De første 200 linjer.
ONU GERİ GETİR
-Hayır. -Bu çok çılgınca.
Snapchat'in var Naomi.
-Kullanmıyorum. Sen kullanıyor musun? -Hayır.
Ne...
-Hayır! Bunu paylaşmış olamaz. -Çok kıskandım.
-Cidden. -Rezil olurdu.
Senin gibi olmaya çalışıyor
-ama pek beceremiyor. -Y kuşağı gibi.
Evet. Harbi öyle.
Şehre mi gidiyorsunuz?
Evet.
Arkadaşlarınızla mı buluşacaksınız?
Evet. Neden?
Piper!
Beni beklemen gerekiyordu.
Onun kim olduğunu bilmiyorum.
-Tam bir sübyancı. -Nasıl ya...
Ben onun abisiyim.
Üvey abisi.
Kimmy. Gidelim.
Tanrı'ya şükür.
Tamam.
Gel hadi.
Beni sevmediler, değil mi?
"Şehre mi gidiyorsunuz?"
Hayır, sevdiler.
-Hayır, sevmediler. -Evet, sevdiler.
Üç kişilerdi. Hepsinin saçları koyu renkti.
Hoş insanlardı.
Ama çok iyi giyinmiyorlardı.
Bastonun nerede Piper?
Çantamda. Kapa çeneni.
Tamam. Tanrım.
-Her zaman soruyorsun! -Tamam.
Goalball nasıldı?
Kaybettik.
Andy.
-Andy. -Efendim?
-Andy! -Ne var?
Baba?
Baba?
Baba, bana cevap verir misin lütfen?
Andy.
Ver.
Baba, içeri geliyorum, tamam mı?
Her zaman cevap verir.
Tamam, içeri geliyoruz baba.
Cevap vermiyor!
Baba?
Baba?
Neler oluyor?
Andy?
Andy?
Neler oluyor?
Baba?
Baba?
Baba!
Andy!
Kemoterapiyi yeni bitirmişti. Daha iyi olması gerekiyordu.
Abin sana yardım etmeye çalıştı mı Piper?
Çalışmadı mı?
-Beni orada istemedi. -Peki.
Bana babamın iyi olacağını söyledi.
Tamam.
Sorun yok...
Biraz geri. Sadece...
Burada az gördüğün yazıyor. Bu doğru mu Piper?
Sadece şekilleri ve ışığı görebiliyorum.
Hepsi o.
Laura adında harika bir koruyucu anneyle konuştum.
Onu çok seveceksin.
Seni kendi gözetimli birimine yerleştireceğiz Andy.
-Ne? -Dur, bekle, bizi ayırıyor musunuz?
Ama ona ben bakıyorum.
On sekiz olunca vasilik için başvurabilirsin.
Bir yabancının yanına taşınmasını istemiyorum.
Bana ihtiyacı var.
Neden benimle gelemiyor?
Laura'nın geçmişte sorunlu çocuklarla problemler yaşadı.
Ve...
Ne?
Yok bir şey.
Greyfurt.
Küçükken başım belaya girmişti.
Ama yıllar önceydi. Sekiz yaşındaydım.
Siz...
Onunla konuşup ayrılmayacağımızı söyleyebilir misiniz?
Kabul ederse üç ay boyunca uslu durabilir misin?
Hey.
Duydun mu?
Babamın cennete gittiğini.
Kapa çeneni.
Hayır, ciddiyim.
Olan bu.
Yanmazsın ya da gömülmezsin, sadece...
bir uçağa binersin.
Benim için her şeyi güzelleştirmek zorunda değilsin.
Biliyorum.
Odada hâlâ kokusu var.
Pipe.
Bazı kıyafetlerini alabilirsin.
Yıkanmışlar. Onun gibi kokmuyorlar.
O zaman yastığını al. O henüz yıkanmadı.
Geldik.
Kahretsin.
-Kör olan benim sanıyordum. -Kapa çeneni Piper.
Annemin bahçesi gibi kokuyor.
Burada uzun kalmayacağız Pipe.
Gel hadi.
Hey?
Girin!
Ne?
Kapı açık!
İçeri girin.
Müziğin kusuruna bakmayın.
Evet.
Geldiniz demek.
Tanrım. Bakın hele.
-Merhaba de. -Bakın hele.
Muhteşem. Geçin!
Yeni evinize hoş geldiniz.
Benim evim sizin evinizdir.
Ben Laura. Sen de Piper mısın?
-Evet. -Ve...
-Andy. -Doğru.
Bize ne lazım biliyor musunuz? Bir fotoğraf.
-Fotoğraf çekelim mi? Bence olur. -Evet.
Bunu çok isterim.
-İşte. Evet. -Gülümse.
Bu harika.
Çok güzel. Şuna bakın.
Birinin Pompom'la tanışması gerek.
Pompom kim?
Köpeğim. Evet.
Gel bakalım.
Biraz utangaçtır.
O doldurulmuş Pipe.
Evet, 0 öldü. Tuhaf biri olduğumu biliyorum.
"Hav-hav Piper. Hav-hav Andy."
Merhaba Pompom.
Buralarda bir yerde bir kedi var. Junkman.
Henüz doldurmadım... Henüz.
Ama dolduracağım.
Bastonun nerede canım?
Kullanmayı sevmiyorum.
Niye ki?
İnsanların farklı davranmasını istemiyorum.
Nasıl farklı davranıyorlar?
Bana bebek gibi davranmaya başladılar...
Biliyorum. İnsanlar eleştirici olabilir.
Ama büyükannem ne derdi, biliyor musun?
"Canınız cehenneme, yavşak şişkolar."
Evet. Hep küfrederdi.
Ben hiç küfretmedim. Onu severdim.
Bu Piper için mi?
Hayır. Kızım kör.
Burada mı?
Hayır, o vefat etti.
Üzgünüm.
Sorun yok. Bilmiyordun. Senin suçun değil.
Nasıl öldü?
-Piper. -Sorun değil.
Boğuldu.
Kim arıyor? Wendy.
Çok ilgi istiyor.
-Selam Wen. -Çocuklar geldi mi?
-Evet, yeni geldiler. -İşi biliyorsun.
Evet, her şey yolunda. Evet.
Rahatınıza bakın. Wendy'nin selamı var.
Selam, Wendy.
Evet. Tamam.
Arka bahçesi var mı?
Var. Görmek ister misin?
Sorun değil.
Lanet olsun.
Dışarı çıkacaksanız kediyi salmayın.
Lanet olsun.
-Aptal. -Piper!
Burada bekle.
Oliver! Pardon.
Oliver! Oliver!
CATHY BURADAYDI
Kediyi bana ver. Bana ver. Bırak onu.
Tuttum seni. Tuttum.
-Bırak onu Ollie. -Andy.
Dikkatli ol.
Aldım seni.
Neler oluyor?
Kedi havuza girdi.
Laura halletti ama.
Sanırım kediyi çocuğu tutuyor.
Evet.
Evet.
Bunlar yeni kız ve erkek kardeşlerin Oliver.
Piper ve Anthony.
Andy.
Becerikli Andy.
Oliver da sizin gibi ailesini kaybetti.
Ona özel bakım sağlayacak birine ihtiyacı vardı.
No comments yet. Be the first to leave one.