De første 200 linjer.
-Acıkmışsınız. -Büyük bir gün.
-Tanrı'yı öldüreceğiz. -Ne dedin?
Hristiyan Tanrı gerçek, binlerce yıldır uyuyor.
-Gizlice öldüreceğiz. -Mafya tarzı.
-Mahvedeceğiz. -Ben de öldürebilir miyim?
-Siktir Summer. -Hayal kurma.
Beth, duyuyor musun?
Tatlım, iş görüşmenden önce telaş yapma.
-İş görüşmesi mi? -Evet, inanması çok mu zor?
Aslında evet. Bir şeyler yanlış.
Hayır!
Siktir!
Beni avlayın! Biri beni avlasın!
-Sonuna kadar avlamayın! -Beni avlayın!
-Eyvah. -Beni avlayın!
Herkes toplanmaya başlasın. Açıklayacak zaman yok.
-Rick? -Baba, ne oldu?
-Biri bir yem aileyi öldürdü. -Beni avlayın!
Ben Bay Hep Avlanmak İsteyen'im!
Bunun ne kadar süre daha ilginç kalacağını düşünüyordun?
Klonlarımızı mı yaptın?
Yem, Morty. Çok farklı. Çok farklı tatlım.
-Nasıl farklı? -Evet baba, nasıl farklı?
Çok kişi bana ulaşmak istiyor tatlım.
Çok havalı olmamı sevmiyorlar.
Uzay Beth sorunundan sonra,
ailenin kopyalarını yapıp ülkenin her yerine yerleştirdim.
-Tampon bir bölgeyle… -Ama neden hep avlanmak istiyor?
-Jerry. -Şu an o önemli değil baba.
Tabii çocuklar. Rick, ailenin gizli yemlerini yapıp
ülkenin her yanına yerleştirsin
ama hedef kostümlü denizyıldızı adamla ilgili sorum olursa beni siktir edin.
-Cumartesim geçiyor, ne güzel. -Neden o kriyo kapsüldeydi?
Aklını karıştıran şey kriyo kapsül mü?
Daha büyük sorunlarımız var, görmüyor musun?
Ben hiçbir sorun göremiyorum.
Eyvah.
Depozitoya ciao bella diyeceğiz o zaman!
Sus ve toplan Jerry. Kalamarlar yem aileyi öldürdü.
"Yem aile" mi?
Ondan mı şehirden çıkmak istedin?
Tatile gelme sebebimizle ilgili yalan söyler miyim Morty?
Sana yalan söylemem. Bu yalan. Bak sen.
Yani biri bizi öldürmeye mi çalışıyor?
Birileri bizi hep öldürmeye çalışır, yemler bunun için var.
Yeryüzünde eğlenceli maceralara gidiyorlar, sonra da…
…bize atılan mermileri yiyorlar. Siktir!
Eyvah. Yem aile.
Babam hâlâ dışarıdaydı sanırım. Yem aile nedir?
Zor bir kavram Morty. Zor kavram.
Açıkçası o konuyu hiç çözemedim.
Başka özel bölüm için devimsel bir yanıltıcı olarak
-daha iyi olabileceğine karar verdim. -Güzel.
Kurt Zaman'a dönüyoruz.
Zaman yolculuğu yapan bir kurt mu? Ben varım.
Evet, kurt adamı zaman yolcusu olarak hiç düşünmemiştim.
Zaman ve adam kulağa benzer geliyor, zekice!
-Kurt Zaman. -Drakula, neden geldiğimi biliyorsun.
Burada güvendeyim, Ian. Hristiyanlık henüz icat edilmedi.
Artık benim için haç sadece yavru T demek.
Ben kurtuldum. Lütfen beni tekrar içeri çağırma.
Bu Drakula meselesiyle biraz içine etmişler.
Doğru. Ana konseptlerine inanmadıklarını gösteriyor.
Kurt Zaman'ın 1920'lere gidip,
borsaya para yatırıp insan yediğini izlemeyi tercih ederim.
Evet.
