Release Info

AFI Life Achievement Award A Tribute to Eddie Murphy 2026 NF WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX
Ein Kommentar von tedi
Retail NF | 1:23:58

Tags

webdl
Veröffentlicht am: 2026-05-31
Downloads: 11
Hörgeschädigt: No

Turkish Untertitel-Vorschau

Die ersten 200 Zeilen.

Bir varmış, bir yokmuş,

siz doğmadan önce, hatta ben bile doğmadan önce

filmler doğmuş.

Bize verdiği en büyük hediyelerden biri,

hatta belki en büyüğü kahkahaymış.

Sinemanın ilk günlerinde komedinin kralları varmış.

Chaplin, Keaton, Lloyd.

O zamandan beri de, dünya moralimizi ne zaman bozsa

filmler bizi neşelendiriyor.

Sinema, televizyon, mecra ne olursa olsun,

kahkahanın her zaman en iyi ilaç olduğu kanıtlandı.

Bazıları insanların yetenekleri ekrana sığmayıp sahneye taşar.

Bize kendimizi sorgulatan karakterler yaratırlar.

Hayda. Sözde en iyi arkadaşımsın.

Ve sayıları çok az da olsa bazıları hepsini birden yapar.

Kral olmak güzel.

Ama bu akşam,

kahkahaların ötesine geçmiş,

daha büyük sürprizlerle dolu,

engelleri aşıp kültürü ileriye taşıyan bir adamı konuşacağız.

Hanımlar, beyler, Eddie Murphy.

AFI YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ EDDIE MURPHY

Hollywood'daki Dolby Theatre'dan bir film kariyerinin en büyük onuruyla,

AFI Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Eddie Murphy ile karşınızdayız.

Kevin Hart,

Tracy Morgan, Eva Longoria, Chris Rock,

Da'Vine Joy Randolph, Kenan Thompson,

Stevie Wonder, Robert Townsend, Bill Burr,

"Yargıç" Reinhold, Arsenio Hall, Dave Chappelle,

Mike Myers, Martin Lawrence, Spike Lee ve nicelerinin katılımıyla.

Jennifer Hudson'dan özel Rüya Kızlar performansı da cabası.

Hanımlar, beyler, Kevin Hart.

51'inci AFI Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne hepiniz hoş geldiniz.

Bugün Edward Regan Murphy'yi şereflendirmek için buradayız.

Doğduğunda ona bu adı koymuşlar. Edward Regan Murphy.

Bence biraz zaman ayırıp bunu incelemeliyiz.

"Edward" ismi eski İngilizcede

"zenginliğin koruyucusu" demek olan "Edweard" isminden gelir, tamam mı?

Bunun doğru olduğu kesin.

Eddie, kariyerin boyunca

servet konusunda müthiş bir iş çıkardığını düşünüyoruz.

Bir de "Regan" var.

Regan, İrlandaca "Ó Riagáin"den geliyor, yani "soylu çocuk."

Bu da doğru. Yani adam temelde zengin bir kral.

Gayet uygun, değil mi?

Ama bir de "Murphy" var.

İşte burada kafam karıştı çünkü "Kim kimi sikti?" dedim.

Yani, Eddie Murphy'nin doğmasına sebep olan neydi?

Aklımda bir sürü soru vardı

ama kim, nasıl ve ne olursa olsun

Edward Regan Murphy hakkında başka bilgiye gerek yok.

O kadar ki adama Eddie diyoruz.

Ona Eddie diyoruz çünkü o bizim dostumuz.

Arkadaşımız.

Siz beyazlar bile onu dostunuz sanıyorsunuz.

Nesiller boyu bize kahkaha attırdı.

Ama tek olay kahkaha değil. Bu akşam bunu göreceğiz.

O her şeyi yapabilen biri.

Komedi, dram, şarkıcılık, dans, ne ararsanız onda var.

Hele küfretmekte üstüne yok.

