Love Is Blind: Poland

Love Is Blind: Poland (Love is Blind: Polska)

Descargar subtítulo en Turkish

Temporada 1

Información de lanzamiento

Love is Blind Poland S01E01 tr
Comentario por dappeloe

Etiquetas

webdl
Publicado el: 2026-05-06
Descargas: 4
Para personas con discapacidad auditiva: No

Vista previa de los subtítulos en Turkish

Las primeras 200 líneas.

Burada kim kaçacağımı düşündü?

Polonya'da yürekten severiz.

-Biraz gürültü de olur. -Ve sonsuza dek sürer.

Ama hiç görmeden âşık olabilir miyiz?

Bu deney tüm dünyada yapıldı.

Polonya'da işleyecek mi göreceğiz. Burada aşkı bulmak kolay değildir.

Duygular şakaların arkasına saklanır.

Hassasiyet ise ironinin arkasına.

Ama en baştan başlayalım.

Bu bildiğiniz evlilik programlarından değil.

Burada kadınlar ve erkekler…

-Selam. -Ay tüylerim diken diken oldu.

…bir duvarın arkasından görüşecekler.

Kaderimiz bir mi sence?

Cidden mi?

Aradığım adam o olabilir gibi geliyor.

Sadece konuşarak görüşüyorlar, âşık oluyorlar, hatta nişanlanıyorlar.

-Karım olur musun? -Evet.

Nişanlandım ben!

Ancak nişanlanınca…

Birbirlerini görebilecekler.

Kader anı o zaman gelecek.

Ve sonra asıl test başlayacak.

-Daha uzunsundur sanıyordum. -Ne?

Gerçek hayatta.

-Ne oldu? -Hiç.

Hayvan gibi yakışıklı.

Ama arkadaşımla beraber.

Ona kendimi açıyorum. Kolay değil.

Bu bir yarış değil.

Kiminle olacağımı seçerken hata yaptım.

Ona güvenmiyorum.

Dilini kızın boğazına soktun.

Yapılabilecek en boktan şeyi yaptın. En boktan şeyi!

Hiç aşmayacağımızı düşündüğüm bir sınırı aştın.

Son karar ise düğün günü verilecek.

"Evet" diyecekler mi?

Birinin önceliği olmak istiyorum.

Ya kaybedersem?

Buraya çekeceğim, sonra kaçarız.

Yoksa büyük ayrılık mı?

Bana ihanet etti.

Onunla evlenmeni istemiyorum.

Ne olacağını bilmiyorum. Hiç bilmiyorum.

Hazır mısın?

Umarım Polonya aşkın görmeden de olabildiğini kanıtlar.

POLONYA

KADINLAR SALONU

Bu hayatı yanımda biriyle geçirmek istiyorum.

Bazen "O benim kocam." demek istiyorum.

Biri bana karım desin istiyorum.

ERKEKLER SALONU

Aşk için savaşmaya geldim.

MARANGOZ

-Bize ve aşka! -Evet.

-Aşka! -Hayatımızın aşkına!

-Hep bir hayalim vardı. -Müthiş bir aile mi?

Tam bir aile hayali.

Anne olmak hayalim.

Her şeyin doğru yer ve zamanda olacağına inanıyorum.

Aşk da biz gerçekten hazır olduğumuzda gelir.

Biz buraya boşuna gelmedik. Önceki ilişkilerimiz başarısız oldu.

Burada işlerin biraz değişik olması iyi.

-Biraz. -Biraz, evet.

Evet.

Duvar arkasından konuşacağım için heyecanlıyım.

O kadının gerçekten beni sevdiğinden emin olacağım.

Beni, yani bakışlarımı değil.

Merhaba kızlar!

Merhaba beyler!

-Şöyle toplanalım. -Bir sohbet edelim.

-Hepiniz harika görünüyorsunuz. -Çok güzelsiniz.

Adım Zosia Zborowska-Wrona.

Ben de Andrzej Wrona. Love Is Blind: Polonya'ya hoş geldiniz.

Başlasın artık!

Hayatlarınızı değiştirecek benzersiz bir aşk deneyi.

Öyle umuyoruz.

-Korkuyorum. -Ben de.

Burada hastalıkta sağlıkta birlikte olacağınız bir eş seçeceksiniz.

Hem de başta onları görmeyeceksiniz.

İnanılmaz.

Biz hızlı ilerleyen ilişkilere iyi bir örneğiz.

Sekiz ay içinde nişanlandık, üç ay sonra da evlendik.

İki kızımız, iki köpeğimiz var.

-Ne zamandır evlisiniz? -Yedi yıldır.

Tebrikler.

Evliliğe hazır mısınız?

Tabii ki hazırım. Ezelden beri hazırım.

Beyaz elbise de giyilmiş.

Ben düğün kıyafetimle geldim zaten. Düğünde nasıl görüneceğim belli.

Aile kurmayı ve daha ciddi şeyleri düşünme yaşına geldim.

Aşk ve güvene dayalı bir ilişki yapıp bir aile kurmayı çok isterim.

Tek isteğim kabul görmek ve sevilmek.

Bence buna hazırım artık ve çocuğum olsun istiyorum.

İŞ ANALİSTİ

Etkilendim.

Nefesler tutuldu.

