Die ersten 200 Zeilen.
AMERICAN GODS'DA DAHA ÖNCE
Shadow, seni bu öğleden sonra serbest bırakacağız. Karın...
Kendisi bu sabah erken saatlerde ölmüş.
Bir otomobil kazasıymış.
Seni seviyorum Yavru Köpek.
Ben bir leprikonum.
Şanslı bozukluğum.
İmkânsız şeylere inanmıyormuş gibi davranıyorsun.
Bozukluğumu ver lan ölü karı!
Bir tanrı tarafından öldürüldüm. Hangi tanrı?
Wednesday.
Onun amına koyayım.
Kim olduğunu biliyor musun?
Aslında kim olduğunu?
Shadow Moon.
Artık benim adamımsın.
Seni dolandırıyor. O bir dolandırıcı.
Merhaba Shadow. Wednesday'yi arıyorsun.
- Evet. - Öldürün onu.
Hiçlikten her şeye uzanan bir yoldasın.
Dünyamızı bilmiyor.
Onu alıştırıyorum.
Tanrı nedir? Var olduklarını bile biliyor muyuz ki?
İnsanlar bir şeylere inanıyor. Bu da onları gerçek yapıyor.
Peki hangisi önce geliyor? Tanrılar mı, onlara inanan insanlar mı?
Sayemde iyi durumdasın. Artık bana borçlusun.
Ve onu tahsil ediyorum.
Bay Wednesday.
Süren doldu.
Savaşı duyuyorum.
Ben...
...Odin'im!
Bir savaş istemiştin.
Al sana savaş.
Bu gerçek mi?
Bu gerçekten oldu mu?
Olmaya devam ediyor.
Varış noktanız sağda.
Nereye gittiğimi biliyorum!
YALNIZCA ÜYELER
KAPALI OTOPARK
Dostum.
Berbat hâldesin.
Beni öldürebilirdin.
Göster ona.
Meydan okuma.
Buroklammer.
- Bay... - World.
Ben Bay World'üm.
Karaçalı'ya hoş geldin.
İhtiyar sikiği mahvedeceğim. Onu alt edeceğim.
- Hepsini alt edeceğim. - Hayır.
Hazırlık yapmadan hareket edemeyiz.
Güçlerimizi bir araya getireceğiz...
...ve tüm eski kiliseler, tapınaklar ve arka sokak şifacılarındaki
eski kitaplardan izlerini sileceğiz.
Vakit geldiğinde...
...oluklar tanrı kanıyla kararacak
ve mezarlar kemiklerle dolup taşacak.
Şu ansa...
...hazırlanma zamanı.
En iyi satış elemanım olmadan savaş satamam.
Onu...
...bulman gerek.
Medya'yı bul.
KARAÇALI
Medya'yı bul.
Sikeyim!
PANSİYON
Bu çok eğlenceli değil mi?
Böyle tatlı bir ihtiyarın
bu kadar çok düşmanı olmasını hâlâ anlayamıyorum.
Oldukça basit canım.
Kıskançlık. Katıksız kıskançlık.
Hepsi bende olanı istiyor. Nereye gidersem gideyim, iyi vakit geçiriyorum.
Herkes onun sayesinde iyi vakit geçiriyordu.
Ve seninle aynı arabadayım.
Dünyanın en şanslı kızı olmalıyım.
Aynen öyle ama benim şansımdan otlanıyorsun ölü karı.
Ha siktir!
KAYADAKİ EV
"Kayadaki Ev" nedir?
İnsanların görmeye, eğlenmeye ve büyülenmeye geldiği yer.
- Disney World gibi. - Canım Walt.
Hiç sihir kullanmadan sihirli bir krallık inşa etti.
Hâlbuki Florida'nın bazı bölgelerinde gerçek sihir var.
Weeki Wachee'deki deniz kızlarını hatırlıyor musun Sweeney?
Evet. Oraya gitmiş, birkaç tanesiyle de işi pişirmiştim.
Böyle bir şeyle ilgilendiklerini kim bilirdi? Oldukça ateşli bir tür.
Artık onlara inanıyor musun?
Henüz neye inandığımı bilmiyorum.
Sanırım...
Bilmiyorum. Sanırım ona inanıyorum.
Sana inanmak istiyorum.
60 yıl önce
Alex Jordan, kendisinin bile olmayan
bir arazideki yüksek bir kayanın üzerine bir ev inşa etti.
ALEX JORDAN'IN KAYADAKİ EVİNE 50 KİLOMETRE KALDI
Hatta bunu neden yaptığını kendisi de bilmiyordu.
Evi inşa ederken insanlar onu izlemeye geldi.
Meraklılar ve şaşkınlar ve her iki gruba da ait olmayanlar.
Neden geldiklerini onlar da bilmiyordu.
Ve jenerasyonunun tüm aklı başında Amerikalı erkekleri gibi
onlardan para almaya başladı.
Çok bir şey almıyordu. Beş sent, 25 sent.
