De første 200 linjer.
OBSCUREX VPN BAĞLANDI
CÜZDAN BAKİYESİ 0,00 STERLİN
YENİ İŞLEMLERİ İNDİR
YENİ CÜZDAN BAKİYESİ
CÜZDAN BAKİYESİ 5.000.000,00 STERLİN
CÜZDANI BU MAC'E BAĞLAMAK İSTİYOR MUSUNUZ?
İZİN VERME - VER
ÇEVRİM DIŞI CİHAZA AKTAR
CİHAZ KAYBOLURSA VEYA HASAR GÖRÜRSE
BAKİYE SIFIRLANABİLİR
DEVAM ET EVET
HAZIRLANIYOR...
TRANSFER KABUL ET
TRANSFER EDİLİYOR
5.000.000,00 BAKİYE
BAKİYE TRANSFER EDİLDİ
Güzel.
SOYGUN
Ateş etmemişler,
sürekli eldiven takmışlar.
Bildiğimiz gibi, protez takıyorlardı.
Yani yüz tanıma yazılımımız tamamen işlevsiz.
IRU, çıkışlarını kameralardan takip etti.
Toplu taşıma kullandılar, sonra ayrıldılar.
Sonra da kamera kör noktalarında kayboldular.
Biletlerini nasıl ödediklerine baktık. Banka kartı. Hepsi kopyalanmış.
Düzeyleri mi? Profesyonellikleri?
Eski ordu mensupları, eski özel servisler söz konusu.
Belki devlet aktörleri.
İki amacımız var millet. Hırsızları ve parayı bulmak.
İkisinde de zamana karşı yarışıyoruz,
bu yüzden ışık hızında hareket etmeliyiz.
4 milyar, İngiltere'nin en büyük soygunu,
halkın emekli maaşlarını çaldılar.
Video bölüşümünü amirlerinizle konuşun.
Hesap numaralarından haber var mı?
Hâlâ bir şey yok. Ama yakında gelir.
Emniyet müdürü baskı yapıyor.
Sanırım adamımız bu.
Dedektif Lloyd.
Evet Lloyd. Darren Yoshida.
- Memnun oldum. - Evet. Tamam.
Merhaba. Dedektif...
- Covaci. - Covaci.
Ben finans araştırmacınızım, Darren Yoshida.
Acele etmedin.
Efendim?
Dün öğleden sonra gelmeliydin.
Hayır, görev bana bir saat önce verildi. Doğruca buraya geldim, yani...
- Bir saat önce mi? - Evet.
Işık hızına bak sen. Başlayalım bakalım.
Tamam.
Ne alındığını ya da meblağı henüz bilmiyoruz.
Ama bu soygunun bir banka ya da başka bir işletme değil de
finansal hizmetler şirketinde yapılması...
LOCHMILL SERMAYE
- Kimlik lütfen. - Tabii.
- Teşekkürler. - Teşekkürler.
Bireysel müşterilerin emekli maaşlarını kaybetme riski var mı?
Asıl soru da bu.
Günaydın.
Emekli maaşlarını kaybederlerse tazminat alacaklar mı?
- Ne? - Alacaklarsa kim ödeyecek?
Konuşmalıyız.
Teşekkürler George. George Ainsbury konuştu...
5.000.000 mu? Ne? 100.000 demişlerdi.
- Luke, hesabına bakmalısın. - Beş...
Luke, kripto paraları hesabından alıp
çevrim dışı cüzdana aktarmalısın.
Aktarayım da cüzdanımda 5.000.000 olsun.
Ama saklayabilirsin, tamam mı?
Para çevrim içi kalırsa onlarla aramızda bağ olur.
Bize söyleneni yapmalıyız.
Şimdiye çoktan yapmış olman gerekiyordu.
VPN'le çevrim içi hesabına giriş yap,
parayı transfer et, gizle, hesabı kapat.
Bilerek yaptılar.
İşin içinde olduğumuzu göstermek için yapıyorlar.
İşin içindeydik. Bir hack'ten ibaret olacağını
ve sadece giriş bilgilerimizi vermemiz gerektiğini söylediler diye...
- Merhaba dostum. - Dostum.
- Selam. - N'aber?
Ortam fena, değil mi?
Josh içeri girerken bir gazeteci
ofis fotoğrafları ve dedikodu için 5.000 teklif etmiş.
Bir dakika. Ne dedikodusu?
Bilmiyorum.
Evet... İkinizin işi zor olacak gibi.
Neden?
Çünkü portföylerde 4 milyar sterlinlik eksik var.
Evet.
Yine de gelmeniz güzel, yardım etmeniz falan.
