Castle Rock

Castle Rock

Elŝuti Turkish Subtekston

Sezono 2

Eldonaj informoj

Castle Rock S02 ILK 6 BOLUM
Komentaĵo de erlat

Etikedoj

other
Publikigita je: 2019-11-15
Elŝutoj: 31
Aŭdhandikapuloj: No

Antaŭrigardo de Turkish subtekstoj

La unuaj 200 linioj.

Yırtıcı Melek

Joy!

- Gidelim mi? - Mutluluk Diyarı'na.

Mutluluk Diyarı'na.

Altyazı: Enes Biga

Kuzey Dakota.

Plakanız Kuzey Dakota.

Denk gelmediğimiz tek plaka sizdiniz. ''Bir eyalet bir plaka.''

Oğlumla yolculuk yaparken oynadığımız bir oyun.

- Vakit geçirmek için. - Muhakkak öyledir tabii ama...

- Tanrım, bunu söylemesi bile utanç verici. - Neyi?

Şey, kızım ve ben...

Sanal alemden uzak durmaya çalışıyoruz.

Bazı sıkıntılarımız oldu da.

- Bir sapığımız vardı. - Yapma ya!

Rica etsem çektiğiniz fotoğrafları siler misiniz acaba?

Tabii ki hanımefendi. Kusura bakmayın.

Çok teşekkürler.

Shawshank Eyalet Hapishanesi

- Anne! - Joy!

Gaz sızıntısı olayı üzerine gidelim.

Kundakçılık olmaz. Evrak işleriyle uğraşmayalım.

BİR HAFTA SONRA

Selam.

Buna mukabil biz ne alacağız?

Avucumuzun içini.

Somalis istediği anda, istediği yeri aldı...

...ve buraya temelli yerleştiler. Karşılığında bir teşekkür bile etmediler.

Yatırımımızın karşılığı olmayacak, bundan herkes emin.

Ola ki bu yeni alışveriş merkezine bir mescit yaparlarsa olacakları tahmin edin--

Adamlar kurnaz, bizler ise aptalı oynuyoruz.

Adım adım her yeri alıyorlar.

Sadece işlerimizi değil, topraklarımızı da.

Yıllardır Salem's Lot'ta bulunan...

...eski bina ve arazileri yıkıp, yok ettiler.

Bizlere sundukları gerekçe de hep aynı; yıllanmış bir hayalet hikâyesi.

...400. yıl dönümü.

Hadi, sökül bakalım. Ver şunu.

Buyurun, hepsi burada.

- Para nerede bakalım? - Buyurun.

Sen de, sökül paraları.

- Ödeme zamanı. - Buyurun.

Pamuk eller cebe. Kira vakti.

- Bu ne lan? - Kiradan cayma bedelim.

Tezgahı kapatıyorum artık. Abdi'nin alışveriş merkezine taşınacağım.

- Sen de mi lan, adi herif? - Parayı geri ver.

Lütfen Ace, borcumu ödüyorum.

Hayır, Naji. Lütfen, paran sende kalsın.

Çünkü hiçbir yere gitmiyorsun.

Büyük tezgahlar bu bölümde olacak.

Çekilin lan yolumdan.

Yiyorsa bir kere daha dokun bana!

- Dokun lan! - Geri bas.

Abdi, gel lan buraya!

Yavşak herif.

Mağaza kiralamak için mi geldin yoksa?

Pazardan bozma mekanın sarmıyor mu artık? İstersen yardımcı olabiliriz.

Aile üyelerine indirimimiz de var.

Sen benim ailem falan değilsin. Asla da olmayacaksın evlatlık şerefsiz.

Hop, hop, geri bas bakalım!

İşimizi yapıyoruz işte. Pop'un bana öğrettiği gibi.

Senden başka talibi yoktu, o sayede alabildin bu araziyi.

Lanetli olduğu için, değil mi?

Eskiden burada yaşayan beyazların hayaletleri yüzünden mi?

