Οι πρώτες 200 γραμμές.
BU 4K RESTORASYON, CRITERION COLLECTION TARAFINDAN
33 MM HAM FİLMDEN OLUŞTURULDU. RENK ZAMANLAMASI, SONY PICTURES'TA
GROVER CRISP'İN DENETLEDİĞİ ÖNCEKİ BİR RENK SINIFLANDIRMASINA BAŞVURULARAK
YAPILDI VE YÖNETMEN MIKE NICHOLS ONAYLADI. YÖNETMENİN
ONAYLADIĞI 5.1 SURROUND SES REMİKSİ, 33 MM MANYETİK İZLER
VE CHACE AUDIO'DAKİ ORİJİNAL FİLM MÜZİĞİ KAYITLARINDAN OLUŞTURULDU.
Bayanlar ve baylar,
Los Angeles için alçalmaya başlamak üzereyiz.
Az önce iniş takımlarının açılma sesini duydunuz.
Los Angeles'ta hava açık.
Sıcaklık 22 derece.
Uçuşumuzu, planlandığımız gibi 4 saat 18 dakikada tamamlayacağız.
Bizimle uçtuğunuz için teşekkür ederiz.
Yakında tekrar görüşmek dileğiyle.
Lütfen el bandına tutunun ve sağ tarafta durun.
İlerlemek isterseniz sol tarafı kullanın.
AŞK MEVSIMI
Lütfen el bandına tutunun ve sağ tarafta durun.
İlerlemek isterseniz sol tarafı kullanın.
Lütfen el bandına tutunun ve sağ tarafta durun.
İlerlemek isterseniz sol tarafı kullanın.
Lütfen el bandına tutunun ve sağ tarafta durun.
İlerlemek isterseniz sol tarafı kullanın.
Lütfen el bandına tutunun ve sağ tarafta durun.
İlerlemek isterseniz sol tarafı kullanın.
Lütfen dikkat. Bu alanda park etmek
üç dakikayla sınırlıdır.
Lütfen aracınızı terk etmeyin.
Neyin var?
Misafirler aşağıda Ben. Seni görmeyi bekliyorlar.
Baba, onlara bir süreliğine
yalnız kalmam gerektiğini söyler misin?
Onlar bizim iyi arkadaşlarımız Ben.
Çoğu seni doğduğundan...
Doğduğundan beri tanıyorlar.
Neyin var Ben?
Ben sadece...
Endişeli misin?
Aslında...
Neyle ilgili?
Sanırım geleceğimle ilgili.
Ne olmuş?
Bilmiyorum.
Şey olmasını istiyorum...
Ne olmasını?
Farklı olmasını istiyorum.
Bir sorun mu var?
Hayır. Biz de şimdi geliyorduk.
Carlsonlar geldiler.
Öyle mi? Hadi o zaman.
Tarzana'dan geldiler.
Hadi, acele edelim.
İnsanın bu kadar çok sadık arkadaşı olması harika bir şey.
İşte ödüllü öğrencimiz de geldi.
- Seninle gurur duyuyoruz Ben. - Teşekkürler Bayan Carlson.
Dışarıdaki kırmızı fırtına yeni araba mı?
Ben'in mezuniyet hediyesi.
Onunla kaldırmakta zorlanmazsın.
Efendim?
Kızları, hatunları, piliçleri.
Sanırım Ben, piliç dönemini
geride bıraktı, değil mi Ben?
Evet efendim.
İzninizle. Bir şey kontrol etmek için
arabaya kadar gitmem gerekiyor.
Babası bir Alfa Romeo almış.
Ne olduğunu biliyor musun?
Yıldız atletimiz buradaymış
- Nasılsın yıldız atlet? - İyiyim Bay Loomis.
Bir içki alayım, bana şu Hopperman Ödülü'yle ilgili
her şeyi anlat.
- Halpingham. - Halpingham. Evet.
Burada bekle.
Ben.
Seninle çok gurur duyuyoruz.
Çok gururluyuz.
Şimdi ne yapacaksın?
Biraz yukarı çıkacaktım.
Geleceğini, hayatını kastetmiştim.
Bunu bilmek biraz zor.
Ben.
İzninizle.
Bay McGuire.
Ben.
Bay McGuire.
Benimle gel. Seninle konuşmak istiyorum.
Bize müsaade Joanne.
Elbette.
Teşekkürler.