Önümüzdeki günlerde

özel odalarınızda oturup birbirinizi tanıyacaksınız.

Birbirinizi de göremeyeceksiniz.

Güçlü bir duygusal bağ kurup o insanı bulduğunuzu düşünürseniz

evlilik teklif edebileceksiniz.

Diğer yarınızı ilk kez o zaman görebileceksiniz.

Ondan sonra da gerçek hayata döneceksiniz.

İlk olarak düğün öncesi bir seyahate çıkacaksınız.

Orada duygusal bağınızı derinleştireceksiniz.

Fiziksel olarak yakınlaşabileceksiniz.

Sonra Varşova'da birlikte yaşayıp günlük görevlerle uğraşacaksınız.

Sevdiklerinizi göreceksiniz ve dört hafta içinde düğününüz olacak.

İşte bu noktada da son kararı vereceksiniz.

"Evet" deyip karı koca olacak mısınız?

Yoksa sonsuza dek ayrılacak mısınız?

Aşkın gözü gerçekten kör mü?

Gerçek bir şeyler hissetmeye hazırsanız başlayalım.

Odalar açıldı.

Burası çok hoşmuş.

-Eşlerimizi bulalım. -Cidden başlıyoruz.

Tanrım!

Bol şans!

-Selam. -Merhaba.

-Selam! -Hey!

Kiminle konuşuyorum bakalım.

Benimle.

-Bir ismin var mı? -Var.

36 mı? Bayan MILF desene.

Orada kimse var mı?

Selam?

-Radom'da güzel kızlar varmış. -En güzelleri hem de.

Radom'un havalimanı mı meşhurdu?

Yalnız havalimanı değil.

Podlasie'danmışım gibi söyledim.

-Büyükannem Podlasie'dan. -Ay, Podlasie.

-Evet. -"Kediler ambarda." tekerlemesi vardı.

Kürtaj konusuna ne diyorsun?

Ne diyebilirim ki? Ben erkeğim, bu kadının kararı.

Duymak istediğim buydu.

-Çocuk istiyor musun? -Hayır. At istiyorum.

Senin için ilişkide önemli olan nedir?

Şöyle açıklayayım: Bir kenarda maç izleyen ben.

Gezegenin diğer yanında sen.

Ne?

Üç, iki, bir.

Nasıl birisin? Ne seversin?

Muhteşem biriyim.

-Kadınlar sokakta bana ıslık çalar. -Ben ıslık çalamam, bil de.

Öğretmem gerekecek.

İstemez, iyiyim.

Altı hatta bazen beş yaşında çocuk gibi davranabiliyorum.

Biraz maskaralık severim. Şakalarımla tepkileri ölçerim.

Eski sevgiliden bol bir şey yok. Koca bir ordu denebilir.

Bir birlik kurup beni paramparça edebilirler.

-Gergin misin? -Evet.

"Davul gibi gergin" yazıyorum.

-Damian'ı sevmedim. -Ben de.

Kaba saba bir tip.

"Çok erken çocuk sahibi olursan

oranın esnemesini istemem." dedi. Ne?

Damian!

Benden olmaz diyor.

Merhaba, mangala hoş geldin.

-Mangal yapar mısın? -Biraz.

-Adın ne? -Damian.

Damian, selam.

-Selam, ismin ne? -Marta.

Selam Marta.

Marta, söylesene. Çocuk ister misin?

Anne olmayı hayal ediyorum.

Aile kurmak istiyorum. Herkes gibi yalnız hissediyorum.

Burada kesin bir eş bulacağımı söyleyemem ama öyle umuyorum.

Bir çocuk yapma fabrikası arıyorum.

Oha! İki ila dört çocuğum olsun istiyorum.

Bak işte! Fabrikamı buldum.

Ne zaman çocuk istiyorsun?

Duvarın üstünden atlarsan hemen başlayabiliriz.

-Beş dakika içinde başlayabiliriz. -Bak bak!

Birbirimize en azından 10 dakika verelim.

-Tamam. -Sen beni anladın.

Tabii.

Yaşını söyler misin? Sesinden tahminim 40.

-Biraz daha az. -Şaka yapıyorum.

Nisanda 30 oldum.

Doğum günümde ağladım ama yaşlandım diye değil.

Gece yarısı mum üflediğim eski fotoğrafları çıkarıp bakınca oldu.

Mum kim?

Değişik bir mizah anlayışın var.

-Not düşeceğim. -Tamam.

-Kendine iyi bak. -Konuşmak güzeldi.

Bence de, görüşürüz.

-Hoşça kal. Ciao. -Ciao.

Nasıldı? Mutlu musun?

-Hoş geldin. Nasıl geçti? -Güzeldi. Bayağı iyiydi.

Son buluşmamda öyle iş falan belli bir şey konuşmadık.

Ama muhabbet onunla çok iyi aktı. En iyisi olabilir.

Yanında harika hissettim. En iyisi o. Üstelik hakkında bir şey bilmiyorum.

Aşk hayatımda genelde

karşı tarafı kovalayan ben olurum.

Çok istenmesem de sıramı beklerdim.

Bir de diğer türlüsünün tadına bakmak istiyorum.

Erkeğin etrafımda döndüğü bir ilişki istiyorum.

-Merhaba. -Merhaba.

More Turkish subtitles for Love Is Blind: Poland

Comentarios

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left