Die ersten 145 Zeilen.
The Silver Cliff
Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: moandor
Kalk, hadi aşkım.
Bugün bizimle kahvaltı yapmayacak mısın?
Geç kalmadın mı? Uçağın kaçta kalkacak?
Öğleden sonra.
- Seni bekliyorum, aşkım. - Geliyorum.
Oley!
- Ben gidiyorum, tamam mı? - Dur da konuşalım.
- Baba, kes şunu. Islaksın. - Dur da konuşalım.
Baba, kes şunu. Islaksın.
- Sana iyi yolculuklar, tamam mı? - Tamam.
- Kendine iyi bak, tamam mı? - Elbette.
Anne.
- Anne, gidelim. Geç kalıyorum. - Geliyorum, aşkım. Geliyorum.
Çabuk dön, tamam mı?
İşte, oldu.
Büyük bir diş, değil mi Camila?
- Eve götürmek ister misin? - Hayır.
Bugün spor yapma.
Sert yiyecekler yeme.
Sadece yumuşak yiyecekler yiyebilirsin.
Çorba içebilirsin.
Ama çorba sıcak olmamalı. Soğuk olmalı. Pek iyi değil, ha?
Dondurma sever misin?
Dondurma yiyebilirsin.
İstediğin kadar dondurma yiyebilirsin.
Annen için her şeyi anlaşılır bir şekilde yazacağım, tamam mı?
Eve gittiğinde, yanağına buz kompresi yap.
Buzu 5 dakika koyup, 15 dk. koymayacaksın.
Ama cidden, dondurma ye.
Dondurma lezzetlidir, bizi mutlu eder ve ağrıya da iyi gelir, değil mi?
Ağrın olmasını istemiyorum, tamam mı?
Dönüşümlü, unutma.
Setler halinde yap.
8'li 3 set, dönüşümlü. Bu kadar.
Djalma! Djalma!
Bana nasıl bir mesaj bıraktın? Anlamıyorum.
Uçağa bindin mi? Ara beni.
Biraz daha şu taraftan.
Hemen geliyorum, Manu.
Devam edelim, Alberto.
Ama dilini çıkarırsan canın yanar.
Kusura bakmayın tamam mı?
Konsantre olamıyorum.
Konsantre olamıyorum ufak bir sorunum var, kendimi pek iyi hissetmiyorum.
Alo, Djalma.
Bak, klinikten çıktım, telefonum hep açık olacak.
Ara beni, bekliyorum, tamam mı?
Canın yandı mı?
Tanrım, yardıma ihtiyacın var mı?
Hayır, sorun yok, sorun yok.
Bekle, bekle.
Benimle gelir misin lütfen? Kaskını değiştirmeliyim.
Bu kask senin güvenliğin için.
Violetinha, burada ne işin var?
- Koluna ne oldu? - Bisikletten düştüm.
Dinle, Djalma arayıp benden ayrılmak istediğini söyledi.
Konuştunuz mu?
Ne diyorsun sen! Ne dediğimi anlayamıyorsun.
Beni aradı ve telefonuma mesaj bıraktı!
Benden ayrılmak istediğini söylüyor.
Bu konuda bir şey biliyor musun, Renata?
Dinle, yukarı çıkıp sakince konuşalım.
Violetinha, böyle değildir... mümkün değil.
Seni bekledi, anladın mı? Artık yeni bir evin var.
- Bekledi mi? - Evet, bekledi.
Evi satın almak için mi bekledi?
Bana bunu yapmak için bir evimiz olmasını mı bekledi?
Bu mu yani?
Telefonuma mesaj bırakmak için bir evimiz olana kadar bekledi mi?
Benden ayrılmak istediğini söylüyor. Bu mudur yani?
- Porto Alegre'ye gidiyorum. - Hayır! Hiçbir yere gitmiyorsun. Gel!
Git, oraya otur ve beni bekle.
Hemen geliyorum, beni bekle!
Sakin ol!
Porto Alegre'ye gideceğim.
