Las primeras 200 líneas.
Çeviri: KontViper
- Bu şarkıyı biliyorsun... Patsy Cline'nın "Parçalara ayrıldığımda".
Evet.
En popüler şarkılardan biri, değil mi?
Ve sonra geçen Mart ayında bir uçak kazasında öldü.
Aslında parçalara ayrıldı!
Çok romantiksin Del! En iyisi.
Ben romantiğim
Mikrobun tekisin.
Bilemediğim bir nedenden dolayı halen seninle çıkıyorum.
Benim mikrobumsun.
Ben rahattım.
Üzgünüm.
Biliyorsun, konu mikroptan açılmışken ve biz de çıkıyorken...
Süprize geçiyorum.
Senin hikayen ne ucube?
- İstedim - İstedim ki, Merak ediyordum...
Çokça düşündüm, sadece...
Ellerin titriyor.
- Buna elli kez çalıştım ve şimdi batırıyorum.
Neyi batırıyorsun?
- Biliyorsun yaklaşık olarak yedi ay
ve iki haftadır birlikteyiz.
Ve sadece seni düşünüyorum Sue.
Tamam
ve sana sormak istiyorum.
- Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır Sorun ne, sorun ne?
- Hayır Del, Del, bana sormanı bekliyordum.
Sadece devam et.
Peki, seni seviyorum, Sue.
Evet!
- Hadi ama. Şevkimi kırdın.
Hayır, harika gidiyorsun!
Tamam.
Yarabbim... İşte, al.
Sue, bu şekilde yapmalısın... böyle.
Lanet olsun.
Oldu mu?
- Lanet olsun, Sue. Hadi ama.
Ne oldu?
Bu raddeye geleceğini tahmin etmemiştim.
Sadece sor!
- Christ, Sue. Peki...
Sonsuza dek benim olmanı,
ömrüm boyunca sana gazoz ve
şekerleme almak istiyorum.
sadece yüzüğü al, lütfen.
Evet diyecek misin, Sue!
Evet?
Evet? Evet? - Tabii ki evet, seninle evlenirim!
Evet, seninle ev-- - Tamam,
Bayan Howison olacağım.
Biz evleneceğiz
ve her şey sonsuza kadar harika olacak.
Babaaa!
Bunu duydun mu?
Sue. Sue, dinle.
Babaaa!
Bunu kim dedi?
Sanki birinin canı yanıyor gibi.
Gitmeliyiz.
- Burası o yer-- - Dinle, Sue. Dinle.
Baabaaaa!
Merhaba!
Yardım gerekli mi?!
- Burası Cadılar Bayramında ölen çocuğu buldukları yer değil mi?
Şu mongol Crowley denen çocuk mu?
Kaba olma, Del.
Herkes onun canavar olduğunu söylerdi.
Ona olanlar üzücü.
- Şu anda fark etmez. Ölmüş.
- Hadi, eve gidelim. Yağmur yağacak.
- Birilerinin yardımımıza ihtiyacı olabilir.
Baabaaaa!
- Bak. Birileri yaralanmış. Hadi. Gidelim.
Bir şey duydun mu?
- Her ne ise, belki gitmiştirler.
Ses sanki tam şuradan geldi.
Ne halt ediyorsunuz burada?
Sen nereden çıktın?
- Bağırma sesleri ikinizden mi geliyordu?
- Hayır. Hayır. Biz de duyduk.
Birisinin başı belada diye düşündük.
Size bir tavsiyede bulunayım
ve iyi dinleyin çünkü bir gün hayatınızı kurtarabilir.
Asla--
Sue, kayığa geri dön.
Kaç! Hemen kayığa koş, Sue!
Ne? Ne?
Kahretsin.
Lütfen hayır!
Hayır!
Bir zamanlar
Victor Crowley adında bir çocuk yaşardı.
Korkunç deforme olarak doğdu.
Nedeni ailesine yapılan Vudu lanetiydi.
Diğer çocuklar Victor'a zalimce davrandı
bundan dolayı babası onu Bal adası bataklığınının
dışındaki evinde gizledi.
Bir Cadılar bayramında
bazı yaramaz çocuklar evine maytap attılar.
Amaçları sadece Victor'ı korkutarak dışarı çıkarmak
ve onu görebilmekti
ama ev ateş aldı.
Victor'ın babası eve döndüğünde
onu kurtarabilmek için kapıyı bir balta ile kırmak istedi.
Ama Victor'ın kaçabilmek için kapının diğer
tarafında durduğunu bilemezdi.
Bu bir kazaydı...
