Mayor of Kingstown

Mayor of Kingstown

Elŝuti Turkish Subtekston

Sezono 1

Eldonaj informoj

Mayor of Kingstown S01E07 Along Came a Spider 720 1080p AMZN WEBRip DDP5 1 x264-TOMMY
Komentaĵo de egww

Etikedoj

cam
webrip
web
x264
720
BRip
1080
Publikigita je: 2022-03-07
Elŝutoj: 56
Aŭdhandikapuloj: No

Antaŭrigardo de Turkish subtekstoj

La unuaj 200 linioj.

Mayor of Kingstown'da daha önce...

Hassiktir.

Ateş ederiz.

Fırsatını yakalarlarsa öldürürler, sen de biliyorsun.

Kadınlar hapishanesine yollayalım.

- Bay Mike'la aranız nasıl? - Telefonlarıma çıkmıyor.

Milo biraz farklı bir şey denemek istiyor.

Senden bir şey yapmanı istiyor ama sen yapmıyorsun.

- Yapmazsan bana yine bunu yapacak. - Hayır, bir daha yapmayacak.

Patronun seni hâkimlere, milletvekillerine peşkeş çekiyor.

Anlatacağın çok şey var.

Çalışkan kızmış.

Diri diri derisini yüzerim Mike.

- Bulabilirsen tabii. - Telefonu Candace'a ver.

Ufak sırrımızı göster.

Sana yer bulucu mu yerleştirdi?

Kızı çoktan buldum bile Mike.

Her bir tüyü

Hey, üstümü aramayacak mısın lan?

Korkma şeker şey.

Şununla biraz yalnız kalsam...

Elle arama yapmanı istiyorum babacım.

Pekâlâ hanımlar, D13A sınıfındasınız, yolumuzu bulalım.

Ben yolumu biliyorum canım.

Eminim.

Yönetimdeki hangi dâhi seni buraya yolladı?

Güvenliğim için yolladım.

Erkekler hapishanesinde bir olaya karıştım.

Burada daha güvende değilsin.

Bayan mahkûmlar da aynen erkekler gibidir.

Kafaları aynı şekilde işler, aynı şekilde davranırlar.

Ve seni tamamen aynı şekilde kullanırlar.

Farkındayım.

Sınıfın arka tarafında dur ve göz teması yapmayı kes.

Gözümüz bende olsun yoksa sınıftan çıkartılırsınız.

Anlaşıldı mı?

Bugün insan evriminden bahsedelim diyorum.

Veya evrim noksanlığından.

İnsan evrimi söz konusu olduğunda...

...hepimizin hayvan olduğunu unutmamak daima en iyi yaklaşımdır.

Aslanların, kurtların...

...en yakın akrabamız maymungillerin hayatlarına hükmeden kurallar...

...bizlerin hayatlarına hükmeden kurallardan farklı değildir.

Birbirimizle sürekli rekabet hâlindeyiz.

Üreme, yemek yeme...

...su ve sığınak bulma rekabeti.

Ama insan, kabilesi yoksa hayatını idame ettiremez.

Empati kurma, yavrularımızın hayatta kalmasını garantilemek için vardır.

Ahlak, anlamı herkese göre değişebilir...

...kabile içindeki mensupların davranışlarını düzenlemek için vardır.

Amaç kabilenin kendi kendini tahrip etmemesidir.

Ama artık tüm bu kabileler birbirine yakın yaşıyorlar...

...ve insanoğlunu farklı kabile grupları olarak değil de...

...tek bir tür olarak kabul etmenin yolunu bulmalıyız.

Hayatımızı sürdürme buna bağlıdır.

Rekabet çağı sona erdi.

Birlikte yaşama çağı başladı.

Birlikte yaşamanın yolunu bulamazsak...

...empati kurma kapsamını tüm insanoğluna genişlenemezsek...

...kendi kökümüze baltayı vurmuş oluruz.

Neslimizin tükenmesinin öncüsü biz oluruz.

Çeviri: pitiko

Mayor of Kingstown 107 "Örümcek Yüzünü Gösterdi"

Üç ajan vardı.

Üç, evet.

Adını biliyor musun?

Hask... Haskings ya da Hastings, öyle bir şeydi.

Adam hava durumu sunucusuna benziyordu. Has göttü.

Pete Hastings. Detroit'ten özel ajan.

Peki, nasıl ilerliyoruz?

Kayıp kişi mi yoksa şüpheli kişi olayıymış gibi ele alacağız?

Bakın, adam kıdemli ajan.

Tanığın kaçırılması ve meslektaşlarının öldürülmesine...

- ...dâhil olduğu senaryo aklıma yatmıyor. - Kayıp şüpheli kişi.

Oldu mu?

Bana uyar.

Peki, sen ne aşamadasın?

Parkın ve Mike'ın evinin etrafındaki Mobese kameralarının kayıtlarını topluyorum.

Ofisinde kamera yok mu?

Çatıda kameralar var, ön giriş ve arka girişi görüyor.

Trafik ışıklarının kameraları var.

Telefonun bize lazım.

Peki efendim.

- McLusky Destek. - Selam. Benim.

Numaramı yeni cep telefonuna aktarır mısın?

Ayrıca polis bilgisayarlardaki güvenlik kayıtlarını istiyor.

- Şimdi onları izliyorum. - Tamam, birazdan gelirim.

