Lucky

Lucky

Descargar subtítulo en Turkish

Temporada 1

Información de lanzamiento

Lucky 2026 S01E04 Too Close to See It 1080p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
Comentario por desprite
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher

Etiquetas

webdl
Publicado el: 2026-07-29
Descargas: 18
Para personas con discapacidad auditiva: No
FPS: 23.976

Vista previa de los subtítulos en Turkish

Las primeras 200 líneas.

Baban tehlikede.

Özel Ajan Billie Rand, FBI.

Ben polislerle konuşmam.

Onu öldürecekler Lucky.

Bildiğim şu.

Priscilla benzini toptan alıyor.

Eyalet vergisi ödemiyor.

Sonra da paravan şirketler aracılığıyla tam fiyatına satıyor.

Bildiklerim bunlar.

Ama elimde onu bu dolandırıcılığa bağlayan bir şey yok.

En iyi yaptığı şey, suçu başkalarının üzerine atmak.

Kimin üzerine atacak tahmin et.

Cary ve John'ı 10 yıl boyunca içeri tıkmaya yetecek kadar şeyim var.

Bu doğru olsa çoktan yapmış olurdun.

Tabii yapmamam için bir sebep yoksa.

Sadece Priscilla'yı istiyorsun.

Ve Whittaker'ı. Senin de aynı şeyi istediğini biliyorum.

Benim isteklerimi bilmiyorsun.

Bundan önce babanla sadece küçük işler yaptığınızı biliyorum.

Babanın Priscilla'yla boyundan büyük işlere kalkıştığını bildiğini biliyorum.

Ve onu hayatından çıkarmak istediğini de biliyorum.

Ne yapmamı istiyorsun?

Babanın sırtındaki hedef tahtasını kaldırmama yardım et.

Priscilla'yı hapse atmak onu korumanın tek yolu olabilir.

Bunu garanti edemezsin.

Doğru ama onu hapisten uzak tutabilirim…

Priscilla'yı indirmeme yardım edersen.

Yapamam.

- Hayır. - Emin misin?

Evet, Priscilla'nın peşindeydim ama seni izliyordum.

Ve tüm hayatın boyunca…

…elindekilerle idare etmeye çalıştın.

Bu, bu boktan kurtulman için bir fırsat.

Yeni bir hayata başlamak için.

Peki ya Cary?

Ne kadar derine indiğine bağlı.

Tam dokunulmazlık.

Babam ve Cary için, yoksa anlaşma yok.

Kızım.

Çok şey istiyorsun.

Sen de öyle.

MARISSA STAPLEY'NİN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Yaşıyorsun.

Senin adına sevindim.

- Lucky. - Bana parolayı ver.

Lucky, beni dinlemelisin.

Hayır. Parola. Lütfen.

ON İKİ KELİMELİK PAROLA

Lucky. Dinle, açıklamam gerek, tamam mı?

Açıklayabilir miyim?

Yapma!

Sikeyim.

Hayır, lanet buzunu istemiyorum.

Pardon. Beni bulacağını biliyordum ama bu kadar erken olacağını düşünmemiştim.

Sanırım zamanı biraz farklı yaşıyoruz.

Tamam, her ne olduysa özür dilerim.

Anlıyorum, tamam mı?

Ne oldu? Yapma bunu.

- Yapma. - Neyi yapmayayım?

Ne bok yediğini bile bilmeden beni yatıştırmaya çalıştığın şeyi yapma.

- Ne yaptığımı biliyorum. - Bilmiyorsun.

- Lucky… - Beni lanet bir hedef yaptın Cary!

- Hayır, öyle olmadı. - Palavra!

- Seçeneğim yoktu. - Yine palavra!

- Açıklayabilir miyim? - Duymak istemiyorum.

Biliyorum ama bence buna ihtiyacın var.

Hayır. Bu anın provası için benim onu düşünmeye harcadığım kadar

vaktin olduğunu biliyorum.

Bu yüzden eminim harika bir hikâye hazırlamışsındır

ve başlamaya hazırsındır ama istemiyorum. Sana tekrar vuracağım!

Tamam. Sikeyim.

Belki bu sefer daha yumuşak bir yere vurabilirsin.

Cidden şu anda çekici olmaya mı çalışıyorsun?

- Hayır. Bu benim için de zor, tamam mı? - Tabii ki senin için zor.

Evet, konuyu sana ve senin bariz…

- Kastettiğim bu değil. - …mutsuzluğuna çevirelim.

Çok korkmuştum Cary.

Tamam mı? Senden nefret mi etmeliydim

yoksa yas mı tutmalıydım ya da seni kurtarmalı mıydım, bilemedim.

- Özür dilerim. - Yapma!

İlk başta ikimize de bir şey yapılmış olabileceğini düşündüm.

Belki ikimiz de uyuşturulmuştuk ve sen yaralanmıştın ya da daha kötüsü,

ben de hayatımın kalanını olanları bilmeden geçirmek zorunda kalacaktım.

Ama bir süre sonra, gerçekten kabul edebileceğim tek olasılığın

senin ölmüş olman olduğunu fark ettim

çünkü ölmüş olsan en azından bu, bana bunu yapmadığın anlamına gelirdi.

Ama burada lanet olası bir sahil evinde sağ salimsin ve bana bunu yaptın.

Masterson'ın La Jolla'daki evinin plakasını ve kimliğini tespit ettik.

Yerel polisler harekete geçti

ama bölgedeki tüm federal ajanları istiyorum.

