Prvních 200 řádků.
NETFLIX ORİJİNAL STAND-UP KOMEDİSİ
"BANA BİR ŞEY SÖYLE
SİZ ADİ HERİFLER BANA HİÇBİR ŞEY DİYEMEZSİNİZ
SİZİ DİNLEYECEĞİME GEBERİRİM DAHA İYİ..."
KENDRICK LAMAR, PULITZER ÖDÜLÜ SAHİBİ
"BİLİYORUM, GERÇEK ZENCİLER BAYILIYOR" - SHAWN CARTER (MİLYARDER)
Bunu yazarken rüya görüyordum
Konudan saparsam bağışlayın
Ama bu sabah uyandığımda
Yemin edebilirdim kıyamet günü olduğuna
Gökyüzü mosmordu
Her yana kaçışıyordu insanlar
Şarkının nakarat kısmı bu. Şöyle diyor Prince.
Yıkımımdan kaçmaya çalışıyorlar
Umurumda bile değil, biliyorsun
Atlanta'nın güzel insanları,
asla unutmamalıyız ki...
Anthony Bourdain...
...kendini öldürdü.
Anthony Bourdain gösteri dünyasının en harika işine sahipti.
Eleman dünyanın dört bir yanına uçup
muhteşem insanlarla leziz yemekler yiyordu.
İşi bu olan adam
kendini Fransa'da lüks bir süitte astı.
Diyorlar ki 2000'de sıfır sıfır oldu mu
Parti sona erip zaman tükenecek
O yüzden bu gece eğleneceğim
1999'daymışçasına
Lisedeyken bir eleman vardı.
Tam bir varoş dâhisi.
Notları öyle iyiydi ki
varoştan çıkıp bir Sarmaşık Ligi okuluna girdi.
Hem de tam burslu olarak.
Herif oradan da kalktı,
ülkenin en iyi hukuk okullarından birine girdi.
Hukuk fakültesinde okurken
bir kadınla tanıştı, âşık oldular.
Evleneceklerdi.
Bana anlatışını hatırlıyorum. Noel için dönmüştü
ve ona "Dostum,
o karıyı hayatının ilerisi için sakla." dedim.
Ama abayı yakmıştı.
Bana kulak asmadı.
Daha hukuk okurken onunla evlendi ve ne yazık ki boşandı.
Hâlâ hukuk okuyordu.
Bizim mahalleden bir zenciydi.
Hiçbir şeyi yoktu,
ama o karı onun da yarısını aldı.
Elemanı yıllar boyu bir daha görmedim. Derken bundan iki yıl önce
Washington'da alışveriş yaparken
oğullarıma Foot Locker'dan çorap alıyordum.
Foot Locker'a girdim. Müdür kimdi dersiniz?
O eleman.
Hakem kıyafeti giymişti.
Herif 45 yaşında yahu!
O gece eski günleri yadetmek için içmeye gittik. Bana anlattı.
On yıldır annesiyle oturuyormuş.
Belini doğrultmaya çalışıyormuş.
Ama hikâyenin özü o değil.
Hikâyenin özü,
kendini öldürmek elemanın aklının ucundan geçmedi.
Sapasağlam ve Washington'da yaşıyor.
Hatta denemesini ben teklif ettim.
"Ne bileyim, belki sonra." dedi.
Hiç kimsenin yaşamı mükemmel değil.
Dışarıdan nasıl görünürse görünsün
içinde neler oluyor bilemiyorsunuz.
Güzel bir yaşamım var. Kusursuz değil ama iyidir.
Zemin üstü havuz gibi. Hiç gördünüz mü?
O da havuz işte.
Bu yaklaşımla, bu gece gösteriye farklı başlayayım dedim.
Bu gece çok beceremediğim
ama yapmayı sevdiğim bir şey yapacağım.
Bu gece biraz taklit yapacağım.
Sadece iki tane.
Tamam, ilk taklit biraz salakça ama ben seviyorum.
Taklit geliyor, hazır mısınız?
Taklit ettiğim...
Amerika'nın kurucuları.
Anayasa yazılırken.
Hazır mısınız?
Başlıyorum.
Elini çabuk tut da şu Anayasa'yı yaz, köle.
Uyumaya çalışıyorum.
Fena değil, değil mi?
Tamam, şimdi sıradaki...
Bu biraz daha zor.
Bakalım kimi taklit ettiğimi anlayabilecek misiniz.
Karakterime bürüneyim. Kim olduğunu tahmin edeceksiniz.
Tamam, başlıyoruz.
Sen! Baksana!
Tek bir kusurun olduysa bile onu bulacağım,
Her şeyini elinden alacağım ve ne zaman bulduğum da fark etmez.
Bugün, yarın ya da 15, 20 yıl sonra olabilir.
Buldum mu işin bitik.
Kim bu?
Bu sizsiniz!
İzleyiciler bana aynen böyle geliyor.
İşte o yüzden sürekli komedi yapmıyorum
çünkü siz hayatım boyunca
eğlendirmeye çalıştığım
en boktan insanlarsınız.
Gına geldi artık.
Ünlü olmak için en berbat zaman.
İpinizi çekiveriyorlar. Herkesin işi bitti.