Kimdi onlar? Cadı mıydı yoksa köle tüccarı mı?

Kiracılarımı ayartmaktan vazgeç.

Bas git lan buradan!

Anne?

Arazi sahibine fazla güvenme.

Anlıyor musun beni?

Neden ki? Bana iyi biriymiş gibi geldi.

Ama değil.

Kazadan sonra arabamızı o çekti ve bizden hiçbir ücret almadı.

Aynen.

Böyle adamlar karşılıksız iş yapmaz. Bana güven.

- Anne. - Joy.

Üzerimize akbaba gibi üşüşmeyi bekleyen bu tipleri göremiyorsan eğer...

...sana hiçbir şey öğretememişim demektir.

İyi misin sen?

Sanki biraz...

- ...anla işte. - Konumuz bu değil şimdi.

Kendini iyi hissetmiyorsan bana söyleyebilirsin.

Bir haftadır ilaç almıyorsun da, değil mi?

Bugün hastaneden yeni ilaçlar aldım.

O konuda için rahat olsun.

İşim bittikten sonra alışverişe çıkabilir miyim?

Resim kağıdı alacağım.

Daha yeni almıştım. Para basmıyoruz Joy.

Bilmiyorum ya... Kendimi hapiste gibi hissediyorum.

- Bir haftadır evden dışarı çıkmadım. - Bir tanem...

Bu kasaba kötü bir yer.

Sadece o akbaba da değil.

Bu herif görünürdeki hamam böceği, diğerleri taşların altında bekliyor.

Bazı şeyler duydum. Katliamlar.

Kayıplara karışan çocuklar.

- Peki, anne. - Birkaç gün daha sabret.

Önce şu arabamız tamirden çıksın...

...sonra yeniden yollara düşeceğiz.

- Nereye? - Mutluluk Diyarı'na, tabii ki.

Nerede? Hâlâ Montreal'de mi?

Olabilir. İş görüşmeme hazırlanmam lazım.

Ben gidince kapıyı kim çalarsa çalsın açmıyorsun, tamam mı?

Kaç vardiya yapabilirsin?

- Nisan ayına ne dersin? - Yalnız ben kısa süreliğine buradayım.

İlanda geçici hemşire aradığınız yazıyordu.

Pekâla, kullandığınız bir ilaç var mı?

- Hayır. - Sisteme girmek için.

Geçici de olsanız yapmamız lazım.

Anladım, D vitamini.

Doktorlar D vitamini yazmayı seviyor.

Pekâlâ, sizden iki adet nüfus kayıt örneği isteyeceğim Bayan Ingalls.

Buyurun.

Aslı değil ama. Umarım sorun olmaz.

Burada her türden vakayla karşılaşacaksın.

Apandisit, aritmiler, aşılar.

Aşırı doz vakaları Castle Rock'a göre %70-80 daha fazla.

Narcan kullanımı da had safhada.

İlaçları burada tutuyoruz. Şifreyi yalnızca doktorlar ve pratisyen hemşireler biliyor.

Ne kadar gereksiz bir uygulama.

Müptelalar yüzünden böyle bir uygulamaya gidildi.

Yardımcı olmamı ister misin?

Depakote, 125mg. Üç numaradaki hasta için.

- Hasta kendinde değil. - Kendin bulabilir misin?

Elbette.

Tuş takımı bozulmuş yine.

Doktor H.'de giriş kartı vardı. Ben ona haber vereyim.

Anne?

Nasıl olur da...

Aylar süren tadilat çalışmaları sonrası, geçen yılın büyük kısmını kuzeydoğu kıyısında...

...geçiren mahkumlar Shawshank'a döndüler. İçeride yaşananlar göz önüne alınca...

...bu dönüşten çoğu mahkum memnun olmasa gerek.

Kilitli tutmak zorundayız maalesef.

Sağ olun Doktor H.

Şerif Boucher'e de ki...

...aracımda bir kere daha park cezası görürsem...

...ailesi ile kutlayacağı son Noel olur bu.

