Las primeras 200 líneas.
The Last of Us, 1. Sezon, 8. Bölüm "İhtiyacımız Olduğu Zaman"
Çeviren: Sacrer İyi seyirler dilerim.
Vahiy 21.
"Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm.
Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı.
POSTANE
TODD'IN ET LOKANTASI KABURGA, PİRZOLA
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte...
...Tanrı’nın konutu...
...insanların arasındadır.
Tanrı, onların gözlerinden bütün yaşları silecek."
Geçti. Geçti. Geçti.
Geçti, geçti.
İHTİYACIMIZ OLDUĞU ZAMAN TANRI RIZKIMIZI VERECEKTİR
Bu bölümü kim bilir kaç defa okudum.
Devamını hatırlıyor musun?
"Tanrı, onların gözlerinden bütün yaşları silecek.
Artık ölüm olmayacak.
Artık ne yas, ne ağlayış...
...ne de ıstırap olacak.
Çünkü öncekiler geçip gitti."
Bunun anlamını biliyor musun?
Güzel.
Onu ne zaman gömebiliriz?
Toprak kazılamayacak kadar fazla sert.
Bahar gelince babanı gömeriz.
Tanrı sizi kutsasın. Tanrı sizi kutsasın.
Bunu atlatacağız Joyce.
Ne kadar yiyeceğimiz kaldı?
Karaca, geyik, tavşan.
Bütün kasabaya asgari miktarda dağıtırsak...
...bir hafta belki.
Taş çatlasa iki hafta.
Josiah ile Martin dün akşam bir geyik gördüklerini düşünüyorlar.
Birkaç kilometre doğuda.
Hava karanlıktı.
İnsan hayalindekini görebiliyor.
Neyse işte.
James.
Efendim?
İçeride kuşku seziyorum.
Sana olan inançlarını kaybetmediler David. Sadece korkmuşlar.
Onlardan değil.
Hâlâ inanıyorum.
Ne kadar oldu?
Son altı ay zor geçti.
Hepimiz için.
Ama yanımda olduğundan emin olmalıyım.
Yanındayım.
Güzel.
Silahlarımızı getir bakalım. Ava çıkıyoruz.
Pekâlâ.
Susadın mı?
Hemen döneceğim, tamam mı?
Yok artık.
Ee? Ne diyorsun?
Hiç kimseyi göremiyorum. Öylece alsak olur mu?
Evet. Hızlı oluruz. Vuran kimse yakınlarda olmalı.
Sakın!
Bırakın tüfeklerinizi!
Hemen!
Yüzünüzü dönün. Yavaşça.
Ani bir hareketinde iki kaşının ortasına çakarım.
Arkadaşın için de geçerli.
Usta bir avcısın. Adımlarını duymadık bile.
Arkanızı dönüp gidin.
- Pekâlâ. - Gidin!
Sadece 10 saniye ver bana.
- Sadece konuşmak istiyorum. - İkiletme beni.
Lütfen. Sadece 10 saniye. Benim adım David.
Bu da arkadaşım James.
Daha büyük bir topluluktan geliyoruz. Kadınlar ve çocuklar var.
Hepimiz aşırı acıkmış durumdayız.
Ben de daha büyük bir topluluktan geliyorum.
Biz de açız.
Öyle de olsa koca hayvanı tek başına götüremezsin.
Sadaka istemiyoruz.
Geyiğin bir kısmını takas edebiliriz. Bizde...
- Neye ihtiyacın var? Botumuz var... - İlaç?
Enfeksiyon için.
Var. Köyümüzde. Bizi seve seve takip edebilirsin.
Sizi hiçbir yere takip etmeyeceğim.
Arkadaşın gidip getirebilir. Geri dönünce geyiğin yarısı sizindir.
- Başkasını görürsem iki... - İki kaşımın ortasına çakarsın.
Aynen öyle.
Pekâlâ. Gidip Howard'la konuş. Penisilin kutusu olacak.
İki şişe ve bir şırınga getir.
Şifreli konuşmuyorum James. Dediğimi yap.
On adım geri git.
Devam et.
Babanın silahı mı o?
Hasta olan o mu?
Bu yüzden mi burada yalnız başınasın?
Bak...
...yerleşim yerimize gidiş dönüş 6 km'yi geçiyor.
James dönene kadar uzun bir süre geçecek. Çantamda gaz yağı ve kibrit var.
Başımızı bir yere sokup ateş yakabiliriz.
Onu da getir.
Hadi.
Burada yalnız başına dolaşmamalısın.
Duruma bakılırsa asıl sen burada yalnız başına dolaşmamalısın.
Makul.
Adın ne senin?
Yabancılara güvenmek zordur. Farkındayım.
Ama sana zarar vermek gibi bir niyetim yok.
Fark eder mi bilmem...