Her rolü oynayabilir, hatta tüm rolleri oynamayı seviyor.

Çatlak Profesör'ü düşünün. Yedi ayrı karakteri oynamıştı, değil mi?

Bu akşam da üç karakteri oynuyor.

Mesela bu adamı. Bakın.

Evet, öyle. Değil mi?

Ve bu kişi.

Bu kişi olacak. Evet.

Evet, evet.

Bir saniye, bir de bu kişi var. Bir tane daha, hadi.

Bu, benim. Bir saniye.

Bak Eddie, sana şunu mutlaka söylemem lazım.

Yıllar içinde laf arasında söylediğim şeyi fırsattan istifade tekrarlamak istiyorum.

Bu işte sen benim için her şeysin.

Bugün bu konumdaysam

senin benden önce yaptıkların, açtığın kapılar sayesinde.

Sen bir abi, bir akıl hocası, bir ilham kaynağısın.

İdolsün sen be.

Sana dostum diyebildiğim için şanslıyım.

Böyle bir ilişkimiz olduğu için çok minnettarım.

AFI'ın seni ve müthiş film kariyerini konuşmak için düzenlediği bu akşamda

seni sonuna kadar hak ettiğin gibi övmek benim için de bir onurdur.

Eddie Murphy.

New York, Brooklyn'de, Kings County Hastanesi'nde doğdum.

O hastaneyi çok iyi hatırlıyorum.

Brooklyn'de Loew's Gates Theatre'ın olduğu sokakta oturuyorduk.

O yüzden sürekli sinemaya giderdik.

Maymunlar Cehennemi'nin orijinalini ilk kez Loew's Gates'te izledim.

Özgürlük Heykeli'nin ekrana çıkışını ve seyircinin tepkisini hatırlıyorum.

Böyle olmuştum…

Sonra Long Island'a taşındık. Sakin bir yerdi.

Taşraya taşınmıştık sanki.

Yurttaşlık Hakları Hareketi'nde bahsettikleri şey,

dağın zirvesine ulaşmak falan.

Bunu yaptığımızı hissetmiştik. "Evet, vadedilen topraklardayız."

Çok televizyon izlerdim.

Tatlı Cadı, Gilligan's Island, Andy Griffith Show.

Dün gece Andy Griffith'i izlerken "Bir dakika ya" oldum.

"Bu dizide hiç siyah yok.

Bir tane bile yok."

O yüzden neşeyle ıslık çalıyorlardı. Mahallede siyah yoktu.

Dokuz yaşımdayken vantrilok kuklası istemiştim.

Çok erken yaşta kelimelerle resim çizmeye,

hikâyeler anlatıp tiplemeler yapmaya başladım.

İnsanları güldürebildiğimi öğrendim.

Hakkımdan gelebilen tek kişi abim Charlie'ydi.

Birbirimizi eleştirirdik ama rekabet etmezdik.

Kültürün bir parçası bu. Bizim evde çok yapılırdı.

Richard Pryor'ın teybini ilk dinlediğimde

"Bu benim işte" oldum.

"Ben de böyle biri olacağım. Bu adamın yaptığını yapacağım."

Okul yıllıklarını "Eddie Murphy, geleceğin komedyeni" diye imzalardım.

"Çocuklarınıza beni tanıdığınızı söylersiniz."

Herkesin yıllığına böyle yazdım.

17 yaşımdayken falan şehre inmeye başladım.

Yıl 1979 ya da 78'di.

Genelde ortamdaki tek siyah ve tek genç ben olurdum.

Dışarıda oynarken şunu duyardık…

Dondurma!

Dondurma!

Dondurmacı geldi!

Dondurmacı geldi!

Anne!

Karşınızda Tracy Morgan.

Eddie Murphy bir ikon.

İlham kaynağı.

Evet, benim ve başka birçok kişi için ilham kaynağı.

