Mr. Robot

Mr. Robot

Download Turkish Untertitel

Staffel 4

Release Info

Mr Robot S04E11 eXit 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-NTG
Ein Kommentar von Oksuruk
Çeviren: empire999

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Veröffentlicht am: 2020-03-17
Downloads: 74
Hörgeschädigt: No

Turkish Untertitel-Vorschau

Die ersten 200 Zeilen.

Bazıları farklı hayatlar yaşadığımız

alternatif gerçeklikler olduğuna inanıyor.

Söz veriyorum

dünyayı bizim için daha iyi bir yer yapacağım.

Kendimizin kaç tane kopyası bulunuyor,

ve zihinlerimiz birbiriyle bağlantılı olabilir mi?

Zhang'in makinesi,

Onu Washington Township

enerji santralinin altına kurdu.

Lösemiden 26 çalışan öldü.

Projemi Kongo'ya taşımaya çalışıyorum.

Whiterose'un makinesini yok etmeni istiyorum.

Bazen dünyayı kurtardığımı hayal ederim.

Böyle bir şeyin gerçek olabileceğini

hiç düşündün mü?

Oldu. Gerçekten oldu.

Bizimle gelmek istemediğinden emin misin?

- Gelemem. - İşim bitmedi.

Dark Army nereye gitti?

Hayalin artık ölü.

- FBI. - Kapıyı açın.

İçeri giriyoruz!

Üç, iki, bir.

Bakan Zhang'e mi bakıyordunuz?

O burada değil.

Öldü.

Sadece Whiterose var.

Mr. Robot - 4x11 - Çıkış Çeviri: empire999 @ChosenRobot

Yolculuk için tavsiyen var mı?

Daha önce hiç yolculuk yapmadım.

Ben de.

Biraz Sour Patch Kids almanı öneririm.

Çok şey geçirdim, Darlene.

Beni asla bırakmadığın için teşekkür ederim.

Gitmeliyim.

Bunu gerçekten başardık, değil mi?

Aynen öyle.

Biliyor musun, sikkafalı olmayı bıraktığından

beri seni sevmeye başladım.

Lütfen bunu gerçekten yapmayacağını söyle.

O sürücüden gördüğüme göre

Whiterose'un makinesini tamamen

kullanılamayacak hale getirecek bir yazılım yazabilirim.

Tümden kapanacak.

Nükleer enerji santralinin

altında olan bir makineden mi bahsediyorsun?

Hata yaparsak nükleer erimeye sebep oluruz.

Doğru yazılımla makinenin bütün sistemini bozabiliriz.

Açılamayacak bile.

Tekrar kodlamaları yıllar alacak.

- Hayır! - İşimiz bitti, hatırlıyor musun?

Böyle anlaşmıştık.

Geçen gece böyleydi.

Son adım.

Plana sadık kalıp gidiyoruz.

Zaten o yazılımı yazman

çok zaman alır.

Zaten yazdın, değil mi?

O kadar zor değildi.

E Corp'ta kullandığımız aynı rootkit'i kullandım.

Tek gereken ağlarına erişimi olan bir terminal ve

virüsü yerleştirmek.

Planımız bunu yapmak değildi!

Whiterose, makinesi ölene kadar ölü değil.

Ne zamandır beri o makine hedefimiz oldu?

Anlamıyorsun, değil mi?

Her şey orada başladı!

Bu yoldan gidersen asla bitmeyecek.

Her zaman başka bir şey olacak.

Yok edecek başka bir sembol,

kurtarılacak daha fazla insan.

Bu sonsuz bir savaş.

Belirli bir noktada,

artık bırakmalıyız.

Belki onlarla gitmelisin.

- Lütfen beni şimdi kapatma. - Seni kapatmıyorum.

Bunu kendi başıma yapmak istiyorum.

Hey.

Yanlış yerdesin.

Normalde tanıştırma faslı için birilerini seçerdim ama

tanışıklığımız olduğu için buna gerek olmadığını düşündüm.

Lütfen, otur.

Bu bende işe yaramayacak.

Neyden bahsediyorsun?

Küçükken kullandığım bilgisayar.

Babamın eskiden okuduğu bir kitap.

Qwerty'i bile bir şekilde getirmişsin.

Angela'da işe yaramış olabilir

ama bu beyin yıkama bende işe yaramayacak.

Bu prosedür asla beyin yıkamayla alakalı değildi.

Olup bitenleri anlamana yardım etmekle alakalı.

Kutuda ne var?

Büyürken çok acı çektim.

Olmam gereken kişi olarak doğmadım

ve bu çok şeye mal oldu.

Tek gerçek aşkıma mal oldu.

Yaşadığım hayata, hak ettiğim dünyaya mal oldu.