Avantanızı teneke kutudan alabilirsiniz.

O kırdıklarını satın aldın bu arada.

- İki kiracımı daha Abdi'ye kaptırdım. - Ciddi misin?

Senin gibi anlayışlı bir mülk sahibini niye terk ederler ki?

- İstesen bu işe bir son verebilirdin. - Öyle mi?

Bu Abdi, koduğumun arazini yok paraya nasıl aldı?

Orası kamu arazisiydi. İptal edilmesi bir telefonuma bakar.

Eğer sen en başında dahil olsaydın bunların hiçbirisi yaşanmazdı.

Bunu mu istiyorsun yani? Olaya dahil olmamı?

- İşi senin yürütmek istediğini sanıyordum. - Beni, Abdi ve çakallarının eline attın.

Lanet olsun Pop, söyle Abdi'ye şu saçmalığı bitirsin artık.

- Yoksa her şeyimizi kaybedeceğiz. - Orada dur. Evin, alışveriş merkezin...

Sahip olduğun her şeyi sana ben verdim!

Sen bana bir bok vermedin, buralara tırnaklarımla geldim ben.

Bir astsubay vardı, hatırladın mı?

O konuyu açacak kadar aptal değilsindir.

Rahatsız mı ettim?

Hayır, aksine, çok güzeldi.

Hâlâ üzerinde çalışıyorum. Cadıları anlatıyor.

Oz Büyücüsü'ndeki gibi cadılar mı?

Sayılır, ama bunlar daha şeytani.

Asırlar önce, onlardan bir grup burada yaşamış.

- Ne güzel. - Sonra hepsini yakmışlar.

Çok mantıklı.

Muhtemelen de çoğu şu an bastığımız toprağın altına gömüldü.

Bu da güzel.

Nasıl oldun? Sen şu kaza geçiren kızsın, değil mi?

Dediklerine göre, annen hastaneye gitmek istememiş.

- Doğru, kendisi hemşire. - Ücreti yüzündendir.

Soyup soğana çeviriyorlar.

Öyle.

- Benim adım Chance. - Joy.

Gel hadi. Biraz kafa dağıtalım.

Çocuklar! N'aber?

Kazazede kız gelmiş.

- Adı Joy. - Selam Joy.

- Bu Vera, 9 numarada kalıyor. - Lanet şey.

Bu da Timoth, 14 numarada kalıyor.

- Selam. - Nerelisin?

Bilmiyorum ki. Her yerliyim, sanırım.

Ama geçici olarak buradayız, kaza yüzünden.

Hiç fotoğrafı var mı? Araba perte çıkmıştır herhalde.

Şey, benim telefonum yok.

Nasıl ya?

Cep telefonu beyin kanseri yapıyormuş. En azından annem öyle söylüyor.

Telefonsuz olur mu kızım ya.

Bu çöplüğün tek güzel şeyi, ücretsiz interneti.

Al, sen de at bir tane.

- Yok artık. - Hadi ama Kazazede.

Daha iyi atabilirsin.

Bayan Ingalls.

Castle Rock'tan kurtulmanın bir yolunu bulursanız, bana da söyleyin.

Uğraşıyorum.

- Belki kalmaya karar verirsiniz. - Hayır.

Hastanede işe girdiğinizi duydum.

Bazı doktor arkadaşlarım var da.

- Arabanın ön camı takıldı mı? - Maalesef hayır.

Elemanlarla bu sabah konuştum.

Ama iyi haber, Jeep firmasıyla görüştüm.

Camı gönderene kadar onlarla başka iş yapmayacağımı söyledim.

Yerel medya, şantiyeye beton zemin dökülmesini çekmeye geliyormuş.

Altı üstü beton zemin dökecekler, bunun neresi haber?

Abdi hıyarı içine düşer de geberir umarım. İşte o zaman bir haber değeri olur.

Bir şey mi vardı, 19 numara?

More Turkish subtitles for Castle Rock

Komentoj

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left