It's Always Sunny in Philadelphia

It's Always Sunny in Philadelphia

Elŝuti Turkish Subtekston

Sezono 15

Eldonaj informoj

Its Always Sunny in Philadelphia S15E01 PROPER 1080p WEB H264-GGEZ
Komentaĵo de Sacrer
Translated by Sacrer

Etikedoj

web
1080
TS
Publikigita je: 2021-12-10
Elŝutoj: 43
Aŭdhandikapuloj: No

Antaŭrigardo de Turkish subtekstoj

La unuaj 187 linioj.

- İçeride havai fişek atalım mı? - Barda havai fişek mi?

Daha önce yapan olmamıştı. Güzel olabilir.

- Mekan yanıp kül olur. - Charlie haklı sayılır ama.

- İş görüşmesine tarz katmalıyız. - Evet.

Eleman önemli bir potansiyel yatırımcı. Bara tonla para aktarabilir.

Şatafatlı bir şeyler yapmalıyız. Biz... Aklıma bir şey geldi he.

- Ya erkek değil de kadınsa? - Kadınsa buket hazırlattım.

- Ne güzel. - Erkekse de topum var.

- İyiymiş. Güzel. - Hayır.

Durun. Ya futboldan nefret eden...

...ama çiçek seven bir erkekse? - Tabii.

Futbolu seven ama çiçek sevmeyen bir kadın da olabilir.

Doğumunda erkek cinsiyeti verilmiş...

...ama maç izleme sevdasını koruyan bir kadın da olabilir? - Evet.

Sevmek hakkıdır tabii.

- İsterse tabii. - Yıl olmuş 2021. - Sorun olmaz.

Sözün özü: Yıl olmuş 2021, her şey mümkün.

Yatırımcının sıradan bir beyaz erkek çıkma olasılığı yok gibi bir şey.

Merhaba. Böldüm, kusura bakmayın. Ben Gary.

Paddy's Pub'ın mal sahipleriyle görüşecektim.

- Haa. - Şükürler olsun.

- İşte bu! - Gary. - İçim rahatladı.

- Gary. - Seni görmek ne güzel.

Bunu kavrayabilirim işte. Gary, buraya oturalım.

- Pekâlâ. - Seninle ilgileneceğiz.

Minnettarlığımızın göstergesi olarak size bir hediye aldık. Müessesemizden.

- Size hediyemiz. - Aynen, hediyemiz.

- Haa. Teşekkürler. - Yaşasın. Rahatladık.

Madem her konuda anlaşıyoruz, yardım kredisini konuşalım.

Özür dilerim. Karışıklık olmuş herhalde. Yardım kredisi dağıtmaya gelmedim.

Aldığınız yardım kredilerinin geri ödemesi için geldim.

Sanıyorum üç ayrı yardım alınmış.

Tek bilmem gereken parayı ne amaçla kullandığınız...

...ve işlerin geçen yıl nasıl sürdüğü.

Peki.

It's Always Sunny in Philadelphia, 15. Sezon, 1. Bölüm "2020 Özeti"

Çeviren: Sacrer İyi seyirler dilerim.

Gary, 2020 yılı çeşitli ilgi alanlarımızdan faydalanmak için bir fırsattı bizce.

- Bir sürü ilgi alanımız var. - Dünya yavaşla derse biz yürü koçum deriz.

- Aynen. - Vur veya saldır da olabilir. - Normalde barımız hınca hınç doludur.

Ama COVID sebebiyle müşteri kabul edemedik.

- Ne yapabilirdik ki? - İşi genişletmek gerekiyordu.

- Biz de öyle yaptık. - Aldığınız...

...ilk yardım kredisinden konuşalım. "Yumruk Anonim Şirketi" mi?

Evet. Mac ile ben almıştık onu. Geçelim şuraya. Tamam.

İsmi çok havalı, değil mi?

- Saldırganca bir isim. - Çok havalı.

İşsiz bir fedai olarak malın tekini boğup sokağın ortasında terk etmek kadar...

...entelektüel olarak uyarıcı olabilecek başka ilgi alanları arıyordum.

Uzun zamandır uluslararası genç bir taşralı pop ikonu olma hayalim gibi.

Kızım, seni topukluyla görünce kıpır kıpır olur içim

Ata binelim, tarlalarda sevişelim Sevişelim

Sevgilin olayım Sineklere aldırma

- Atla atıma... - Dur az.

Dur. Bak şimdi oğlum. Şarkı sarmaya başladı.

Şarkıyı sevdim ama sözleri içime pek sinmedi.

- Ne olmuş ki? - Sinek kısmı sıkıntılı.

Atların etrafına sinekler üşüşür. Gayet mantıklı.

