Prvních 188 řádků.
Sanırım hazır.
Ama anlamanın sadece bir yolu var.
Biraz daha.
Tanrım, harika çalışıyor.
Bir daha senden şüphe etmeyeceğim kardeşim.
İçinden geçeni hissediyor
Diz çökenin sözlerini değil
Herkes biliyor
Yediğim darbeleri
Ama ben
Bildiğim gibi yaptım
Ve şimdi, bayanlar ve baylar,
yeni Küçük Bay Düsseldorf'unuz,
dördüncü senede de
Klaus Starr!
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Hep mutlu olacağım.
Tebrikler Dieter. Üç yıl üst üste Bay Sevimli oldun.
Herkesi tebrik ederim.
Yakalayın.
Star sensin, değil mi Klaus?
Güzelliğini kaybetsen nasıl bir star olursun acaba.
Stara karşılık Starr.
Stara karşılık Starr.
Güzelliğim!
Gözüm!
Bir şeyin yok.
- Özür dilerim. - Dileme.
Hayır, sadece kötü bir rüya gördün. Bu prosedür için çok normal.
Cinsel organlarım...
Elimizden geleni kurtardık.
Yani hiçbir şeyi.
Evet, güzel bir musluk olduğu ortada
ama bu anca züğürt tesellisi.
En azından hayatımı kurtardınız.
İsimlerinizi öğrenebilir miyim?
Şey, ben Karl Chunt.
Bunlar da kardeşlerim, Ernie ile Cyrus.
Seni biraz besleyelim.
Haydi.
Teselli yemeği. Et ye de kendine gel.
- Güzelmiş. - Ernie yaptı.
Özür dilerim.
Uzun zamandır kimseden nezaket görmüyordum.
Benden o kadar çok şey alındı ki...
İnsanlar acımasız.
Siz...
Siz beni yiyorsunuz!
Hepimiz yiyoruz.
Sen misafirsin, ilk kâseyi sen yedin.
Geri zekâlılar! Farkında mısınız,
ben dünyadaki en güçlü...
Dur!
Tek bir lokma daha yeme!
Beni dinleyin,
sizi birleşik kaşlı ahmak maymunlar!
Konumum bir subdural verici ile yayınlandı.
Yerinizde olsam yapacaklarımı iki kez düşünürdüm.
Tam şu anda, dünyanın en ölümcül casusları
beni kurtarmak ve sizi öldürmek için tam buraya geliyorlar!
Kapa çeneni!
Tansiyonun yükseldi, değil mi?
Bunun anlamını biliyorsun Ernie.
En sevdiğin şeyin zamanı.
Kalça vakti.
Efendim, ben buraya...
Tanrı'nın tüm yaptıklarını ve planlarını bilmene rağmen
yanından ayrılmayacak mısın? Bir çocuk gibi.
Sana cevabımı verdim.
Evet, şey, boktan bir cevap.
Anlaşılan yine babamın defalarca öldürülmesini izleyeceğim.
Sana bir sır vereyim Fiore.
Bu on yaşımdan beri kafamda dolanıyor.
Senin küçük film şeridin bir boku değiştirmeyecek.
Ben de sana bir sır vereyim Peder.
İşin film şeridi kısmı sona erdi.
Hiddetli bir fırtına gibi, değil mi?
Eski Ahit'i andırıyor.
Öyle mi?
Hadi öğrenelim.
- Haydi ama, yap gitsin. - Hayır.
Gözümüzün önünde Jesse'yi öldürdü, ben de onun önünde bunu yapacağım.
Onun önündeyiz zaten.
O, Tanrı yahu. Bizi tuvalette bile görmüyor mu?
Onun gördüğünü görmek istiyorum.
Çık ortaya ve bizimle yüzleş, seni bok çuvalı!
Hamlesini yapacak.
Yapana kadar burada duracağız.
ÜÇ AY SONRA
Tamam. Şimdi, öyleyse...
Küçük ailemize bir ev bulalım.
Burada kimler varmış? Baba Kozalak varmış.
Şuraya koyalım.
