Prvních 200 řádků.
14 NİSAN 1865 SUİKAST GÜNÜ
Zafer!
TEK BAYRAK! TEK ÜLKE!
Şan ve şeref, şükürler olsun!
Şan ve şeref, şükürler olsun!
Gerçeği ilerliyor
Şan ve şeref, şükürler olsun!
ZAFER BİZİM!
GÜNLÜK
Teşekkürler.
Sağ olun.
Toplanın millet. Planı uyguluyoruz.
AT ARABASI TAMİRİ G. ATZERODT, TAMİRCİ
Bu gece, planı uyguluyormuşuz.
Jonhson, odasına dönene dek otelde kal.
Ve onu öldür.
Başkan Yardımcısı için.
Çüş.
- Silah sende mi? - Evet ama tekliyor David.
SUİKASTTAN 30 DAKİKA ÖNCE
Al.
Avlanmak için geri alacağım.
Silahı tercih ederim.
Hey.
İlaç.
Neden bu adamı öldürüyorum?
O, Dış İşleri Bakanı.
Nerenin dışı?
İşi yapacak mısın?
Dış İşleri Bakanı için ilaç.
Dr. Verdi teslimattan bahsetti mi?
Yardım edin!
Yardım edin.
Freddie?
Üzerinden çekil! Çekil...
Yardım edin!
Yardım edin! Bize yardım edin!
Lütfen biri bize yardım etsin!
Cinayet!
Lütfen biri bize yardım etsin!
- Lütfen. - Deh. Yürü.
Yardım!
Yardım edin!
- David? - Bir saldırı oldu.
Bize yardım edin.
Cinayet!
Başkan Lincoln.
Başkan.
- Ne oldu? - Seward'ın evine zorla girilmiş.
Birine zarar gelmiş mi?
Elçinin pek bilgisi yoktu.
Eckert benimle burada buluşsun.
Ben de geleceğim.
Hayır. Eckert'ı bul.
- Her şeyi duydum. - İnanılmaz. Zavallı Bill.
Önce at arabası kazası, şimdi de bu.
Daha yeni oradaydım.
Artık haneye tecavüzlere mi bakıyorsun?
Bill'in başına geldi. O da aynısını yapardı.
Hiç yetkiyi başkasına devredebileceğin bir sorunla karşılaştın mı?
Bu çocuk, başkan kadar zalim.
Çüş.
Halledebilir misin?
Bana sahne değişimi görevi verdiler.
Anlaştığımız gibi atıma göz kulak olacaksın.
Aynı anda iki yerde nasıl olabilirim?
Dinle, önemli biri olma şansıyla doğdum.
Senin kaç şansın var?
Can alıcı nokta gelene kadar barda olacağım.
Senin için hazır olacak.
Çüş.
Kaç saldırgan vardı?
Tek bir adam olduğunu söylüyorlar.
Biri zarar gördü mü?
Bakan Seward bıçaklandı.
Doktor çağırdın mı?
Cerrah, yukarıda Bakan'ın yanında.
Freddie...
Ne oldu?
- Edwin. - Onu uyuttuk.
Saatini almadı. Mücevherlerimi almadı.
Doğrudan babama saldırdı.
Neden biri, savunmasız ve yaralı yaşlı bir adama yatağında saldırır ki?
Kuşak olmasaydı atardamara denk gelirdi.
Onları okudun.
Evet, kuru üzümler çıktı.
Appomattox'den haber gelirse söylersin.
Diken üstündeyiz efendim.
SUİKASTTAN BEŞ GÜN ÖNCE
Yazmalıyım. Zafere o kadar yakınız ki çalışmak zor.
"Kuru üzümler çıktı" deyimini nereden öğrendin?
Hiç duymamıştım.
Çocukluğumda küçük bir kızın doğum günü partisine gitim
ve çok pasta yediği için tüm günü kusarak geçirdi.
Doktor geldi ve ailesine
"Bugün yediği ilk şey neydi?" diye sordu.
Kuru üzümler çıktı.
Bu arada Grant'e söyle, baş ağrısı umurumda değil.
- Appomattox'den haber lazım. - Tekrar deneyeyim.
Hikâyeyi bitireyim, doktor giderken dedi ki
"Endişelenecek bir şey yok. Kuru üzümler de çıkınca
iyileştiğini anlarsınız."
Tabii ki hepimiz toplandık.
Küçük kız son defa kustuğunda kuru üzüm birikintisi vardı.
Grant'ten haber var mı?
Appomattox'den yok. Sherman, yakında Raleigh hakkında haber almayı umuyor.
