Prvních 200 řádků.
SPOOKY IN LOVE
İn üstümden!
-Ma! Kıpırdama! -İn üstümden!
Git buradan!
Hani korkmuyordun?
Hayır! Hayır!
Git buradan!
Artık sırtında değil!
Gitti!
Gitti!
Gitti mi?
Gitti mi?
Çocuğu görüyor musun?
Evet. Görüyorum.
4. BÖLÜM
Ne…
Kazayı bildiriyorum.
Tamam.
Hey, iyi misiniz?
Arkada… Arkada.
-Arkada. -Arkada mı?
-Arkaya bakalım. -Dur.
Oğlum. Oğlum iyi, değil mi?
Oğlum…
Oğlum iyi, değil mi?
Oğlunuz sıcak.
İyi.
Bu iyi.
ACİL DURUM HİZMETLERİ
Gang-uk.
Olamaz. Durun.
-Burada biri var! -Yardım edin!
-Burada. -Buraya gelin!
Burada biri var! Burada!
-Nerede? -İçeride.
Çocuk hayatta!
Solunumu zayıf. Oksijen getirin!
Ju-young, baban bir sürü para kazanıp sana bir sürü oyuncak alacak.
Uslu ol ve büyükanneni dinle.
-Tamam. -Güzel.
-O oyuncağı çok mu seviyorsun Da-young? -Evet.
Ju-young.
Sen abisin. Kız kardeşine göz kulak ol.
Yaralı küçük bir kız bulduk.
Evet. Bindiriyoruz.
-Şunu uzat. -Dikkat et.
Hazırız.
Gidelim.
Bu iş ne zaman başladı?
Üniversitedeyken
bir tekne kazası geçirdim.
Yeo-ri!
Solunumum tamamen durmuştu.
Sonra bir mucize eseri hayata döndüm.
Ama benimle beraber düşen arkadaşım…
…öldü.
Korecede şekillerine bağlı olarak
"mezar" anlamına gelen iki kelime vardır.
Üstünde yuvarlak bir toprak yığını olan mezarlara "bun" denir.
Ölü derine gömülmüşse ve mezarın üstü düzse "myo" kelimesi kullanılır.
Yüksek ve yuvarlak mezarlar da üçe ayrılır.
En yaygın türü…
Kazadan sonra,
-ölen Ji-hwan'ı görmeye başladım. -Ji-hwan.
Neyin var?
Bu şekilde başladı.
-Güzel bir gün. -Evet.
Hava çok güzel.
-Yemek yedin mi? -Henüz yemedim.
Başkalarının göremediği hayaletler görmeye başladım.
İyi misiniz?
-Elime değen herkes de… -Teşekkürler.
…onları görmeye başlıyordu.
Bu ne?
-Hayalet görüyormuş. -Garip şeyler görüyormuş.
"Cheon Yeo-ri'ye değersen
hayaletler sana da musallat olur."
"Onunla takılırsan sen de lanetlenirsin."
Böyle söylentiler yayılmaya başladı.
O zamandan beri
yalnız yaşıyorum. Yaşayan bir hayalet gibiyim.
Yine de iyi bir hayat yaşamaya çalışıyorum.
Yalnız yapılabilecek bir sürü şey var.
Bir kez alışınca
yalnızlık çok kötü değil.
Bu yönünü bilmediğim için suç ortağı olduğundan şüphelenmiştim.
Özür dilerim.
Ben de seni tamamen yanlış tanımışım.
Şimdi ne yapacağız?
Başka hayaletler de gelecek.
Yapılacak bir şey yok.
Temas ettiğin diğer insanlara ne oldu?
Bildiğim kadarıyla
bir ay boyunca hayalet gördüler.
Ondan sonra?
Bir ay bitince
sana daha fazla hayalet gelmez.
Benden uzak durman şartıyla.
Başına dert açtığım için özür dilerim.
Mümkün olduğunca birbirimizden uzak duralım.
Bana yakın olursan
çok mutsuz olabilirsin.
