De første 200 linjer.
UYARI!!! Altyazı, cinsellik, şiddet, uyuşturucu unsuru içeren kelimeler içermektedir.
Çeviri: Divxplanet Aktivite shdi, nazo82, MONA RIZA®, sarveniko...
...liber arce, congman, darkemxre, DynaFormer, Madman, Mechastyler, alatrka...
...NeOttoman, Flair, Noi, bond, feri_meister, duke, Sacit, KmE, Kont Dracula...
Redaksiyon: magna İYİ SEYİRLER!
Yaşamı seçin. Bir iş seçin.
Bir kariyer seçin. Bir aile seçin.
Kocaman bir televizyon filan seçin.
Bulaşık makinenizi, arabanızı, CD çalarınızı...
...ve elektrikli konserve açacağınızı seçin.
Düşük kolesterolü, diş sigortanızı, sağlıklı bir hayatı seçin.
Ev kredisi ödeme planınızı seçin.
Başlangıç için bir ev seçin.
Arkadaşlarınızı seçin.
Günlük giysilerinizi ve bavul takımınızı seçin.
Çeşit çeşit oturma grupları arasından taksitle bir tane seçin.
Tak-yap bir ürün alıp Pazar sabahı kendinizi bir bok zannetmeyi seçin.
Kanepeye oturup bir taraftan ruh sömüren programları izlerken...
...o lanet abur cuburları zıkkımlanmayı seçin.
Tommy, hadi!
Ve sonunda sizden sonra yerinize geçsin diye doğurttuğunuz bencil veletler...
...için bir utanç kaynağından başka bir şey olmayan sefil evinizde...
...son nefesinizi vermeyi seçin.
Geleceğinizi seçin. Yaşamayı seçin.
Ama neden böyle bir şey yapmak isteyeyim ki?
Yaşamayı seçmemeyi seçiyorum. Başka bir şeyi seçiyorum. Sebep mi?
Sebebi yok.
Neden eroin varken insanın bir sebebe ihtiyacı olsun ki?
Goldfinger, Dr. No'dan iyidir.
İkisi de Ölümsüz Elmaslar'dan çok daha iyidir.
Bu yargı Box-office listelerine nispeten az yansımıştır.
Bu alanda, tabii ki, Thunderball, gayet başarılı bir iş çıkarmıştır.
İnsanlar her şeyin gizemle, umutsuzlukla ve ölümle ve buna benzer şeylerle alakalı...
...olduğunu düşünüyor ki bunu inkar edemeyiz.
Siktir git! Kıskanç pezevenk.
Ama unuttukları şey bundaki zevktir.
Hepsi geberdi.
Seni yarak kafalı!
Zevk olmasa bunu yapmazdık.
- Benim yapmamı ister misin? - Evet.
Kar gibi safmış, bu mal.
Her şeyden önce aptal filan değiliz. Şey, en azından o kadar aptal değiliz.
En iyi orgazmınızı alıp onu binle çarpın...
...bu duygunun yanından bile geçemez.
Herhangi sikişten daha iyi.
Ve dünyadaki en iyi yaraktan.
Kafan güzelken tek derdin olur: Uçmak.
İndiğinizde ise, birden geri kalan her boka endişelenmeye mecbur bırakılırsınız.
Paran yoksa, içemezsin. Paran varsa, çok içersin.
Kız ayarlamazsın, elin şeyinde gezersin. Kız ayarlarsın, paso kavga.
Faturalar, yemek, hiç maç kazanamayan bir futbol takımı...
...insan ilişkileri hakkında kafa yorarsın...
...ama sadık ve içten uyuşturucu alışkanlığın varsa...
...bunlar bir boka yaramayan şeylere dönüşürler.
Söylemeliyim ki zamanında kaslı bir aktördü.
Tam anlamıyla Cooper veya Lancaster'a benzeyen birini al...
...ama kurnaz bir zekâsı olsun.
Ve karşına romantik filmlerin müthiş başrol oyuncusu çıksın.
Bu açıdan Cary Grant'e daha yakın.
Tek dezavantajı, daha doğrusu başlıca dezavantajı ise...
...her tipten boktan herifin söylediklerini çekmek zorunda kalmanız.
O pislikle vücudumu zehirlemem mümkün değil.
O kahrolası kimyasallarla mı?
İmkânı yok be.
Vücudunu o pislikle zehirleyerek hayatını harcıyorsun, dostum.
