Alice & Jack

Alice & Jack

Download Turkish undertekster

Sæson 1

Udgivelsesinfo

Alice & Jack S1
En kommentar af hajkarax

Tags

other
Udgivet den: 2024-10-09
Downloads: 34
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 200 linjer.

Sahip olduğumuz en iyi şey sevgidir.

Belki de tüm zırvalıkları bir kenara attığımızda

elimizde kalan tek şeydir.

2 YIL ÖNCE

Alice.

Jack?

Evet.

Merhaba.

Fotoğrafının hakkını veriyorsun.

Seninkisi az bile göstermiş.

O bilerek öyle.

-Ne içersin? -Macallan.

Sen kimsin Jack?

-Kim miyim? -Heyecanlı mısın?

Biraz. Sen değil misin?

Soruyu belirginleştireyim.

Mesleğin nedir?

Teşekkürler. Ben bir biyomedikal araştırmacıyım.

Ne araştırıyorsun?

-Şu anda mı? Haşimato hastalığını. -Neden?

Neden mi?

Haşimato hastalığın mı var?

-Hayır. -Tanıdığın kimsede var mı?

Hayır.

Neden o zaman?

Bir gün Haşimato hastalığını tedavi etmenin şanı için mi?

Şan için değil, hayır. Tedavi insanlara yardımcı olacak.

Ama sana yardımcı olmayacak.

-Doğrudan değil ama -Ya da tanıdığın kimseye.

-Hayır ama -Demek sen bir savaşçısın.

Öyle demezdim.

Demelisin, çünkü çok tatlı.

Ama ödülü müphem bir hesabı var.

-Ne? -Adım adım bakalım.

Haşimato hastalığına çare bulunca ne yapacaksın?

Birçok kişiyiz.

Evet ama sen ne yapacaksın?

Başka bir şeye geçerim herhalde.

-Başka bir hastalık. -Muhtemelen.

Ya sonra?

Ölene kadar devam ederim galiba.

Bir başka hastalığa.

Hem de daha önce hiç düşünmediğin bir tanesine.

İstatistiksel olarak çok mümkün.

Bir süre sonra Haşimato hastalığına veya başka hastalıklara

çare bulmanın ya da yardımcı olmanın senin için bir anlamı olmayacak,

çünkü hiçbir şeyin anlamı olmayacak, çünkü ölmüş olacaksın.

Bu uygulamayı ilk defa kullanıyorum. Normalde böyle mi oluyor?

Haşimato hastalığı ne ki?

Otoimmünle alakalı.

Eğer şan peşinde olsaydın

hayatını biyomedikal araştırmaya adamanı anlayabilirdim.

Şan demesek olmaz mı?

İyi bir şey yapmanın hissiyatı için diyemez miyiz?

Kaderinmiş gibi.

-Yani -Dindar mısın?

Henüz bilmiyorum. Sen?

Yani ün veya ödül için değil

ama iyi yapılmış bir iş duygusu için,

iyi yaşanmış bir hayat için,

bir miktar iyileşmiş bir dünya için.

Mesleğini bu yüzden yapıyorsun.

Sen ne yapıyorsun?

Para yapıyorum.

Ödül hesabı net.

En neti.

Finans işi.

Kasabanın bu tarafına göre cesur bir tahmin.

Şahsi zenginlik dışında bir amacın var mı?

Ben bunu daha çok bir savunma fonu olarak düşünüyorum.

Bir savaş rezervi gibi.

Kiminle savaşıyorsun? Benim gibilerle mi?

Hayır.

Diğer herkesle.

Yakınlarda mı oturuyorsun?

Çalıştığım yer köşeyi dönünce.

Ofisine gitmemizi mi ima ediyorsun?

Yok, hayır. Özür dilerim. Ben hayır.

Benim daireme gideriz.

Şimdiden mi?

Ya da birer tanıdık olarak yollarımıza gideriz.

Benim için fark etmez.

Bu bir seçim değil.

Uyanık mısın?

Uyanık mısın?

Uyanık mısın?

Şimdi uyanığım.

Evet.

Merhaba.

