Preacher

Preacher

Download Turkish Untertitel

Staffel 4

Release Info

Preacher S04E07 - NTG / ION10 / PALEALE / WAYNE
Ein Kommentar von bontoutou
Official Subtitle - Works with all WEBRip and WEB-DL from AMZN - NTG / ION10 / PALEALE / WAYNE

Tags

other
Veröffentlicht am: 2019-09-09
Downloads: 12
Hörgeschädigt: No

Turkish Untertitel-Vorschau

Die ersten 198 Zeilen.

Tamam mı?

Şimdi sıra sende.

Bir nokta seç

ve zihninde canlandır.

Anladın mı?

Şimdi bırak uçsun.

Güzel.

Merhaba.

- Kimim ben? - Fiore.

- Sen kimsin? - Jesse Custer.

Tamam. Güzel.

- Öldüm mü ben? - Evet.

Burası Cennet mi?

Güney Fransa olmadığı kesin.

O kim?

Bilmem. Balık tutan bir kız işte.

Gel.

Muhteşem bu.

Savaştan önce görmeliydin.

Sana bunu anlatmıştık. Sonsuz Savaş.

İyilikle kötülük, Cennet ve Cehennem arasında.

Ve hep karşılıklı oldu. Bir biz muharebe kazandık, bir onlar.

Ama Tanrı gidene dek aslında kazanan veya kaybeden yoktu.

Ve şimdi, Cehennem yeni bir yönetimin elindeyken...

Yani, beni yanlış anlama. İsa elinden geleni yapıyor

ama bir Hitler değil.

O katil içgüdüsü onda yok.

Bu da bizi, sana getirdi.

İyi ki buradasın.

Havalıymış.

- Ne oluyor? - Ne mi oluyor?

Ne olduğunu anlatıyorum ya zaten.

İsa bir Hitler değil, dedin.

Tamam, bildiğim iyi oldu.

Bu nasıl mümkün olabilir?

İneğin tekiyle maymun dilinde konuşuyormuşum gibi hissediyorum.

Pekâlâ. Cennet boş. Tanrı gitti.

Onun yerini

senin almanı istiyoruz.

HOŞÇA KALIN

YÜKLE

Bence... Belki...

Birazdan dönerim.

TAZE YUMURTA HEPSİ DOĞAL TAVUKTAN

Namağlup durumdaki Magpie'ların

galibiyet serisini yediye çıkarması Brisbane'de kötü bir güne sebep oldu.

Şikeci piçler.

- İyi akşamlar. - İyi akşamlar.

Kapı çaldı. Ne düşüneceğimi bilemedim.

Hele burada, bu saatte. Her şey yolunda mı?

Arkadaşımla ben

arabayı yolun kenarına çekmek zorunda kaldık.

Anladım. Benzinin bitti, öyle mi?

Öyle mi oldu? Benzinin mi bitti?

Tabii ki. Gel içeri. Yardımcı olayım.

Benzin konusunda hata yapmak kolaydır.

Geçen yıl ben de yapmıştım.

Susadın mı? Limon suyu sıkmıştım.

Perth yolunu yarılamıştım ki...

NİMETE ŞÜKÜRLER OLSUN

...deponun bir rahibenin şeyi kadar kuru olduğunu fark ettim.

Ahbap, keşke onu yapmasaydın. O havlular eşimin.

- Eşin nerede? - Tanrı'yla.

Kanser.

Tanrı'yla demek.

Onun için iyi olmuş.

Koluna ne oldu?

Güneş yanığı.

Ne istiyorsun?

Buraya tavuklarını yemeye geldim.

Merhaba?

Kimse yok mu?

- Evde değil miydi? - Değildi.

Ama ona nasıl ulaşacağımı biliyorum.

İSA - HİTLER

Baba için bir şey yok mu?

Baba'nın işi Baba'yı ilgilendirir.

Doğru.

Hâlâ uzaklarda herhâlde.

Dur.

Dur.

Dur, lütfen.

Dur.

AMERİKA'DA SABAH

- Hayır. Sahiden mi? - Evet. Kesinlikle.

Parayı nasıl bulursun ki?

Evdeki kediniz banka hesabınızı mı hack'liyor?

İlginç düşünceleri olan bir FBI ajanıyla konuşacağız.

Ama öncelikle bugünün önemli haberlerine bakalım.

Greg, Rosie O'Donnell yine tartışmalara konu olmuş gibi duruyor.

Üzgünüm, bu saçmalığı okumam. Bugün olmaz.

Yani, bir gazeteci olarak, ondan geriye kalanlar olarak diyeyim,

bu şovda geçirdiğim altı yıldan sonra

iç karartıcı siyasi durumu konuşmam gerektiğini düşünüyorum.