Tamam da "Sevgilin olayım, sineklere aldırma."

Sanki atın değil de benim etrafımdaki sineklere aldırma, der gibi.

Kalçaya aldırma

- Kalça mı? Ne? Neden kalça? Kimin kalçası? - Adamın kalın, acayip kalçası vardır...

...ve utanıyor olabilir. - Bak. Daha önemli bir sorun var oğlum. Açık konuşayım mı?

- Hiçbir şeye odaklanamıyorum çünkü aklımdaki tek şey... - Seçim.

- Seçim. Evet. Aman Tanrım. - Evet. O kadar aynı durumdayız ki.

Hiçbir işe odaklanamıyorum...

- Seçimin güvenilirliği. Ben de... - Evet. Evet.

- Demokrasimiz tehlikede. - Seçim sıkıntılı gibime geliyor.

Müdahale etmeliyiz.

Oy vereceğimiz kişinin seçimde adil muamele göremeyeceğinden endişeliydik.

Göremez tabii. Çünkü o Washington'a yeni bir boyut getiren aykırı biri. Değil mi?

- Aynen. - Herkes onu sevmese de bizim onu sevme sebebimiz bu.

Ana akım medyanın onu ciddiye almamasından endişeliydik.

Bütün gününü bir şeyleri öğrenip düşüncelerime yön vermekle geçiren...

...bir avuç aydın istiyor muyum dersin? Hayır.

Hayır, hayır. Ayrıca azıcık hayatını yaşamış birini istiyoruz.

Partilemeyi bilen birisini.

- Bizimki partilemeyi bilir. Değil mi? - Evet. - Bizimki partiliyor.

Neyse, seçimin güvenilirliğinin tehlikede olduğu apaçıktı.

Biz de oy kullanılan yerde işlerin tıkırında olduğundan emin olmak istedik.

Bu sebepten Yumruk Anonim Şirketi'ni kurduk.

Yardım kredisini taktik ekipman alarak harcadık.

Hop. New York şapkalıya bak. O liberal cehenneminden kafileyle mi gönderdiler dersin?

Gidip öğrenelim.

- Konuşalım. Bakar mısınız? - Hanımefendi? - Efendim, evet. Merhaba. - Efendim.

- Efendim. - Oy kullanma kaydınız var mı burada? - Efendim. - Philly'den misiniz?

- Sahte kimlik göstermeyin bize. - Evet.

Size Philly'yle ilgili sırasız bir dizi soru soracağız.

Chris Chelios'tan neden nefret ederiz? Uncle Eddie Savitz kimdir?

Hangisi daha iyi bir sporcu? Donovan McNabb mi Rocky Balboa mı?

- Nerede... - Hop. Bekle az. Soru çok kolay oldu. McNabb tabii ki.

O kadar kesin konuşmayalım.

Donovan McNabb 15 round boyunca Ivan Drago'yla kapışabilir mi?

Hayır, Rocky Balboa kurgusal bir karakter olduğundan tartışma konusu bile değil.

Sly Stallone gelecek sezon Eagles'ın başlangıç oyun kurucusu mu olsun yani?

- Nasıl sonuçlanır sence? - Kaç yılındayız? 80'lerde mi? NFC East güçsüzdü...

...ve Sly bizi elemelere kadar taşır bence.

- Sly Stallone beceriksiz aktörün teki. - Heykelini neden diktik öyleyse?

Dikme... Dur biraz. Sen kafayı yemişsin.

Hepi topu 1,75 falan öncelikle.

Ayrıca "İşte Ünlülerin Boyları" listesinde yazıyordu bu. 1,60 falandır gerçekte.

- Doug Flutie de öyle. O da mı aktör yani? - Hayır, ben...

Kanada'nın bağrından çıkmış en iyi topçulardan birisi.

Pardon da McNabb'ı adını "flüt"ten alan ufak tefek bir elemanla mı kıyaslıyorsun?

- Neyi tartışıyoruz ki? - Hayırdır Brian?

- Seni görmek güzel. - Brian.

- Hayırdır? Ne yapmamızı... - 30 metre geri mi gidelim?

30 metre geri gidecekmişiz. Oradan pek etkili olamayız ama.

- Sorun şu ki, oradan nöbet... - Peki, gidiyoruz.

- 30 metre geriye dönelim biz. - Hadi...

- Kahve ister misin acaba? - Kahve getiririz. - Sana kahve getirelim biz.

- Sonra da döneriz. - Güvenliği sağladığın için teşekkürler.

- Biraz uzakta bekleriz. - Güvenliği sağlayalım.

Kısacası, itirazımızın sorunu çözmeye hiçbir faydası olmadı.