Meslektaş cinayetini biz istiyoruz.

Benim yetki alanımda.

Paylaşırız.

Yetki bizde olsun.

Tamamdır.

Gidebilir miyim?

Seninle irtibata geçer.

- Tamam. - Geçtiği anda bizi ara.

Tamamdır.

- Mike. - Burada olmaz.

- Mike. - Burada olmaz. Otoparka gel.

- Mike. - Ne var ulan Kyle, ne?

Kazıp çıkarttığımızla mı ilgili?

Olabilir.

Farkındaysan, gün ışığına çıkarsa, hepimiz hapsi boylarız.

Oğlum, gün ışına filan çıkmayacak. İzin vermem.

Peki, bari farklı bir araba kullan. Seninkini takip ediyorlar.

Ne yapıyoruz?

Sen bir bok yapmıyorsun. Anladın mı? Ben çaresine bakarım.

Federalleri kıçımdan çek, olur mu? Takip eden olursa, bir şey yapamam.

Siktir.

King İlçesi Şerif Bürosu

Amına koyayım.

Rebecca.

Yeni ofis bulma zamanı geldi.

Bunu duyduğuma ne kadar sevindiğimi anlatamam.

Bize ofis bul.

- Tamam. - Ayrıca senin arabanı alıyorum.

Teşekkür ederim.

Mike.

Bir tanesin.

- Dawson Sellick. - Paul Sellick lütfen.

- Kim arıyor? - Vicdanı.

- Ben, Paul. - Onunla görüşmem lazım.

- Mike, bak, bence-- - Bugün Paul.

Sen de orada ol.

Neden ben de?

Çünkü sen de gelirsen, bizi kayıt edemezler.

- Mike, o sohbete kulak misafiri olamam. - Olacaksın ulan, tamam mı?

Yoksa haberlerde duyarsın.

- Peki, tamam. Yarına ne dersin? - Bir saate ne dersin?

Seni ararım.

Vah ulan, yürüyüşün bile endişeli.

Selam.

Üzüm rengi araba ne ayak? Striptizcilerle mi takılıyorsun artık?

Yok.

Uzun hikâye.

Hikâyeni tüm sokak konuşuyor kardeş.

Umarım halı temizleme sıvısından tonla almışsındır.

- Hiç Milo'nun tayfasıyla iş yaptın mı? - Aman eksik olsun.

Crip, kaçıklarla iş yapmaz.

Slavic denen orospu çocuğu da manyağın önde gideni.

Sen de biliyorsun.

Neye ihtiyacın var?

Henüz bilmiyorum.

Anladığında beni bulacağın yeri biliyorsun.

Derdini çözmem biraz zaman alacak. Önce kendiminkini çözmem lazım.

Problemlerdeki olay bu Mike.

İstediğin kadar erteleyebilirsin.

Döndüğünde seni bekliyor olurlar.

Ama daha da büyümüş olarak.

Evet.

Kravatı çıkart.

Bu bağcıklar sorun olur mu?

Kimi görecek?

Mahkûm, sandalyesine kelepçeli.

Bağcıklar sorun olmaz.

Cüzdanını aç, içindeki parayı tezgâha yay.

Cüzdanına geri koy.

Bir çakmak.

Bir paket sigara.

Anahtar.

Cep telefonu.

Bir cüzdan, içinde nakit 1.807 dolar.

Bir kravat.

Bir siyah kemer.

- Görüntüleme aletine ilerle. - Sağ ol.

Evrakı ver.

Görüşme odası 5.

Önümden yürü.

Üç defa kapıya vur, kaydı tekrar açarız. Odanın güvenli olduğunu görünce...

...kapıyı açarız. Acil bir durum olduğunda...

...kırmızı düğmeye bas ya da iki defa kapıya vur.

Tamam.

Meğerse kız ağzının tadına uygunmuş.

Ah Milo.

Bu kutuda çok uzun kaldın.

Tahlil yeteneğini mi kaybettin?

Pek çok açıdan, insan çok daha iyi görebiliyor buradan.

Memnun olduğuna sevindim çünkü tek göreceğin bu.

Anlıyor musun? Ofisimdeki çifte cinayetle...

...seni ilişkilendirdiklerinde sona erecek tabii!

Sonra damarlarına zehri basacaklar ve seninle işleri bitecek. Aynen benim gibi.

Ama benimle ilişkilendiremezler Mike.

Yolladığım kızı bulamazlar, telefonu bulamazlar.

Ve Iris'ı bulamazlar.

- O yüzden, istediğim iyilikten bahsedelim. - Hayır.

Bahsetmeyelim. Sana iyilik yok.

Senin yüzünden kıçımdan federaller düşmüyor.

Gittiğim her yere iki araç beni izliyor.

Havadan izliyorlar. Eminim uyduyla da izliyorlardır.

Gittiğim her yere onlar da gelecek. Anlıyor musun?

Yani, ne bulursam Milo, onlar da bulacak ve el koyacaklar.

İyilik kendim için değil Mike.

- İyilik sana. - Öyle mi?

Neyi nereye götürüyorum?

Bir yere götürmen gerekmiyor, sadece bulman lazım.

Seni takip edenler sonrasında ne yapılacağını bilir.

Bir kutuda.

Kutu metal.

Metal ara.

Peki, Iris hakkında konuşalım.

O gemi kalktı Mike.

Komentoj

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left