The Four Seasons

The Four Seasons

Download Turkish Untertitel

Staffel 2

Release Info

The Four Seasons 2025 S02 720p NF WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-playWEB
Ein Kommentar von BartuW

Tags

webdl
Veröffentlicht am: 2026-05-29
Downloads: 30
Hörgeschädigt: No

Turkish Untertitel-Vorschau

Die ersten 200 Zeilen.

Sizi sevip terk ettiğim için kusura bakmayın

ama Philadelphia'da randevum var.

- Danny! - Araban üç dakikaya geliyor.

- Annen nasıl Danny? - Beverly işte.

Verandadan düşmüş, böcek ısırdı sanıyor.

- Ona bir şey olmaz. - Taburcu olana kadar orada kalacağım.

Sonrasını Pam teyze devralsın.

- Noel'den önce döner misin? - Deneyeceğim.

Dönemezsen diye şimdi hızlıca bir Noel kutlasak ya?

- Üç dakikamız var, değil mi? - Bir dakikası kaldı.

Danny, çekilişte bana sen çıkmıştın!

Noel kurabiyelerini çıkar, Noel şarkısı söyle!

Hadi!

Dinle! O tatlı gümüş çanlar Hep birlikte "Bırak dertlerini" diyor...

- Onu mu seçtin? Çok hızlı ve tiz. - ...uysal ve cesur

Sadece birkaç gün.

- Gelmemi istemediğine emin misin? - Hayır.

Ama burada olmak istiyorum. Gerçekten.

Tamam, buldum.

Seksi zencefilli kurabiye adam takvimi. Birinde pantolon yerine krema giymiş.

Seni seviyorum.

Mutlu, mutlu, mutlu, mutlu Noeller...

Araban geldi.

Bu onların şarkısı Neşeyle çalıyor, şarkılar söylüyorlar

Bu şarkı çok stresli!

- Oha ya! - Pentatonix ayağını denk alsın!

Çocuklar!

DÖRT MEVSİM

KIŞ

Bu katedral, Protestan Reformu sırasında Trento Konseyi'nin toplandığı yerdi.

Merak ediyor musunuz?

Cevap vermeyin, yüzünüzden okunuyor.

Anne? Hayır, şimdi gelemem. Arkadaşlarımın yanındayım!

Ağlama. Geliyorum, tamam!

Turu erken bitirsem gücenir misiniz? Annemin Noel ağacı eğilmiş de.

Torunu altında kalır diye korkuyor. Kuzenimin testeresini alacağım.

İtalyan Claude'un testeresi de varmış. Tamam o zaman.

Tamam. Söz, sonra arayacağım. Tamam mı?

İyi turlar. Sizi seviyorum, hoşça kalın. Ciao.

E, içeri girip küçük levhaları okuyalım mı?

Hayır.

Geldiğimizden beri üç kilise gezdik, kutsal doğum sahnesini beş kez izledik.

Hayır, bak. Bir tane daha. Altı etti.

Vay be, Yusuf da kaslıymış.

Bu akşam dinî olmayan bir şey yapsak mı, romantik bir yemek mesela?

Yemek bana uyar.

Tamam, evet, harika. Üç kişilik masa yani.

Kusura bakmayın. Romantik bir yemek istiyorsunuz.

- Hayır Anne, birlikte gideriz. - Hayır.

Dün kendime söz verdim, bugün yeni bir kadın olacaktım.

O yüzden ilk iş, yürüyüşümü değiştireceğim.

Peki.

- Vay be. - Yürüyüşünü değiştirmeyecek miydi?

Ne güzel oldu Claudio! Sen bizim kurtarıcımızsın.

Dur anne. Danny arıyor.

- Hey! - Selam.

- Beverly nasılmış? - Turp gibiyim canımın içi.

Kalçası kırık, ameliyat olacak.

Biraz daha kalmam gerekebilir.

- Yanında olmalıyım. Gelsem mi? - Hayır, her şey kontrol altında.

Ama doktor bundan sonra daha fazla bakım gerekebileceğini söyledi.

