Die ersten 200 Zeilen.
NETFLIX SUNAR
15. YÜZYIL BAŞLARI
Nereye gidiyorsun dostum?
Yanlış yöne sürünüyorsun.
Teninde hissettiğin rüzgâr, İngiltere'den esiyor.
İskoçya şu tarafta.
Lordlarım.
Beklettiğim için çok üzgünüm.
Çok uzaklardan zorlu yolculuklar yaptınız.
Umarım biliyorsunuzdur, bu iç karışıklıklar
gece gündüz demeden beni tüketiyor.
Anladığım kadarıyla,
asi İskoçlarla girdiğimiz muharebe çetin geçmiş.
Evet Kralım. 300 askerimizi kaybettik.
Kıymetli Hotspur, taarruzun önderi sendin.
Kıymetli esirler alabildik mi?
Çok sayıda.
-Yoldalar mı? -Hayır.
Neden? Niye doğrudan bana getirilmediler?
Kuzen Mortimer'ın fidyesini neden ödemiyorsunuz?
Daha sesli konuşmalısın evlat.
Yaşlı bir adamım ben.
Kulaklarımın her yerinde tüy bitiyor.
Kuzen Mortimer, Galli asilerin elinde.
Neden fidyesini ödemiyorsunuz?
Fidyeyi ödemiyorum çünkü esir olduğuna inanmıyorum.
Benim gözümde o bir hain.
Galli asilere katıldı.
İngiltere'ye ihanet etti ve artık benim düşmanım.
Dolayısıyla senin de düşmanın.
Hemfikir miyiz genç Hotspur?
-Hayır. -Oğlum...
Bunlar deli bir bunağın saçmalıkları.
Harry, lütfen yapma.
Hayır, konuşsun.
Dinlemek istiyorum.
-Kralım... -Artık doğruyu yanlışı ayırt edemeyen,
dev şatosunun ötesini göremeyen, gözünü şer ve şüphe bürümüş bir ihtiyarın
ipe sapa gelmez sözleri bunlar.
Ailem size hizmet etti. Tahta çıkışınıza yardım etti.
Hâlâ sizin için savaşıyoruz. Mortimer da savaştı.
Ama siz tavuk ziyafeti çekerken
o, batıda bir kodeste tir tir titreyerek Galli cadıların işkencesini bekliyor.
Kralım, oğlumun kusuruna bakmayın.
Yorgun da.
Yalnızca Mortimer'ın özgür kalması için yardımınızı istemeye geldik.
Biz her şeyi İngiltere için yaptık.
Ama topraklarımız hiç olmadığı kadar savaşın pençesinde.
İskoçlar daha bitmedi, Galliler de yeni başladı. Peki niçin?
Bunlar sence neden oluyor ihtiyar?
Sence bunun suçlusu kim olabilir?
Tavuklar uçamaz.
Bir defasında, atik bir tavuğun bir çiti aştığını görmüştüm.
Artık özgürdü.
Ama tilkiler de özgürdür.
Haklısın genç Percy. Sana çok şey borçluyum.
Ailene daha da çok.
Ama esir aldığın İskoç hainler
mümkün olduğunca tez şekilde bana getirilmezse
seni gözümü kırpmadan asarım velet.
Anlaşıldı mı genç Percy?
Majesteleri, lütfen bizi bağışlayın.
Ne nefret dolu bir çocuk.
Bana ihanet edeceğinden hiç şüphem yok.
Keşke benim oğlum olsaydı.
Hal.
Hal?
Hal.
-Ne var? -Falstaff yaralandı.
Evet. Bak.
-İçeri nasıl girdiniz? -Kapı aralıktı.
Değildi.
-Aralıktı. -Aralık değildi.
Olmasa nasıl girelim?
Beni gizli gizli anahtar yaptırmakla mı suçluyorsun?
-Evet. -Falstaff yaralı Hal.
-Yarasıyla ilgilenir misin? -Hayır.
Eyvah.
Majesteleri...
Sana güzelinden bir sikke vereceğim.
Sikken sende kalsın.
Buradan Megido'ya, tüm topraklarda mutlak sadakatini isterim.
Ona zaten sahipsin.
Pek pazarlık yapamıyorsun.
Dur! Güzelim şarabı ziyan etme.
-Yaranı temizleyeceğim. -Ver şunu.
Epey sıcak görünüyor.
Bas.
Prens Henry.
Sen kimsin?
Saraydan geliyoruz. Özel konuşmak istiyoruz.
-Mesele ne? -Lütfen efendim. Özel.
Eastcheap'in ortasında o iş nasıl olacak?
Millete söyleyeyim de kulaklarını tıkasınlar bari.
Lütfen efendim.
-Ne oldu? -Babanız, Majesteleri Kral...
Babanız, Majesteleri Kral Henry hasta.