Bak, Beth'in annesine ne olduğunu gerçekten öğrenmek istiyorsan…
Kalamar uzaylılar bir yem aileyi öldürdü.
"Yem aile" mi? Yine mi klon yaptın?
Klonlar tüm bilim kurgunun yüzde 32'si falan tatlım. Fikrin sahibi olamazsın.
Evet, yaptım.
Birkaç ayar ve gizli kapatma komutu hariç bizim gibiler.
Bilinçli yaşam yaratmak seni azdırıyor mu?
Aslında beni azdıran ailemi korumak.
İğrenç.
Artık herkesin katil dublörü var, süper.
-Yemler zararsız Beth. -Büyükbaba?
Yem olduklarını biliyorlar mı?
Bilselerdi iyi yem olmazlardı Sum-sum.
-Kendilerini biz mi sanıyorlar? -Evet.
Bizim yem olmadığımızı nereden biliyorsun?
Aman tanrım, biz yemiz.
Tanrım. Biz gerçek olmayabiliriz. Yem olabiliriz!
-Morty çabuk! -Ne yapayım?
Güvencem, Morty. Son, gizli güvencem. Gerçekliğimi kanıtlıyor.
Bana yardım et, bu konuda asla şaka yapmam.
Barkod var Morty. Sol kıç yanağımın içinde bir barkod var.
-Ne? -Morty lütfen, yalvarıyorum.
-Götüne bakmayacağım! -Lütfen Morty, orada mı?
-Kahretsin, gerçek miyim, söyle hadi! -Morty, bak!
-İğrenç! -Baba!
Summer, mal seni. Yem değiliz.
-Ben neden cezalandırıldım? -Bir, yemler yem üretemez.
İki, bana sahte dedin diye yıkılacağımı mı sandın?
-Ben annen değilim. -Siktir git.
Tanrım, bu adamlar beni fena öldürmek istiyor.
Plan şu. Yem bir aileyle saklanacağız
ve kalamarlar ortaya çıkınca tekmeyi basacağız.
Jerry, hadi, ailevi bir acil durum var.
Limonlu karelerimin tutmamasından daha büyük bir acil durum mu?
Glütensiz, şekersiz ve limonsuz.
Yanlış eve geldin.
Analiz Modu. Şifre 80085.
-Daha komik bir şifre beklerdim. -Size göstermeyi planlamıyordum.
-Vay be. Westworld gibi. -Evet Morty, Westworld gibi.
Ama onları sikme. Summer!
Neyse ucube, bakalım odamı ne kadar tutturmuşsun.
Rick, evin birebir kopyasını yaptığını söylerken
tamamen birebir bir kopya mı demek istedin?
-Yosemite tişörtünü biliyorum. -Kahretsin.
-Peçete işini görür, biliyorsun, değil mi? -O olmadan gelemiyorum.
Yani mutlu bir ailenin neye benzediğini biliyorsun.
Sahtesinin neye benzediğini biliyorum.
-Rick. -Ne?
Bu evi de mi yem yapmak için kullandın?
Ne? Morty, bunu neden yapayım ki? Başka yere giderim mi sanıyorsun…
Artık kalamarlar konusunda daha az endişeleniyorum.
Normal işlem gücüyle başı izole et.
Orada ne bok yiyorsun lan?
Yem mi yapıyorsun?
Bekle, nasıl… Tanrım. Summer haklıymış.
Herkes arabaya.
Yemler yem yapmaz, demiştin.
Genelde yapmazlar.
Ama yine de endişelenecek bir şey yok çünkü yemler zararsızdır.
Sadece kalanları ziyaret edip programı sonlandırmalıyım.
"Sonlandırmak" mı? Canlılar baba.
Bir noktada da cansız olacaklar. Varoluş böyledir.
Tüm sokak kedilerini kurtaracak mısın?
Hayır ama laboratuvarda fazlasını üretmezdim.
Bak, empatinin vakti değil.
Bıçak Sırtı'ndan çok termit istilası bu.
-Bence biz yemiz. -Uğraşmamak için bahane arıyorsun.