Soruma cevap vermiyorsun.

Etrafımızdaki dünya, ondan yoruldum artık.

Sebep olduğu acılardan yoruldum.

Hayal kırıklığından yoruldum

ve yapmaya çalıştığım şey, Elliot

tek istediğim bu bozukluğa sonunda

bir son vermek

bize daha iyi bir dünya vermek.

Dünyaya yardım etmek istemiyorsun.

Onu yok etmek istiyorsun.

Yok etmek istiyorsun çünkü insanlardan nefret ediyorsun

sana yaptıkları şeylerden dolayı

ve iyi şeyleri görmek için geçmişe bakamıyorsun.

Elliot, lütfen.

Güldürme beni.

Dünyayı yok etmek isteyen kişinin ben olduğumu mu düşünüyorsun?

İnsanlardan nefret eden?

İyi şeyleri göremeyen?

Etrafına bak.

Baktığımız her yerde,

etrafımızdakiler bize karşı kin besliyor.

Haberleri açtığımız her gün

sürekli liderlerden

bilim adamlarından, dinlerden,

dünyanın yok olduğunu ve sorunun biz olduğunu duyuyoruz.

Yanlış olan her şeyin sebebi olduğumuz ve

bir şansımızın olmadığı.

Kendimize duyduğumuz nefretin

bir anormallik olmadığını, bize verilmiş olduğunu duyuyoruz.

ve ben kaosa düzen getirmeye çalışırken beni

suçlamaya cüret mi ediyorsun?

Bazı şeyleri daha iyi yapmak için her şeyi feda etmeme rağmen?

Lütfen!

Güldürme beni.

Tam aksine,

bunu insanları sevdiğim için yapıyorum.

Her zaman böyle oldu, çünkü biliyorum ki

her insan kalbinin derinliklerinde...

İyi olmaya çalışıyor.

Onlara uygun olmayan bir dünya tarafından acılı bir hayat verildi

bu yüzden beni güldürme

ve beni insanlardan nefret etmekle suçlama, Elliot.

Hele ki sen o nefreti bir onur madalyası gibi takarken!

Grubunun ismini hatırlatmama gerek var mı?

Kabul et.

Nefret senin sloganın oldu,

benim değil.

Haklısın.

İnsanlardan nefret ediyorum.

Onlardan korkuyorum.

Hayatım boyunca onlardan korktum.

Sevdiğim insanlar... Güvendiğim insanlar...

En kötü şeyleri bana onlar yaptı.

Ve uzun zamandır, bildiğim tek şey o.

Aynen, grubuma fsociety ismini verdim

çünkü biliyor musun? Toplumu sikeyim.

Toplum senin dediğin her şeyden ve daha fazlasından dolayı

nefret edilmeyi hak ediyor.

Hepsini teker teker sikeyim

yaşadığımız şeylerden dolayı.

Ama sonra bazı insanlar çıkıyor ki

bu şeyler çok olmuyor.

Bu nadir.

Senin onlardan nefret etmeni kabul etmiyorlar.

Aslında, o nefrete rağmen seni önemsiyorlar.

ve çok özel olanlar,

bunda gerçekten acımasız.

Onlara ne yaparsan yap.

Kabul ediyorlar ve yine de seninle ilgileniyorlar.

Seni bırakmıyorlar,

onlara ne kadar sebep versen de.

Onlara gitmeleri için ne kadar

yalvarsan da fark etmiyor.

Sebebini bilmek ister misin?

Çünkü bana karşı benim hissedemediğim bir şeyi hissediyorlar.

Beni seviyorlar.

Ve çektiğim bütün acılara rağmen,

bu beni iyileştiriyor.

Belki aniden değil.

Belki uzun süreli de değil

ama iyileştiriyor.

Aynen, aksilikler oluyor.

Birbirimize berbat şeyler yapıyoruz.

ve birbirimize acı çektiriyoruz, her şeyi karıştırıyoruz

ama bu biziz

yaşadığın dünya fark etmeksizin.

Haklısın.

Bize şansımızın olmadığı söyleniyor

ama yine de ayaktayız.

Kırılıyoruz, ama yine de devam ediyoruz

ve bu bir kusur değil.

Bu bizi biz yapan şey.

Bu yüzden hayır, bu dünyadan vazgeçmeyeceğim.

Eğer bunun nedenini göremiyorsan

bunu herkes adına söylüyorum,

sikeyim seni!

Yazık.

Aynı vizyonu paylaştığımızı düşünüyordum.

Bu da ne?

Santral soğutma sisteminden

- güç kaybediyor. - Neden?

Hayal edeceğin üzere,

makinem önemli bir miktarda su gerektiriyor.

Kommentare

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left