For All Mankind

For All Mankind

Download Turkish Untertitel

Staffel 3

Release Info

For All Mankind S03 1080p WEB TR
Ein Kommentar von BartuW

Tags

webdl
Veröffentlicht am: 2026-03-31
Downloads: 66
Hörgeschädigt: No

Turkish Untertitel-Vorschau

Die ersten 200 Zeilen.

Kahve ister misin komutan?

Sağ ol ama bir günlük yetecek kadar dondurulmuş pil asidi içtim.

Hayır, hayır. Helios'tan Fransız vanilyası paketleri çaldım.

Çok güzel. Denemelisin.

- Bu ne böyle? - Mars depremi mi?

- Sanmıyorum. - Neler oluyor?

YEREL SİSMOGRAF

Toprak kayması. Sismografta gayet net görülebiliyor.

Depremle alakası yok. Gördünüz mü?

Evet. Üst üste binen ikizkenar üçgenler var. Büyük bir P dalgası çıkışı yok.

SİSMOLOJİ

Merkez üssü de şeye yakın...

Helios alanına.

Olamaz.

Helios Üssü, Mutlu Vadi.

Helios Üssü, Mutlu Vadi.

Helios, Mutlu Vadi. Duyuyor musunuz?

- Helios, Mutlu Vadi. - Tamam.

Duyuyor musunuz?

Phoenix'in sinyal almasına sekiz dakika var.

O zaman yörüngeden üslerini görecekler.

Belki o zaman bize orada neler olduğunu söyleyebilirler.

Bu sırada ikiniz giyinin.

İki rover'ı hazırlayın. Taşıyabilecekleri kadar acil durum teçhizatı alın.

Tankları da doldurun. Ne kadar kalacağımızı bilemeyiz.

- Helios, Mutlu Vadi. - Anlaşıldı patron.

Aranızda şahsi olan her ne saçmalık varsa şu an son bulacak.

Anlaşıldı mı?

- Anlaşıldı. - Anlaşıldı.

Helios, Mutlu Vadi. Duyuyor musunuz?

Helios, Mutlu Vadi. Duyuyor musunuz?

YALNIZ DAĞ - NASA ÜSSÜ HELIOS ÜSSÜ - GAGARIN TEPESİ

Helios, Mutlu Vadi. Duyuyor musunuz?

Acil durum. Acil durum. Ben Alexei Poletov.

Bu kanalda kimse var mı? Lütfen cevap verin. Tamam.

Acil durum. Acil durum. Ben Alexei Poletov.

Bu kanalda olan lütfen cevap versin. Tamam.

Bu kanalda olan lütfen cevap versin. Tamam.

Duyuyor musun Isabel?

Duyuyor musun Isabel?

Biri cevap versin. Lütfen.

Cevap verin lütfen!

Lütfen!

Cevap verin. Duyuyor musunuz?

Cevap verin. Cevap verin. Lütfen.

SSCB

Tanrım, hayır. Nick!

Hayır. Nick.

ARES'İN KUMLARI

Yani...

Bu tuhaf.

Senin şu anda nükleer füze anlaşması falan yapman gerekmiyor mu?

Bu mektubu yazmak çok zordu.

Bana yalan söyledin.

Evet.

Neden?

Bir şeyi istemenin nasıl olduğunu bilirim.

O yüzden çok istediğin şeyin peşinden koşmanı kolaylaştırmak istedim.

Ne kadar cömertsin.

Mücadele bile etmedin.

Beni yüzüme tek kelime bile etmeden terk ettin.

Eskiden acaba hayatımız nasıl olurdu diye çok düşünürdüm.

Minik çitleri olan şirin bir ev.

Bir köpek. Ya da belki bir kedi. Gerçi...

Sana sabahları kahve yapardım,

sonra sen işe gidince verandada yazılarıma gömülürdüm.

Kulağa hoş geliyor.

Evet, öyle olabilirdi.

Ama uzun sürmezdi.

Sonunda vazgeçtiğin şeylerden dolayı pişman olurdun.

Bir tartışmamızın ardından seni rahatsız etmeye başlardı.

Duştayken düşünürdün...

Belki işe giderken sıkışık trafikte kaldığında.

Ve içini kemirirdi.

Nasıl kemirmesin?

Yani...

...çok büyük şeylere doğru gidiyordun

ve bunu biliyordum.

Seni tanıdığım günden beri.

Yani evet.

Senden vazgeçtim.

Çünkü düşündüm ki belki bir gün

bizim gibiler için gerçek bir fark yaratabilirsin.

Ama sanırım yanılmışım.

Yemin ettiğini gördüğümde çok mutlu olmuştum.

Nihayet bir şeyler değişecekti.

Ama o günden itibaren taviz üstüne taviz vermeni izledim.

Bazen mümkün olanı kabullenmen gerekir.

Acaba 20 yıl önce Outpost'ta tanıştığım kız bu konuda ne derdi?

Onda bir ateş vardı.

Her şeye göğüs germeye razı ve hazırdı.

Hayal ettiğin kadar güçlü değilim.

Şimdiki hâlime bak.