Kafama silah doğrultulan kişi ben olsaydım
önümüzdeki altı ay stres izni alırdım.
Acil bir durum yaşanıyor, değil mi? Herkes iş başına.
- Görüşürüz. - Görüşürüz dostum.
Nasıl ya?
Bu da neydi? Şüpheleniyor.
- Herkes şüpheleniyor. - Hayır.
- Evet. - Bir sebep yok.
Kanıt yok.
Hesabımızdaki 10.000.000 sterlinlik emekli maaşları hariç.
Tamam, biliyorum.
Polise gitmeliyiz.
- Ne? - Tek yolu bu.
Kandırıldığımızı söylemeliyiz.
Bir rakibe iş detayları verdiğimizi düşünmüştük sadece.
Polise gidersek ne yaparlar sence?
- Jason ve Donny'ye ne yaptılar, gördün. - Ne yapacağız peki?
Şu anda...
- Luke. - Selam.
Dünkü dedektifler ek sorgu için burada.
Seninle konuşmak istiyorlar.
Buradalar mı yani? Harika.
Peki. Neden benimle konuşmak istiyorlar?
Pardon, dün onlarla konuşmuştum.
Ek sorgu.
Evet, demiştin.
Sorun olmaz, değil mi? Sizi altıncı odaya aldım.
Peki. Şey... Ama şeyle çok meşgulüm...
Yeniden dengeleme ve transferlerle. Şu anda pek...
Tabii ki. Tamam. Evet, birazdan geliyorum.
Ne gerekirse. Sıkıntı yok.
Güzel.
Travma danışmanlığı seansında görüşürüz.
- Evet, sabırsızlanıyorum. - Sağ ol.
Dünkü sorguda onlara ne dedin?
Hiçbir şey. Ben bir şey... Tüm sorgu boyunca ağladım.
Tanrı aşkına Luke.
Bir şey itiraf etme, tamam mı?
Etraflıca düşünmelisin. Ayrıca itiraf edersen
hayatımızın geri kalanı hapiste geçer ya da ölürüz, tamam mı?
Tamam.
- Luke, gel. - Bu iyiymiş.
Otursana.
Günaydın.
Myrtle. Bugün gelmezsin sanıyordum.
Dalga mı geçiyorsun?
Dışarıdaki basını gördün mü?
Arkadaşım mesaj attı.
Haberlerde arka planda, işe gelirken çıkmışım.
Bak.
Evet. Çok iyi.
Hem de çok.
Bizi tekrar gördüğün için sağ ol.
Olan bitenler sonrası çok işiniz var, biliyoruz.
Evet.
Doğruyu söyleyeyim, gelmene şaşırdım.
Evet. Acil bir durum yaşanıyor, değil mi?
Herkes iş başına.
Ellie'yle dün tanıştın.
Bu Darren Yoshida.
Güvenilir bir finans araştırmacısı.
Darren, polis olmadan önce yatırım yöneticisiydi.
Bu da umarız ona iyi bir fikir verecektir.
Harika.
Evet. Şey...
Birkaç teknik soru sorabilir miyim?
İlk olarak...
Nakit hesabındaki 4 milyar
büyük bir meblağ, değil mi?
Genelde bu kadar nakit bulundurur musun?
Hayır.
Hayır. Sadece... Portföy dengelemesi yapıyorduk.
Büyük bir işlem.
Bu sık sık olur mu?
Birkaç yılda bir.
Yani soygun olayı son üç yıldır nakit para tuttuğun
tek haftaya mı denk geldi?
Evet.
Evet, sanırım. Evet.
Hemen tuvalete gidip geleceğim.
Son bir sorum var.
Teyit etmek için soruyorum. İşlemleri onaylatmak için
yatırım komitesinin imzası gerekiyordu.
Değil mi?
Yatırım komitesinin soygunun olduğu sabah
toplantısı mı vardı?
Evet.
Ama dürüst olmak gerekirse...
Haftada bir oluyor, o yüzden...
Beşte bir ihtimal var.
Luke.
Söylemek istediğin bir şey var mı?
Bunlar tehlikeli insanlar.
İki meslektaşını hastanelik ettiler.
Otomatik silahları vardı.
Kullanma şekilleri profesyonel olduklarını gösteriyor.
Acımasız, soğukkanlı.
Ya biz? Seni koruyabiliriz Luke.
Söylemen yeter.
Bence bu... Düşünüyorum.
Evet, hepsi bu.
Bildiğim her şeyi anlattım.
Yani... Hepsi buysa gidebilir miyim?
Lütfen?
Vakit ayırdığın için sağ ol.
Gerçekten minnettarız.
Ne demek.
Üzgünüm. Teşekkürler.
No comments yet. Be the first to leave one.