Die ersten 200 Zeilen.
Condor'da daha önce...
Joe, iyi misin? Ne oldu sana?
Anlatırsam sana saçmalıyor gibi gelirim.
Dışarıda birilerinin elinde...
...hâlâ silah haline getirilmiş salgın hastalık olabilir.
Birileri ilaç sektöründeki aşı stokunun...
...biteceğini bilerek bir hamle mi yaptı?
Gareth, biraz alışveriş yapmış.
Açığa çıktık. Ajanlara görev verdim bile.
Sharla bana ikiyüzlü olduğumu söyledi.
Kaçın!
Koş! Hayır! Hayır!
Saldırganın Joseph Turner, yani IEP çalışanı olduğu...
Bu da ne amına koyayım?
...şu an kaçak ve tehlikeli olduğu varsayılıyor.
Joe'nun bugün burada olanlarla hiçbir ilgisi yok.
Onu işe sen aldın, sen eğittin.
Atla!
Seni güvenli bir yere götüreceğim Joe.
Bunlar geçince ne yaptığımızı anlatmak istemeyeceksin.
Ne yapacağını sanıyorsun Sam?
Dinle, eğer sana söyleseydim... Joe!
Turner ve Barber, soğuk.
Riyad'a uçağın ne zaman?
Seni seçtikleri için kıskanıyorum.
Bu yüzden seni seçtiler.
Çünkü senin için bu bir eğlence değil.
Dosyanı okudum.
Sana yaptıklarının tarifini okudum.
Ama neye dönüştüğünü görünce...
...bir şeyler sakladığından emin oldum.
Söylesene. Neydi?
Kendine bile itiraf edemediğin bir şey.
Sana ne yaptılar?
Asıl ironik olan, onlardan nefret ediyorsun ama onlar gibi oldun...
...sana yaptıkları en kötü şey buydu.
İyi bir vatansever olmak için...
...diğer tüm insanlığın düşmanı olmak gerekir. -Voltaire
Üç saat geciktin.
Bu gece sıra bende.
Sen iyi misin?
Seninle tartışmayacağım. Bu gece sıra bende.
-Baba? -Evet.
Beni almaya gelmene sevindim.
Sağ ol. Ben de seni almaya geldiğime sevindim.
-Seni seviyorum. -Seni seviyorum.
Benimle kalır mısın?
Uyuyana kadar kal da kabus görmeyeyim.
Tabii ki.
Baba?
-Evet. -Her şey yolunda mı?
İyiyim. Sadece bardak kırdım.
Seni uyandırdım. Affedersin.
Turner Yaşıyor
Hadi. Yatağa dönelim. Uyandırdığım için üzgünüm.
Sarah. Neredesin?
Dinle, dün gece söylediklerim için özür dilerim.
Sinirliydim ve sadece...
Bu akşam çok güzel göründüğümü biliyorum...
...çünkü herkes bana asılıyor...
...bunu boşa harcamayalım, tamam mı?
Kıçını kaldır da buraya gel.
Seni seviyorum. Seni seviyorum.
Daha kaç tane toplu katliam yaşayacağız?
Yaşayacak kadar şanslı olanlarımız...
...Meclis'in sağduyu gösterip...
...ülkede otomatik silahın yaygınlaşmasını...
...kontrol edecek bir şey yaptığını görecek mi?
Geçen hafta yayımlanan bir araştırmada açıkça belli ki...
Merhaba, senden hâlâ haber alamadım.
Beni ara, olur mu? Seni seviyorum.
Dur, kızın adı neydi? Tatiana mı?
Hayır, adı şeydi... Titiania!
-Öyle isim olmaz. -Bu yüzden hatırlıyorum.
Sharla'ya sor! Sharla!
Merhaba, yine ben. Neredesin?
Beni arar mısın? Çok merak ettim.
Cidden!
Niye kendi ülkene dönmüyorsun amına koyayım?
Sen bana ne dedin amına koyayım?
Bu sik kafalı, bana ülkeme dönmemi söyledi.
-Hadi. -Virginia'lıyım ırkçı piç!
Affedersin. Arkadaşım sarhoş. Öyle demek istemedi.
Evet, benim arkadaşım da federal ajan...
...ve arkadaşını bir güzel benzetecek.
Tamam, tamam.
Herkese duyurmaya gerek yok tamam mı?
İskenderiye, sik kafalı!
Mısır demek istediğini sanmıştır.
Tabii canım, sanki Mısır'ın nerede olduğunu biliyor.
Bunu duydunuz mu?
Georgetown'da 11 kişi...
Aman Tanrım. -Ne oldu?
Ne oldu?
Alo?
Evet, benim.
Yumurtanı yiyecek misin?
Bana kızgınsın.
Birisi randevuya 45 dakika geç kalıp...
...sonra da oturup maç izlerse kızgın olurum.
Biri bana saldırıp beni rehin alırsa...