- Merhaba, teyze. - Merhaba Carol.
- Merhaba, João. - Vay canına, João.
- Evin de çok güzelmiş. - Teşekkür ederim.
- Anne, alnına ne oldu? - Bisikletten düştüm.
Off, sana demiştim değil mi?
Carol, kapat şu müziği.
Oğlum, annene yardım et de şu şeyi bağlasın.
Babamın koşu saatiyle mi dışarı çıkıyorsun?
Evet.
Bakın, bu kutuları çoktan açtım ama ne kalır, ne gider...
...kime ne vermek istersiniz, neyi atmak istersiniz bilmiyorum.
- Benim için ayarlar mısınız? - Nereye gidiyorsun?
Baban beni aradığı ve bana ihtiyacı olduğu için Porto Alegre'ye gidiyorum.
- Yalnız mı olacağız? - Hiç yalnız olmadınız.
Asla yalnız değilsiniz, duydunuz mu? Bunu sakın unutmayın.
Virginia Teyze seni almaya gelmeyecek mi?
Bunu ayarlamadık, değil mi Carol?
Carol, bu çiçeği yolun ortasından kaldır lütfen.
Buzdolabında peynir, jambon, ekmeklikte ekmek...
...vanilyalı, çikolatalı, çilekli dondurma var...
...hepsini yiyebilirsin, tamam mı Carol?
Tamam mı? Birbirinize iyi bakacaksınız, değil mi?
- Uslu durun, tamam mı? - Güle güle, teyze.
4. bölgede QTI Botafogo, QTI Barra...
...ve QTI Humaitá için tahmin verebilir misiniz?
Tahmin Alanı 4 QTI Centro, tahmin Alanı 5 QTI Barra.
Metcon tahmin alanı 2, QTI Centro.
Pardon bayım, daha hızlı gidebilir miyiz? Acelem var da.
Elbette, hanımefendi.
Tahmin Alanı 4, QTI programa uygun.
- Trafik çok kötü, değil mi? - Evet, bugün oldukça sıkıntılı.
Her zaman böyle değildir.
İyi akşamlar, ilk uçakla Porto Alegre'ye bir bilet istiyorum, lütfen.
Bugünlük başka uçuş yok.
Son uçuş için biniş çoktan kapandı.
Adam beş yıl boyunca beni rahatsız etti, çiçekler gönderdi, konuştu, anlıyor musun?
Ben de onunla birlikte olmak istedim.
Evlendik, birlikte yaşamaya başladık.
Ona bir kedi hediye ettim...
...çünkü ona aşıktım ve o da hayvanları seviyordu.
Ama ben sevmiyordum.
Astım oldum.
Beni terk etti ve neredeyse ölüyordum.
Jorge.
Jorge hem kedinin hem de kocamın adıydı.
Beni bir daha hiç aramadı.
- Nereye gidiyoruz? Söylemiş miydin? - Hayır, çünkü hâlâ bilmiyorum.
Rio gecelerini dinlendiren radyo.
Yeni mi geldin?
Evli misin?
Copacabana'ya gidelim lütfen, hanımefendi.
- Çocuğun var mı? - Var. 14 yaşında bir oğlum var.
Bir veterinerle çıkıyordum.
22 yaşında evlendim.
Kocam olacak kişiye kendimi saklamak istedim.
Şu saçını düzelt, tamam mı?
Fırça ister misin? Bende bir tane var.
Hayır.
Teşekkürler.
Bugün kendin gibi olacağını biliyordum.
Öyle mi?
Bana iyi bir avukat tuttuğun için sana teşekkür etmem gerektiğini mi düşünüyorsun?
Beni o hapishaneye attığın için de sana teşekkür etmemi ister misin?
Yanılıyorsun, Chiara.
Şu an en son duymak istediğim şey bir vaaz.
Buraya geri dönmek, af dilemek kalmak için geldiğimi sanıyorsan...
Violeta.
Aşkım.
No comments yet. Be the first to leave one.