Hayatımın aşkını ziyaret etmek için evden gizlice çıkmam gerekiyor.

Şey...

Bunu söylediğini duymak iyi oldu.

Sanırım senin için.

Benimle gelmeniz gerek Sayın Başkan. Gelişmekte olan bir durum var.

Yürümeye devam et.

Bu tozda seni göremiyorum.

Sanırım ben seni görüyorum.

Alexei.

Louisa.

İşte buradasın. Tanrım.

Tanrım.

İyi misin?

Evet, iyiyim.

Güzel. Başka kimseyi buldun mu?

Evet, birini buldum. Şu tarafta, geride.

Kimi?

Isabel.

MSAM.

Kabinler.

Yakıt fabrikası.

Hepsi gitti.

Tek sağ kalanlar bizler olabilir miyiz?

Phoenix, Mutlu Vadi. Rover'larımıza binip arama kurtarma

çalışmalarına başlayacağız.

Anlaşıldı Mutlu Vadi.

Hab 2'ye ulaşmayı başardık ve yerlerini size yollayacağız.

Lars Hagstrom, Kuznetsov ve Dr. Mayakovsky yaşıyor.

Başka sağ kalan var mı?

Henüz bilmiyoruz.

Hab 1'le iletişim kuramadık.

Aynı şekilde yüzeyde olan diğer astronotlarla da.

Ed ya da Danny Stevens'dan haber yok mu?

Henüz yok.

Siktir.

Tamam. Teşekkürler Phoenix .

Hab 2'ye onları iki saat sonra görmeyi beklediğimizi söyle.

- Bizden sinyal almakta zorlanıyorlar. - Tamam Danielle.

Toprak kayması çok yönlü antenlerini mahvetti.

Yörüngeyle konuşabiliyorlar ama yüzeyle konuşamıyorlar.

Yedeğini çalıştırmaya uğraşıyorlar.

Phoenix tamam.

Adarsh, şuna bir bak.

HAB 1 - SİNYAL TESPİT EDİLEMEDİ

Dünya'da ve Ay'da açık madencilik görmüştüm

ama bununla kıyas kaldırmaz.

Tanrım.

InSAR'a geçip son aldığımız görüntülerle senkronize edeceğim.

Böylece tozu aşıp kurtulan var mı görebiliriz.

Tanrım. Hiçbir şey kalmamış.

Sadece çöküş lav yolları ve moloz akıntısı.

NASA'ya ulaşmalıyız. Kurtarma operasyonu yapıyorlar

ve bu işe alabileceğimiz kadar insanı aktarmamız gerek.

Haklı, o moloz alanında mahsur kalan başkaları varsa

havaları bitiyor.

Margo Madison ekibini yollamak istiyorsa eminim ki...

- Hayır. Yüzeyde daha fazla kaynakları var, o yüzden biz gideceğiz. - Katlıyorum.

Tamam. Gidelim.

Ben burada kalıp kayıp kişilerin ailelerine ulaşacağım.

O aramaları Henry Zinman yapabilir.

Arama değil.

Şahsen gidip haberi vermek ve onlarla kalmak gerek.

Anlaşıldı.

Dev?

Dev.

Ed'i bulmak için elimden gelen

her şeyi yapacağım.

Neler oluyor?

Kıpırdama. Yaranı temizliyorum.

Ne oldu?

Tepeden toprak kayması.

Kabini mi devirdi?

Daha kötüsü. Bizi gömdü.

- Ne kadar derinde olduğumuzu kim bilir. - Tanrım.

Hava kilidinde mahsur kaldık.

Evet.

İyi haber kabin basıncının sabit olması. Yani sızıntı yok.

Acil durum aracı yayın yapıyor.

Güzel. Bu güzel.

- Onları bize getirecektir. - Çok derine gömülmediysek.

Pardon.

Pardon.

Olabildiğince temiz olmasını sağlamam lazım.

Ne kadar kötü?

Yeterince.

Delici patladığında sana şarapnel gelmiş.

Midende delik açmış.

Çıkış yarası?

Yok.

Siktir et. Yarayı dik. Bizi bulduklarında

- Mayakovsky ameliyat yapar. - Hâlâ yaşıyorsa.

Hey, rahatlatma konusunda hiç iyi değilsin.

Üzerinde çalışırım.

Tamam. Bandajlayacağım.

- Canın yanacak. - Tamam.

Kahrolası puştun evladı!

Tamam, bitti.

Vantilatörler çalışmıyor. Yani sadece buradaki hava var.

Bir de kıyafetlerimizdeki oksijen.

Onlar bitince boğulacağız.

Dinleyin millet. Hepiniz birbirinizi tanıyorsunuz. En azından namınızı duydunuz,

o yüzden tanıştırmakla zaman kaybetmeyeceğim.

Bilmemiz gereken yeni bir şey var mı Dev?

Evet, toprak kaymasında iki MSAM'imiz ve bir kabinimiz gömüldü.

Ama ikinci kabinimiz ağır hasar almaktan kurtuldu.

Yani artık Phoenix'ten başka personel veya malzeme getiremeyiz.

MSAM olmadan da yüzeyde olan herkes mahsur.

Kommentare

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left