Meğerse onların kendi güvenliği varmış. Onlar da bizi şutladı.

Neyse, mesele şu ki, ülke çalkantılıydı. Ortam gergindi.

Biz de Mac'le daha az tartışmalı bir yaklaşım izlemeye karar verdik.

İnsanlara daha acil bir mesele hakkında oy verme fırsatı...

...sağlamakla birlikte müziğe karşı artmakta olan ilgimizde deneyim kazanmaya atıldık.

Özgürsün seçmeye Rocky mi McNabb mi

- Bas mühre, belli olsun - Oyunuzu buradan verin

Oyunuzu buradan verin Oyunuzu buradan verin

Oyunuzu tam buradan verin

Tam buradan

Oylar sandığa millet.

- Oylarınız sayılsın istiyorsanız tabii. - Aynen öyle.

Güvenlikçi Brian gelmeden baştan bir daha alalım.

- Evet. Hadi bakalım. - Aynen.

Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla, pankartlar...

...biraz kapsayıcı olduğu için milletin kafası karışmış.

Bütün sistemi destekledi aslında.

Evet, hatırlar mısınız bilmiyorum ama bayağı bir telaşa sebep olmuştu.

Hangi oylar sayılacak, hangileri sayılmayacak...

...ve bu oylar meşru mu, bunlar değil mi? O ne, bu ne?

Sandıklarımızı dört bir yana dağıttık.

Ortalığı karman çorman ettik.

Doğru mu anladım? Başkanlık seçimindeki sayımların gecikmesinden...

...kısmi olarak siz mi sorumlu olabilirsiniz?

Hayır, sayımın gecikmesinden tamamen biz sorumlu olabiliriz...

...ama aynı zamanda yasal bir iş için yasal bir kredi çekmiş...

...iki Amerikalı iş adamıyız.

Bunu da açıklığa kavuşturduk madem. Bakın.

Size hafiften Emerson, Lake & Palmer'ın akor dizilerinden esinlenilmiş...

...orijinal şarkılarımızdan birkaçını çalalım mı?

- Hayır. - Evet.

- Hayır, bence... - Evet.

Size de uyarsa sonraki krediye geçelim lütfen.

"Frank İthalat ve İhracat."

- Bundan bahsediyorsunuz. Ben bir bira çekeceğim. - Bum.

Sık bakalım. Ne öğrenmek istiyorsun?

- Ne ithal ediyordunuz? - Mürekkep, makine yağı, tutkal.

- Genel olarak tortular. - Tortu demek. Anladım.

- Ne ihraç ediyordunuz? - Saç boyası.

Frank, senin için endişeleniyorum dostum. Fazla uçlarda yaşıyorsun.

Hayatı uçlarda yaşıyordum.

Toplum frene basınca ben gazı köklerim yavrum.

Toplum frene, ben gaza.

Ne? Gazın varsa koridora yap.

Bir kova daha lazım ayrıca. Boyam bitti.

- Nerede... - Başka kovam kalmadı.

Bunu yapmamalıyım zaten. Berbat görünüyor.

- Berbere falan git de orada yaptır bari. - Berberler kapandı.

Gittim, gittim, gittim, gittim.

- Gidiyor musun? Nereye? - Gitmem lazım.

- Yarısı bitti. Deliye benziyorsun oğlum. Nereye? - Çıkıyorum.

- Maskeni tak bari. Var mı yanında? - Evet, var maskem.

- Takman lazım ama Frank. - Taktım. Takılı işte.

Burnunu falan da kapatman lazım ama ya. Sen...

Neden hiçbir yaşlı maske takmayı bilmiyor?

İçeride kalmaktan dar gelmişti.

Ben de kafamı boşaltmak için en sevdiğim kitapçıya gittim.

Neyse ki en sevdiğim kitapçı her zaman açık oluyor...

...ve müşterilerini asla yadırgamıyor.

- Maske takman lazım. - Var maskem.

- Görmemişim. - Tabii.

- Geçebilirsin. - Sağ olasın.

Birkaç film seçip üstünkörü bakmak için arkaya geçmiştim.

İşte oradaydım. Karşımda idollerim...

...Peter North, T. T. Boy, merhum D. J. Ram.

İşte o zaman farkına vardım. Kötü saç boyası. Kim olmuştum?

Pandeminin beni alt etmesine izin veriyordum.

Erkekliğimi benden çalmıştı.

Eve gidip bu konuya derhal müdahale ettim.

Attırdıktan sonra tabii.

Mükemmel saç boyasını yaratmaya giriştim hemen.

Ayakkabı cilası, Hint mürekkebi, çıkmaz keçeli kalem.

Hepsini denedim.

Komentoj

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left