O yüzden

SNL'in 50'nci yıl şovunda birlikte skeç yapacağımızı duyunca

hemen heyecanlandım.

Sonra öğrendim ki

skeçte beni oynayacakmış.

"Nasıl ya?" dedim.

"Tanrım.

Gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan biri

benimle yapacağı skeçte beni canlandıracak.

Ya beni benden daha komik oynarsa?"

Eddie olmasa Axel Foley olmazdı.

Reggie Hammond olmazdı.

"Herkül, Herkül!" olmazdı.

Hiçbiri olmazdı.

Eddie Murphy sinema sektörünü değiştirdi

ve bir nesil oyuncunun yürüyeceği yolu açtı.

Eddie Murphy bütün dünyayı güldürdü.

Ve şu anda dünyanın buna gerçekten…

Buna çok ihtiyacımız var.

Bakın, Eddie Murphy'nin arkadaşım olduğunu

dürüstçe söyleyebilen şanslı insanlardan biriyim.

O benim öncüm.

Ayrıca öz babam da olabilir.

Kendisi de farkında. Hık demiş, burnundan düşmüşüm.

Dostum…

Öncelikle seni seviyorum.

Ve tüm dünyadaki sinemaseverler adına Eddie Murphy'ye teşekkür ediyorum.

Saturday Night Live başlıyor.

Eddie Murphy'yle.

Saturday Night Live seçmelerine katılma fırsatı çıkınca

ilk tepkim "İşte bu" olmadı.

İlk tepkim şöyleydi.

"Saturday Night Live mı?

Skeç mi?"

Nasıl gidiyor?

Pek kolay değil Bill. Herkes bizi eski kadroyla kıyaslıyor.

Orijinal kadro ayrılınca seyirci "Programı da sikmişim, sizi de" dedi.

Sokakta yürürken insanlar "Saturday Night Live'dasın sen" diyordu.

"Evet." "Siktir git!"

Cleveland'daki hükme göre

lise takımlarında iki beyaz basketçi mecburi.

Adil mi, değil mi? Konuşalım.

Cleveland'lı lise öğrencisi Raheem Abdul-Mohamed.

- Neler oluyor Raheem? - Selam kanka.

Bakın, yedi yıldır Cleveland Lisesi'nde üçüncü sınıftayım.

Eddie'nin programa ilk çıktığında

ne kadar az alkış aldığını bilseniz şaşar kalırsınız.

Kimse bu adamı tanımıyordu.

Ne zaman iyi bir şey yapsak hemen el atıyorsunuz.

60'larda platform ayakkabı giyerdik. Sonra siz de giymeye başladınız.

70'lerin başında saçımızı ördük. 70'lerin sonunda siz de ördünüz.

Şimdi yıl 1980.

Sosyal yardımla geçiniyoruz. Bir iki seneye siz de başlarsınız.

Bitirdiğinde ortalık yıkılıyordu.

Ben Buckwheat. Hatırladınız mı?

Boksun yüz karası Cassius Clay benimle ringe çıksın.

…yeni kitabımı sipariş edin. Adı Sürtük Olmak İstiyorum.

Sersem zenciye bak.

Evde Saturday Night Live'daki en iyi skeçlerinin kaseti vardı.

O skeçlerin hepsini ezbere biliyordum.

Buckwheat'in suikasta uğraması, James Brown, Celebrity Hot Tub.

- Jakuziye gireyim mi? - Evet.

- Terler miyim? - Evet.

Jakuziye gireyim mi? Islanır mıyım?

Bay Robertson skecini çok seviyordum.

Merhaba çocuklar.

Bugün yalnızım ama siz yine de çok uzun kalmayın bence

çünkü karım birazdan işten döner.

"Kaltak" diyebilir misiniz?

Dersiniz tabii. Bugünkü özel kelimemiz bu.

Gelin, bakın.

KALTAK

İzlediğim en komik şeydi.

Gumby'ye bir alkış alalım.

Kommentare

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left