affedersiniz efendim? Neyi?
Beni tebrik et, emekli oluyorum.
- Gerçekten mi? - Evet.
Bu...
Tebrik ederim efendim.
- Zamanlama şey gibi... - Bunu yıllardır düşünüyordum.
Erteleyip durdum.
Peg beni onca torunumu ziyaret etmeye zorlayacak.
Şu an tam zamanı. Devralacak kişiyi de buldum, Davranış Bilimi için çok iyi olur.
Ted Gunn, Washington'da Kamu İşleri müdür yardımcısı.
- Kamu İşleri mi? - Gösterişten ibaret değil.
Los Angeles'da saha ajanıydı, SLA ve Siyah Panter'de çalıştı.
Devier ve Soult davalarında yakaladıklarımızı duymuş
ve bunun üzerine Hoover Building'de üst makamlara geçti.
- Quantico'ya gelmek için mi? - Birimi büyütecek.
Ve bizim yaklaşımımızı standart hâline getirmek istiyor.
Herkes Modern FBI'da bir pozisyon almak için kırk takla atıyor.
- Onunla önce senin görüşmeni istiyorum. - Sağ olun efendim. Ne zaman...
Konferans odasında.
Soru şu: Niye?
Sebebini bildiğimizi sanıyoruz
No comments yet. Be the first to leave one.