Mevcut tüm birimler, FBI kaçak görev gücüne

yardım için karakola dönün.

Lütfen belirtin, sonra dörde geçin.

Kaçak görev gücü mü? Sence bu o mu?

Yakında öğreniriz.

Ne karmaşa.

Daha kötülerini de toparlamıştık.

Temple City'yi hatırlıyor musun?

Tanrım. Sanırım onu engelledim.

Ama oradan sağ çıktık.

Sen ve ben kimsenin çıkmaması gereken bir sürü yerden çıktık.

Evet ama konu Cary, tamam mı? O bizim gibi değil.

Bana hâlâ örümcek öldürtüyor.

Daha hızlı sür lütfen.

Bunun nasıl göründüğünü biliyorum.

Ve öyle görünmesinin bir nedeni de öyle olması.

Bunu inkâr edemem.

Yaptığım şeyi mazur göstermeye çalışmayacağım.

Ama bunu düşünmek için biraz zamanım oldu ve şimdi bile…

Şimdi bile, burada seninle dururken

her şeyi daha farklı yapabilir miydim bilmiyorum, tamam mı?

Ve inan bana, şu anda benden ne kadar nefret edersen et

benim kendimden ne kadar nefret ettiğimle kıyaslanamaz bile.

Bence beni hafife alıyor olabilirsin tatlım.

- Öyle söyleme. - Senin kim olduğunu bilmiyorum.

- Biliyorsun. Beni tanıyorsun. - Tanımıyorum.

Benim tanıdığım kişi bunu yapmaz.

- Beni tanıyan tek kişi sensin Lucky. - Belli canım.

Bak, bir hata yaptım. Hata yaptığımı biliyorum.

Ama beni aramızdaki şeyin gerçek olmadığına ikna edemezsin.

Seni gördükten iki saniye sonra sana âşık oldum

- ve sana evlenme… - Peki, yalanlar ne zaman başladı?

- Ne? - Düğünden önce mi?

- Hayır. Hepsi gerçekti. - Düğün sonrası mı?

Kesin tarih belirlemenin zor olduğunu biliyorum

ama hayatımın ne zaman yalana dönüştüğüne dair bir fikrim olsun diyorum.

Seni öldürecekti!

Benim sevgili oğlum.

Merhaba anne.

- Şu hâline bak. - Merhaba.

Seni özledim.

Hadi gel.

İzin verseydin seni ziyaret ederdim.

Beni orada görmene izin veremezdim.

Evet, Wayne'in değil de senin orada olmandan nefret ediyorum.

Sorun değil.

Sorun.

Peki, dinle.

Önemli olan tek şey, şu an burada olmam.

Gel, otur.

Nasıl çıktın?

İyi hâlden.

Wayne'in avukatları mı?

Onun çıkarı ne?

Kayıp bir miktar para olduğu bilgisi aldım.

Bunun benimle bir ilgisi var mı?

John yıllardır benden çalıyor.

Hortumculuk yapıyor

ve paranın yerini bilen tek kişi o küçük kız arkadaşın.

- Karım. - Ne?

Evli misin?

- Bana söylemedin mi? - Beni görmezdin.

Dinle.

Zor olduğunu biliyorum, tamam mı?

Hayatta kalmak için yapman gerekeni yaptın.

Ama artık dışarıdayım.

İşlerimizi düzene sokacağız ve her şey normale dönecek.

Onu seviyorum anne.

Hadi ama. Ne oldu sana böyle?

İki yıldır yoktum, seni tanıyamadım bile.

Ben mutluyum. Belki de o yüzden beni tanımıyorsun.

- Mutlu değilsin. - Mutluyum.

Hâline bak. Sıkılmışsın.

Asgari ücretle çalışıyorsun ve o küçük kızla evcilik oynuyorsun.

Çok daha fazlasını yapabilirsin.

Bu güzel bir hayat.

- Öyle mi? - Öyle.

İstediğin bu mu?

Güzel bir hayat mı?

Dostum, masada yerin var.

Wayne seni aralarına katmaya hazır.

Wayne beni umursamıyor, tamam mı?

Ve kesinlikle seni de umursamıyor.

Evet, o parayı getirirsen söz veriyorum bu değişecek.

Bu boku Wayne için yapmıyorum anne!

Hayır, kendin için yap.

Sana bir hediye veriyorum. Daha iyi bir hayat için bir şans.

Ne, seninki gibi mi?

Hapisten yeni çıktın anne.

Hapisten.

Şu anda bu konuşmayı yapıyor olmamıza bayılıyorum. Bayıldım!

Bak.

Bak, bunu kızla da yapabilirsin, tamam mı?

Tek yapman gereken onu bana getirmesini sağlamak.

Sonra işimiz biter.

Hayatını yaşayabilirsin.

Biliyorsun, sen…

Fresno'ya taşınıp Starbucks'ta çalışabilirsin.

Ne bileyim işte. Ne bok istersen.

Yani hayır mı diyorsun?

- Evet. - Peki neden?

Âşığım anne.

Âşığım ve senin bunu anlamayacağını biliyorum.

Yani sana yalan söyleyen bir kız için her şeyi feda mı ediyorsun?

Sen neden bahsediyorsun?

Şu deli gibi âşık olduğun kız.

FBI tarafından yakalandın anne.

Sence bu nasıl oldu?

- Ha? - Hayır. Saçmalık.

Bu saçmalık, tamam mı? Babası o baskında yakalandı, tamam mı?

More Turkish subtitles for Lucky

Comentarios

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left