Ve o inşa etmeye,
insanlar da gelmeye devam etti.
O da tüm o beş ve 25 sentleri aldı
ve orayı daha büyük ve daha ilginç bir yer hâline getirdi.
Evin altındaki bölgeyi insanların görmek istediği şeylerle doldurdu.
İnsanlar da geldi. Her yıl milyonlarcası.
ATLIKARINCA ODASI
Üzgünüm hanımefendi, kapatıyoruz.
Çıkışı göstereyim.
KADINLAR
Toplantı için buradasın.
Resmî bir davet almadım.
Merhaba.
- Salim? - Selam!
Burada ne arıyorsun lan?
Sizi yalnız bırakayım mı?
Düşmanlarımı görmek için Argus'un gözlerine ihtiyacım var.
Benim için onunla iletişime geç.
Karaçalı, Başkan'ın kullanımı için.
Başkan, kartondan bir figür.
Ben her şeyin arkasındaki adamların...
...arkasındaki adamım.
Paperclip Harekâtı. Ay'a ayak basma.
Roswell.
Compton'daki uyuşturucu savaşları. Bana çalışıyorsun.
Hep de bana çalıştın.
Dolayısıyla sana Argus'un gözleriyle görmek istediğimi söylediğimde
onunla iletişime geçeceksin.
Başkentte oldukça güzel bir Paskalya pazarı.
...mevsim normallerinde geçmesi...
...binlerce hektar bahar mahsulünü mahveden garip hava olayı.
Wisconsin'in güneyineyse bir fırtına yaklaşıyor gibi görünüyor ve...
PANSİYON AMERİKA
KAYADAKİ EV
Bu kadar uzun süren ne Shadow?
Bir tanrısın ama sikik bir kapıyı açamıyorsun.
Bir dakika müsaade et.
Kırmamı ister misin Shadow? Kırabilirim.
Ne?
Deli Sweeney?
Koku senden mi geliyor?
Yoksa Wednesday'yin palavralarının kokusunu mu alıyorum?
Burnun çok hassas Bay Süslü. Ama bu, seksi bir İrlandalının kokusu değil.
Leş Rhonda'dan geliyor.
Nancy!
Bana kimi getirdin? John Henry'yi mi?
Tren yoksa John Henry de yok. Bunu biliyorsun.
- Viski Jack? - Viski yoksa...
...Viski Jack de yok.
Tavşan bile mi yok?
Tavşan ahalisi seni istenmeyen adam ilan etti. Bence sebebini biliyorsun.
Paskalya da gelmeyeceğini söylememi istedi.
Sikik bir tavşan ırkçısı gibi arabanı tavşanların üzerine sürdüğün için.
Shadow Moon!
O pis götün birkaç gün önce hazırladığım
kıyafete sığdı mı, sığmadı mı?
Eve gelebilirsin ama partiye davetli değilsin.
Yalnızca kocama göz kulak oluyorum.
Ona baksana, adımlarındaki canlılık hapisten çıkarken bile yoktu.
Bu çok garip çünkü karısı öldürülmüştü.
Otobanlar çok tehlikeli yerler olabiliyor.
Ölü olmak ne demek bilirim.
Bir keresinde bilgi almak için kendimi feda ettim.
Dokuz gün dokuz gece büyük bir ağaca, Yggdrasil'e kendimi astım.
- Bir de şimdiki hâline bak, capcanlısın. - Ve iyi bir anlaşma öğrendim.
Sonsuza dek leş kalman gerekmiyor.
Bir anlaşmaya varabileceğimizden eminim.
Cam gözünü sikeyim.
- Bozukluğunu buldun mu? - Nerede bende o şans?
Ama yolda birkaç çöp topladım.
Hazineni geri istersin diye düşündüm.
Şans meleğini bulmuş gibisin.
O kurtlu dona dönmek için çabalayan biri gibi konuştun.
Bunu istediğinden emin misin?
Sana istediğini yapma özgürlüğü vermiştim. İstediğin yere gitme özgürlüğü.
Neden buradasın?
İstediğim yer burası. Kalbimin sesini dinliyorum.
Ama kafanı kullanmıyorsun Salim.
Ben bir cinim, sense fanisin.
Ama bana ihtiyacın var. Beni arzuluyorsun.
Ben işimi yapmayı arzuluyorum.
Burası güvenli bir yer değil.
Bu gece değil.
Lütfen Salim.
Git.
Ben dilekleri gerçekleştirmem.
Selam Salim/Salim Değil.
Gösteri zamanı.
Seni tanıyor muyum? Hubel?
Manat?
Hayır, ismim Salim. Onunla birlikteyim.
Söyle bakalım, herkes burada mı?
İstediğin gibi, onları atlıkarıncaya yönlendirdim.
- Kaç kişiler? - Belki bir düzineler. Daha fazla değil.
Bir ateş yakmak için yeterli.
No comments yet. Be the first to leave one.