Las primeras 200 líneas.
SOPYONJE
Yapımcı: Lee Tae-won
Kim Myeong-kon, Oh Jeong-hae Kim Kyu-cheol
Yönetmen: Im Kwon-taek
Teşekkürler.
Odanız var mı?
Var ama iyi değil.
Sorun değil.
Yemek ister misin?
Sadece içecek bir şey ver.
Bu tepenin adı Sorije'dir.
Bu han da Sorije Hanı.
İsimler senin Pansori'nden mi?
Yani başka bir Pansori okuyan daha mı vardı?
Evet, Sorije veya Sorije Hanı onun adını almış.
Pansori'yi ondan öğrendin mi?
Doğrudan ondan öğrenmedim. Ben onun kızından öğrendim.
Pansori'ni onun tarzında duyayım.
Sana davulla eşlik edeyim.
* Gitmek istiyorum
* Gitmek istiyorum
* Aşkımın peşinden gitmek istiyorum
* Bulutların durması ve rüzgarların durması gerekiyordu
* Ve uçan kazlar bile...
* ...dinlenmek için durmak zorunda
* Tepe çok yüksek olmasına rağmen
* Gökyüzündeki dokumacı yıldız...
* ...en azından yılda bir kez buluşabilir...
* ...ama niye gelip beni hiç göremiyor? Sorun ne?
* Şimdi ölürsem, tekrar doğmak isterim
* Onun yanında yaşamak için, küçük bir kırlangıç gibi
* Her gece onu görüp sevileceğim
* Bir kız onu baştan çıkarmış olmalı, yoksa beni terk etmezdi
* Ne yaparım? Onsuz nasıl yaşarım?
* Sadece kalbimin derinliklerinde ağlayabilirim
Müthiş ses!
O kim?
Yoon'un doğum günü partisine davet edilen Pansori okuyucusu.
En iyisi değilmiş, sadece bir gezgin diyorlar.
- Yarın gidiyorum. - Evet.
Chosun değirmen açılış partisinde Pansori mi yapıyor?
Birkaç gün daha burada mı kalacaksın?
Sanırım.
Gidecek bir yer bulana kadar.
* Yol boyunca fırtına gibi esiyorlar
* Sopaları sallayarak,...
* Kraliyet madalyonunu tutarak...
* Güneş gibi, ay gibi
* Binaya akın ederek, her yerden gelerek, kapıları açıyorlar!
* Kraliyet Sırrı!
* Kraliyet Sırrı!
* Bağırırlarken o geldi
* Gökyüzü çöküyor...
* ...ve yer yarılıyor
* Yüzlerce seyirci dağılıyor sesten...
* ...yalpalayan dalgalar gibi
* Ne kükreyiş ama!
* Ne kükreyiş ama!
* Herkes ölesiye korkuyor...
* Tüm yetkililer farklı yönlere kaçıyor...
* Hizmetkarler kaçıyor
* Yiyecekler çiğneniyor
* Müzik aletleri büyük gürültüyle...
* ...parçalara ayrılıyor
* Yaylar kopuyor, flütler kırılıyor
* Gisaeng mücevherlerini kaybediyor
* Trompetçi ellerinin arasından üflüyor
* Silahını kaybeden nişancı "Bang Bang!" diye bağırıyor
* İnsanlar birbirine çarpıyor...
* Yaralanıyor...
* Yere düşüyor, feryat ediyorlar
* Masum seyirciler bile...
* ...bu kargaşanın ortasında koşuşturuyor
* Askerler dört bir yandan geliyor
Herkesin bizden haberi var.
Sen de dulsun, ben de dulum.
Korkarım başım belaya girecek.
Kim tarafından?
Ailem tarafından.
Niye?
Benden utanıyorlar.
Düşük sınıftan bir müzisyen olduğum için mi?
Öyle mi düşünüyorsun?
Öyle düşünseydim seninle birliikte olmazdım.
Tamam, ayrılalım.
Ben yoksul bir Pansori okuyucusuyum.
Ama açlıktan ölmene izin vermem.
Songhwa ile anlaşabilir miyim?
Kızınla.
Kimin umurunda? O benim gerçek çocuğum değil.
Yetim o. Onu Pansori okuyucusu yapacağım.
Biraz dayan.
Aferin.
Aferin.
İt!
İt!
İt!
İt!
Tamam, it!
Pasonri okuyucusunun adı Yubong muydu?
Doğrudur.
Bu terk edilmiş evde ölene kadar Pansori yaptı.