Sakın beni huzurevine yatırmayı düşünme!

Orada insanlara tecavüz ediyorlar. Haberlerde gördüm.

Pam teyzeden bahsediyorum.

Pam geliyor.

- O gelince bir şeyler düşüneceğiz. - Geldim bile.

- Pam teyze? - Kusura bakma, geç kaldım.

Yanlış otobüse binmişim, Delaware'e gittim.

- Hoş geldin. - Merhaba.

- Merhaba. - İyi misin tatlım?

- İyiyim. Sen nasılsın? - Bir dakika, o Claude mu?

- Merhaba bebeğim. - Merhaba.

Aman tanrım! Çamaşır makinesinde kazak gibi çekmiş.

Annene nasıl bakacak?

- Bu akşam geliyorum. - Hayır. Ben hallediyorum.

Seni seviyorum. Yarın konuşuruz, tamam mı?

Peruğun hoşuma gitti.

Tıpkı Secaucus'taki Olive Garden gibi.

Sence ayakkabımı çıkarabilir miyim? Orada görmediğim şey değil.

- Ne güzel oldu Jack. İyi ki geldik. - Bence de.

- Biliyorum, canını sıkıyorum. - Hayır.

- Ama dün bir aydınlanma yaşadım. - Anlatsana.

Bu yıl iyiymişim gibi numara yaptım.

Ama iyi olmanın tek yolu olduğun yeri kabul etmek.

Doktoruma her hafta kaç kadeh içtiğimi söylemeye karar vermem gibi.

Sıfırla iki arasında değil.

Evet. Ben de şu anda en dipteyim.

Bu sene yapmaya çalıştığı hiçbir şeyi başaramayan bir ezik gibiyim.

- Nasıl yani? Neyi başaramadın? - Hiçbir şeyi.

Arkadaşımızı onurlandıramadım. Şükran Günü. Maratona katılmadım.

Elinden geleni yaptın. Nick'i onurlandırdın.

Şu siteden adını bir yıldıza vermiştin ya.

Güzel hareketti. Dolandırıcılık dememeliydim.

Mürekkep alınca sertifikayı yazdıracağım, tamam mı?

Tamam.

Evet, ne yiyeceğimize karar verelim. Canın ne istiyor?

Bilmiyorum.

Güzel bir akşam geçirsek olmaz mı?

Geçiriyoruz ya. Sadece "Bilmiyorum" dedim. Daha secondis başlığını okumadım bile.

Bu hiçbir şeyi başaramama konusu ne?

Canım, sürekli dibe vurmak zorunda değilsin.

Hayır, zorunda değilim ama hiç dibe vurmadan da olmuyor.

Bu yıl benim için de zordu.

Ama takılıp kalmıyorum. İlerlemeye çalışıyorum.

Vay be. Çok güçlüsün, süpersin.

- Tebrikler. - Yapma.

Söylemeye çalıştığım şey şu...

- Güzel çiftimiz için bir şarkı? - Evet, lütfen.

- Philadelphia'da durumlar nasıl? - Bilmiyorum.

Beni yanında istemiyor.

Her şeye kendi karar vermek istiyor. Eski hâlimize geri döndük.

Gitmen gerektiğini düşünüyorsan git.

- Ama gelme dedi. Ne yapsam? - Kimse sana ne yapacağını söyleyemez.

Sen Claude'sun.

- Merhaba! İtalya'da mısın? - Evet!

Meşgul müsün?

Hayır, Gino'nun ilk Noel'i için evi süslemeye çalışıyorum.

Ama henüz pek vaktim olmadı.

Noel çorabı, Cadılar Bayramı'ndaki Britney Spears kostümümden kalma.

Canım, o daha bebek.

Hatalarını hatırlaması için en az beş yaşında olması lazım.

Baksana canım, hatırlıyor musun,

hani sahildeyken Gino'ya bir ördek vermiştim ya?

Hatırlıyorum, evet. Banyoda bazen oynuyor.

Altında bir telefon numarası yazılı mıydı, gördün mü?

Evet, gördüm.

Bir dakika. Burada bir yerde olacak.

