Sezono 1

Eldonaj informoj

Love Is Blind Poland S01E10 tr
Komentaĵo de dappeloe

Etikedoj

webdl
Publikigita je: 2026-05-21
Elŝutoj: 9
Aŭdhandikapuloj: No

Antaŭrigardo de Turkish subtekstoj

La unuaj 200 linioj.

Bu yolculuğa seninle çıkmak istiyorum.

Tüm dünyayı göstermek istiyorum.

Boş evimi koca bir yuvaya dönüştür istiyorum.

Seni mutlu etmeme izin verir misin?

Hiç yaşamadığını yaşatmama izin verir misin?

Karım olur musun?

Evet, karın olurum.

- Merhaba. - Merhaba.

- Siktir. - Büyük şok!

Daria…

- Benimle evlenir misin? - Evet.

Çok güzelsin.

Maymunum! Sarhoş olabilir miyim?

Gün gelir, sınırı aşabilirim.

Bana ayak uydurabilecek misin?

Hayatımda böyle aptalca sözler duyacağım aklıma gelmezdi. Çizgiyi aştın.

Bu şey çok hızlı oluyor ulan.

Şu an karar vermen gerekiyormuş gibisin.

Benim hakkımda daha meraklı olsun isterim.

- Bazen bana hiçbir şey vermiyorsun. - Eve gelip bana hiç bakmıyorsun.

- Umarım bu iş yürür. - Hem artık mutlu olmanı da istiyorum.

Kızımın hayallerini biliyor musun?

Hayallerini mi?

Tamamen dürüst olduğuna inanmadım.

- Pilim bitiyor. - Dinlenmene izin veriyorum.

Yorgun olmam cidden seni rahatsız mı ediyor?

Düğün gecesindeki iç çamaşırım için isteğin var mı?

Üstünde bok lekesi olmasın.

Boş ver, umurumda değil.

Mihrapta evet diyecek misin?

Evet.

Benimle evleneceksin.

En son ne zaman bu kadar mutluydum ki?

Her şey zaman istiyor. Onu nasıl tanıyabilirim?

Resmen evleniyorum. Ben ne yapıyorum böyle?

Son dakika hayır demesinden korkuyorum.

Öyle olursa kalbim çok kırılır.

En son ne zaman şüphe duydun?

Şimdi desem?

POLONYA

DARIA VE FILIP'İN DÜĞÜN GÜNÜ

Merhaba canım.

DARIA'NIN ARKADAŞI

Merhaba güzelim. Hazırlanmışsın bile.

Evet, ben hazırlandım.

Nasılsın?

Bu zamana dek mutlu oldum, keyif aldım. Ama işin sonunda hayır diyeceği

- fikrinden kurtulamıyorum. - Öyle mi?

Ne sıkıntı çıkabilir? Bu aşamada belki korkaklık edip

- vazgeçebilir. - Hayır.

- Sen şimdi tabii… - Ama…

Asla bilemezsin.

Daria âşık, belli oluyor.

Ama Filip hayır derse işte o zaman

kaygılanacağım tek şey

Daria'nın bu durumu kaldırıp kaldıramayacağı olur.

- Ağlama. - Ay canım!

Tanrım!

DARIA'NIN ANNESİ

- Çok güzelsin. - Anneciğim!

Öyle mi?

Güzel olacağını biliyordum.

Bir bakayım sana.

Muhteşem.

- Kararını verdin mi? - Evet.

- Her şeyden emin misin? - Evet.

- Güzel olacak. - Tabii.

Böyle olması gerekiyormuş. Yani…

İki ayda zor tabii ama ne yaptığımı biliyorum.

- İyi bir adam. - En önemlisi o.

- Onu seviyorum. - Bak, işte önemli olan bu.

- Selam. - Arkama geç.

FILIP'İN KARDEŞİ

DARIA'NIN YEĞENİ

Pirinçleri ne zaman atacağız?

Törenden sonra.

Sonra mı? Ya biri hayır derse?

FILIP'IN ARKADAŞI

- Ha siktir. - Filip orada.

Ha siktir!

Beni gördüğünüze şaşırdınız mı?

- Selam. - Selam.

Kim kaçacağımı düşündüyse elini kaldırsın.

Ben ne yapıyorum böyle?

DARIA'NIN BABASI

Merhaba kızım.

- Çok güzel olmuşsun. - Sağ ol.

Ay, ağlamamam gerekiyor.

- Çok mutluyum. İyi ki buradasın. - Unutma, ne olursa olsun,

- biz hep yanındayız. - Biliyorum. Sizi seviyorum.

İyi ki varsınız.

Bu deliliğe ortak olduğunuz için teşekkür ederim.

Ama baba, doğru şeyi yaptığımı düşünüyorum.

Siktir, geliyor.

Kafayı yiyeceğim.

- Seni çok seviyorum, unutma. - Ben de seni.

- Ona iyi bak. - Sağ olun.

Tatlım.

Elimden geleni yapıyorum.

Çok beklenen o an nihayet geldi.

Daria ve Filip'in hikâyesinde bir dönemi kapatıp

yepyeni bir sayfa açacak o an geldi.

Sıradan bir şekilde nişanlanmadılar.