Bunu kızı Songhwa'dan öğrendim.
Kızı şimdi nerede?
Babası öldükten sonra gitti.
Nereye?
Kimse bilmiyor. Hatta kör olmuştu.
Yani kız kör mü?
Evet.
Görme yetisini nasıl kaybetti?
Babasının kör ettiğini söylediler.
Çünkü kızı yanında tutmak istiyordu.
Birisi de şöyle söyledi: "Yalnız olsa da...
...kızına böyle bir şey yapmaz.
Harika bir Pansori müzisyeni olmak için...
...çok acı çekilmesi gerektiğine inandığı için bunu yaptı."
Buna inanıyor musun?
* Ari-arirang Suri-suririang
* Ari-arirang Suri-suririang
* Arirang ile başlıyoruz.
* Arirang ile başlıyoruz.
Şunu dene, Dongho.
* Arirang ile başlıyoruz.
* Arirang ile başlıyoruz.
Tam olarak doğru değil. Böyle tekrar dene.
* Arirang ile başlıyoruz.
Hayır, öyle değil. Benden sonra tekrar et.
Defol.
Sıra sende, Songhwa.
* Ari-arirang Suri-suririang
* Arirang ile başlıyoruz.
Ayak parmaklarınla destekle.
Ellerini üzerine koy, dik otur, bageti sıkıca tut.
- Choongmoli ritmini tekrarla. Yüksek sesle! - Evet.
Yüksek sesle!
Hap Kung-tack kung-tack-tack Ut kung-tack Doong... Doong
* Seni özledim sevgilim
Yerde ne var? Aşağı bakma. Vücudunu sallama. Baştan başla.
* Seni özledim sevgilim
* Seni özledim
* Sen beni terk ettikten sonra
* Mektubunu hiç almadım
* Derslerinle...
* ...çok mu meşgulsün
"Lee" salatalık demektir
Ağaçların altında bir oğul.
Bu, bir oğlun her zaman ebeveyn bakımı altında yaşayacağı anlamına gelir.
Güzel!
Ünlü bir hattat!
- Mükemmel bu! - Bir tane de ben almalıyım.
"Min" insan anlamına gelir.
Artık Japonya'dan kurtulduk, insan hakları güvence altına alınmalı.
- Elbette! - Sessiz ol!
Sessiz ol!
"Ju" sütun anlamına gelir.
İnsanlar düz bir sütun gibi dik durmalıdır.
Çam ağacının üzerinde turna kuşu.
Bu da "Lee Min-ju" anlamına geliyor.
Güzel isim! Kulağa demokrasi gibi geliyor!
Benim için de çiz.
Üzgünüm, burada bir şeyler içmek için eski bir dostum var.
Günaydın.
Tanrım, büyümüşsün!
- Ne zaman benim kızım olacaksın? - Hey, o benim çocuğum.
Evlat, bana merhaba demek istemiyor musun?
İçki ve tofu, lütfen.
Ziyaretinin sebebi ne?
Lee'nin Pansori gösterisi.
Takdir etmelerini istiyorum.
Dün oraya gittim.
Hasta olduğu için yerine başka biri geçiyordu.
Gerçekten mi?
Bırak dersi ve onları bana teslim et.
Ne diyorsun sen?
Sömürgeleştirme sırasında, Japon Enka'sı, şimdi de kurtuluşla birlikte...
...Yankilerin pop şarkısı. Pansori'nin bir geleceği yok.
Çizebilirlerse açlıktan ölmezler.
Kapa çeneni.
Japon ve Yanki zımbırtıları Pansori'mizi yenemez.
Bir gün Pansori baskın çıkacak.
* Ay, ah, parlaayan Ay
* Bana bir iyilik yap
* Orada, gökyüzünde dur
* O zaman yarın gelmeyecek
* Bu gece sonsuz olacak
* Yaşlanmayacağız
* Değişmeden kalacağız
* Sen benim sevgilimsin
* Ah sevgilim!
* Gisaeng, valiye karşı gelmeye nasıl cüret edersin!
* - Bir temiz dövün şunu! * - Emredersiniz, efendim!
* Bir.
* Bana vurabilirsiniz ama fikrimi değiştiremezsiniz
* Kendimi ona adadım
* Ve sonsuza kadar da adayacağım
* Zamanınızı boşa harcıyorsunuz
Hadi gidelim.
Yubong!
Kaçıyor musun?
- Hoşgeldiniz. - Odanız var mı?
No comments yet. Be the first to leave one.