Ama bulamazsam şu arkadaş ilgini çeker mi?

Evet, çok cömert bir sevgiliye benziyor.

Buldum.

Fotoğrafını atıyorum.

Evet.

- E, Mark Brett'i arayacak mısın? - Sağ olasın Ginny.

- Alo? - Alo, Mark?

Benim, Anne. Jersey Shore'da tanışıp seks yapmıştık.

Jersey Shore'da 30 kişiyle falan seks yaptığım için ...

- Öyle mi? - Hayır, yapmadım. Şakaydı.

- Komikti. - Merhaba Anne, nasılsın?

İyiyim. Aslına bakarsan İtalya'dayım.

- Hadi canım! - Evet ve...

Ne bileyim, seni düşünüyordum.

Dur Anne, şu an bir kız arkadaşım olduğunu söylemem gerektiğini hissettim.

Tebrikler.

O yüzden aramamıştım. Tuhaf oldu.

Aslında İtalya'ya taşındığımı söylemek için aramıştım.

- Gerçekten mi? - Evet.

Rehberimdeki herkese haber veriyorum. O yüzden aradım.

- Tebrikler. - Evet. Hem ben de biriyle birlikteyim.

Adı Gianpiero, mi amore'm.

O yüzden aradım. Evet, yolun İtalya'ya düşerse...

Aslında Tori'yle yazın gideriz diyorduk.

Harika. Süper. Ben buradayım. Ziyarete gelirsiniz.

Belki geliriz. Sabırsızlanıyorum.

Ekmekleri çok lezzetliydi.

Evet, sıcak gelmesi hoşuma gitti. Evet.

Ne oluyor?

Ne dedi?

- "Mara" ne? - Maratona mı?

- Marangozlukla ilgilidir belki. Ne güzel. - Telefonunu ver.

Yok artık Jack. Yarın maraton varmış.

- Katılman lazım. - Ne? Hayır.

Bu bir işaret. Katılmak zorundasın.

Hayır, bir aydır idman yapmadım. Koşu kıyafeti de getirmedim.

Hem 60 tane falan midye yedim.

Gidişatı böyle değiştireceksin.

Dönüşte nasıl hissedeceğini düşün. Yepyeni biri olursun.

Bunu yapıyoruz.

- Aptal gibi görünüyorum. - Hayır, İtalyan gibi oldun.

Buradaki herkes İtalyan. Onlar normal görünüyor.

Kusura bakma.

Claude'un koşu kıyafeti sende farklı durdu.

Bence havalı, Jody Watley'nin Grammy'deki hâli gibi.

Teşekkürler Anne.

Sıraya girme zamanı.

Bence bunu yapmamalıyım. Bu irtifada hiç idman yapmadım.

Yaparsın dostum, yaparsın. Sana inanıyorum.

Bunu yaptığın için çok mutlu olacaksın.

MARK SESLİ MESAJ

Selam Anne. Bugün sesini duymak çok güzeldi.

Bir kadeh şarap içiyorum, yani 50'lik Guinness

ve boks izliyorum, kesinlikle Umut Dalgaları'nı izlemiyorum.

Neyse, sana İtalya'da iyi günler dilerim.

Mümkünse fotoğraf yolla. Seni orada görmeyi çok isterim.

Buongiorno!

Baksana, eğleniyormuşum ve harika bir hayatım varmış gibi çeksene.

- Peki. - Beni yargılama. Mark Brett için.

Anlaşıldı. Tamamdır. Hızlıca çekeyim.

Gülümse.

- Dur. - Tamam.

Tamam. Duruşun biraz garip oldu.

Rahmin düşüyor gibi.

Şu TikTok şeyini dene, zıplayarak ekrana yaklaşıyorlar ya.

- Biraz geri git. - Tamam.

- Harika. - Böyle mi?

Evet, zıplayarak.

Evet. Gülümse.

Gül.

- Tamam, oldu işte. - Bakayım.

Nerede?

- Hadi Jack! - Hadi Jack!

More Turkish subtitles for The Four Seasons

Kommentare

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left