- Çok tatlı. - Tebrikler Ben.
Ona bakınca inanamıyorum.
Gerçekten inanamıyorum.
Sana tek bir kelime söyleyeceğim.
Tek bir kelime.
Evet efendim.
- Dinliyor musun? - Evet, dinliyorum.
Plastik.
Ne demek istiyorsunuz?
Plastiğin geleceği parlak.
Bunu bir düşün.
- Düşünecek misin? - Evet, düşüneceğim.
Bu kadarı yeterli. Anlaştık.
İşte orada. Ben orada.
Bana bir dakika müsaade.
Dinleyin millet.
Herkes sessiz olsun.
Elimde Ben'in üniversite yıllığı var.
Ben'le ilgili çok güzel şeyler okumak istiyorum.
Lütfen sessiz olun!
"Kır koşusu takımı kaptanı, münazara kulübü başkanı,
üçüncü sınıfta okul gazetesinin yardımcı editörü,
son sınıfta yazı işleri müdürü."
Sanırım banyo burası değil.
Koridorun sonunda.
- Nasılsın Benjamin? - İyiyim, teşekkürler Bayan Robinson.
Banyo koridorun en sonunda.
Çok güzel bir oda.
Bakın. Bayan Robinson,
kabalık etmek istemem ama ben son derece...
Burada kül tablası var mı?
Hayır.
Doğru ya, yıldız atlet sigara içmiyordu.
Kız mı?
Ne kız mı?
Seni üzen her neyse.
Hayır. Durumlar canımı sıkıyor.
Genel olarak mı?
Doğru.
Neyse. Tebrik ederim.
Teşekkürler.
Benjamin.
- Sana bir şey sormak istiyorum. - Ne?
- Beni eve bırakır mısın? - Ne?
Arabayı kocam aldı. Beni eve bırakır mısın?
Arabamı alın.
Yabancı araba kullanabilir misiniz?
Hayır mı?
Hayır.
Gidelim.
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Lütfen içeri gelir misin?
Ne?
Işıkları yakana kadar içeri gel.
Neden?
Çünkü ışıkları yakana kadar güvende hissetmiyorum.
Kış bahçesine kadar önden yürüyebilir misin?
Karanlık bir eve girerken tuhaf hissediyorum.
Ama içeride ışık var.
Lütfen.
Ne içersin? Burbon olur mu?
Bakın Bayan Robinson, sizi eve getirdim.
Bunu memnuniyetle yaptım ama aklım başka yerde.
Anlayışla karşılar mısınız?
- Evet. - Pekâlâ.
Ne içersin?
Benjamin, böyle yaptığım için üzgünüm ama evde yalnız kalmak istemiyorum.
Neden?
Lütfen kocam gelene kadar bekle.
Ne zaman gelecek?
Bilmiyorum.
- İçki ister misin? - Hayır.
Yalnız kalmaktan hep bu kadar korkar mısınız?
Evet.
Kapıları kilitleyip yatsanıza.
Çok evhamlıyımdır.
Sana bir soru sorabilir miyim?
Hakkımda düşüncen ne?
Ne demek istiyorsunuz?
Beni eskiden beri tanıyorsun. Bir fikrin olmalı.
Her zaman çok iyi biri olduğunuzu düşünmüşümdür.
Alkolik olduğumu biliyor muydun?
Ne?
Biliyor muydun?
Bakın, ben artık gitmeliyim.
Otur Benjamin.
Bayan Robinson, kusura bakmayın
ama bu sohbet tuhaf bir hâl almaya başladı.
Eminim Bay Robinson
her an burada olur.
- Hayır. - Ne?
Kocam çok geç dönecek.
Birkaç saatliğine gitti.
Tanrım.
Anlamadım.
Hayır Bayan Robinson. Hayır.
Sorun ne?
Bayan Robinson, siz...
Yani siz benim...
Ne?
Yani böyle bir şey yapacağımı düşünmemişsinizdir.
- Nasıl bir şey? - Sizce nasıl bir şey?
Bilmiyorum.
Tanrı aşkına Bayan Robinson.
Geldik, beni evinize aldınız,
içki verdiniz, müzik açtınız.
Şimdi de kişisel hayatınızdan bahsetmeye başladınız.
- Kocam birkaç saat dönmeyecek diyorsunuz. - Yani?
Bayan Robinson, beni baştan çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Öyle değil mi?
No comments yet. Be the first to leave one.