Bakan Stanton, muayene zamanınız geldi.
Hayır, şimdi olmaz.
Benden kaçmak, astımınızı iyileştirmez.
Habil ile Kabil arasında barış uzlaşması yapmak üzere, o yüzden rahat bırak.
Teslim olma şartlarını öğrendiler mi, bilmeliyim.
İşte geldi.
Bu, o mu?
Sayın Başkan.
Lee, Appomattox'de teslim oldu. Şartlarımızı tamamen kabul etti.
Başardık. Kazandık.
Tebrikler.
Eckert. Kabine ve Kongre'ye söyle.
Şu sözleri, basına ilet.
General Lee ve ordusu, bugün, 9 Nisan 1865'te teslim oldu.
Konfederasyon sona erdi.
Birlik kurtuldu.
Gönder.
Habil ile Kabil barıştı.
Doktorunla görüş.
DIŞ İŞLERİ BAKANI WILLIAM SEWARD'IN EVİ
Çok uzağa çevirme.
Bunun için sabrım yok.
Sayın Bakan, nasıl hissediyorsunuz?
- Devrilmek üzere olan bir at... - At arabasından atlamadığım zaman sor.
Haber var.
Bugün çok iyiydin. Sonra devam ederiz.
Evet.
- Bakan Stanton. - Fanny.
Ne haberi?
Bitti.
Ölmeden önce görebildim.
Bildiğin her şeyi anlat.
Mağlubiyetlerinin koşullarını Seneca Kabilesi'ndeki
bir askerden öğrenmişler.
- Tanrım. - Evet.
- Güzel. - Dahası da var.
Lee'nin ordusunun beyaz bayrağı yoktu.
O yüzden mutfak havlusuyla teslim oldular.
Güldürme...
Uluslararası camia için basın bildirisi taslağı hazırlayacağım.
Ama tüm tümgeneraller, savaşın bittiğini öğrenene
ve taraflar bunu kabul edene dek
mutlak zafer ilan etmemeliyiz.
Basın çoktan biliyor.
Top atışı ve havai fişek gösterisi yapmalarını emrettim.
Herkes kutlamaya hazır Bill.
Lee teslim oldu.
Lee ve takipçileri, aşırıya kaçabilir.
Bill, kutlama yap. Savaşı kazandık.
Daha fazla kanın dökülmeyeceğini gösterirlerse kutlarım.
SUİKASTTAN 10 DAKİKA ÖNCE
Sizi bir yerden tanıyor muyum?
John Wilkes Booth.
Booth. Tabii.
Sizi uzun dövüş sahnelerindeki yan rollerde görmüştüm.
Sizi oradan tanıyorum. Çok memnun oldum.
- Ben de. - Evet.
Gerçekte daha küçük görünüyorsunuz.
Ama çok kadınla tanışıyor olmalısınız.
Bazı yerlere gidemiyorum bile.
Zavallı hayranlar, kıyafetlerimi yırtıyor.
Bu kadınlar, beni sahnede görüyor ve ne oluyor bilmiyorum
ama beni tanıdıklarını düşünüyorlar.
Sahneyi seviyor musunuz?
Seviyor muyum? Çok seyahat ediyorsun.
Aynı şovu haftada sekiz defa yapıyorsun.
Sahte bir hayat.
Ne dediniz? Sizi zor duyuyorum. Herkes çok sarhoş.
Bırakın kutlasınlar. Bir sonraki Paskalya'da ülkelerini zencilere
verdiklerini fark ettiklerinde pişman olacaklar.
Lincoln sağ olsun.
- Sizin büyük hayranınız. - Evet.
Evet, okudum.
Hayır, bana kendi söyledi.
İstediğinde onun korumalığını yapıyorum. Bu geceki gibi.
Bekle, oyundan çıktınız mı yani?
Herkes oturduktan sonra bana gerek yok.
SUİKASTTAN 10 SAAT ÖNCE
Jessie.
Bana posta geldi mi?
- Bir bakayım. - Sağ ol.
Sağ ol. Bir şey sorabilir miyim? Ben neden orada değilim?
Gösterin sona erdi.
Evet ama babam ve kardeşim hep orada.
Onlar efsaneler.
Al. Postan varmış.
Teşekkürler.
Şanslı adam.
Bu vatansever dekorasyonlar neden?
Başkan Lincoln, bu gece Amerikalı Kuzenimiz'i izleyecek.
Şimdi olmasa da...
...illa ki olacak.
Önemli olan, hazır olmak.
Dürüst bir adamsınız.
No comments yet. Be the first to leave one.