Damarlarını o pislikle doldurarak, sahip olduğun...
...her imkânı mahvettin, evlat.
Zaman zaman, benim bile o sihirli sözleri dile getirdiğim oluyordu.
Bir daha asla, Swanney. Uyuşturucuyu bırakıyorum.
- Ciddi misin? - Evet.
- Artık yok. Bu bokla işim bitti. - Sana kalmış, dostum.
Bu sefer adam gibi yapacağım. Bu şeyden temelli kurtulacağım.
- Bunları çok duydum. - Hasta Çocuk gibi yapacağım.
- Onda işe yaramış, değil mi? - Adamda ahlak denen bir şey kalmamış.
- Sean Connery'yi çok iyi bilir ama. - Söylediğim şeyin yerini tutamaz!
Son bir vuruş lazım sana.
- Hayır, sanmıyorum. - Geçireceğin önündeki uzun gece için.
Giydiği paltonun uzunluğundan dolayı ona Baş Rahibe diyorduk.
Tabii ki bir vuruş daha yapacaktım. Ne de olsa yapmam gereken bir iş vardı.
Uyuşturucuyu bırakma. Birinci aşama: Hazırlık.
Bunun için asla çıkamayacağınız bir oda lazım.
Sakinleştirici bir müzik. On konserve domates çorbası.
Sekiz konserve mantar çorbası, soğuk yenilebilir.
Bir büyük kutu vanilyalı dondurma. Bir şişe manyezi sütü.
Parasetamol, gargara, vitamin, maden suyu, enerji içeceği.
Porno.
Bir döşek.
İşemek için bir kova, sıçmak için bir kova ve bir tane de kusmak için.
Bir televizyon, ailesi ve toplum tarafından...
...kabul edilebilir şekilde madde bağımlısı olan annemden...
...çoktan tedarik ettiğim bir şişe Valium.
Hazırım işte.
Tek ihtiyacım olan şey, Valium etkisini gösterene kadar...
...acıyı yatıştırması için son bir vuruş.
Mikey. Benim, Mark Renton.
Bana yardım edebilir misin diyecektim?
Her zamanki Mikey Forrester'dı işte.
Bu boktan şeyler de ne?
Normal şartlar altında...
...bu puştla hiç işim olmazdı ama normal şartlar altında değildik.
Afyon fitili.
İhtiyacını görür.
Yavaşça yayılıp, adamı yavaş yavaş alaşağı eder.
Anasını sattığım, senin için özel tasarlanmış resmen.
Adam gibi vuruş istiyorum ben!
Elimde sadece bu var, dostum. İşine gelirse.
Daha iyi hissediyorsun, değil mi?
Bana yaptıkları onca iyilikten sonra onları kıçıma soksam yeridir.
Eroin, sizi kabız yapar.
Son vuruşumda aldığım eroin yavaş yavaş etkisini kaybediyordu...
...ve fitiller de erimek üzereydi.
Artık kabız değildim.
Kocaman, tertemiz bir lavabonun hayalini kuruyordum.
Parıldayan altın musluklar, bembeyaz mermerler, abanozdan oyulmuş bir oturak...
...Chanel No.5 dolu bir sifon...
...ve emrime amade, ipekten tuvalet kağıtları.
Ama şu içinde bulunduğum durumda her tuvalete razıydım.
İskoçya'daki en berbat tuvalet.
Hasiktir.
İşte mucize!
Ve artık...
...artık hazırım.
Uyuşturucuyu bırakmanın kötü yanı, arkadaşlarımla...
...gayet bilinçli bir şekilde yeniden kaynaşmam gerektiğini bilmemdi.
Çok berbattı.
Bana o kadar çok kendimi hatırlatıyorlardı ki...
...suratlarına bakmaya dayanamıyordum.
Mesela, Hasta Çocuk. Benimle aynı zamanda uyuşturucuyu bıraktı...
...istediğinden de değil, sırf beni gıcık etmek için.
Sırf bana ne kadar kolay bırakabileceğini gösterip, azmimi kırmak için.
Sinsi piç, sizce de öyle değil mi?
Tam öylesine uzanıp, kendime acıyacağım anda...
...bir kez daha birleştirici hayat kuramını anlatmakta ısrar etti.
Bunun toplumdaki her sınıf için bir fenomen olduğu kesin.
Ne demek istiyorsun?