Bunu net ama kaba olmayacak bir şekilde söylemek istiyorum.

Siktir olup gideyim mi?

Esasen, evet.

Tamam.

Kusura bakma.

Yok, sorun değil.

Utanç yürüyüşü başlasın.

Neden utanç yürüyüşü diyorlar bilmiyorum.

Seks yapmışsın, zafer yürüyüşü veya fetih gezintisi demeliler.

Evet, kesinlikle öyle dememeliler.

Çorabım nerede?

Bunu daha önce yaptın mı?

Bir yabancıyla yatmayı mı?

Kendin giyinmeyi.

Daha önce kendi başıma giyindim, evet.

Harikasın.

Ne?

Kibarsın, yakışıklısın ve

yatakta iyisin.

Şahanesin.

Neden gitmemi istediğini anlayabiliyorum.

Senin için hep böyle midir?

Ne her zaman nasıldır?

Boş ver.

Güle güle.

Seni ararım.

Teşekkürler ama senin için sorun olmazsa aramamanı tercih ederim.

Mesaj atarım?

Yapma.

Neden?

Çünkü istemedi ve seni evinden attı.

Niyetini daha nasıl belli etsin?

Alt metinde bir şeyler vardı.

Alt metine bel bağlama kanka. Alt metin tehlikelidir.

Alt metine kurban gidebilirsin.

Anlamıyorsun, çünkü orada değildin.

Olsaydım tuhaf kaçardı.

Harbiden tuhaf kaçardı.

Ne aradın ne mesaj attın

Tamam, gidebiliriz.

Alt metine dayanarak mesaj atıyorum.

Sen

İyi misin?

İyiyim ben.

Konuşmak istediğin bir şey var mı?

Konuşmayı Temizle

Hayır, sağ ol.

Çünkü istersen konuşabiliriz.

Ben senin arkadaşınım.

Arkadaşım olamazsın, çünkü maaşını ben veriyorum.

0 Yeni Mesaj

Anneden Çocuğa Frengiyi Nasıl Durdururuz?

3 Ay Sonra

Paul?

Paul.

İyi misin?

Evet.

Sen iyi misin?

Sana aramamanı söyledim sanıyordum.

Bir gelişme yaşadım.

Psikolojik olarak mı?

Hayır.

İşyerinde Haşimato'nun baz çiftini izole ettik.

Yani tedaviye bir adım daha yaklaştık.

Bana anlatmak ister misin?

Anlattım ya.

Daha çok anlatmak ister misin?

Evet.

20 dakikaya Exchange Meydanı.

Ne?

Sakaldan emin değilim.

Değil misin?

Yani yakışmış. Sorun o değil.

Neredeyse bozulamayacak derecede yakışıklısın.

Ama bir şey var işte.

Seni bu akşam görmeyi beklemiyordum.

Beni neden aradın o zaman?

Yani, emin değilim.

Çok da düşünmedim. Aradım işte.

Biriyle birlikte misin?

Hayır. Kendi başıma gayet iyiyim.

Sakaldan mı?

Çıtayı biraz yükseltiyorsun.

Sen de öyle.

Birbiriyle ne alakası var?

Bizim şey gecemizden sonra

sana denk geldim.

Ve o gece yanımda başka birisi vardı.

Daha önce başka birisiyle iki kez birlikte oldun mu?

Bu gece bir ilk olacak.

Bu bıçak bacaklar ve koltuk altları için değil mi?

Farklı kalitede çelik kullanmıyorlar ya.

Dikkat et.

Bu dünyada dikkatli olacağım bir şey varsa o da sensin.

Olmadın ama.

Ne?

Dikkatli olmadın.

Biliyorum.

Olmaya çalışacağım.

Senin farklı olduğunu

Bunun farklı olduğunu anlıyorum.

Anlıyor musun?

Evet, bundan konuşmayı bırakabilir miyiz?

Ne oluyor lan?

Cidden mi?

Yarın çalışıyor musun?

Yarın Cumartesi.

Bir şeyler yapmak ister misin?

Tabii.

O zaman kalsan daha iyi.

Tamam.

Alice & Jack subtitles in other languages

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left