Sizi istiyor.
Doğruca saraya dönüp isteğinin umursanmadığını söyle.
Çağrısını en acil şekilde size iletmem söylendi.
Durumun aciliyetinin de umursanmadığını söyleyebilirsin.
Leydim. Leydim, gitmeniz gerek.
Neden?
Gün ağardı. Bakın.
Dışarı bakın. Gün çoktan başladı.
Kaçırmayın.
Kalkın. Gitmeniz gerek, önemli.
Hah şöyle.
Kollarınızı kaldırın.
Çok güzel.
Kapını tamir ettirmen lazım.
Ne var?
Babanı ziyaret et.
Git başımdan.
Baban gerçekten de seni çağıracak kadar ağır hastaysa
gitmek zorundasın.
Sonradan pişman olma ihtimaline karşın gitmen en iyisi.
Baban hastaysa ona karşı hislerin ne olursa olsun,
ziyaretine gitmelisin.
Ama...
...bunu kralımızın iyiliği için değil,
daha ziyade ziyaretine gitmezsen
ve aranızdaki meseleyi kapatmadan ölecek olursa
dönüşeceğin ayyaştan korktuğum için söylüyorum.
Beni bile utandıracak kadar içersin muhtemelen.
Git.
En azından benim hatırıma.
Hazinenin çektiği sıkıntıları görmekle beraber,
kilisenin, kendi yol açmadığı sıkıntıları hafifletmek adına
vergiye bağlanması teklifinin ardında
yozlaşmış Lollardcıların olduğundan şüphe ediyorum.
Majesteleri, Galler Prensi Henry geldiler.
Oğlum, gel.
Hayatımın sonuna yaklaştığımı hissediyorum
ancak ben bile senden sağlam görünüyorum.
Artık vakti geldi.
Vârisimi...
...konuşmalıyız.
Kral olmayacaksın.
En büyük oğlum olsan da
buradaki herkesin açıkça görebildiği ve koklayabildiği sebeplerden ötürü
bu taht sana miras kalmayacak.
Böyle bir arzum yoktu zaten.
Bu ayrıcalık ve sorumluluk,
senin yerine kardeşin Thomas'ın olacak.
Yumuşak kalpli olsa da çok hevesli.
İsyankâr Harry Percy'ye karşı ordularımı o yönetecek.
Eminim bu haber senin için şaşırtıcı ya da üzücü olmamıştır.
Ama kralın ve baban olarak bunu yüzüne söylemek,
benim vazifem.
Muharebe ne zaman?
Yarın yola çıkacağım.
-Hafta bitiminde savaşacağız. -Mecbur değilsin.
Bu kavgaları sahiplenmen gerekmiyor.
Dinlemen gerekeni dinledin.
Artık gidebilirsin.
-Majesteleri. -Dur.
-Majesteleri. -Dur.
Lord Dorset.
Askerlerin güne hazır mı?
-Hazır efendim. -Çok güzel.
Ne hazırlıklar yaptınız, anlat.
Lordum.
Sen niye geldin?
Bu kıyımın yaşanmasına izin vermiyorum. Durdurmaya geldim.
Bu benim savaşım.
Becerebilirsem savaş falan olmayacak.
-Sen, buraya gel. -Buyurun Lordum.
Burada sana yer yok!
Asi kampına git, Percy Hotspur'a mesajımı ilet.
Prince Henry'nin savaş yerine düello teklif ettiğini söyle. Teke tek.
Ordularımızın yerine biz savaşalım.
Emredersiniz.
Kendini ne sanıyorsun?
Senin hiçbir şeyin değilim.
Düelloyu kabul edip
onu alt edeceğim.
Yapabileceğinden şüphem yok oğlum. Ama olmaz.
Prens, babasının adına konuşamaz.
Savaşmaya isteklisin oğlum.
Savaşacaksın da.
Biz de yanında savaşacağız.
Onları mahvedeceğiz.
Henry'nin hükümdarlığını yerle bir edeceğiz.
-Burada yerin yok. -Sen savaşı bilmezsin Thomas.
-Bilirim. -Bilmezsin.
Babamızın deliliği yüzünden gereksiz savaşlar için
silah altına alındın.
Bu adamlar düşmanımız değil. Onları bize düşman eden, babamız.
Niye geldin madem?
Davamıza bu kadar karşısın
ama yine de gelip beni hiçe saymadan edemedin.
Seni gölgede bırakmak için değil, hayatını kurtarmak için yapıyorum.
Bölüyorum efendim.
Ulağımız asi kampından döndü.
Prens Henry'nin teklifini reddettiler.
Savaşmak istiyorlar.
Henry nerede? Ordularımız adına düello yapacağız.
Hayır.
Teklifi reddedildi.
No comments yet. Be the first to leave one.