Neden böyle diyorsun?
Hoşça kal.
Dur.
Bugün birinci gün. Bir aylık sürenin başlangıcı.
Ama yine de…
Jeju Adası'nda
söylediğin sözü
ancak şimdi anlıyorum.
Teşekkür ederim.
Bu tür şeylere alışkınım
ama bu korkmadığım anlamına gelmiyor.
Böyle bir hayat sürmek çok zor olmalı.
Çok yorgunum.
Bu gece dinlenmeme izin verin.
Kafam çok dolu.
Dayanabilecek mi?
Başlarda çok zorluk çekecek.
Neden…
-Ne yaptı öyle? -Bilmem.
Komik olan ne?
Adınız.
Ah, kalbim sıkıştı…
CEO CHEON YEO-RI
Haberim yoktu
ama böyle bir şey varmış.
PVC ARAÇ ÇIKARTMASI ARABADA BEBEK VAR
Bunlardan bastırıp çocuk bölümüne koyun.
Peki efendim.
Bir şey daha var.
Çocuğun kaç yaşında Bayan Eom?
-Dört yaşında. -Anladım.
O hâlde…
Çocuğun oyuncakları ya da bebekleri
seviyorsa…
Teşekkür ederim.
Savcı Ma Gang-uk mu?
Evet.
Sanırım buraya ilk geldiği günden beri görüşüyorlar.
Yani aralarında bir ilişki mi var?
Ondan emin değilim.
Peki.
ŞUBAT 2026
Bunlar ne böyle?
Bay Ma.
Dinsiz değil miydin?
Çok tanrıcılığı benimsedim.
-Çok tanrıcılık mı? -Evet.
Bütün dinleri birleştirmeye mi çalışıyorsun?
Hepsine inanıyor musun?
Hangisinin işe yarayacağını kim bilebilir?
Mutlaka birinden korkuyorlardır.
Kimi korkutmaya çalışıyorsun?
Sonuçta tehlikeli serserilerle uğraşıyorum.
Ne zaman hangi tanrının yardım edeceğini bilemezsin.
Biraz inanca ihtiyacın olduğu belli.
Hafta sonu bana gelsenize. Çok eğleniriz.
Annem arıyor.
-Alo? Merhaba anne. -Biliyor musun,
bu çok saçma bir fikir.
Bir hafta sonumuz var.
Birden aklımı kaçırırsam ancak o zaman gelirim.
Haklısın.
Hafta sonu çok değerli.
Gece mesaisi eve gitmekten iyidir. Beraber çalışırız.
Hafta sonları ne yaptığını merak ettim.
Ne yapabiliriz?
Video oyunları mı yoksa kutu oyunları mı?
Kutu oyunu olmaz.
Film seyredelim. Şöyle heyecan verici bir film.
-Harika olur. -Güzel.
Çok isterim.
İple çekiyorum.
Gülme.
Buna heyecan verici mi diyorsun?
Üstelik çok eski bir film.
Beni bunu seyretmek için mi çağırdın?
Yapma ama, biraz cesaretimi toplamam lazım.
Bana biraz manevi destek ver.
Pil-dong.
Hayaletler niye hep kız liselerine gider?
Yani, ne bileyim…
…erkek liselerine musallat olmaları saçma olmaz mıydı?
Pil-dong, hayaletler niye insanlara arkadan sarılır?
Yani…
Önden böyle sarılsalar
komik görünmez miydi?
Pil-dong, niye hayaletlerin saçı hep düz olur?
Bukle bukle saçları olsun diye
perma yaptırmalarını mı bekliyorsun?
Komik olmaz mıydı?
Haklısın.
Soru sormadan önce biraz düşünsene.
-Pil-dong. -Ne?
Yine ne var? Beraber film izleyelim, dedin.
Güneşli bir cumartesi günü
iki adam oturmuş, saçma bir film izliyoruz.
-Ben gidiyorum. -Ne?
Gece mesaisiyle tehdit ettiğin için geldim
No comments yet. Be the first to leave one.