Michael Jackson öleli on yıl oluyor
ama elemana iki yeni dava açıldı.
O belgeseli izlemediyseniz
size yalvarıyorum.
Sakın izlemeyin.
Düpedüz iğrenç.
HBO sanki dört saat boyunca kulağıma
bebek çükü sokuyor gibiydi.
Harbiden çok iğrençti.
Bunları bilmek istemiyorum.
İddialarına göre Michael Jackson anüse uzun uzun bakmayı severmiş.
Milletin kıç deliğine bakıp dururmuş.
Bunu söylediler yahu. Belgesel o kadar iğrençti işte.
Söylememe izin verilmeyen bir şey söyleyeceğim.
Dürüst olacağım.
O şerefsizlere inanmıyorum.
Onlara inanmıyorum.
Ama...
Biraz daha açıklayayım.
Ben kurbanları suçlayan biri olarak bilinirim.
Yani birisi bana gelip de, "Dave,
Chris Brown Rihanna'yı dövmüş." dese
"Rihanna ne yapmış da hak etmiş?" derim.
"Dave, Michael Jackson çocukları taciz ediyormuş."
"Çocuklar o sırada ne giyiyormuş?"
Onun yaptığını sanmıyorum.
Ama biliyor musunuz, o yaptıysa bile...
Anladınız mı kastettiğimi?
Anladınız mı?
Yani o Michael Jackson.
Bu salondaki insanların yarısından fazlasının
tacize maruz kaldığını biliyorum.
Ama yapan Michael Jackson değildi, değil mi ya?
Çocuk, Popun Kralı'na saksafon çaldırmış.
Bizim payımıza ömür boyu tuhaf Şükran Günleri düşüyor.
O şeyin ertesi günü okula gitmek nasıl güzel gelmiştir biliyor musunuz?
"Hafta sonun nasıldı Billy?"
"Hafta sonum nasıl mıydı?
Michael Jackson aletimi emdi.
Ve bu ilk cinsel deneyimimdi.
Siftahı böyle yaptıysam önüm açık demektir!"
Biliyorum, acımasız geliyor ama birisi o çocuklara bunu öğretmeli.
Hawaii'ye bedava gezi diye bir şey yok.
Kıçının deliğine de bakar başka yerine de.
Niye inanmadım, biliyor musunuz?
Madem Michael Jackson çocukları taciz edip duruyordu,
niye Macaulay Culkin'i etmedi?
Macaulay Culkin bir röportajında
Michael Jackson'ın ona karşı ya da o varken hiçbir uygunsuz davranış
sergilemediğini söylemişti.
Bunu bir düşünün.
Biliyorsunuz...
Ben pedofil değilim.
Ama olsaydım
becereceğim ilk çocuk Macauley Culkin olurdu.
Peşinen söylüyorum.
Kahraman ilan edilirdim.
"Şu herif var ya, Evde Tek Başına'daki çocuğu düzmüş.
O çocuğu yakalamanın ne kadar zor olduğunu bilirsin."
Zihnim bana "Hayır." diyor.
Tamam, R. Kelly olayı farklı.
Yani kumara düşkün olsam
"Garanti o yapmıştır." deyip tüm paramı ona yatırırdım.
Herifin o haltı yediğinden eminim.
Kötüydü. Biliyorum. Bundan birkaç yıl önce
Detroit'te gösteri yapıyordum.
Kuliste, soyunma odamda oturuyordum
ve bir arkadaşım geldi. Dream Hampton diye bir hatun.
Ben sahneye çıkmadan hemen önce Dream bana şöyle dedi.
"R. Kelly ile ilgili bir belgesel üzerinde çalışıyorum Dave.
Sen de rol almak ister misin?"
"Yok güzelim, ben böyle iyiyim." dedim.
Sahneye çıktım, bu meseleyi de unuttum. Derken iki yıl sonra
belgesel yayınlandı. Surviving R. Kelly.
Belgesel piyasaya çıkınca
Dream reklam için sürekli beni gündeme getirip durdu.
Şunu söyledi. "Dave Chapelle'den belgeselde oynamasını istedim
ama TV için aşırı rahatsız edici olduğunu söyledi."
Öyle bir şey demedim kaltak.
Benim konuşmama bile benzemiyor bu.
"Bu TV için aşırı rahatsız edici." Hayatta öyle şey demem.
Ama size neden belgeselde rol almadığımı söyleyeyim.
Çok basit bir nedenden ötürü ve bunu ne kadar vurgulasam az.
Yapmamamın tek bir nedeni var
ve bu çok önemli...
O herifi hiç tanımıyorum da ondan!
Hakkında ne söylendiyse o kadarını biliyorum.
Elemanla takılmıyorum. Bir bağım yok.
O zaman ne halt etmeye belgeselde oynayayım ki?
R. Kelly denen herifin yeni bir seks kaseti çıkmış.
Aklınız alıyor mu?
Adam müzikten çok seks kaseti yapıyor.
Seks kasetlerinin DJ Khaled'i sanki.
Bir tane daha. Vay anasını be!
Yığınla kaset oldu ya.
No comments yet. Be the first to leave one.