Bir noktada başarırsın, sonra kaybedersin, sonra da her sınıf için...
...sonsuza kadar kaybolur.
Örneğin; Georgie Best, başardı ve kaybetti.
Ya da David Bowie, ya da Lou Reed.
Lou Reed'in solo çalışmaları o kadar kötü değildi.
Evet, kötü değildi, ama iyi de değildi.
İçten içe bunun, kulağına iyi gelse de aslında boktan bir şey olduğunu biliyordun.
Peki, başka kim var?
Charlie Nicholas, David Niven, Malcolm McLaren, Elvis Presley.
Pekâlâ, varmaya çalıştığın sonuç nedir?
Anlatmaya çalıştığım şey şu, "Gülün Adı" filmi...
...sürekli düşey bir yörünge üzerindeki bir noktadır.
Peki ya "Dokunulmazlar"?
Onu değerlendirmeye bile almam.
Aldığı Oskar ödülüne rağmen mi?
Demek ki bombok. O bir teselli ödülüydü.
Yani hepimiz yaşlandık ve aynı hayata devam edebilecek durumda değiliz öyle mi?
Evet.
Kuramın bu mu?
Evet.
Şahane şekilde de örnekledim.
Tüfeği ver.
Tüfeği ver.
Janavarı görüyor muşun?
Görüş meşafende mi? - Yeterince net, Bayan Honey Penny.
Janavarı görüyor muşun?
Hiçbir sorun çıkmayacağını düşünüyorum.
Bir vejetaryene göre atıcılığın gayet iyi.
Eroinsiz bir şekilde, iyi bir vatandaş olarak hayatımı anlamlı...
...ve dolu dolu geçirmeye çalıştım.
- İyi şanslar, Spud. - Şerefe!
Unutma! Çaba göstermediğini görürlerse, başın belada demektir.
...ve ilk fırsatta Sosyal Güvenlik'e gidip: "Bu puşt çaba göstermiyor" derler.
- Bu mangırlara elveda demek, anladın mı? - Anladım.
- Ama dediğim şeyi yapacak olursan... - İşi kapabilirim diyorsun.
- Aynen. - Tam bir kâbus.
Pamuk ipliği, Spud. Herşey pamuk ipliğine bağlı.
Mülakat için başıma üşüşen, şu hıyarları görünce çok utanıyor ve...
...futbolcuların büyük maçlara çıkmadan önceki...
...ruh haline bürünüp, heyecanlanıyor ve titremeye başlıyorum.
Şundan biraz dene.
Bir parça toz her kapıyı açar, adamım.
Hayır, Craigie'e gittim. Yani Craignewton'a.
İşi kapmak için Royal Edinburgh koleji diye yazdım.
Bu kadar ayrımcılık olmaz ki, neticede ikisi de okul, değil mi?
Hepimiz bu işin içindeyiz. Detayları pas geçip, doğrudan...
...konuya geçmeye çalıştım. Herkes detaylara takılıp kalıyor.
Hangi okula gitmişim de... Hangi ortalamayla mezun olmuşum da...
Altıyla da olmuş olabilirim, sıfırla da. Hiçbir önemi yok.
Benden daha önemli olan ne var ki!
Bay Murphy, başvurunuzda asılsız beyanda bulunduğunuzu mu söylemeye çalışıyorsunuz?
Hayır, şeey... yani evet! Bu kapıdan içeri girebilmek için yaptım.
İnisiyatif hakkımı kullandım yani.
Sizi buraya İş ve İşçi Bulma Kurumu gönderdi.
Bahsettiğiniz kapıdan içeri girmek için, inisiyatif kullanmanıza gerek yoktu.
Evet, doğru. Haklısınız.
Üzgünüm, siz işverensiniz, patron olan sizsiniz.
Bense sadece buradayım. Kesinlikle buradayım.
Bay Murphy, neden eğlence sektöründe çalışmak istiyorsunuz?
Tek kelimeyle: Memnuniyet.
Başkalarının eğlenmesi beni memnun eder.
Kendinizde tespit ettiğiniz bazı zaaflarınız var mı?
Evet! Biraz mükemmeliyetçiyim sanırım. Evet, öyleyim!
Benim için her şey ya mükemmel olmalıdır ya da hiç olmamalıdır.
Öyle ki, işler sarpa sarsa bile, keyfim hiç kaçmaz.
No comments yet. Be the first to leave one.