-Evet, ne olmuş? -Yakışıklı bir adammış.
Zararsız olduklarını sanıyordum.
Bu yemi yaptığımı hatırlamıyorum.
Selam Rick.
Ailem, ben. Ne zaman gittiniz?
Analiz Modu, 80085. Bir şey yok dostum.
Bu kadar kahve içme, kafan gelip gidiyor.
-Mutlu Analiz Modları. -Size de Mutlu Analiz Modları!
Yanlış eve geldin.
Analiz Modu. Şifre 800…
-Beni yem mi sandın? -Yemleri nereden biliyorsun?
Onlar benim fikrimdi!
Artık şaka yaptığınızı biliyorum.
Analiz Modu. Şifre, sekiz, eşittir, eşittir, büyük D.
-Saklanın. -Ne?
Saklanın!
Vay canına, Ex Machina gibi.
Evet Morty, Ex Machina gibi. Ama onları sikme. Summer!
Neyse ucube, bakalım odamı nasıl yapamadın.
Sevgi dolu bir ailenin neye benzediğini biliyormuşsun.
-Simüle edilmişini biliyorum. -Niye saklanıyoruz?
Kendini ben sanıyor ve ben yemleri yok etmeye başlamak üzereydim.
-Ama biz yem değiliz. -Tabii. Hadi, anlat ona bakalım.
Rick, burada da mı yem yapıyordun?
Morty, niye burada… Ne…
Normal işlem gücünde başı izole et.
Aptal göt, yem mi yaptın?
Yine söylüyorum, onlar benim fikrimdi. Diğer adama ne oldu?
"Diğer adam" mı?
Dur, yani ben bir yemim. Summer, senin ben…
Dolaplara bakın.
-Kontrolden çıkmışlar, yok edin! -Katil yemler!
Kahretsin! Biri dişime silah dayadı!
Ateş etme baba, onlar biziz. Savaşa gerek yok!
Klasik tutsak ikilemi Beth.
Ben iyi biriyim. Konuşup halledebilirim. Ya o göt?
Ben mi? Yem yavşak seni. İlk ateş eden sensin.
Bu işi halledebiliriz! Birbirinizi öldürmeye çalışmayın!
Üzgünüm Yem Beth, bu ancak böyle biter.
Birimiz yemliği kabul edince.
Yem olduğunu anladığı zaman da
gerçek Rick ve kendini o sanan herkes ölene dek
güvende olmadığını anlar.
Bir yem için oldukça zekice.
Bu iş olacak gibi değil, üç deyince saldıralım.
-Buna gerek var mı? -Morty, kulağa kötü gelecek
ama seni öldürmeyeceğime güvenir misin?
İyi bir noktaya değindin ama yuh yani!
-Üç deyince dalıyoruz. -Bizi öldürmek istemiyorum Rick.
Ya onlar ya biz Morty. Ben bana güvenmem, sen sana güvenir misin?
-Evet desem? -Ucubesin.
Bir şey söyleme, zaten birbirlerini öldürüyorlardı.
-Bir şey yapabilirdin. -Emin değilim aslında.
Hikâyeler duymuştum.
Muhtemelen bir Asimov Basamağı ile karşı karşıyayız.
-Neler oluyor? -Açıklama gerek.
-Evet, epey geride kaldım. -Araba, beyaz tahta verir misin?
Kalamarlar yemleri öldürmeye başlayınca
yemler kendi yemlerini kontrol edip yem yaptıklarını öğrenmeye başladı.
Bu yüzden de arayıp diğer yemleri buldular
ve kendilerinin yem olduklarını anlayıp diğer yemleri öldürmeye başladılar.
-Bir daha "yem" de. -Siktir git.
-Nasıl durduracağız? -Döngü çoktan başladı.
Artık İskoçyalı kuralları geçerli.
Gerçekten mi? 1986 desem? "Sadece bir tane olabilir"? Eve dönünce kiralayalım.
Connery "İspanyol"u oynuyor ama aksanına hiç uğraşmamış.
Peki ya kalamarlar?
No comments yet. Be the first to leave one.