-Evet, şey, isteyerek yapmadım. -Ama yaptın amına koyayım!
Bak, özür dilerim.
Buraya gelerek ne olacağını düşündüğümden emin değilim.
Ama buna mecbur kalacağım... -Ancak konuşuyorsun Joe!
Boş konuşuyorsun!
Haklısın.
Biraz daha yumurta yiyeceğim. Daha ister misin?
Hayır mı? Tamam.
Komşumun kedisini beslemem gerek.
Komşunun kedisi başının çaresine bakmak zorunda kalacak.
Ona yemek vermezsem ölür.
Bazen kediler ölür.
CIA'da çalıştığını sanan...
...bir deli için biraz klişe olmadı mı?
Evet, evet, sanırım oldu.
Senin deli olduğunu düşünen birini...
...deli olmadığına ikna edemeyeceğine göre...
...bu konuşmanın bir faydası yok.
Az önce pişmandın birden siktir çektin.
Evet, pişmanlığın vakit kaybı olduğuna beni ikna ettin.
Şifren ne?
-Siktir git. -Hepsi küçük harf mi?
Asla söylemem. Hayatta söylemem.
Sana bir şey açıklayayım.
Neler olduğunu ne kadar erken anlarsam...
...evinden o kadar çabuk giderim.
Neler olduğunu anlaman için...
...psikiyatrist yardımına ihtiyacın olduğuna eminim.
Bilgisayarını kullanmama izin verirsen söz veriyorum...
...hava karardığında komşunun kedisini beslemeye çalışırım.
Sözlerine güveneceğimi nereden çıkardın?
Söz veriyorum.
Lütfen.
Lütfen.
Buzdolabının üstünde talimatlar var.
Anahtar, üstteki çekmecede.
Ara sokaktan, arka bahçeye çık.
Şifre?
-Kafası karışıktı. -Hangi konuda?
CIA için çalışma konusunda.
Bundan kocana bahsettin mi?
Gizli bir şey değildi ki.
Buna daha ne kadar devam etmemiz gerekiyor?
Turner, yabancı düşmanlara herhangi bir sempati gösterdi mi?
Sempatiyi tanımla.
Yabancı bir devleti destekleyecek herhangi bir şey söyledi mi?
Her zaman. Ama dediğin şekilde değil.
Hangi şekilde?
İyi adam olduğunu düşünen...
...tek kişilerin biz olmadığımız şeklinde.
Joe Turner'ın bir yabancı ajan olması mümkün mü sence?
Bence Bayan Barber'ın ara vermeye ihtiyacı var.
İyi olmadığını biliyorum, iyi misin diye sormayacağım.
Ama bu sabah direktöre rapor vermem gerek...
...ve ilk defa kendimi, ne diyeceğimi...
...bilmediğim bir durumda buluyorum.
Sam'i altı yıldır tanırım ve birkaç saat öncesine kadar...
...en güvendiğim arkadaşım ve meslektaşımdı...
...ama Mae, Sam olmaması gereken bir yerdeydi...
...ve yapmaması gereken bir şey yapıyordu.
Ne?
Bana senin söylemeni umuyordum.
Ben... Bilmiyorum.
Bir şey varsa ve ortaya çıkmışsa...
...Teşkilat'a zarar verebilir.
Sikmişim Teşkilat'ı!
-Ailene zarar verebilir. -Tehdit mi ediyorsun?
Hayır, tabii ki etmiyorum. Bizden olana sahip çıkarız.
Ama Mae, Sam ne yapıyordu bilmem gerek.
Sence kimin bunu daha çok bilmesi gerek CIA mı yoksa dul eşi mi?
Gerçekten kafam allak bullak oldu...
...buraya gelip bir de bana...
...kocamın ne yaptığını soruyorsun.
Parmağımda gizli bir şifre çözücü yüzük görüyor musun?
Haklısın.
Sakıncası yoksa gidip oğullarıma...
...babalarının öldüğünü söylemem gerek.
Kapının yerini biliyorsun.
Ulu Tanrım, Mae şu an yasta, biliyorum...
...ve onun için ne planladığını anlamıyorum.
Ama ona ebedi sevginle huzur ve rahatlık ver.
Amen.
-Seni seviyorum. -Seni seviyorum.
Seni seviyorum Sharla Shepard!
Kimin bildiği umurumda değil!
Evet, ailesi hariç tabii.
Senin ailenin de bilmediği çok şey var.
Alo?
Evet efendim.
Affedersiniz efendim, benden ne istediklerini söylediler mi?
-Affedersiniz. -Evet. Önemli değil.
Hemen ofisime.
Sanırım beni kast etti.
Shepard?
Shepard, Sharla? -Evet.
Hoyle, Bilişim. Baş parmağınızı alayım.
Neden?
-Sizi sisteme girmek için. -Ne sistemi?
Araştırma için Merkez'in veri tabanına.
No comments yet. Be the first to leave one.