La unuaj 130 linioj.
ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
Dorothy!
- Günaydın, Bay Turner. - Kalkıp gelmesini sağla, olur mu?
Dorothy?
Dorothy.
Selam.
Leanne.
Bay Turner sizi bekliyor.
Evet, arabaya ihtiyacı var.
Tüm hafta beni o bırakıyor.
Son zamanlarda çok garip davranıyor.
Fark ettiğin bir şey oldu mu?
Garip mi? Nasıl?
Bilmem.
Nazik...
Sean artık kimseye nazik davranmıyor.
O böyle biri değil.
Bir şey istemediği sürece.
Ya da yapmaması gereken bir şey yapmadığı sürece.
Sanırım bu kadar.
Tüm hafta onunla berabersin.
Eğer bildiğin bir şey olsaydı bana söylerdin, değil mi?
Bay Turner'ın bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum, Dorothy.
İlişki mi?
Kim ilişki dedi ki?
Sen aklıma koyana dek aklımın ucundan bile geçmiyordu.
Ne zaman hazır olursun?
Hemen.
Sean bu hafta restoranları dolaşacak.
Bu ceketin onu 25 yaşında gösterdiğini sanıyor.
Sen de kendini o eteğe yağlayarak sokuyorsun.
İşte hepimizin bildiği ve sevdiği Sean.
Bu hafta pek evde olamayacağım. Kendi başına kalabilirsin, değil mi?
Kendi başıma olmayacağım ki. Jericho bana arkadaşlık eder.
Üşümüyorsun değil mi? Üşümüyorsun.
Pekala, hadi gidelim.
Hazır mısın?
Çok eğlenceli, değil mi?
Ben kazandım.
Bu iş böyle yapılır, oğlum.
Selam, tatlım. Selam. Gel bakalım.
Gel bakalım. Hey.
Hey.
Ön kapıyı açık bırakmışsın.
Ben yan taraftaki girişten girdim. Sean şifreyi vermişti.
Dışarıda kitli kalırsan falan ızgaranın altında anahtar var.
Seni korkuttum mu?
Hayır.
Korkutacak bir şey bildiğimden eminim ama.
Neymiş?
Aç ve gör.
Cırcır böcekleri.
Sean onları buraya getirmemi ve ön hazırlığı yapmamı istedi.
Sizin orada bir sürü vardır.
Geceleri hep seslerini duyardım.
Şimdiyse sadece araba sesi duyuyorum.
Tadı nasıl?
Tavuk gibi.
Ciddi misin?
Bunu öylece kaldırıma bırakamazsın.
Bu mahallede olmaz.
Bazı insanlar içi boş mu değil mi diye bakmaz.
Teşekkür ederim.
Dalgınlığıma gelmiş.
Turnerlarla mı kalıyorsun? Sean ve Dorothy ile?
Bakıcılarıyım. Adım Leanne.
Adım Wanda. Bu da Olivia. Selam ver.
İkinizi de mahallede görmüştüm.
Evet, sabahtan beri dışarıda kitli kaldık.
Anahtarlarımı unutup duruyorum.
Güzel evmiş.
Sıcacık da yapmışlar.
Bir şeyler içmek için kalmak ister misiniz?
Nerelisin, Leanne?
Wisconsin.
Büyük bir aileden mi geliyorsun?
Sadece ben.
Bu eve ne kadar veriyorlar?
Bilmiyorum.
Araştırabiliriz.
Kay bakalım.
Memleketinden bahsediyordun. Wyoming mi demiştin?
Wisconsin.
Ama hep daha fazla seyahat etmeyi istemişimdir.
Asya'ya falan belki.
Teyzemin Japonya'yla ilgili bir kitabı vardı.
Tüm şehrin bombalandığını biliyor muydun?
Hadi ya?
Hey, benim çıkmam gerekiyor.
Selam.
Buralarda her şey yolunda mı?
Her şey yolunda. Gidebilirsin.
Tamam o zaman.
Gördün mü? Paralarını ikiye katlamışlar.
Siktir!
Açmam gerekiyor.
Ee, kaç yaşındasın Olivia?
Altı.
Sence ben kaç yaşındayım?
30?
Artık sikicem şu herifi.
Her şey yolunda mı?
Şehir merkezine gidip ceza ödemesi yapmam gerekiyor...
...yoksa lanet ülken erkek arkadaşımı sınırdışı edecek.
Benim için bir şey yapar mısın?
Evet, tabii.
Bir saatliğine ona bakar mısın? Metrodan korkuyor.
Burada kalabilir.
Pekala. Yedek kıyafetleri, en sevdiği oyuncak. Uğrunda ağladığı her şey şurada.
Ve onu besleme. Her şeye alerjisi var.
Bir saate gelirim. Geç kalmam.
Jericho'yu uyandırmadan oyun oynayabiliriz.
Tamam.
97, 98, 99, 100.
Saklanmayan ebe.
Olivia? Ne oldu? Birini mi gördün?
Bir adam. Dışarı kaçtı.
Üzgünüm. Erkek arkadaşımla kavga ettik.
Sorun yok.
Eğlendik, değil mi?
- Onu eve bırakabilirim. - Pekala.
Sana borçlandım.
İstediğiniz zaman tekrar gelebilirsiniz. İkiniz de.
Yeni arkadaşlarımıza ne demeliyiz?
Teşekkürler, Leanne.
Hoşça kal.
Pekala.
Hepimiz alışveriş merkezlerindeki bedava makyajları severiz ama hijyen sorunları...
...varsa, içinde bulunduğunuz eylem bir suç olarak görülebilir.
Bu sabah bazı dükkan sahipleriyle konuştum.
No comments yet. Be the first to leave one.