Birbirlerini başta hiç görmediler.

Gözlerine değil, kalplerine güvenmeye karar verdiler.

Hayatınızın en önemli kararını vermeden önce ikiniz de derin bir nefes alın

ve tam şu an önünüzde duran kişiye yalnız ona ait olan

o sözleri söyleyin.

Daria, sen başlayabilirsin.

Aşkı bulmaya gelmiştim. Çok daha fazlasını buldum.

Seni buldum.

Korkularımı yatıştıran ve duygularımı asla göz ardı etmeyen bir eş.

Saatlerce konuşabildiğim ve beni sürekli güldüren bir arkadaş buldum.

Güzel yürekli bir adam buldum.

Etrafındaki herkesle ilgilenen ve hatta bazen kendini unutan bir adam.

Son olarak da küçük haylazımı buldum.

Tüm bu mükemmel, güzel özelliklerine rağmen kendini

yetersiz gören küçük haylazımı buldum.

İçeri böyle beyaz gelinliğimle girdiğimde…

…benim için daha fazlası olduğunu ve hep öyle olacağını hatırlatmak istedim.

Siktir.

Ağlamayacaktım.

Olsun hayatım.

Yapabilirsin.

Hazırsan konuşabilirsin.

Daria. Sen benim kafamdan ne istiyorsun kadın?

Odalardaki maceramızda son lafım bu olmuştu.

"Benim kafamdan ne istiyorsun?"

En iyi ilişkiler, eşlerin birbirine

ihtiyaç duymadığı, birbirini arzuladığı ilişkilerdir.

Böyle şeylerin varlığına inancımı kaybetmiştim. Aşkın varlığına olan

inancımı kaybetmiştim.

Bu deney başladığından beri

"Ben ne yapıyorum?" diye saçma sorular sorup duruyorum.

Yunanistan, sonra Varşova'da birlikte yaşamamız. Ben ne yaptım?

Bu sabah bile ne yaptığımı sorguladım.

Ama artık karşındayım ve bu sorunun cevabını biliyorum.

Ben akıl almaz derecede güzel bir şey yaptım.

İnanılmaz heyecanlı bir şey.

Romantik ve delice bir şey.

Ama dengeli ve olgun da bir şey.

Daria, sen dünyadaki tüm güzellikleri hak ediyorsun.

Her şey için minnettarım. Bu an bir bitiş noktasıysa bile.

Teşekkürler.

O en önemli ana geldik.

Aşkın gözü kör mü, görmeden aşık olunur mu

öğrenme zamanı geldi.

Çok gerildim.

Sen, Daria Weronika Rybak,

bu adamı yasalar önünde kocan olarak kabul ediyor musun?

Evet.

Sen, Filip Wiktor Lenz,

bu kadını yasalar önünde karın olarak kabul ediyor musun?

Ben ne yaptım böyle?

Evet.

Tabii ki evet. Üç kere evet!

Sen ne halt yedin böyle?

Bilmiyorum.

Filip Wiktor Lenz ve Daria Weronika Rybak'ın yasalar önünde

resmen evli olduklarını duyurmak isterim.

Sizleri karı koca ilan ediyorum.

Biz ne bok yedik?

- Memelerime girdi. - Göstersene.

Hayatımı seninle geçirmek için sabırsızlanıyorum.

- Ben de. - Geçireceğimiz her an için de.

Ne dedim? İyi günde, kötü günde.

Bu benim en mutlu, en güzel günüm.

- Tek diyeceğim bu. Tıp! - Bu kadar baskı olmaz.

Baskı yok bebeğim.

Tebrikler!

- Sağlığınıza. - Şerefe.

Harikasınız. Geldiğiniz için teşekkürler.

Bu deneyde kimse bana bakmaz sanıyordum ama beni zaten göremediler bile.

Sistemi kandırdım ama kazandım. Ödülüm de Daria oldu.

- Tebrikler. - Tebrikler.

Hayatım! İyi günde, kötü günde!

Hadi! Dans edelim.

"Hiçbir şey hissetmiyorum" dedim Ama ona "Hayatım" dedim

Ben ne bok yedim?

İstedim bir servet Bana kaldı birayla serilmek

Ben ne bok yedim?

Nakarat bende Ama yazmadım onu bile

- Sen ne bok yedin Filip? - Ben ne bok yedim?

JULITA & JACEK'İN DÜĞÜN GÜNÜ

Teşekkürler.

Bu deneyin hayatımın en iyi tecrübelerinden biri olacağını biliyordum.

Çok hoşmuş.

Julita'yla bizim çok benzer

hayat hikâyelerimiz var. İkimiz de iradeliyiz.

İkimizin de mizah anlayışı karanlık.

Bu açıdan kusursuz bir eşleşme oldu. Bunu görmezden gelemeyiz.

Çok gerçek bir şey bu.

Sen, Jacek…

Teşekkür ederim.

İçim kıpır kıpır.

Duygularım karman çorman.

Burada olduğum için mutluyum.

Onun aradığım adam olduğuna dair umut doluyum.

Bu ilişkinin güzel olacağına ve uzun süreceğine inancım var.

Merhaba.

More Turkish subtitles for Love Is Blind: Poland

Komentoj

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left