...ama istersen topluluğumuza katılabilirsin.
Açlık Kulübü'nüze beni de mi davet ediyorsun? Kalsın.
Haklısın. Açız, ama daha ölmedik.
Ben düzgün bir insanım.
Tek amacım bana bel bağlayan insanlara göz kulak olmak.
Liderleri sen misin?
Benim seçimim değildi, onların seçimiydi ama...
...öyleyim.
Seni takip etmeyi seçtiler demek.
Acayip bir tarikat mısınız?
Aslına bakarsan beni gafil avladın. Ben vaizim.
Bilindik İncil anlatıyorum sadece.
- Ne var? - Dünya sona erdi...
...ve hâlâ bu zırvalara inanıyorsunuz.
Aslına bakarsan dünya sona erdikten sonra inanmaya başladım.
Öncesinde öğretmendim.
Matematik öğretmeni. Senin yaşındaki çocuklara ders verirdim.
Ders verirdin, şimdi vaaz veriyorsun. Birbirine yakın olduğu için mi?
Evet, aynen öyle.
Cidden soruyorum.
Tanrı'yı buldum. Kıyamet'ten sonra.
O'nu bulmak için ya en iyi zaman ya da en kötü zaman. Orası meçhul.
2017'de Pittsburgh KB'si düşünce... Ateş Böcekleri ve FAMK mevzusu.
...birkaç kişiyle birlikte yola çıktım ve cemaatimiz böyle oluştu.
- Pittsburgh'ten çok uzaktasınız. - Evet.
Doğru. Bir yere yerleştik ve yağmacılar saldırınca tekrar taşındık.
Dolaştıkça aramıza yeni insanlar kattık. En sonunda da...
...yolumuz buraya düştü.
Er ya da geç şansın tükenecekti.
Şans mı?
Şans diye bir şey yok.
Hayır, her şeyin bir sebebi olduğuna inanıyorum.
Gerçekten.
- Gerçekten. Sana kanıtlayabilirim. - Pekâlâ.
Kışın bu kadar zor geçmesini beklemiyorduk.
Toprakta bir şey yetişmiyor, av bulmak zorlaştı.
Ben de halkımızdan dört kişiyi yakınlardaki bir kasabaya...
...yiyecek aramaya gönderdim.
Sadece üçü geri döndü.
Kaybettiğimiz kişi bir babaydı.
Tıpkı senin gibi bir kızı vardı.
Babasını ondan aldılar.
Meğerse katili...
...delinin teki bir adammış.
Şunu dinle.
O deli adam...
...yanında küçük bir kızla geziyormuş.
Gördün mü?
Her şeyin bir sebebi var.
James, silahını indir.
- Alec'i öldüren kız bu, değil mi? - Kız kimseyi öldürmedi.
Silahını indir.
İlacı getirdin mi?
- Getirdim de... - At ona.
David.
Geri bas.
Topluluğunun olmadığını biliyorum.
Dışarıda uzun süre hayatta kalamazsın. Seni koruyabilirim.
Gitmesine öylece izin mi vereceksin?
Pekâlâ. Bunu nerene yapacağım Joel?
Joel?
Joel, bunu nerene yapacağım?
Sikerler.
Beş tane kaldı.
Ne o?
Geyik eti.
İHTİYACIMIZ OLDUĞU ZAMAN TANRI RIZKIMIZI VERECEKTİR
Büyük getirdik.
Söylentiyi duyduysanız...
...evet, Alec'i bizden alan adamın yanındaki kızı bulduk.
Gün doğunca kızın izini bulmak için bir kafile çıkaracağım.
Karda bulması zor olmaz.
Saklandıkları yere kadar takip edeceğiz...
...ve o adamı yargılayacağız.
Onu öldürmelisiniz.
İkisini de öldürmelisiniz.
Artık baban olmadığını sanıyorsun, biliyorum.
Ama işin aslı, her zaman bir baban olacak Hannah.
O konuştuğu zaman da ona saygı göstereceksin.
Teşekkürler.
Tanrım, bu yiyeceği kutsa ve insafın için sana şükrederiz.
Bize bu yemeği kimin verdiğini öğret.
Yaşamın ekmeği olan İsa'yı bahşet.
- Âmin. - Âmin.
Tetikte olun.
O adam şimdiye kadar ölmediyse bile tehlikelidir.
Kızı ne yapalım?
Yanımızda götüreceğiz.
Merhamet anlayışını sorgulamak gibi bir niyetim yok David.
Peşini bıraksak da olur...
...ama kızı yanımızda götürürsek doyurulacak boğazlara bir yenisini ekleyecek.
Onu burada bırakırsak da ölecek.
Belki de Tanrı'nın takdiri budur.
Joel! Joel, uyan.
No comments yet. Be the first to leave one.