Ama o balta onun yüzüne gelmişti
ve zavallı Victor crowley öldü.
Efsaneye göre Vudu laneti
Victor crowley'i bir hayalete çevirdi.
Bu yüzden her gece Bal adası bataklığına döner.
Ve kulak kabartırsanız,
halen Victor crowley'nin sesini duyabilirsiniz
bataklık çevresinde dolaşır,
babası için ağlar.
Ama eğer,
bir kez sesini duyarsanız...
Artık iş işten geçmiştir.
Çoktan ölmüşsünüz demektir.
- Evet, teşekkürler, teşekkürler, teşekkürler.
Tekrak hoş geldiniz. Tekrak hoş geldiniz.
Bugünkü konuğum bundan on yıl önce
korkunç Bal adası katliamından
tek başına kurtulmayı başaran kişi.
Yetkililer halen tam olarak kaç kişinin öldürüldüğünü belirleyemedi,
buna bağlı olarak kurbanların çoğunun kimlikleri
olay yerinde elde edilen
parçalardan ancak tespit edilebildi.
Fakat bugün halen devam eden spekülasyonlara göre,
en az 40 kişinin
"bataklık kasabı" olarak bilinen
caninin ellerinde can vermesi.
Sadece bir kişi bu trajediden kurtulabildi ve kitabı,
"Ben Kurtuldum" bugün rafları doldurdu.
Yani,
bana Sabrina show'da Andrew yong'ı tekrar
ağırlamama yardımcı olun. Evet.
Andrew.
Şova tekrar hoş geldin, Andrew.
Burada olmak harika, Sabrina.
Bu dehşetin onuncu yıl dönümü,
dehşet trajedi.
On yıl sonra nasılsın?
İlk yıllarda...
Tüm basınla beraber... Röportajlar...
Senin ilk şovunu katıldığımda... Zordu.
Her şeyi her gün bir kez daha
tekrar tekrar yaşamak zorunda kalmam
hiç bitmeyecek bir kabus gibiydi.
- Ve tabii ki 2008'de duruşma oldu,
davalar, suçlamalar...
Boşanmam.
Yetkililer, Victor Crowley hakkındaki iddialarınızı
destekleyecek hiçbir kanıt bulamadılar
ve DNA'larınızı kurbanların ikisinde rastladılar.
Çoğu kişi sizin bataklık kasabı olabileceğinizi düşünüyor.
- Bütün bu DNA olayı halen gizemini koruyor,
fakat hepinizin bildiği üzere, tabii ki mahkeme tarafından
hakkımda yöneltilen tüm suçlamalardan aklandım.
Evet. Teşekkürler...
Hanımefendi.
- Peki, "Ben Kurtuldum", hakkında daha fazla anlatın.
Okudunuz mu?
Yapılacaklar listemde, evet...
- Aslında, bu kitap belki de hayatımda yaptığım
en zor şeydi.
- Bununla beraber bir de yerel efsane hayalet "Victor crowley"i
tek başına yendiğin de iddia edildi? - İddia edilmedi.
Trajediden beri ne bir gören
ne de gerçekleşen bir olay olmadı.
Neden kitabını yazmak için on yıl bekledin?
Bir kaç kez başladım ve bıraktım.
Zordu. Demek istediğim,
açıkcası daha önce hiç kitap yazmamıştım.
Açıkcası.
- Ama şükürler olsun ki bana yardımcı olarak
Joe Knetter adında deneyimli bir yazarı atadılar.
Bildiğiniz gibi, tüm bu olanlardan önce sadece bir sağlıkçıydım.
- On yıl sonra! Size Bal adası
bataklığının O.j. Simpson'ı diyebilir misin?
Hayır, ben demezdim.
- Sabrina şova tekrar döndüğümüzde Andrew Yong'dan
daha fazla hayalet hikayesi dinleyeceğiz.
Çok seksi biri.
Ondan on beş çoçuğum olsun istiyorum.
Bebeğim, tam burada oturuyorum.
- Bu konuda anlaşmıştık Andrew yong benim şans biletim.
- Evet, aslında onunla tanışabilirdin fakat
onun senin şans biletin olması
gerçek hayatta onunla
tanışabileceğin anlamına gelmez.
Bekle, bu nasıl adalet?
Her yerde bir ünlü ile karşılaşabirsin.
Özellikle de bizim filimimiz çıkınca.
Galalara gideceğiz, Hollywood partilerine...
- Andrew yong ünlü biri değil.
Bir kıskançlık mı sezdim?
No comments yet. Be the first to leave one.