De første 142 linjer.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Ortadan mı kayboldu?
Neden başımıza bunlar geldi?
BÖLÜM 2
Neden?
Neler oluyor?
O gitmiş.
Mao gitmiş.
Shiho?
Nereye gitti? Korkuyorum.
Ne?
-Kapının önünde bir şey vardı! -Hayır!
Mao'nun telefonu! Ortadan kaybolmadan önce ona bakıyordu.
Bana ver, Kageyama! Çabuk ol!
Ne bu?
Her şeyi biliyormuş gibi davranmayı kes!
Mirei!
Dinliyor musun?
Cadının teki!
Hepimiz öldürülmeden önce buradan çıkalım!
Öyle oturup durmayı kesin artık!
Haydi çıkalım buradan!
Neden burada olmamız gerekiyor?
Bunu anlayamıyorum!
Nasıl kaçabiliriz?
Bilmiyorum ama denemek zorundayız!
Bir şeyler denemeliyiz!
Düşünün! Haydi, millet! Düşünün!
Bir yolu olmalı!
Bekle!
Sakin olalım.
Böyle zamanlarda biz...
Kes sesini, çokbilmiş!
Böyle konuşma.
Bir sakıncası mı var?
Bir çıkış yolu aramaya başla!
Gerçekten kaçabilir miyiz, merak ediyorum.
Bu ne?
Ne bu? Çok korkunç!
Bakın! İçinde bir şey var.
Anahtar mı? Bu bir anahtar!
Neyin anahtarı?
Nereden bileyim?
Ama bu bir anahtar!
Bu da ne böyle?
Açılmıyor.
Sikerim böyle şeyi!
Bunların anahtarı mı, merak ediyorum.
Nereden bileyim? Öyledir herhâlde.
Nasıl çıkaracağız?
Dur!
Neden?
Kırarsak bize kızmazlar mı?
Durum böyleyken bu hiç umurumda değil!
-Bekle. -Bence biz...
Kesin sesinizi!
-Şuna bakın! -Peki.
Bu bizi özgür bırakacak. Bundan eminim.
Ne?
Hey! Bu yanındaki şey de ne?
Ne yapacağız, Sarina?
Sarina!
Mirei bu hâldeyken seni duyamaz.
Evet, bir şeye odaklanınca hep böyle oluyor.
Mei, bırak biraz.
Sarina.
Shiho, dinle. Yardım isteyelim.
Bunu nasıl yapacağız?
-Tavandaki pencere. -Ne?
Tavandaki pencere dışarıya açılıyor.
Haydi onu kırıp dışarıdaki insanların dikkatini çekelim.
Pencereyi mi kıralım?
-Bunu yapamayız! -Neden?
Bunu yapanı daha da kızdırmayalım. Başka biri daha yok olabilir.
-Bence Mei haklı. -Fırlatacak bir şey bulalım.
Bunu yapma, Sarina.
Bu anahtar...
Uymuyor.
Kahretsin!
Aptal anahtar!
Buldum!
-Aslında... -Ne istiyorsun?
Bakın.
Bunlar masanın üzerindeydi.
Neden daha önce söylemedin?
-Denedim. -Ama sonra sinirlendin.
Ne olmuş yani? Bunları bulduğunu söyleseydin ya! Sırılsıklam oldum!
Sinirlenme, Kyoko.
Sinirli değilim.
Bunların her birini deneyeceğim.
Neler oluyor?
Yapma! Bu çok tehlikeli!
Bir kez daha!
Sanırım faydası yok.
Bu çok tehlikeli!
-Bir daha dene! Sert bir şey bul! -Bu tehlikeli...
Bu çok tehlikeli! Yapma bunu!
Bir yerde ipucu vardır. Olmak zorunda!
Ne?
-Bu! -Ne?
Bu değil.
Bu da değil.
Kahretsin!
Ama bunun boyutu uygun.
Hangisi?
Bu benim tepemin tasını attırıyor!
Keşke daha antrenmanlı olsaydım.
Shiho?
Hey! Bizi uyarmadan sakın atma!
Faydası yok. Kırılmayacak.
Ne yapacağız, Mirei?
"Bence Her Şey
Sana Bir Şeyleri Hatırlatıyor."
Neye bakarsan bak, o sana bir şeyi hatırlatacak.
Bu ne demek oluyor?
Bence Mirei bir şeyler buldu.
Kahretsin! Hiç faydası yok!
Zaten anahtarları görebileceğimiz bir yere koymazlardı.
-Ne? Yanılıyor muyum? -Kyoko!
-Sinirlenme! -Sinirlenmedim.
Hepimiz mi yok olacağız?
Herkes ayağa kalksın! Acele edin!
Bence Mirei bir şey buldu.
"Bence Her Şey Sana Bir Şeyleri Hatırlatıyor."
"Bence Her Şey Sana Bir Şeyleri Hatırlatıyor."
"Bence Her Şey Sana Bir Şeyleri Hatırlatıyor."
O iyi mi?
Kyoko.
Bu ne demek oluyor?
Neye bakarsan bak, o sana bir şeyi hatırlatacak.
Bu kitabın adı.
BENCE HER ŞEY SANA BİR ŞEYLERİ HATIRLATIYOR
Hemingway yazmış.
Kitap mı?
Hummingway mi?
-O kim? -Kyoko.
Sınıfın sadece bu kısmının burada toplanmasının
bir nedeni olmalı.
Bu saçma odanın bir anlamı olmalı.
Bunu fark ettiğim anda kitabı buldum.
Bence bu kitabın ismi bize bir mesaj veriyor.
Pardon. Adı neydi?
No comments yet. Be the first to leave one.