Orada Anne Kozalak varmış.
Peki bu küçük velet kim? Kim bu?
Humperdoo Kozalak.
Tamam, buraya gel.
Bunlar yeni batarya mı?
Aynen. Bu sabah değiştirdim.
Bunlar da. Birkaç yeni yedek.
Hadi, dön.
Şimdi,
aya gidelim.
Tanrı burada. Gitmelisin, Ay'a gitmelisin.
Ay'a git!
Ay'a git!
Bir saniye, iki saniye, üç saniye, dört saniye,
beş saniye, altı saniye, yedi saniye, sekiz saniye,
dokuz...
Ve güm.
Ay'a git!
Hayır, beni çok güldürüyor.
Anlıyor musun? Yani...
Onda bir şeyler var, değil mi?
Çok tatlı.
Ve o boktan Tanrı'nın umursadığı tek şey o,
o yüzden zamanı gelince...
Evet. Hayır, haklısın. Merhamet yok.
Niye burada olduğumuzu unutma, tamam mı?
Harika iş çıkaracaksın.
Yanlış geliyor.
Korku ve şüphenin kafanı bulandırmasına izin verme
ya da harekete geçme iradeni.
Hayır, sadece...
Haddimi aşıyorum.
Beni dinle İsa.
Tecrübe konuşuyor.
Bazen hayatta öyle bir zaman gelir ki
doğru şeyi yapman gerekir.
Evet. Ben de yanlış şeyi yaptığımızdan endişeliyim.
Yapamayız ve yapmayacağız.
- Biliyorum, ben de onu diyorum. - Biliyorum.
- Ne? - Merak etme,
seninle tamamen aynı fikirdeyiz.
Çocuk İsa'nın vefatı için
başın sağ olsun Baba.
İntihar. Çok üzücü.
Gerçi depresyonun, deha göstergesi olduğunu söylerler.
Saçmalamayı kes Hitler. Hepimiz kendini öldürmediğini biliyoruz.
Hepimiz onun sadece, hâlâ bulamadığımız gerçek Humperdoo'nun
klonu olduğunu da biliyoruz.
Yani başaramadığımızı biliyoruz.
Artık bitti.
Mesih yoksa, dans yok.
Kıyamet günü yok.
Diğer yandan,
bildiğimiz başka bir şey var.
Bizde Nasıralı İsa var.
Orijinal, yerine kimsenin geçemeyeceği Mesih.
Klonlardan bahsediyorsun.
Bu kayıp çocuk İsa,
buradaki arkadaşımızın klonundan başka ne ki?
O.
Herkesle yatıp kalkmasa bu pisliğin içinde olmazdık.
Bir kere yaptım. Tamam mı?
O da 2.000 sene önceydi. Ayrıca kadın orospu da değildi.
Sana bir şey gösterelim.
Gerek yok.
Yeter!
Ben karar vermiyorum.
Aptalca dönüşlerinizi
pipisi sürekli kazıma gerektirmeyen birine saklayın.
Seçilmiş kişi Humperdoo. Baba'nın istediği o.
Sen değilsin.
Hiçbir zaman.
Hump!
Humperdoo!
Hump! Bu ne ya? Hump!
Kaçırmayı nasıl başardın Cass?
Çişim gelmişti, tamam mı?
Bak, onun önünde yapmayı sevmiyorum. Oynamaya çalıştığımı sanıyor.
- O zaman bana devretmeliydin. - Bak, ben...
Şuna bak. İnanabiliyor musun?
Humperdoo. Hump.
Buraya gel.
Buraya gel.
Biliyorum.
Vay canına. İncil'den çıkma gibiydi.
- Köpek. - Tabii tabii, o bir köpekti.
Bayım, şimdi üzerindeki keneleri kontrol etmemiz gerek.
Gerçekten dostum.
- Ne? - Vahşi geyiklere bulaşmak.
İnanılmazdı ahbap.
Dini bir hikâye gibiydi dostum.
Aman yahu, her yerde seni aradık.
Gidip şeyde rahatlayalım.
No comments yet. Be the first to leave one.