Avustralya ile Yeni Zelanda mı?

Orta Avustralya'daki şu patlama olayı, değil mi?

Evet. Dünyanın süper güçlerini

taraf seçmeye iten,

böylece gezegeni tamamen bok edecek

karşılıklı bir nükleer tehdidine yol açan 25 kilotonluk patlama.

Korkunç bir olay.

Reklama mı girsek?

Greg, izleyen çocuklar var.

O zaman çocuklar, ebeveynlerine diz çökmelerini

ve Tanrı'dan merhamet dilenmelerini söylemeliler

çünkü benim görebildiğim kadarıyla bizi kurtaracak tek şey

kahrolası bir mucize!

Hadi. Otur.

Birinin öne çıkması gerek.

Niye sen olmayasın?

Alfa ve Omega benim.

Ben parlak seher yıldızıyım.

Hayır.

Yapmayacağım.

Hayat tarzını tamamen değiştirecek bir şeye karşı

verdiğin ilk tepkinin bu olması gayet doğal.

Bu, hayat tarzı değişimi değil. Bu bir günah.

Evet, olması gereken bir durum değil ama "günah" güçlü bir kelime.

- "Günah" biraz... - İşlenebilecek en kötü günah.

Hepiniz hainsiniz.

Durun!

Birbirimize düşmemeliyiz.

Cehennem geldiğinde savaşmak için bol bol vaktimiz olacak.

Hep bunu merak etmişimdir.

Büyük olan da kürklü.

Kalın hamurlu kürk pizzası gibi.

Ona shtreimel deniyor.

Kippah'ın üstüne takılıyor. İleri seviye bir adanmışlığı gösterir.

Tamam mı? Güzel mi?

Harika. Teşekkürler. Tamamdır.

Bu yüzden mi geldiniz?

Geleneksel Yahudi şapkaları ve baş örtüleri bilgilerim için mi?

Ne istediğimizi biliyorsun Dany.

Tabii.

Kimi istediğimizi.

Ama önce, siz benim ne istediğimi biliyorsunuz.

Açıkçası bu kenti niye terk ettiğimi hiç bilmiyorum.

Yemekleri harika.

Barlar hep açık.

Aslında, bak ne diyeceğim.

Gidip McSorley's'te çocukları görmeliyim.

Artık çocuk değillerdir herhâlde, değil mi?

O zaman yaşları 20 falandı, yani...

Hadi be, şimdiye dek ölmüş olmalılar, değil mi?

Evet, muhtemelen.

Bak, senden istediği şu şey.

İstersen bunu yapabilirim.

Bir şikâyetiniz var mı?

Her şey harika. Çok teşekkürler. Çok hoş.

Sadece söylemen yeterli. Yaparım.

Benim de hoşuma gitmiyor, tamam mı?

Ama artık iş ciddiye bindi.

Nazik olmayı, kitabına göre oynamayı denedik.

Bize ne kazandırdı?

Suçluluk.

Her şey hakkında kötü hissetmek.

Siktir et onu.

İş ciddiye bindi.

Çok ciddiye hem de.

Evladım.

Ereksiyon haricinde, onun hakkında ne düşünüyorsun?

- O... - Lafını unutma.

Dur. Mesih'in iyi bir dansçı olduğunu sanıyordum.

İsa aşkına!

O, Mesih değil.

Onu öldürdün.

Kopyasıydı.

Bunlardan yüzlercesi var, aptal maymunlar gibi dolanıyorlar.

Bu...

Bu, maymun değil Hitler.

Ama dünyayı sona erdirmek için

gereken gerçek Mesih var ya?

Onu kaybettiler.

Gitti, kayboldu

ve kimse yerini bilmiyor.

Sen hariç, elbette.

Ben de bilmiyorum.

Otobüs çarpmıştır, ağaç öğütücüye düşmüştür.

Kim bilir?

Ama daha da önemlisi, kimin umurunda?

Hem de hâlihazırda elimizde mükemmel,

Mesih olmayı hak eden

bir Mesih varken.

Neden bahsediyorsun?

İsa, senden bahsediyorum.

Tamam. Pekâlâ.

Evet.

- Kocamı öldürdün. - Benden istediğin üzere Dany.

Hayır, biliyorum.

Benden on yıldır istediğin gibi Dany.

Biliyorum.

Bak, istediğini elde ettin. Şimdi biz istediğimizi elde etmeliyiz.

Hayır. Biliyorum. Ama...

Yapacağını düşünmemiştim.

- Ne? - Hep hayır demiştin.

Senden yüz kere istedim ve hep hayır dedin.

- Cidden mi? - Bak...

Sus! Bu kim ya?

More Turkish subtitles for Preacher

Kommentare

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left